DEM Parti Tarım Komisyonu, akaryakıta peş peşe gelen zamların tarımsal üretime etkilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Motorinin litre fiyatının 100 lirayı aşmasına dikkat çekilen açıklamada, artan maliyetler nedeniyle küçük ölçekli üreticilerin tarımsal faaliyetlerini sürdürmekte zorlandığı belirtildi.
Motorine 15 Eylül’de yaklaşık 6,5 lira, 17 Eylül’de ise yaklaşık 4,6 lira zam yapılmış, son artışla birlikte litre fiyatı İstanbul, Ankara ve İzmir’de 100 liranın üzerine çıkmıştı.
Komisyon, mazotun yalnızca traktörlerin çalıştırılmasında değil, ekimden hasada ve ürünlerin taşınmasına kadar tarımsal üretimin bütün aşamalarında kullanıldığını hatırlattı.
Üreticilerin hasattan elde edecekleri gelire ancak aylar sonra ulaşabildiği belirtilen açıklamada, mazot ve diğer girdi maliyetlerinin ise üretim süreci boyunca çiftçiler tarafından karşılandığına dikkat çekildi.
Artan maliyetlerin küçük çiftçilerin üretimden çekilmesine yol açabileceği uyarısında bulunan Komisyon, bu durumun mevsimlik tarım işçilerinin istihdamını ve gıda fiyatlarını da etkileyebileceğini ifade etti.
TARIMSAL ÜRETİMDE VERGİSİZ MAZOT TALEBİ
DEM Parti Tarım Komisyonu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya seslenerek küçük çiftçilerin üretime devam edebilmesi için acil önlemler alınmasını istedi.
Açıklamada, kayıtlı ve kayıtsız küçük ölçekli çiftçilere tarımsal üretimde kullanılmak üzere ÖTV ve KDV’den muaf mazot sağlanması talep edildi.
Gübre, ilaç, yem, tohum, yedek parça ve sulama enerjisi gibi tarımsal girdilerde de KDV’nin sıfırlanması istendi.
Mazot ve gübre desteklerinin gerçek üretim maliyetlerine göre belirlenmesi gerektiğini ifade eden Komisyon, mevcut desteklerin hasat sonrasında değil, ekim öncesinde ödenmesi çağrısında bulundu.
Ürünlerin taban fiyatlarının da maliyet hesapları esas alınarak üreticilerin katılımıyla belirlenmesi ve ekim dönemi başlamadan açıklanması talep edildi.
ÇİFTÇİLERİN BORÇLARI FAİZSİZ YAPILANDIRILSIN
Komisyon, sulamada kullanılan elektriğin tarifesinin düşürülmesini, birikmiş elektrik ve tarım kredisi borçlarının faizsiz yapılandırılmasını istedi.
Çiftçilere yönelik icra ve haciz işlemlerinin durdurulması çağrısında bulunulan açıklamada, hayvancılık sektöründe yem maliyetleri ile süt ve et satış fiyatları arasındaki dengesizliğin giderilmesi gerektiği belirtildi.
Tarımsal desteklerin aile işletmeleri ve üretici kooperatifleri esas alınarak yeniden düzenlenmesi, bütçeden tarıma ayrılan payın artırılması ve desteklerin enflasyona göre güncellenmesi de talepler arasında yer aldı.
TARIM ARAZİLERİNDEKİ AZALMAYA DİKKAT ÇEKİLDİ
DEM Parti Tarım Komisyonu, açıklamasında Türkiye’deki tarım arazilerinin ve tarımsal istihdamın yıllar içerisindeki değişimine ilişkin verilere de yer verdi.
Komisyonun aktardığı verilere göre 2002 yılında 26 milyon 579 bin hektar olan tarım arazisi, 2025 itibarıyla 23 milyon 978 bin hektara geriledi. Açıklamada, bu dönemde yaklaşık 2 milyon 601 bin hektarlık azalma yaşandığı belirtildi.
Tarım sektöründe çalışanların sayısının ise aynı dönemde 7,5 milyondan 4 milyon 560 bine düştüğü ifade edildi.
Komisyon, tarım arazilerindeki ve istihdamdaki azalmaya dikkat çekerek küçük üreticilerin tarımsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için kamusal desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada, tarımsal üretimde yaşanan sorunların ithalatla çözülmeye çalışıldığı savunularak buğday ve mercimek ithalatındaki artışa da dikkat çekildi.
MEVSİMLİK TARIM İŞÇİLERİ VE İKLİM KRİZİ VURGUSU
Artan üretim maliyetlerinin yanı sıra kuraklık, don, sel ve yangınların da çiftçileri olumsuz etkilediği belirtilen açıklamada, bu afetlerden kaynaklanan zararların bağımsız komisyonlar tarafından tespit edilerek karşılanması istendi.
Mevsimlik tarım işçilerinin barınma, ulaşım ve güvenli çalışma koşullarının yasal güvenceye kavuşturulması ve çocuk işçiliğinin sona erdirilmesi çağrısında bulunuldu.
Komisyon ayrıca mera ve yaylaların kullanımının önündeki engellerin kaldırılmasını ve bu alanların enerji şirketlerine tahsis edilmesine son verilmesini talep etti.
Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için fosil yakıt, kimyasal gübre ve tarım ilaçlarına bağımlılığı azaltacak agroekolojik uygulamaların desteklenmesi gerektiği vurgulandı.
İklim krizinin etkilerine karşı dayanıklı bir tarım modeline geçişin planlanması çağrısında bulunan Komisyon, küçük çiftçilerin üretimden uzaklaşmasının gıda arzı üzerinde de olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Açıklama, “Toprak boş kalırsa sofra boş kalır” ifadeleriyle sona erdi.
HABER MERKEZİ


















