Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Haydarpaşa Gar Sahası’nda yürütülen çalışmalar sırasında yapının temeline ilişkin yeni bulgulara ulaşıldığını açıkladı. Garın orijinal projelerinde yaklaşık bin ahşap kazık bulunurken yapılan jeoradar incelemelerinde bunlardan yalnızca 200’ünün yerinde olduğu tespit edildi. Teknik incelemelerde kazıkların yaklaşık yüzde 80’inin zaman içinde yok olduğu değerlendirmesi yapıldı.
Zemin araştırmalarında gevşek ve suya doygun yapı nedeniyle sıvılaşma, oturma ve yatay hareket riski de belirlendi. Bunun üzerine yapı çevresinde fore kazık, zemin enjeksiyonu ve farklı güçlendirme uygulamaları gerçekleştirildi. Arkeopark alanında ortaya çıkan yeni kalıntılar nedeniyle altyapı ve ziyaretçi güzergâhlarında da değişikliğe gidildi.
AÇILIŞ TAKVİMİ 2027’YE KALDI
Haydarpaşa’daki ilk etabın daha önce 2026 yılı içerisinde tamamlanması planlanıyordu. Ancak zemin güçlendirme çalışmaları, bilimsel incelemeler ve arkeolojik buluntuların ardından takvim yeniden düzenlendi. Yeni hedef, ilk etabın 2027 yılı içerisinde tamamlanması.
Bakanlığın projesinde Haydarpaşa Gar Sahası’nda arkeoloji müzesi, arkeopark, sergi alanları, kütüphane ve kültür-sanat mekânlarının oluşturulması öngörülüyor. Bakanlık, demiryolu taşımacılığının da Haydarpaşa’da devam edeceğini açıklıyor.
Ancak projenin bu yönü, yıllardır Haydarpaşa için mücadele eden meslek örgütleri, demiryolu çalışanları ve Haydarpaşa Dayanışması ile Bakanlık arasındaki temel tartışma başlıklarından biri.
“HAYDARPAŞA GARDIR, GAR KALACAK”
Haydarpaşa Dayanışması, garın yalnızca tarihî bir yapı olarak korunmasını değil, demiryolu işlevinin küçültülmeden sürdürülmesini talep ediyor.
2005 yılında oluşturulan Dayanışma, Haydarpaşa’nın otel, ticaret merkezi, kültür merkezi, müze ve farklı projelerle dönüştürülmesine yönelik girişimlere karşı yaklaşık 20 yıldır eylemler ve hukuki girişimler yürütüyor. Pazar nöbetleri ise 2012’den bu yana devam ediyor.
Dayanışmanın son aylardaki açıklamalarında da aynı vurgu öne çıkıyor. Eylemciler, kültür ve sanat işlevlerinin demiryolu ulaşımının yerine geçirilmesine karşı çıkıyor; Haydarpaşa’nın İstanbul’un merkez garlarından biri olarak yeniden tam kapasiteyle kullanılmasını talep ediyor. Ağustos ayında gerçekleştirilen pazar nöbetlerinde de “Kültür ve Sanat Maskesiyle Kamusal Alan Gaspına Hayır” ve “Haydarpaşa Gardır Gar Kalacak” mesajları öne çıktı.
Bakanlık ise Haydarpaşa’daki tren taşımacılığının devam edeceğini belirtiyor. Dolayısıyla taraflar arasındaki tartışma, garın tamamen demiryolundan koparılmasından ziyade demiryolu işlevinin proje içinde ne ölçüde korunacağı ve alanın hangi bölümünün kültür-sanat amaçlı kullanılacağı üzerinde yoğunlaşıyor.
PAZAR GÜNÜ YİNE GAR ÖNÜNDELER
Haydarpaşa Dayanışması, restorasyon ve yeni proje tartışmaları sürerken pazar nöbetlerine de devam ediyor. Dayanışma, 27 Eylül Pazar günü bir kez daha Haydarpaşa’da bir araya gelecek.
Yıllardır pazar günleri 13.00-14.00 saatleri arasında gerçekleştirilen nöbetlerde temel talep değişmedi: Haydarpaşa’nın kent belleğinin, kamusal niteliğinin ve özellikle demiryolu işlevinin korunması. Son eylemlerde de garın ulaşım işlevinin “küçültülmeden” sürdürülmesinin İstanbul’un toplu taşıma ağı açısından önemine dikkat çekildi.
Bir yanda temellerindeki sorunlar ve arkeolojik buluntular nedeniyle tamamlanma tarihi bir kez daha ertelenen büyük bir restorasyon projesi, diğer yanda Haydarpaşa’nın nasıl ve hangi işlevle yeniden açılacağı üzerine 20 yılı aşan bir kent mücadelesi bulunuyor. Garın ilk etabının açılması artık 2027’ye kalırken, Haydarpaşa’nın geleceğine ilişkin tartışma bu pazar da gar önünde sürecek.
HABER MERKEZİ


















