Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Dubai kentinde kaçak olarak yaşantısını sürdüren devlet destekli çete lideri Sedat Peker, Youtube kanalı üzerinden yayınladığı itiraflarının dokuzuncusunu bu sabah yayınladı. Peker yine önemli iddialarda bulundu.
BELEDİYELERDEKİ RÜŞVET ÇARKI
Belediyelerde yaşanan rüşvet ve yolsuzluk olaylarının kılıfına uydurulduğunu söyleyen Peker, bunun için değişik bir sistem kurulduğunu ifade etti. Rüşvetin ‘hayır işi’ adı altında verildiğini dile getiren Peker, “Şimdi bir belediye başkanına rüşvet vermeye gittiğinde adam senden parayı almıyor ya bir kelek yaparsa ya gizli kayıt yapıyorsa diye. Diyor ki bizim bir derneğimiz var. Oraya şu kadar yardım yap, 1 milyon, 3 milyon. Sen gidip oraya parayı yatırıyorsun ‘hayır işi’ için. Sen gidiyorsun parayı yatırıyorsun, kaçak kat çıkıyorsun, artık ne yapmak istiyorsun onu yapıyorsun. E para belediye başkanına gitmedi. O ne yapıyor? 100 bin liralık bir iş var, en güvendiği arkadaşı diyor ki 1 milyon liraya fatura kes diyor. Sonra o 1 milyon liralık işi alıyor ama 100 bin liraya yapıyor. Bir 100 bin de diyor vergi filan çıkarsa 800 bin lirayı alıp cebe indiriyor. Ve hiçbir polis takibinden ceza almıyorlar. Sistem bunun üstüne” dedi.
BEŞLİ ÇETE
Beşli çete olarak adlandırılan yandaş müteahhitlere verilen kamu ihalelerine de değinen Peker, taşeron sisteminde büyük usulsüzlüklerin yaşandığını savundu. Peker, “Siz hep diyorsunuz ya, beşli çete, onlu çete, onlara ihaleyi veriyorlar. 1 milyar dolar, bunlar siz zannediyor musunuz bunların işçileri var? Yok. Bunlar alt taşeron sistemi var. Bunlar taşeronlara veriyorlar. 400 bin dolar taşerona veriyor, 600 milyon dolar kılçıksız bu tarafta. Alt taşeronun da alt taşeronu var. Samimi söylüyorum; rezalet, komedi! Tüm sistem bu şekilde çalışıyor. O alt taşeron ne yapıyor? En son o taşeronun da bir altı var, onlar kamyonların filan sahipleri var ya, onlar da yolunu buluyor da, emeğinin karşılığını buluyorlar. Ama ortadaki para ne kamyon, ne o ne bu. Taşeron sistemini kaldırdım diyeceksin. İhaleyi açacaksın, telefondan bile ihaleye girecek, tüm evrakları hazırlayacak. Madem taşeron bunu yapabiliyor, maliyeti bunu 200 milyon niye devletten 1 milyar çekiyor. Bu para nereye gidiyor? Bu para sizde kalınca, asgari ücret 2,5 bin lira, 10 bin lira para olacak” şeklinde konuştu.
SOYLU’NUN ŞİRKETİ
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Habertürk yayınında sarf ettiği “En çok sigorta şirketimde kestiğim poliçenin sesini seviyorum” sözlerine göndermede bulunan Peker, “Şirketin Engin Sigorta 57 kat büyümüş. Tabii ki hoşuna gidecek” dedi.
Süleyman Soylu’nun Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı olduğu dönemde parti yönetimine giren ve Sedat Peker’e yakınlığıyla bilinen Erdal Aras’a da gönderme yapan Peker, “Erdal Baba’ya araba, 20 sene evvel sana getirip sigortalattığında Erdal Baba diyordun. Şimdi Erdal Baba lazım değil ki. Bütün holdingler sende, poliçe sesi. E uyursun tabii. Sülü Allah’a yemin olsun, iğnenin deliğinden geçireceğim seni kibrit kutusundan alıp. Bugün senin son günün. Sen Yüce Divan’a gideceksin, yargılanacaksın, hiçbir şansın yok. Anlattıklarımın altlarını da hazırladım, delilleri de bende, seni bitireceğim” ifadelerini kullandı.
AKİT’E SİTEM
Yandaş Akit medya grubunun kendisini ajanlıkla suçlayan yayınlarına da tepki gösteren Peker, Akit gazetesi haber müdürü Murat Alan’ın geçtiğimiz yıl uğradığı saldırıya göndermede bulundu. Alan’ı hastanede ziyaret ettiğini belirten Peker, “Seni hastanede ziyaret ettiğimde silah verip ‘Bir daha sana çocuğunun yanında saldırırlarsa hepsini vur. Sana içerde ben bakarım’ demedim mi? Şimdi ne oldu da hakkımda ajan diye yayın yapıyorsunuz? Seninle o kadar sohbet ettik. Ayıp oluyor. Bu adam ajan değil demeni beklerdim. Diyemedin mi” sözleriyle Alan’a sitem etti.
Peker, kendisine destek vermeyen eski Refah Partisi Rize Milletvekili ve Akit TV yorumcusu Şevki Yılmaz’a da “Şevki hocam çocukluğumdan beri senin kasetlerini dinliyorum. Çoluğumun çocuğumun parasını yolladım. Diyemedin mi bu adam ajan değil diye. Bir özür beklemiştim” sözleriyle sitemde bulundu.
10.000 DOLAR
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Peker’den 10.000 dolar alan siyasetçi var” çıkışıyla birlikte suçlamaların hedefi haline gelen AKP eski milletvekili Metin Külünk’e de değinen Sedat Peker, hiçbir siyasetçiye 10.000 dolar göndermediğini söyledi. Peker, “Benim her ay 10.000 dolar yolladığım bir milletvekili yok ama daha çok yolladıklarım var” ifadelerini kullandı.
Videoları yayınlamaya başladığı günlerde Metin Külünk’ün kendisini arayıp “Biden seni Erdoğan’a karşı kullanıyor” dediğini söyleyen Peker, “Biden işi gücü bırakmış Sedat Peker’i mi bekliyor? Hepten kafayı yediniz” sözleriyle Külünk’e yüklendi.
Metin Külünk’ün akrabası Ömer Külünk’ün tefecilere olan borcunu ödemesi için Metin Külünk’ün kendisinden ricacı olduğunu belirten Sedat Peker, yine Külünk’ün ricasıyla Almanya’daki bazı derneklere el altından para yolladığını açıkladı.
AKP’NİN KAHVELERİ PEKER’DEN
AKP’ye yakın medya kuruluşlarında mafya ve ajan olarak adlandırılmasına tepki gösteren Peker, AKP’nin seçim dönemlerinde dağıttığı kahveleri kendisinin yaptırdığını söyledi. Peker, “Bana pislik mafya diyorlar ya, AK Parti’nin seçim zamanı dağıttığı kahveler var ya, seçim zamanı. Hepiniz içtiniz, Tarihi Beyoğlu Kurukahvecisi, benimdi o, hani ben pislik mafyaydım. Onlarca milyon liralık kahveyi benden siz alıp dağıtmadınız mı her yerde. Bir lira mı verdiniz, verdiyseniz hani fatura” dedi.
HÜRRİYET’İN EL DEĞİŞTİRMESİ
İstanbul’un Bağcılar ilçesinde bulunan Hürriyet gazetesi binasının basılması ve Doğan Medya Grubu’nun el değiştirme sürecine yeniden değinen Peker, Yıldırım Demirören’e yönelik suçlamalarda bulundu. Yıldırım Demirören’in Doğan Medya’yı satın almak için Ziraat Bankası’ndan çektiği krediyi ödemediğini belirten Sedat Peker, Demirören’in emanetçi olduğunu söyledi. Peker, “Faizleriyle bir milyar doları geçti borç. Bunu ödemek için Kemerburgaz’da bir arsayı belirlediler bunun üzerine yapacaklar. Bu televizyon onun değil, emanetçi, Serhat ile Berat yönetiyor. Sabah grubu da öyle. Böyle kişiliksiz zenginlerin üzerine yapıyorlar sadece, yat kalk. O Kemercountry’deki yer var ya, tarla olarak verecekler, Süleyman’ın Ankara’da bu işleri yapan akrabası, 10 milyonluk yer bir milyarlık oluyor” sözleriyle Süleyman Soylu’nun akrabası Sadık Soylu’yu işaret etti.
VEYİS ATEŞ
AKP’ye yakınlığıyla bilinen Habertürk programcısı Veyis Ateş’in Süleyman Soylu’ya yakın bir isim olduğunu ifade eden Peker, Soylu’nun Habertürk’teki yayınına reklam arası verildiğinde, eski sağ kolu Erdal Aras’ın Ateş’i arayarak “Reisi ben de tanıyorum, o da tanıyor, sen de tanıyorsun. Niye söylemiyorsun” diye azarladığını iddia etti. Ateş ile bir kez Huqqa adındaki mekanda birlikte yemek yediklerini söyleyen Peker, Ateş’in kendisine methiyeler düzdüğünü belirtti.
Peker, Ateş’in Sağlık Bakanlığı’nda parasal bir mesele yüzünden sorun yaşadığını öne sürse de konuya ilişkin ayrıntı vermedi. Peker, hakkında yakalama kararı çıkarılan iş insanı Sezgin Baran Korkmaz’ın Bodrum’da bulunan otelinde Veyis Ateş ile Rasim Ozan Kütahyalı’nın konuk edildiklerini söyledi.
SEZGİN BARAN KORKMAZ
Hakkında yakalama kararı çıkarılan iş insanı Sezgin Baran Korkmaz’ın bazı üst düzey isimlerle ilişkili olduğunu belirten Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Korkmaz’ı koruduğunu belirtti. Peker, Soylu’ya yakınlığıyla Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürü Resul Holoğlu’nun bilinen Korkmaz’ı arayarak İçişleri Bakanlığı’na çağırdığını söyledi. Korkmaz’ın bakanlıkta İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile yüz yüze görüştüğünü söyleyen Peker, Soylu’nun Korkmaz’a “Hakkında dosya hazırlıyorlar, çabuk yurtdışına çık” dediğini öne sürdü. Korkmaz’ın bir iş insanından 45 milyon dolar alacağının olduğunu belirten Peker, Soylu’nun Korkmaz’a “Yukarının (AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kast ediliyor) haberi var. Bu parayı sil” dediğini öne sürdü. Görüşmenin 5 Aralık’ta gerçekleştiğini belirten Peker, 6 Aralık’ta Korkmaz’ın yurtdışına çıktığını söyledi.
Sedat Peker, Sezgin Baran Korkmaz’ın yurtdışına çıkmadan önce, Muğla’nın Bodrum ilçesinde kendisine ait olan Paramount Otel’de Ankara İstinaf Mahkemesi Başkanı Esat Toklu, İçişleri Bakanlığı Koruma Dairesi Başkanı Ekrem Gülen, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Resul Holoğlu ve Muğla Emniyet Müdürü Süleyman Suat Dilberoğlu’nun da içlerinde olduğu pek çok üst düzey ismi para almadan ağırladığını dile getirdi.
Peker, Korkmaz’ın oteline de Mübariz Mansimov’a ait Yalıkavak Marina’ya yapıldığı gibi “çöküldüğünü” söyledi. Paramount Otel’de kalan bütün üst düzey isimlerin listesinin elinde olduğu iddia eden Sedat Peker, ilerleyen zamanlarda bu listeyi açıklayacağını, Korkmaz’ın bunu inkar etmesi halinde Korkmaz’ı rezil edeceğini ifade etti.
FETÖ SORUŞTURMASI İLE HARACA BAĞLANANLAR
Silivri Emniyet Müdürü Hakan Çalışkan’ın makam odasındaki kuşkulu intiharından Ekrem Gülen’i sorumlu tutan Sedat Peker, Gülen tarafından pek çok önemli ismin yanına yerleştirilen koruma polislerinin şantaj ve tehdit amaçlı olarak kullanıldıklarını iddia etti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Koruma Dairesi Başkanı Ekrem Gülen’i İş Bankası’na yerleştirdiğini söyleyen Peker, İş Bankası yöneticileri hakkında Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) sahte ihbarlar yapılarak FETÖ soruşturmaları açıldığını dile getirdi. Peker, Soylu ile Gülen’in, haklarında açılan soruşturmalardan dolayı korkuya kapılan İş Bankası yöneticilerini haraca bağladığını belirtti.
Görevden alındıktan bir süre sonra görevine iade edilen Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı Osman Dereli’nin de CİMER’e yapılan asılsız bir ihbarla şantaja uğradığını öne süren Peker, Süleyman Soylu’nun akrabası Sadık Soylu’nun Dereli’yi köle gibi kullandığını, Dereli’nin hakkındaki ihbar yüzünden Soylu’nun sözünden çıkamadığını söyledi.
HABER MERKEZİ

















