Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) entegrasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığı görevine getirilen Mazlum Abdi, Suriye’deki yeni döneme, Kürtlerin statüsüne ve Türkiye’nin ülkedeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İlke TV’de gazeteci Banu Güven’in sorularını yanıtlayan Abdi, danışmanlık görevine ilişkin resmî çalışmalarına kısa süre içerisinde başlayacağını belirtti. Çalışma düzenini de paylaşan Abdi, zamanının bir bölümünü Haseke’de, diğer bölümünü ise Şam’da geçirmeyi planladığını söyledi.
Abdi, SDG’nin entegrasyonuyla başlayan yeni dönemin Kürtler açısından önceki yapıdan farklı olduğunu ifade etti. Son 15 yılda bölgede siyasi, ekonomik, askeri ve idari alanlarda farklı bir yönetim deneyiminin oluştuğunu belirten Abdi, bu yapının geçici olduğunun altını çizdi. Yeni aşamada temel hedefin Kürtlerin Suriye devleti içerisinde hukuki ve siyasi bir statüye kavuşması olduğunu söyledi.
KÜRTÇE EĞİTİME İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Suriye’de Kürtçe eğitime yönelik son düzenlemelere de değinen Abdi, mevcut uygulamaların Kuzey ve Doğu Suriye’de önceki yıllarda oluşturulan eğitim sisteminin gerisinde olduğunu kabul etti. Buna rağmen Kürtçenin ilk kez devlet eğitim sistemi içerisinde kabul edilmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.
Abdi, ana dil konusunda hâlâ ciddi engeller bulunduğunu ancak yeni Suriye yönetiminin konuya tamamen kapalı olmadığını söyledi. Kürtçe eğitim hakkının ilerletilebilmesi için toplumsal ve siyasi mücadelenin devam etmesi gerektiğini belirtti.
Anayasa Hazırlık Komisyonu gündemde
Suriye’de hazırlanması planlanan yeni anayasaya ilişkin de bilgi veren Abdi, kesinleşmiş bir takvim bulunmamakla birlikte önümüzdeki iki ila üç ay içerisinde Anayasa Hazırlık Komisyonu oluşturulmasının beklendiğini söyledi.
Kürt temsilcilerin de komisyonda yer almasını istediklerini belirten Abdi, 10 Mart ve 29 Ocak anlaşmaları ile Kürtlere ilişkin çıkarılan kararların anayasal güvence altına alınması gerektiğini ifade etti. Kürtlerin kültürel, ulusal, idari ve ana dil haklarının henüz tamamen karşılanmadığını kaydetti.
Yeni siyasi yapı hazırlığı
SDG’nin feshedilmesinin ardından ortaya çıkan siyasi boşluğa da değinen Abdi, bu alanı dolduracak yeni bir siyasi yapının oluşturulması için çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı.
Henüz yeni yapının adı ve örgütlenme biçiminin kesinleşmediğini belirten Abdi, SDG’nin yıllar içinde oluşturduğu toplumsal tabanın siyasi alanda temsil edilmesinin önemli olduğunu söyledi.
“LAİK VE DEMOKRATİK BİR SURİYE İÇİN İMKAN VAR”
Suriye’nin gelecekteki yönetim biçimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Abdi, laik ve medeni bir devlet yapısının kurulmasının önünde çeşitli siyasi ve toplumsal engeller olduğunu ifade etti.
Buna karşın mevcut koşulların Baas yönetimi döneminden farklı olduğunu belirten Abdi, Suriye’nin uluslararası toplumla ilişkilerini geliştirme arayışının demokratik ve laik bir yapı kurulması açısından yeni fırsatlar yarattığını söyledi. Abdi, demokratik, laik ve medeni bir Suriye oluşturulmasının mümkün olduğuna inandığını ifade etti.
Türkiye’nin Suriye’deki rolüne dikkat çekti
Türkiye’nin yeni Suriye üzerindeki etkisinin arttığını belirten Abdi, iki ülkenin sınır komşusu olması başta olmak üzere birçok nedenle Ankara’nın Suriye’de önemli bir aktör olmaya devam edeceğini söyledi.
Türkiye’nin özellikle Suriye’nin yeniden inşası ve ekonomik toparlanma sürecinde rol üstlenebileceğini ifade eden Abdi, Ankara’nın önümüzdeki dönemde bu yönde adımlar atmasını beklediğini kaydetti.
Abdi ayrıca Türkiye’de İmralı ile devlet arasında yürütülen sürecin Suriye’deki Kürt meselesine de yansımaları olacağını savundu. Türkiye’deki gelişmelerin Suriye’de Kürt sorununun çözümüne olumlu katkı sağlayabileceğini düşündüğünü belirtti.
Haber Merkezi


















