Russia Today (RT) televizyonuna demeç veren Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, “Bu yaptırım baskısı devam edecek. Batı, ayrıca beşinci yaptırım dalgası tehdidinde bulunuyor, belki de ondan sonra bir dalga daha gelecek, fakat biz bunlara alıştık. Yaptırımların her zaman bizi sadece güçlendirdiğini söylemeliyim” dedi.
Yaptırımların son turunun eşsiz nitelikte olduğunu ve Devlet Başkanı Vladimir Putin’in dediği gibi Rusya’nın yaptırım sayısı bakımından şampiyon olduğunu kaydeden Lavrov, Rusya’ya 5 binden fazla yaptırım uygulandığını ve bunun Kuzey Kore ve İran’a uygulananlardan 2 kat fazla olduğunu belirtti.
LAVROV’UN DİĞER AÇIKLAMALARI ŞÖYLE:
– Rusya artık sadece kendisine ve geriye kalan müttefiklerine güvenebilir. Rusya’nın Batılı partnerlerine güvenebileceği yanılsamanın tamamen yok olduğunu düşünüyorum. Bu, jeopolitika bağlamında Rusya için en önemli çıkarım.
– Minsk anlaşmalarını uygulamayı beceremeyen Ukrayna, B planı hazırladı. Bu planda, kaybedilen toprakların vahşice kan dökülerek, 8 yıl boyunca sivillere yapılanlar daha da tırmandırılarak ele geçirilmesi söz konusu.
– Şu anda Ukrayna’da gördüğümüz şey, Batı’nın stratejik rotasının özüdür. Bu rotanın amacı Rusya’yı marjinalleştirmek, dizginlemek, Rusya’nın gelişimine son vermek ve Rusya’nın dünya siyasetinde, ekonomide, sporda, sanatta, ticarette, bilimde, eğitimdeki rolünü sıfıra indirmek. Batı, bu amaçlar için bugün eşi görülmemiş adımlar atıyor. Şu anda temel eğilimlerden biri, son zamanlarda giderek daha aleni hale gelen, ABD’nin dünyayı yeniden tek kutuplu dünya yapma arzusudur. Bence Avrupa, bağımsızlığını koruma girişimlerini yüzde 99 durdurdu. Cumhurbaşkanı Macron AB’nin stratejik özerkliğinden ve onun için mücadele edeceğinden bahsetse de, bunu başaramayacağını düşünüyorum.
– ABD’li şerifin yönetimi altındaki bir ‘küresel köyün’ varlığını asla kabul etmeyecek aktörler var, bunlar Çin, Hindistan, Brezilya, Meksika. ‘Sam Amca’ onlara bir şey yapmalarını söylerse, bunların hiçbir şekilde boyun eğmeyecek ülkeler olduğunu düşünüyorum. Rusya’nın da boyun eğmeyecek ülkeler arasında olduğunu söylemeliyiz.
– ”Bağımsız Batı medyası” diye bir şey söz konusu değil.
– Almanya artık ABD’nin talimatlarını yerine getirmeye tamamen hazır. Kuzey Akım-2’de yaşanan durum da, Almanya’nın dünya politikasında nasıl bir yere sahip olduğunu açıkça gösteriyor. ABD, Avrupalı liderleri Avrupalılar, Avrupa’nın güvenliği ve refahı için daha iyi olacak şeyler yerine ABD’nin yararına olacak şeyleri yapmaları konusunda ikna etti.
– Ukrayna topraklarına girecek olan ve silah taşıdığını düşündüğümüz tüm yüklerin meşru hedef olacağını çok net şekilde belirttik. Ukrayna topraklarından yükselen Rusya’ya yönelik her türlü tehdidi ortadan kaldırma amacı taşıyan bir harekat yürüttüğümüz için bu son derece anlaşılırdır.
– Harekatın amacı, 8 yıl boyunca sürekli olarak öldürülen, ateş açılan sivil nüfusu korumak. Amaç, Ukrayna topraklarından artık böyle bir tehdidin yükselmemesi için Ukrayna’yı silahsızlandırmak ve ayrıca Ukrayna, Rusya ve tüm Avrupa ülkeleri için bölünmez güvenlik ilkesine dayanan güvenlik garantileri almaktır.
– Elbette Ukrayna’nın Nazilerden arındırılması da var, bu bizim mutlak talebimiz. Bu sadece Nazi ideolojisini ve uygulamalarını teşvik eden yasaların iptalini gerektirmekle kalmıyor, aynı zamanda Rusça konuşan nüfusa ve Rusça konuşan nüfusun tüm haklarına ayrımcılık yapan her türlü mevzuatın iptal edilmesi anlamına gelecek. Onlar (Rusça konuşanlar) Ukrayna’da fantastik bir ayrımcılığa maruz kaldı, onları çok incittiler.
– (Bild gazetesinin Lavrov’un uçağının çarşamba gecesi Çin’e giderken Putin’in talimatıyla veya Çin’in Rusya’yla diyaloğa hazır olmaması nedeniyle Novosibirsk’ten geri döndüğü iddiası hakkında) Elbette bu bir günlük gazete ve her şeye rağmen milyonluk tirajı var. Bu tür metotların enformasyon alanında dostlarımız tarafından kullanılması elbette üzüntü verici. Bu, Devlet Başkanı Putin’in Batı için kullandığı ‘yalanlar imparatorluğu’ ifadesinin altını elbette dolduruyor.
SPUTNİK


















