Avrupa Komisyonu, 18 Eylül’de yayımladığı değerlendirme raporunda Türkiye’nin plastik atık ithalatını ve atıkların işlenmesi sırasında ortaya çıkan çevresel sorunları ele aldı.
Raporda, Türkiye’nin plastik atık yönetimine ilişkin mevzuatını güçlendirdiği ve denetimleri artırdığı belirtilirken, uygulamaların etkinliği ve ithal edilen atıkların çevresel etkileri konusunda önemli bilgi eksikliklerinin sürdüğü kaydedildi.
Komisyon, mevcut bulguların Türkiye’nin ithal plastik atıkları çevreye uygun biçimde yönetemediği sonucuna varmak için yeterli olmadığını belirterek atık sevkiyatlarının durdurulmasına yönelik bir karar almadı.
TÜRKİYE’YE BİR YILDA 510 BİN TON PLASTİK ATIK GÖNDERİLDİ
Avrupa Komisyonu’nun verilerine göre AB, 2025 yılında birlik dışındaki ülkelere toplam 1,4 milyon ton plastik atık ihraç etti. Bu miktarın 510 bin tonu Türkiye’ye gönderildi.
Türkiye, AB’nin Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üyesi ülkelere yaptığı plastik atık ihracatının yüzde 70’ini alarak ilk sırada yer aldı.
Raporda, Türkiye’nin 2018 yılından itibaren Avrupa kaynaklı plastik atıkların başlıca ithalatçısı haline geldiği belirtildi. Bu değişimde Çin’in plastik atık ithalatına getirdiği kısıtlamaların etkili olduğu ifade edildi.
Türkiye’nin 2025 yılında AB dışındaki ülkelerden gelenlerle birlikte toplamda yaklaşık 700 bin ton plastik atık ithal ettiği kaydedildi.
ATIK YÖNETİMİNDE VERİ VE DENETİM EKSİKLİĞİ
Komisyonun değerlendirmesinde, Türkiye’de plastik atıkların ne kadarının geri dönüştürüldüğü, depolandığı veya bertaraf edildiğine ilişkin kapsamlı ve kamuya açık verilere ulaşılamadığı belirtildi.
İthal edilen plastik atıkların Türkiye’nin kendi atık yönetim sistemi üzerindeki etkisinin de yeterince bilinmediği vurgulandı.
Raporda, denetimlerin etkinliğine ilişkin soru işaretleri bulunduğu, atıkların işleme tesislerine ulaştıktan sonraki durumlarının yeterince izlenemediği ve çevresel ihlallere yönelik yaptırımların sonuçlarına ilişkin bilgilerin sınırlı olduğu ifade edildi.
Atık yönetiminden sorumlu kamu kurumları arasındaki görev dağılımının ve koordinasyonun da yeterince açık olmadığı kaydedildi.
ADANA’DA SAATTE 5,3 MİLYAR MİKROPLASTİK
Türkiye’deki atık yönetimine ilişkin tartışmaların önemli başlıklarından birini de Adana’da yapılan mikroplastik araştırması oluşturdu.
Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sedat Gündoğdu ve araştırmacı Salim Avcıoğlu tarafından 2026 yılında yayımlanan bilimsel çalışmada, plastik geri dönüşüm tesislerinin bulunduğu bölgelerdeki sulama kanallarından alınan su örnekleri incelendi.
Araştırmada, tesislerin atık su deşarjlarının aşağı kesimlerinde mikroplastik yoğunluğunun bazı örneklerde yukarı kesimlere kıyasla 132 kata kadar yükseldiği belirlendi.
Araştırmacılar, incelenen sulama kanallarındaki mikroplastik taşınımının saatte 5,3 milyar parçacığı aştığını hesapladı.
Kanalların tarımsal sulamada kullanılması ve Akdeniz’e bağlanması nedeniyle kirliliğin yalnızca deniz ekosistemleriyle sınırlı kalmadığına dikkat çekildi.
Avrupa Komisyonu da raporunda, Adana’daki plastik atıkların su yollarına, yaban hayatına ve Akdeniz’deki plastik kirliliğine etkilerine ilişkin araştırmalara yer verdi.
AB’NİN YENİ YASAĞI TÜRKİYE’Yİ KAPSAMIYOR
Avrupa Birliği’nin yeni Atık Sevkiyatı Tüzüğü kapsamında, OECD üyesi olmayan ülkelere plastik atık ihracatı 21 Kasım 2026’dan itibaren yasaklanacak.
Türkiye ise OECD üyesi olması nedeniyle bu genel yasak kapsamında bulunmuyor.
Avrupa Komisyonu’nun raporunda, yeni düzenlemenin AB kaynaklı plastik atık ihracatının OECD ülkelerine yönelmesine neden olabileceği belirtiliyor.
Bu durum, Avrupa’nın plastik atıklarının daha büyük bir bölümünün Türkiye’ye gönderilmesi ihtimalini de gündeme getiriyor. Ancak düzenlemenin Türkiye’ye yönelik atık ihracatını ne ölçüde artıracağı henüz bilinmiyor.
TÜRKİYE’DEN YETERLİ YANIT GELMEZSE İHRACAT DURDURULABİLİR
Avrupa Komisyonu, değerlendirme raporunun ardından Türkiye makamlarıyla görüşmelerin sürdürüleceğini ve plastik atıkların yönetimine ilişkin daha ayrıntılı bilgi talep edileceğini açıkladı.
POLITICO’ya konuşan bir Komisyon yetkilisi, Türkiye’nin çevresel sorunlara ilişkin yeterli açıklama yapmaması veya gerekli önlemleri almaması durumunda plastik atık ihracatının askıya alınmasına yönelik sürecin başlatılabileceğini belirtti.
Komisyonun mevcut değerlendirmesi ise Türkiye’ye yönelik genel bir plastik atık ihracatı yasağı getirmiyor. Türkiye’nin atık yönetimindeki eksiklikler resmî rapora yansırken, AB kaynaklı plastik atıkların Türkiye’ye sevkiyatı denetim ve izin koşulları çerçevesinde devam edecek.
HABER MERKEZİ















