Künye   Hakkımızda
28 Ekim 2026, Çarşamba
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Kültür

Yazar Can:Tutukluların verdiği mücadele ‘Zindan edebiyatı’nı doğurdu

Politik tutukluların cezaevini mücadele durağı olarak gördüğüne işaret eden yazar Fırat Can, ayrıca tutukluların verdiği direniş ile yaşadıklarının “zindan edebiyatı” doğurduğunu ifade etti.

15 Mart 2022
Yazar Can:Tutukluların verdiği mücadele ‘Zindan edebiyatı’nı doğurdu
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kültür Sanat Komisyonu, “Barış Sanat Buluşmaları” kapsamında Mezopotamya Kültür Merkezi’nde (MKM) söyleşi düzenledi. “Zindan edebiyatı” başlığıyla yapılan söyleşinin moderetörlüğünü gazeteci Reyhan Hacıoğlu yaparken, yazar Fırat Can ile Şahabettin Demir katılımcı olarak yer aldı.

‘MAZLUM DOĞAN’IN VERDİĞİ MÜCADELE IŞIK OLUYOR’

Söyleşide ilk olarak söz alan yazar Şahabettin Demir, Kürt Özgürlük Hareketi’nin yaşanan hukuksuzluklara yönelik verdiği mücadele nedeniyle binlerce insanın katledildiğini, ayrıca binlerce insanın da cezaevine atıldığını ifade etti. Cezaevinde bulunan tutukluların de amansız bir mücadele verdiğini belirten Demir, “Tutukluların yaşadıklarını okuyunca ya da duyunca sanki çağlar öncesinde yaşadığı vahşetleri öğreniyormuşuz gibi bir duyguya kapılıyor. Aynı zamanda verdiği mücadele de aynı şekilde bir hissiyat yaratıyor. Örneğin Mazlum Doğan’ın verdiği mücadele ışık oluyor. Diyarbakır’da 5 Nolu Cezaevinde yaşananlar ortada duruyor. Ancak tutuklular cezaevini yaratıkları sanatsal çalışmalarla cezaevini müzeye çevirdiler. Yazdığı şiir, resim ve kitaplar bunun sağlanmasına neden oldu. Cezaevinde üren yüzlerce tutuklu var” diye konuştu.

‘ANLAM ARAYIŞINI KAZANDIRDI’

İktidarların halkları savaşa sürüklediğini dile getiren Demir, ayrıca muazzam bir kültürel soykırımın devam ettiğine dikkat çekti. Buna karşı taş atan çocuklara onlarca yıl ceza verildiğini anımsatan Demir, “Buraya atılan arkadaşlar cezaevinde yatmıyor. Hem tarih hem mitolojik hem de edebiyat gibi diğer bütün alanlarda okumalar yapıyorlar. Sistemin okullarında, üniversitelerinde hiç duymadığımız, öğrenmediğimiz şeyleri cezaevinde okuyup öğrenip üzerine saatlerce konuşabiliyoruz. Bizi yok etmeye çalışan sisteme ve hiyerarşik düzene karşı savaşım veriyoruz. Bu paradigmanın bize sunduğu ve kabul gördüğü böylesi bir zihniyet devrimdir. Sayın Abdullah Öcalan, savunmalarında gösterdiği yolda topluma birçok şey kazandırdı. Kimi insanlar onunla okuma ve yazmayı öğrendi. Özellikle anlam arayışı açısından çok şey kattığını dile getirmek isterim” diye kaydetti.

‘ÜRETİMLER İLGİ GÖRMÜYOR’

Anın önemine de değinen Demir, “Soykırımın kıskancından geçiyoruz. Kapitalist modernite denen sistem, her alanda şiddetini sürdürüyor. Bazen bir kalem bile almanızı engelliyor. Ayrıca içerde üretilen birçok eser, dışarıda yeterince okuyucuya ulaşamıyor. Birçok zorluğa rağmen bir üretim sağlanıyor ancak yeterince ilgi görmediğini dile getirebilirim. Çünkü şöyle bir de ortaya çıktı; artık herkes sanal medya üzerinden bir şeylere ulaşıyor” diye belirtti.

‘TARİHE TANIKLIK YAZILIYOR’

Cezaevinde bir irade savaşının verildiğini belirten Demir, bu zorlu savaşa karşı üretim ile yanıt olduklarını kaydetti. Tutuklu yazarların tarihe yaptığı tanıklığını dile getirmek üzere üstüne düşen yazma misyonunu yerine getirdiğine işaret eden Demir, “Çünkü senin iddian çok büyük. Bunu yazmak zorundasın. Çünkü senin paradigmada sen de mücadele yolunda bir köprü görevini görüyorsun. Başkasının gözünden dünyayı görmek halini ortaya çıkarmanın aracı olarak edebiyat duruyor. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ına verilen ‘ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası’ dünyada sayın Öcalan’la başladı. Bir halkın sahiplendiği bir liderinin maruz kaldığı ve ona uygulanan tecride karşı verilen mücadele de  edebiyat konusu olmaması gerektiğini bilinci gelişmesi gerektiğini düşünüyorum. Köklü bir geleneğin ardılarıyız. Onun için bu bir son değil, bir başlangıç olarak ele alınmalı” dedi.

AKADEMİK ALAN

Cezaevi edebiyatının tarihine ve önemine değinen Demir, Kürt tutukluların bu edebiyatı farklı bir evreye taşıdığını dile getirdi. Demir, tutukluların ortaya çıkardığı üretimle cezaevini akademik bir alana çevirdiğini dikkat çekti. Sistemi eleştirme hususlarında ilk ele aldıkları hususun özellikle ilk çağda yaşananlar olduğunu söyleyen Demir, “Zindan sanatı çok eski bir gelenektir. Biz neden tutuluyoruz? Neden kapatılıyoruz? Buna yanıt olarak kültür cevabı ortaya çıkıyor. Dilimiz de yasaklanıyor. Ayrıca bize anadilimiz ile gelen mektuplar için bizden ayrıca para alıyor. Kürtçe savunma yaptığında ayrıca bu ücret alınıyor. Bu tür durumlara değinmek, bu durumların yol açtığı sorunları betimlemek kendi başına önemli bir husustur” ifadelerini kullandı.

PAPATYAYI KOPARDILAR

Ardından söz alan yazar Fırat Can, “Cezaevi” ile “Zindan” kavramının toplum tarafından ne şekilde tanımlandığına dikkat çekti. Politik tutukluların cezaevini “cezaevi” olarak tanımlamadığını söyleyen Can, tutukluların buraya bir mücadele durağı gözüyle baktığını dile getirdi. Bu nedenle politik tutukluların zindan dediğini ve bu nedenle içinde bulundukları cezaevini avantanja çevirdiğini belirtti. Cezaevlerinde bulunan tutukluların birbirlerinin kişiliğinin gelişimi açısından ciddi bir mücadele verdiğini, bu durumun özgürlük arayışına katkı sunduğunu ve müthiş bir karakteri ortaya çıkardığını belirtti. Bu durumla “kapatılma” hali ve isteğini boşa çıkardığını belirten Can, “Cezaevinde bulunduğum sırada betonun kenarında papatya çıkmıştı. Onu yaşatmak için halı sahaya gittiğimizde çoraplarımızın içine giren toprağı dibine koyuyorduk. Bu durumun gardiyanlar tarafından fark edilmesi ardından koğuşa baskın oldu. İlk yaptıkları şey ise o papatyayı koparmak olarak oldu. İşte ‘bir papatyaya bunu yapanlar devrimcilere ne yapmaz’ diye düşünmeye başlıyorsun” şeklinde ifadelerde bulundu.

‘YAZDIĞIM KİTAPLARIMI BANA YASAKLADILAR’

Tutukluların verili sisteme karşı radikal bir direniş sergilediklerini dile getiren Can, bu durumun aynı zamanda edebiyatın konusu da olmaya başladığını belirtti. Var olan direniş halinin ortaya çıkmasını sağlayan tutukluları yazmaya karar verdiğini vurgulayan Can, sözlerini şu şekilde devam etti:  “Zindanda bütün duygular abartılır. Bu yaşanan yoğunlaşmadan ötürü olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca değinmek istediğim bir husus daha var; zindana atıldıktan sonra da seni rahat bırakmıyorlar. Her alanda sorunlar çıkarmaya çalışıyorlar. Yazdığın notları, kitapları, mektupları alıyorlar. Bir anne için çocuğunu ilk eline alması nasıl bir duygu ise kitaplarını eline alan zindandaki yazar için de benzer bir duygunun var  olduğunu düşünüyorum. Benim de kitaplarım bana yasaklandı. Hata bir ara bir savcıya bu durumu anlattım. ‘Biri çocuğunuzu dokunmanıza izin vermemesini nasıl değerlendirirsiniz’ diye sordum. ‘Böyle bir barbarlık olmaz’ dedi. Ben de aynısının bana yapıldığını ifade ettim.”

Söyleşi konuşmaların ardından, soru ve cevap bölümüyle devam etti.

MA

Previous Post

İstanbul’da gençlerden Newroz kutlaması

Next Post

Siirt’in köylerinde ‘HDP’ye oy çıkmayacak’ tehdidi

İlgili Haberler

Gezi ve Kobanê direnişinin ruhu Fransa ve Avrupa’da dolaşıyor…
Kültür

Gezi ve Kobanê direnişinin ruhu Fransa ve Avrupa’da dolaşıyor…

24 Ekim 2026
Yazar “Marksist”, yayıncı “Marksist”, ama kitap anti-Marksist!
Kültür

Yazar “Marksist”, yayıncı “Marksist”, ama kitap anti-Marksist!

24 Ekim 2026
Haberi vermek yetiyor mu?
Kültür

Haberi vermek yetiyor mu?

21 Ekim 2026
Araştırma: Türkiye’de demokrasiye destek sürüyor, işleyişe güven zayıf
Gündem

Araştırma: Türkiye’de demokrasiye destek sürüyor, işleyişe güven zayıf

11 Ekim 2026
Felsefeci İoanna Kuçuradi yaşamını yitirdi
Kadın

Felsefeci İoanna Kuçuradi yaşamını yitirdi

3 Ekim 2026
Ti Borusu’nun nedeni açıklandı: Festivalin kararı değilmiş
Gündem

Ti Borusu’nun nedeni açıklandı: Festivalin kararı değilmiş

28 Eylül 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Burjuva siyaset, ahlak ve biz
Gündem

Burjuva siyaset, ahlak ve biz

Melike Korkmaz
8 Ekim 2026
Politika'dan Söyleşi
Ali Ergin Demirhan ile Direniş Fraksiyonunun Güncel Durumu
Gündem

Ali Ergin Demirhan ile Direniş Fraksiyonunun Güncel Durumu

Politika Haber
18 Ekim 2026

EN SON HABERLER

Tutuklu öğrenciler için eyleme katılan 4 öğrenci serbest bırakıldı

Tutuklu öğrenciler için eyleme katılan 4 öğrenci serbest bırakıldı

28 Ekim 2026
İsrail seçim sonuçlarında belirsizlik sürerken borsa geriledi, şekel değer kaybetti

İsrail seçim sonuçlarında belirsizlik sürerken borsa geriledi, şekel değer kaybetti

28 Ekim 2026
MLSA, X hesabına getirilen erişim engelini AYM’ye taşıdı

MLSA, X hesabına getirilen erişim engelini AYM’ye taşıdı

28 Ekim 2026
Ortadoğu’daki gerilim petrol fiyatlarını yüksek tutuyor

Ortadoğu’daki gerilim petrol fiyatlarını yüksek tutuyor

28 Ekim 2026
DİSK-AR: İşsiz sayısı 13 milyona yaklaştı

DİSK-AR: İşsiz sayısı 13 milyona yaklaştı

28 Ekim 2026
İspanya’da iki hızlı tren çarpıştı: Çok sayıda yaralı var

İspanya’da iki hızlı tren çarpıştı: Çok sayıda yaralı var

28 Ekim 2026
Cumhuriyetçilik Sosyalizmin Sınırı mı, Mücadele Alanı mı?

Cumhuriyetçilik Sosyalizmin Sınırı mı, Mücadele Alanı mı?

28 Ekim 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!