Yeşilçam sinemasının tanınan isimlerinden Nubar Terziyan’ın 6-7 Eylül 1955 gecesine ilişkin tanıklığı, İstanbul’daki Ermeni toplumunun pogrom sırasında yaşadıklarına dair dikkat çekici anlatılardan biri olarak öne çıkıyor.
Agos’ta yayımlanan ve Terziyan’ın anılarından aktarılan habere göre, oyuncu 6 Eylül akşamı Osmanbey’deki evinde gazete okurken sokaktan yükselen sesleri fark etti. Başlangıçta gürültüye fazla önem vermeyen Terziyan, seslerin giderek yaklaşması üzerine dışarı çıktığında elinde Türk bayrakları bulunan bir kalabalıkla karşılaştı.
Evini ve komşusunun dükkânını bayrakla korumaya çalıştı
Terziyan’ın anlatımına göre kalabalıktan, bayrak asmayan ev ve işyerlerinin camlarının ve kepenklerinin kırılması yönünde sesler yükseliyordu. Bunun üzerine eşinin verdiği bayrağı evlerinin penceresine astı.
Apartman görevlisinin girişe büyük bir bayrak asmasıyla binanın saldırılardan korunabileceğini düşünen Terziyan’ın aklına daha sonra karşı sokaktaki kırtasiyeci arkadaşı geldi. Kendi penceresindeki bayrağı alarak arkadaşının dükkânının kepengine iliştirdi. Kalabalık, dükkânda bayrak olduğunu görünce buraya zarar vermeden yoluna devam etti.
Ancak Terziyan bu kez Balıkpazarı’nda yaşayan kız kardeşini düşünerek sokağa çıktı. Şişli ve Kurtuluş tarafından Taksim’e doğru ilerleyen kalabalığın arasına karıştı.
Bir ibadethanenin yakılmasını engellemeye çalıştı
Agos’un Terziyan’ın anılarından aktardığına göre, Taksim’e ulaştığında çevrede kırılmış camları ve yağmalanan dükkânlardan taşınan eşyaları gördü. Bir grubun ellerinde gaz tenekeleri taşıdığını fark eden Terziyan, kalabalığın bir ibadethaneyi ateşe vermeyi planladığını duydu.
Terziyan anılarında kilisenin adını açıkça belirtmese de Agos, söz konusu yapının Aya Triada Kilisesi olduğunu aktarıyor.
Kalabalığın içinde sürüklenerek kiliseye kadar gelen Terziyan, burada bırakılmış gaz tenekelerinin başında kaldı. Çıkan bir karışıklıktan yararlanarak tenekelerden birini devirdi ve içindeki gazı yere döktü. Ardından diğer tenekenin de kullanılmasını engellemeye çalıştı.
Bir süre sonra ellerinde bez sarılı sopalar bulunan başka bir grubun kendisine doğru geldiğini gören Terziyan’ın üzerine yüründü. Tam bu sırada asker ve polislerin müdahalesiyle grup gözaltına alındı. Terziyan da kalabalıkla birlikte karakola götürüldü.
GÖZALTINDA YAĞMANIN İZLERİYLE KARŞILAŞTI
Terziyan’ın anlatısında gözaltı sırasında gördükleri de 6-7 Eylül gecesinin boyutunu ortaya koyuyor. Karakoldaki kalabalığın arasında birbirlerine sabun ve sigara gibi ürünler veren kişileri gören Terziyan, bunların yağmalanan işyerlerinden alınmış olabileceğini düşündü.
Daha sonra gözaltındakiler tek tek dışarı çıkarılırken yerde makaslardan bıçaklara, sigaralardan takılara ve çeşitli eşyalara kadar çok sayıda malzeme bulunduğunu gördüğünü anlatıyor.
Grup daha sonra Selimiye Kışlası’na götürülmek üzere yola çıkarıldı. Sirkeci’den vapurla Anadolu yakasına geçirilen Terziyan, yolculuk sırasında kaçmayı düşündü. Vapurda oluşan bir karışıklıktan faydalanarak makine dairesine saklandı.
Burada kendisini tanıyan bir gemiciyle karşılaştı. Terziyan’ın durumunu öğrenen gemici, onu vapur Kabataş’a dönene kadar kamarasında sakladı. Vapurdan inerken de askerlerin dikkatini çekmemek için onunla sohbet ederek birlikte yürüdü ve Terziyan’ın gözaltından kurtulmasına yardımcı oldu.
YAŞADIKLARINI YILLAR SONRA KALEME ALDI
Nubar Terziyan, yaşadıklarını 1985 yılında Jamanak gazetesinde yayımlanan anılarında kaleme aldı. Bu yazılar daha sonra, oyuncunun ölümünün ardından 1995 yılında İletişim Yayınları tarafından “Ne İdim Ne Oldum” adıyla kitaplaştırıldı.
Agos’un haberinde dikkat çekildiği üzere Terziyan, 6-7 Eylül gecesi yaşadıklarını ağır bir tarihsel tanıklıktan çok, başından geçen bir dizi olay gibi sakin ve yer yer mizahi bir dille anlatıyor. Ancak bu anlatının arka planında, Türkiye’de gayrimüslimlere yönelik uzun yıllara yayılan ayrımcılık ve baskı politikalarının izleri bulunuyor.
Terziyan’ın tanıklığı, 6-7 Eylül Pogromu’nun yalnızca yağmalanan ev ve işyerlerini değil, saldırı tehdidi altında yaşamlarını ve ibadethanelerini korumaya çalışan insanların deneyimlerini de gözler önüne seren kişisel kayıtlardan biri olmayı sürdürüyor.
Haber Merkezi


















