Künye   Hakkımızda
19 Eylül 2026, Cumartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Konferansın ilk gününde demokratik Cumhuriyet ve birlikte yaşam çağrısı

Konferansın “Kimin Cumhuriyeti, Nasıl Bir Gelecek?” forumunda konuşan isimler, demokratik yurttaşlık, adalet, barış ve birlikte yaşam temelinde yeni bir Cumhuriyet çağrısı yaptı.

13 Haziran 2026
Konferansın ilk gününde demokratik Cumhuriyet ve birlikte yaşam çağrısı
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

İstanbul’da düzenlenen "İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”nın panel forumu oturumu yapıldı. "Kimin Cumhuriyeti, Nasıl Bir Gelecek?" forumunun Moderasyonluğunu Nuray Türkmen, konuşmacı olarak ise İrfan Çağatay, Ali Duran Topuz, Hüda Kaya, Levent Ayaşlıoğlu ve İhsan Elaçık katıldı.

İlk olarak İrfan Çağatay, “Cumhuriyetin Kıyısında: Lazların Deneyimi ve Demokratik Yurttaşlık” başlığı ile sunum yaptı. "Kimin cumhuriyeti" sorusunu soran Çağatay, “İnsanların kendilerini ne kadar özgür ve eşit hissettikleri bu sorunun cevabını verir. Lazlar da bu tartışmanın en önemli taraflarıdır. Lazların da elbette sorunları vardır. Lazlar, Cumhuriyet tarihi boyunca tartışmanın içerisinde değil kıyısında yer aldı ve bu durum onları görünmez kıldı. Görünmez olunca kayıpları da görünmez oldu. Lazlar bugün birçok ailede kendi dilleriyle bile konuşmuyor. Son 50 yılda dillerini konuşmaları sönümlenerek buraya geldi. Lazların deneyimlerine bir mağduriyet olarak bakmamak gerekiyor. Mesele ne olduğu değil bundan sonra geleceğe nasıl bakılacağı meseledir. Türkiye’nin ikinci yüzyılının önündeki en önemli şey kimliklerin demokrasi üzerinden tanımlanmasıdır. Her halk kendi kimliğini demokrasi ve demokratik yurttaşlık üzerinden tanımlayabilmelidir. Bir kültürün görünür olması başka kültürün yok olmasını sağlamamalıdır. Halkların güçlenmesi toplumun özgürleşmesini sağlar. Lazların meselesi bir Türkiye meselesidir. 1923’ten bugüne ayrımcı politikalarla Lazlar ve dilleri adeta yok olmaya doğru gitmiştir. Cumhuriyet sadece merkezdekilerin değil kıyıdakilerin de olmalıdır. Bu olursa işte Cumhuriyet demokratik dönüşü sağlar” dedi.

‘SÜREÇ BAHÇELİ’NİN SÖYLEDİĞİNİN TERSİNE YÜRÜDÜ’

Ardından Ali Duran Topuz ise “Demokratik Umuda Karşı Hegemonik Restorasyon” konusunda sunum yaptı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ilk ifadeleri ile bugün gelinen aşamasının bir gerilemeye işaret ettiğini ifade eden Topuz, “Bu meseleyi biz, Bahçeli’nin o ünlü çağrısının olduğu tarihten bu yana çok değişik boyutlarıyla konuşuyoruz. Bir yandan sürecin kendi iç ritminde birtakım gelişmeler oluyor; bunu izliyoruz. Türkiye’nin içinde birtakım gelişmeler oluyor, bununla bağlantılı veya bağlantısız. Öte yandan bölgede gelişmeler oluyor ve dünyada gelişmeler oluyor. Benim izlenimim, belirli bir noktadan sonra Bahçeli’nin konuşmasının Suriye’yle bağlantılı olduğunun kısa süre sonra ortaya çıktığı yönünde. Sonra olan bitenleri izlerken iki tarafı ilgimi çekti. Bir tarafı şu: Eğer Bahçeli’nin ve Erdoğan’ın ilk yıl içinde çok söyledikleri ama son üç aydır hiç telaffuz etmedikleri Türk-Kürt tarihsel ittifakının güncel olarak yenilenmesi ve bunu, Öcalan’ın da ifade ettiği şekilde, çatışmalı ve şiddet içeren bir zeminden hukuk ve demokrasi zeminine geçirecek bir süreç olacaksa, bundan doğal olarak birtakım beklentiler yaratacaktı. Fakat bu kısım, yani beklenti kısmı, hiçbir şekilde gerçekleşmediği gibi sanki hedeflenen şey başka bir şeymiş gibi süreç tersine yürüyüp gitti” dedi.

‘KADINLARIN KURUCU OLDUĞU BİR CUMHURİYET OLMALIDIR’

Ardından Hüda Kaya ise “Zulmün Doğrusal Tarihinden Kozmik Uyuma: Onarıcı Cumhuriyet” başlığı ile sunum yaptı. Huzurlu Cumhuriyetin ancak huzurlu insanlarla olabileceğinin altını çizen Hüda Kaya, “Adalet olmadan barış olmaz. Vicdan olmadan ne adalet ne barış olur. Bir toplumda yaşanılan acılar konuşulmazsa hakikate erişilemez. Görünmeyen yara kapanmaz. Ama hakikat de tek başına yetmez. Çünkü insanlar sadece duyulmak istenmez. yaşadıklarının kabul edilmesini de ister. İntikam geçmişe, adalet ise geleceğe bakar. İntikam sende yaşa adalet ise bir daha kimse yaşamasın der. Onarıcı ve demokratik bir Cumhuriyet burada önemli bir yere sahip oluyor. Huzurlu bir cumhuriyet için huzurlu insanlar huzurlu bir toplum gerek. Ortak yaşam ideali inşa edilmeli. İnsan daha nasıl insan olabilmeli bir birini yenen değil, bir birini daha iyi nasıl anlayabilmeliyiz üzerine konuşmalıyız. Barış yalnızca silahların susması değil, onurlu bir cumhuriyet demektir. Cumhuriyet daha adil bir toplum, yatay demokrasi ve vicdanlı olmalı. Demokratik ekolojik, onarıcı, kadınların kurucu olduğu bir Cumhuriyet olmalıdır” dedi.

‘MEKANI VE ZAMANI ÖRGÜTLEMEK GEREKİYOR’

Bir diğer konuk Levent Ayaşlıoğlu ise “Yerinden Edilmek, Birlikte Yaşamak: Mültecilik ve Hak Siyaset” başlığı ile sunum yaptı. Mültecilik ve zorunlu göç bir kriz nedeniyle olduğunu belirten Ayaşlıoğlu, “Kapitalizmin yarattığı toplumsal kriz halen devam ediyor. Toplum da mültecilere uygulanan insandışılaştırılmasını maalesef kabul ediyor. Toplumsal krizi anlamak için mültecilerin birlikte yaşamlarını anlamamız gerekiyor. Geleceği olmayan bu insanlar tehdit olarak görülüyor ve dışlanıyorlar. Biz bu duruma ‘Irksız ırkçılık ‘ diyorum. Bu durum biyoloji temeli almayan ve yaşamları öne koyan bir durumdur. Bu o kadar kaygan ki eşitlik, özgürlük mücadele veren birçok yapı onlarda bir parçalanma yaratıyor. İnsanlık onuruna yakışan bir yaşamın temel taşları döşenmesi için bir hak siyasetine ihtiyaç var. Asıl olan toplumsal adaletin sağlanması gerektiğine inanıyoruz. Siyaset kendi siyasi öznesini yaratmalıdır. Zaman ve mekanı yeniden örgütlemek bir kurtuluş olacaktır” diye konuştu.

‘DEVLETİN DİNİ ADALETTİR’

Son olarak ise İhsan Eliaçık ise “Medine Sözleşmesi’nden Demokratik Cumhuriyete Birlikte Yaşam Mümkün mü?” konusunda bir sunum yaptı. Cumhuriyetin demokratikleşmesine Medine Sözleşmesinin örnek ve referans olması gerektiğinin altını çizen Eliaçık, “Sözleşmede en çok geçen kelimeler; adalet, iyi, barış, savunma ve herkes kendi dininde serbest olacak kelimeleridir. Herkes kendi kültürünü, dilini yaşayacak ve kimse buna karışmayacaktır. Medine’nin ilk dönemlerinde komünal bir hayat vardır. Bu bir girişim ve halen bir referanstır. Demokratik Cumhuriyetten söz ediyoruz peki bu sözleşme referans için yeterli değil midir? Bugün Türkiye’de bu sözleşme gerçekleşirse Müslümanlık devletin dini olmayacaktır. Devletin dini adalettir. Yine tekçilik Anayasadan çıkarılmalıdır; demokratik Cumhuriyette böyle bir şey olamaz” diye bitirdi.

Sunumların ardından konferansın birinci günü sona erdi.

MA

Previous Post

Tülay Hatimoğulları: Demokratik Cumhuriyet’in yolu barıştan geçiyor

Next Post

Trump: Anlaşmanın yarın imzalanması planlanıyor

İlgili Haberler

Trump’tan üç medya kuruluşuna Beyaz Saray yasağı
Gündem

Trump’tan üç medya kuruluşuna Beyaz Saray yasağı

19 Eylül 2026
İnterregnum* ve felsefe
Gündem

İnterregnum* ve felsefe

19 Eylül 2026
Komünistler, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı: Demokratik Ulus, Demokratik Cumhuriyet ve Demokratik Toplumu İnşa Etmek
Gündem

Komünistler, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı: Demokratik Ulus, Demokratik Cumhuriyet ve Demokratik Toplumu İnşa Etmek

19 Eylül 2026
Gençler Bize Benzemek Zorunda Mı?
Gündem

Gençler Bize Benzemek Zorunda Mı?

19 Eylül 2026
Kozinoğlu soruşturmasında 2 kişiye ev hapsi
Gündem

Kozinoğlu soruşturmasında 2 kişiye ev hapsi

19 Eylül 2026
Basın örgütlerinden Tuğba Tekerek ve erişim engelleri için çağrı
Gündem

Basın örgütlerinden Tuğba Tekerek ve erişim engelleri için çağrı

18 Eylül 2026
Politika'dan Günün Yorumu
46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine
Politika'dan Yorum

46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine

Melike Korkmaz
14 Eylül 2026
Politika'dan Söyleşi
Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor
Politika'dan Söyleşi

Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor

Politika Haber
12 Ağustos 2026

EN SON HABERLER

Trump’tan üç medya kuruluşuna Beyaz Saray yasağı

Trump’tan üç medya kuruluşuna Beyaz Saray yasağı

19 Eylül 2026
İnterregnum* ve felsefe

İnterregnum* ve felsefe

19 Eylül 2026
Komünistler, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı: Demokratik Ulus, Demokratik Cumhuriyet ve Demokratik Toplumu İnşa Etmek

Komünistler, Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı: Demokratik Ulus, Demokratik Cumhuriyet ve Demokratik Toplumu İnşa Etmek

19 Eylül 2026
Gençler Bize Benzemek Zorunda Mı?

Gençler Bize Benzemek Zorunda Mı?

19 Eylül 2026
Kozinoğlu soruşturmasında 2 kişiye ev hapsi

Kozinoğlu soruşturmasında 2 kişiye ev hapsi

19 Eylül 2026
Basın örgütlerinden Tuğba Tekerek ve erişim engelleri için çağrı

Basın örgütlerinden Tuğba Tekerek ve erişim engelleri için çağrı

18 Eylül 2026
ABD, BM İnsan Hakları Konseyi’nden çekildi

ABD, BM İnsan Hakları Konseyi’nden çekildi

18 Eylül 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!