İzmir Büyükşehir Belediyesine Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve Gasilhane binalarının Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirilmesi yönündeki karara tepkiler büyüyor. Konuya ilişkin açıklama yapan sendika ve meslek odaları, binaların devriyle birlikte kamusal hizmetlerin aksayacağını vurguladı.
Konuya ilişkin açıklama yayınlayan Genel-İş Sendikası İzmir 3 Nolu Şube, İZELMAN anaokulları, Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve Gasilhane gibi kamuya ait hizmetlerin kapatılmasına veya vakıflara devrine karşı uyarıda bulundu. İzmir’in 15 ilçesinde 22 okulda bin 800 öğrenciye eğitim veren, 250 öğretmen ve yardımcı personelle hizmet sunan İZELMAN anaokullarının, sosyal belediyeciliğin örneği olarak gösterildiği açıklamada, “Yuvam İzmir anaokulları, İzmir halkına çok cüzi bir ücretle hizmet vermekte, her gün daha fazla okul ve eğitim alanı açarak daha çok aileye dokunmak için canla başla çalışmaktadır. Bu okullar, çocuklarımıza ve ailelere verilen değerin, emeğin ve toplumsal sorumluluğun somut göstergesidir. İZELMAN anaokullarının kapatılması, 1800 kadının iş hayatından geri çekilmesine ve ekonomik özgürlüklerinin kısıtlanmasına yol açacaktır. Durumu iyi olmayan aileler çocuklarını evde tutmak zorunda kalacak, bu da kadın emeğinin görünmez hale gelmesi ve toplumsal eşitsizliğin derinleşmesi demektir. Okulların kapatılması veya devri sadece öğrencileri etkilemez; çalışanları, aileleri ve İzmir’in sosyal dokusunu hedef alır. Bu girişimlere sessiz kalmak, kamusal hakların geriye çekilmesine ve kadınların iş hayatından dışlanmasına onay vermektir. DİSK Genel-İş Sendikası olarak tüm İzmir halkını, eğitim emekçilerini ve demokratik güçleri bu haksız girişimlere karşı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz” ifadeleri yer aldı.
TÜM BEL-SEN: KREŞLERİN KAPATILMASI KİMİN YARARINA?
Tüm Bel-Sen İzmir 1 No’lu Şubesi ise açıklamasında uygulamaların sosyal devlet ve yerel demokrasi ilkelerine aykırı olduğunu vurguladı. Kamusal hizmet veren binaların devrinin hukuki dayanaktan yoksun ve yargı süreçleri üzerinden şekillendirilen açık bir müdahale olduğu belirtilen açıklamada, “Buradan açıkça soruyoruz, bu merkezleri kapatarak kimi cezalandırıyorsunuz? Biz söyleyelim: Yoksullukla mücadele ederken çalışmak zorunda kalan, özel kreş ücretlerini karşılayamayan aileleri… Eşit ve erişilebilir erken çocukluk eğitimine ihtiyaç duyan çocukları… Bu merkezler; kadınların çalışma hayatında kalmasını sağlayan, meslek edindiren, dar gelirli ailelere nefes aldıran, çocukların güvenli ve nitelikli eğitim ortamına erişimini mümkün kılan kamusal sosyal hizmet alanlarıdır. Yargı kararlarının veya idari işlemlerin kamu yararı gözetilmeksizin siyasi sonuç üretmek amacıyla araçsallaştırılması kabul edilemez. Hukuk; kamu hizmetini daraltmanın değil, toplumsal eşitliği ve kamu yararını korumanın aracıdır. İZELMAN kreşlerinin kapatılmak istenmesi; sosyal devlet ilkesine, fırsat eşitliğine, kadın emeğinin korunmasına, çocuğun üstün yararı ilkesine açıkça aykırıdır” denildi.
BARO: HUKUKİ DEĞİLDİR
İzmir Barosu ise devir kararının İzmir ve İzmirlilere herhangi bir yararı olmadığı gibi hukukî de olmadığı kaydedildi. Bu girişimi kamuoyu vicdanının kabul edilmeyeceği belirtilen açıklamada, “İzmirlilerin ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin büyük çabalar ve emeklerle ayakta tuttuğu, var ettiği ve İzmir halkının yaşamlarını kolaylaştırmak dışında herhangi bir amaca hizmet etmeyen kurumlarının yine bir kamu kurumu olan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde kalması gerektiğinin altını çiziyor, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu haklı mücadelesinde yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz” diye belirtildi.
MA

















