The Ecologist dergisi editörü Brendan Montague, çevre hareketleri ve sendikaların yaptıkları açıklamaları özetleyen bir makale yayımladı.
Makalede, İşçi Partisi’nin 2024 seçim manifestosunda Kuzey Denizi için yeni petrol ve doğalgaz lisansı verilmeyeceğine dair taahhütte bulunduğu hatırlatıldı. Jackdaw ve Rosebank sahalarının savunucuları ise başvuruların parti iktidara gelmeden önce yapıldığı gerekçesiyle bu sahaların “yeni” fosil yakıt sahaları olmadığını iddia ederek durumu mazur göstermeye çalışıyor.
Yazıda İngiltere ve Galler Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski’nin açıklamasına da yer verildi. Polanski, Jackdaw’ın onaylanması kararının “iklime karşı bir vandalizm” olduğunu belirtti.
Şöyle dedi:
“İşçi Partisi’nin bugünkü kararı, hepimizin geleceğine ihanettir. İşçi Partisi, iklim değişikliğiyle mücadelede tüm güvenilirliğini yitirmiştir.”
The Ecologist’te Greenpeace’in siyaset sorumlusu Ami McCarthy’nin açıklamasına da yer verildi. McCarthy şunları söyledi:
“Jackdaw’ın onaylanması, fosil yakıt lobicilerinin enerji politikamız üzerindeki zehirli etkisinin hâlâ devam ettiğini gösteriyor.”
McCarthy devamında, “Andy Burnham pragmatizm sözü verdi, ancak enerji faturalarını düşürmeyecek, enerji güvenliğini artırmayacak ve sadece 27 tam zamanlı iş yaratacak bir projeyi onaylamanın pragmatik bir değeri yoktur” dedi.
Dergi, önde gelen üniversiteler, düşünce kuruluşları ve araştırma kurumlarının, fosil yakıt endüstrisinin Jackdaw ve Rosebank’ın ekonomik faydalarına ilişkin iddialarında kullandığı metodolojiyi sorgulayan raporlar yayımladığını aktardı.
Aynı yazıda Fossil Free London Direktörü Robin Wells’ın açıklamasına da yer verildi:
“Bu karar, sevdiklerini tsunamide kaybeden her Nepallinin gözyaşlarıyla sulanmış ve çamur suyuyla dolu sokaklarda sürüklenen arabaların bedenlerine çarpması sonucu ölen Valencia’daki herkesin kanıyla lekelenmiştir.
Şu anda Avustralya, Los Angeles ve Portekiz’deki insanların evleri ve dünyaları yanarken korkudan ağlamalarını duyamasak da bunlar, fosil yakıt çıkarmaya devam eden şirketlerin ve bunun yol açtığı zararı bilerek buna izin veren hükümetlerin zincirleme reaksiyonlarıdır.”
Brendan Montague, makalesinde Stop Climate Chaos Scotland sorumlusu Amanda Grimm’in açıklamasına da yer verdi. Grimm’e göre:
“Jackdaw sahasında sondaj yapmak sorunlarımızı çözmek için hiçbir şey yapmayacak. Zaten zor durumda olan hanelerin fahiş elektrik faturalarını düşürmeyecek.
Bu, Kuzey Denizi’ndeki iş kayıplarını durdurmayacak. Ve geleceğe yönelik güvenilir enerji kaynakları sağlamayacak.
Elimizde kalan son doğalgazı yakmak, sıradan insanların faturasını ödediği bir ortamda iklimin daha da ısınmasına yol açacaktır.
Gerçek şu ki: Yerli üretim olsun ya da olmasın, her yeni doğalgaz, iklim değişikliğinin ateşine ekstra yakıt ekleyecek ve hâlihazırda burada ve dünyanın dört bir yanında yaşanan ölümcül sıcak dalgaları, seller, orman yangınları ve kuraklıklar gibi daha fazla felaketi tetikleyecektir.”
Oxfam İskoçya Başkanı Katherine May ise makaledeki açıklamasında şunları söyledi:
“Verilen vaatler her zamanki gibi: daha düşük faturalar, daha fazla iş, daha yüksek enerji güvenliği. Ancak sorun şu ki, bu iddialar asla gerçekle eşleşmedi.
Rekor sıcaklık, yıkıcı orman yangınları ve dünya genelinde iklim aşırılıklarıyla dolu bir yazın ardından, bakanlar artık iklim kararlarının sonuçlarını görmezden gelemezler.”
Jackdaw bölgesinde doğalgaz arama ruhsatı verilmesini protesto edenlerin açıklamalarına da yer verildi.
İşçi Partisi milletvekili Alex Sobel şöyle dedi:
“Görüşüm değişmedi. Jackdaw uzun yıllar gaz çekmeyecek. Küresel fiyatlar üzerinde etkisi olmayacak ve hem yenilenebilir enerji yatırımı hem de ev ısıtmasının karbondan arındırılması açısından karışık mesajlar verecek.”
Yakıt Yetersizliğini Sonlandırma Koalisyonu Koordinatörü Simon Francis ise:
“Jackdaw’ın onaylanması, faturaları düşürmek için hiçbir şey yapmazken Shell’in kârlarını artıracak” dedi.
Çeviri: Brendan Montague, The Ecologist, 30.09.2026
HABER MERKEZİ


















