Bu yıl altıncısı düzenlenecek olan Rojava Uluslararası Film Festivali için hazırlıklar son aşamaya geldi. 13-20 Kasım tarihlerinde düzenlenecek festivalde, uluslararası filmler, belgeseller, Kürtçe yapımlar, kısa filmler ve senaryo dalında filmler gösterilecek ve yarışacaklar. Festivale Belgefîlm kategorisinde 8 belgesel, Kurmaca Film kategorisinde 7 film, Kürtçe Kısa Film kategorisinde 9 film, Uluslararası Kısa Film kategorisinde 9 film müracaat ederken, yarışma dışı 6 ortak masal ve Rojava’dan 5 yapım ile program dışı uzun metraj Kürtçe ‘Heval Kekê Min’ filmi gösterilecek.
13 Kasım 1960 tarihinde Rojava’nın Amûdê kentinde bulunan Şehrazad Sineması’nda gerçekleşen ve yaşları 8 ile 14 arasında değişen 283 Kürt çocuğun yanarak hayatını kaybettiği Amûde Sinema Katliamına atfen düzenlenen festival, katliamın yıldönümünde start alacak.
Festivale ilişkin konuşan yönetmen ve Rojava Film Komünü kurucularından Diyar Heso, “Kültür sanat organizasyonlarının yanı sıra atölye, akademi çalışmaları da bu alanda yürütüyorum. Hunergeha Welat’ın kuruluşunda da aktif görev aldım. Burada kısa film çalışmaları yürütmüştük, ancak zamanla fark ettik ki hikayelerimiz devrim içinde çoğaldıkça sinemaya daha çok ihtiyacımız olmaya başladı” dedi.
HİKAYELER, DİRENİŞLER, KAHRAMANLIKLAR
Rojava coğrafyasında, devrim sürecinde muazzam kahramanlıklar yaşandığını dile getiren Heso, şunları söyledi: “Ya duyduk ya da birebir bizler de içinde yer aldık, gördük ancak onlarca hikaye oluşmaya başladı. Bu hikayeleri söylemek, aktarmak zorundaydık. İhtiyaç olarak örgütlendi sinema Rojava’da. Önder Apo’nun fikirleri etrafında örgütlenen devrim, demokratik konfederal sistem, yeni yeni halkın kendisini yönetmeye başladığı kurumların, kendi kendini savunma sisteminin örgütlendirilmesi, özerk yönetim deneyimi bunların hepsi bizim için de dünya içinde çok dikkat çekici yaşananlardı. Özellikle de direniş ve savaş; YPG ve YPJ öncülüğünde yaşanıyordu. Dünyanın ilgisini çekiyordu, bu direnişi belgelemek, izlemek için belgesel yapımcıları, sinemacılar, gazeteciler geliyor, çalışmalar yürütüyorlardı. Ancak bunlar yeterli olmuyordu, çünkü yaşanan hikayeleri dışarıdan görmek başka içeriden görmek-yaşamak başkadır.”
MA


















