Suriye’de savaş sonrası dönemin nasıl şekilleneceği ve Kürtlerin yeni devlet yapısındaki konumu tartışılırken, Mazlum Abdi sürece ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Spot Basın Kooperatifi adına gazeteci İrfan Aktan’a konuşan Abdi, Kürtlerin yaklaşık 100 yıl sonra ilk kez Suriye devletinin kuruluş sürecine kendi kimlikleriyle katıldığını belirterek, Şam’la entegrasyon, SDG sonrası dönem, anayasal haklar, Türkiye ile ilişkiler ve bölgesel dengelere ilişkin mesajlar verdi. Abdi, savaşın sona ermesinden memnun olduklarını ancak Kürtlerin haklarının anayasal güvenceye kavuşması için mücadelenin devam edeceğini söyledi
Suriye’deki siyasi süreç, Şam yönetimiyle varılan anlaşmalar, SDG’nin feshedilmesi, Kürtlerin gelecekteki statüsü ve bölgesel gelişmelere ilişkin konuşan Mazlum Abdi, mevcut dönemin geçmiş 15 yıldan farklı koşullar altında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Barışı sağlamanın savaşmaktan daha zor olduğunu belirten Abdi, savaşın devamından çıkar sağlayan bölgesel ve uluslararası aktörlerin bulunduğunu ifade etti.
Abdi, “Savaştık, şimdi barış sürecini yürütüyoruz. Daha zor, çünkü barışı istemeyen kesimler var. Halk barış istiyor” dedi.
Suriye içinde, bölgedeki farklı ülkelerde ve Kürtler arasında da sürece karşı çıkan kesimlerin bulunduğunu savunan Abdi, buna rağmen sorunların savaş yerine diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı.
“HER ŞEYİN ELİMİZDEN GİTTİĞİNİ SÖYLEMEK GERÇEKÇİ DEĞİL”
Kürtlerin son gelişmelerle birlikte geçmiş 15 yılda elde ettiği imkanları kaybettiği yönündeki eleştirilere de yanıt veren Abdi, koşulların değiştiğini kabul etti.
IŞİD’e karşı savaş döneminde bölgede “özel bir durum” oluştuğunu belirten Abdi, Özerk Yönetim’in siyasi, ekonomik ve dış ilişkiler konusunda daha bağımsız hareket edebildiğini söyledi.
Abdi, yeni Suriye’nin kurulmasıyla birlikte farklı bir sürece girildiğini belirterek, “Elbette eskiden kazandığımız birçok imkân ve sahip olduğumuz özel bir durum vardı; ama bunlar şu anda yok” dedi.
Bununla birlikte “Kürt güçleri teslim oldu, her şeyi teslim ettiler” şeklindeki değerlendirmelerin de objektif olmadığını savunan Abdi, bazı alanlarda Kürtlerin geçmişe kıyasla daha ileri bir konumda olduğunu ifade etti.
Abdi, Kobanî ve Cezire başta olmak üzere Kürtlerin yaşadığı bölgelerde güvenlik, yönetim ve askeri yapılarda bölge halkının yer almaya devam ettiğini belirterek, Suriye devletinin de ilk kez Kürtlerin varlığını ve ülkedeki siyasi sorunlarını kabul ettiğini söyledi.
Kürtçenin statüsüne de değinen Abdi, uygulamanın henüz ülke geneline yayılmadığını ancak dil konusunda Baas dönemine kıyasla yeni bir aşamaya geçildiğini savundu. Abdi, Kürt temsilcilerin kendi kimlikleriyle devlet kurumlarına katılmasını da yeni dönemin kazanımları arasında gösterdi.
“KÜRTLERİN KAYGILARI VAR VE BUNDA HAKLILAR”
Rojava’daki Kürtlerin yeni süreçten memnun olup olmadığına ilişkin soruya Abdi, halk arasında kaygıların bulunduğunu belirterek yanıt verdi.
Kürtlerin savaşın yeniden başlamasını istemediğini söyleyen Abdi, “Sorunların savaşla değil; barış ve diyalogla çözülmesinden yanalar. Onlar için önemli olan huzur ve istikrar” ifadelerini kullandı.
Abdi, mevcut kazanımların mümkün olduğunca korunması gerektiğini belirterek en önemli hedeflerden birinin Kürtlerin haklarının yeni Suriye Anayasası’nda güvence altına alınması olduğunu söyledi.
MACRON’UN SİYASİ GARANTÖRLÜĞÜNE İŞARET ETTİ
Şam yönetimiyle yapılan anlaşmanın geleceğine ilişkin konuşan Abdi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 29 Ocak’taki anlaşma sürecinde yer aldığını ve kendisiyle anlaşmanın ayrıntılarını birkaç kez görüştüklerini anlattı.
Abdi, Macron’un siyasi garantörlüğü konusunda aralarında bir görüşme gerçekleştiğini belirterek Fransa’nın yanı sıra daha önce Suriye sürecinde yer alan diğer Avrupa ülkelerinin de gelişmeleri takip ettiğini söyledi.
Buna rağmen önceliklerinin sorunları Suriye içinde çözmek olduğunu vurgulayan Abdi, “Biz entegrasyon sürecine katılacağımızı ilan ettik ve devletin bir parçası olduk. Öncelikli hedefimiz sorunları kendi içimizde çözmektir. Kararları birlikte vermek istiyoruz” dedi.
“100 YIL SONRA İLK KEZ KÜRTLER DEVLETİN İNŞASINDA YER ALIYOR”
Şam ile Kürt bölgeleri arasındaki farklılıkların entegrasyonu zorlaştırıp zorlaştırmayacağına ilişkin soruya Abdi, sürecin kolay olmayacağını kabul ederek yanıt verdi.
Abdi, “Suriye Kürtleri, tarihlerinde ilk kez Suriye devletinin bir parçası oluyor” diyerek, ülkenin Fransa’dan bağımsızlığını kazanmasının ardından da Kürtlerin devlet yapısında yer almadığını söyledi.
“100 yıl sonra ilk kez Kürtler Suriye devletinin inşasında yer alıyor” diyen Abdi, Kürtlerin bu kez kendi kimlikleri, son 15 yılda oluşturdukları askeri, idari ve güvenlik kurumları ile sürece dahil olduklarını ifade etti.
Abdi, sürecin zor olacağını ancak hem Şam tarafında hem de Kürtlerde bunu başarıya ulaştırma iradesinin bulunduğunu savundu.
ŞAM’DAKİ YENİ GÖREVİNİ ANLATTI
25 Ağustos’ta SDG’nin feshedilmesi ve entegrasyonun tamamlanmasının ardından Suriye Cumhurbaşkanlığı danışmanlığı görevine getirildiğini belirten Abdi, yeni pozisyonundaki temel amacının Kürtlerin haklarını savunmak olduğunu söyledi.
Abdi, “İster Şam’da olayım ister burada, görevimi yerine getireceğim ve sözlerimi tutacağım” diyerek, Şam’da Kürt halkının haklarının korunması için çalışacağını ifade etti.
Görevin uygulamadaki çerçevesinin henüz tam olarak belirlenmediğini kaydeden Abdi, bunun ilerleyen görüşmelerle netleşeceğini belirtti.
SDG’nin feshedilmesinin ardından siyasi alanda bir boşluk ortaya çıktığını söyleyen Abdi, SDG’nin yalnızca bir siyasi partiye indirgenemeyecek geniş bir toplumsal tabana sahip olduğunu ifade etti.
Bu nedenle gelecekte adının ne olacağından bağımsız olarak bir siyasi parti, hareket veya başka bir siyasi örgütlenmenin ortaya çıkmasının gerekli olduğunu söyledi.
“29 OCAK ANLAŞMASI OLMASAYDI DAHA FAZLA KAN AKACAKTI”
Şam’la 29 Ocak’ta yapılan anlaşmanın gerçekleşmemesi durumunda neler yaşanabileceğine ilişkin de konuşan Abdi, o dönemde Kürt toplumunda ciddi bir “varlık-yokluk” kaygısının oluştuğunu belirtti.
Anlaşma sağlanmasaydı savaşın devam edeceğini söyleyen Abdi, “Daha fazla kan akacak ve daha çok insanımız evini terk etmek zorunda kalacaktı” dedi.
Savaşın sürmesi halinde direnişe devam edeceklerini ancak bunun halka daha ağır sonuçlar getireceğini ifade eden Abdi, anlaşmayı halkın çıkarları açısından mevcut koşullarda alınabilecek en doğru karar olarak değerlendirdi.
“Her ne kadar tamamen halkımızın istediği gibi olmasa da halkın çıkarına uygun en iyi çözüm buydu” diyen Abdi, anlaşmanın uygulanması için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
İsrail’le temas olmadığını söyledi
İsrail medyasında Kürtlerin yeni süreç nedeniyle pişman olacağı yönünde yapılan yorumlar da Abdi’ye soruldu.
Abdi, İsrail devletinin resmi tutumunun bu yönde olup olmadığını bilmediklerini belirterek, “Bu konuda onlarla iletişimimiz yok” dedi.
Devletlerin kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini ifade eden Abdi, İsrail’le farklı bir ilişki kurulmasının yaşanan sürecin sonucunu köklü biçimde değiştireceğine inanmadığını söyledi.
“YENİ DÖNEM KÜRTLER İÇİN BİR FIRSAT”
Ortadoğu’daki değişimlere de değinen Abdi, Türkiye’de Kürt sorununun çözümüne yönelik devam eden süreç ile Suriye’de Kürtlerin yeni devlet yapılanmasına katılımını önemli gelişmeler olarak değerlendirdi.
Abdi, “Bu, Kürt halkı için bir fırsattır” diyerek Kürtlerin yeni dönemi doğru okuyabilmesi için daha fazla örgütlenmesi ve çalışması gerektiğini söyledi.
Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasi yapılara da birlik çağrısı yapan Abdi, Kürt partilerinin kendi aralarındaki görüş ayrılıklarına rağmen Bağdat’ta Kürtlerin hakları konusunda ortak hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Benzer bir ihtiyacın Suriye Kürtleri açısından da geçerli olduğunu belirtti.
TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER: “DOĞAL HALE DÖNMESİNİ İSTİYORUZ”
Türkiye ile geçmişte uzun yıllar çatışmalı bir ilişki yaşadıklarını söyleyen Abdi, 10 Mart Anlaşması’ndan bu yana çatışmaların durduğunu ve bir ateşkes durumunun oluştuğunu belirtti.
Bu sakinliğin devam etmesini istediklerini ifade eden Abdi, “Türklerle ilişkilerimizin doğal hâline dönmesini arzuluyoruz. Bu, Kürt halkının da çıkarınadır. Türkiye’yle ilişkilerimizin gelişmesini istiyoruz” dedi.
Abdullah Öcalan ile İmralı’da görüşme ihtimaline ilişkin ise Abdi, böyle bir ziyaretin Türkiye ile ilişkilerin gelişmesine katkı sağlaması halinde gitmek istediklerini söyledi.
29 Ocak Anlaşması’nda Öcalan’ın rolünün bulunduğunu da belirten Abdi, Öcalan’dan gelen mesajlarda Suriye devletiyle savaşılmaması ve sorunların diyalogla çözülmesi yönünde çağrılar yapıldığını söyledi.
Abdi, “Bu nedenle sürece olumlu bir etkisi oldu” değerlendirmesinde bulundu.
YENİ ANAYASA VURGUSU
Suriye’nin hazırlanması beklenen yeni anayasasına ilişkin Abdi, henüz anayasa hazırlık komisyonunun kurulmadığını ancak Kürtlerin bu komisyonda mutlaka temsil edilmesi gerektiğini söyledi.
Kürtlerin haklarının tanınabilmesi için anayasa yazımına doğrudan katılmalarının gerekli olduğunu belirten Abdi, 10 Mart ve 29 Ocak anlaşmalarında Kürtleri ilgilendiren hükümlerin de yeni anayasaya yansıtılmasını istedi.
PETROL GELİRLERİNİN DEVRİ SONRASI EKONOMİK SORUNLAR
Abdi, bölgedeki ekonomik sıkıntılara ilişkin de açıklamalarda bulundu. Daha önce Özerk Yönetim’in petrol gelirleri üzerinden ekmek, ulaşım ve bazı temel hizmetleri sübvanse ettiğini belirten Abdi, petrol gelirlerinin Suriye yönetimine devredilmesinin ardından bu desteklerin kesildiğini söyledi.
Bunun bölgede ekonomik sorunlara yol açtığını ifade eden Abdi, kalıcı bir sistem kuruluncaya kadar eski destek mekanizmalarının sürdürülmesi gerektiğini belirtti ancak son kararın Şam yönetiminde olduğunu söyledi.
“GİDEREK DAHA UMUTLUYUM”
Yıllar süren savaşın ardından askeri kıyafetlerini çıkarması ve yeni döneme ilişkin hislerinin sorulması üzerine Abdi, 14 yıl önce kendilerine savaşın dayatıldığını ve bunun üzerine askeri mücadeleye başladığını söyledi.
Bugün savaşın sona ermesinden memnun olduğunu ifade eden Abdi, “Şehit haberleri gelmiyor, yaralanan kimse yok; bu, memnuniyet vericidir” dedi.
Bununla birlikte Kürtlerin taleplerinin henüz tamamen karşılanmadığını ve bazı tehlikelerin devam ettiğini söyleyen Abdi, mücadelenin de bu nedenle sürdüğünü belirtti.
Geçmiş 15 yıldaki mücadeleden pişman olmadığını ifade eden Abdi, yeni döneme sıfırdan başlanmadığını, geçmişten edinilen siyasi ve toplumsal tecrübenin geleceğin inşasında kullanılabileceğini söyledi.
Abdi, “Şahsen giderek daha umutluyum. Halkımızla birlikte, bugüne kadar inşa edilen her şey için çalışmayı sürdürmeliyiz” ifadelerini kullandı.
HABER MERKEZİ


















