Künye   Hakkımızda
1 Eylül 2026, Salı
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Kültür

Yazar Eroğlu: Tehlike çok büyük, asimilasyon kırsala ulaştı

Kürtçenin birçok kez "propaganda aracı" olarak kullanıldığı eleştirisinde bulunan yazar Yaşar Eroğlu, "Tehlike büyük, asimilasyon kırsal köylere ulaştı" dedi. Eroğlu, yerel yönetimlerden siyasete her kesime sorumluluk düştüğünü söyledi.

21 Şubat 2026
Yazar Eroğlu: Tehlike çok büyük, asimilasyon kırsala ulaştı
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Araştırmalar, anadil kullanımının gündelik yaşamda giderek dar bir alana sıkıştığına işaret ediyor. Yine dilin kuşaklar arası aktarımında kırılganlık işaretleri bulunduğunu ortaya koyuyor. Anadilini öğretecek okul, dernek, vakıf ya da kaynakların yetersizliği söz konusu tehlikeleri besliyor. Buna karşı toplumda anadilde eğitime yönelik talep çok güçlü ve yaygın.

Uzun yıllardır Kürtçe çalışma yürüten kurumlarda yer alan yazar Yaşar Eroğlu, di üzerindeki tehlikeleri ve asimilasyon/otoasimilasyona karşı neler yapılması gerektiğini Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi.

AFRİKALI MİSYONERLER ÖRNEĞİ

Eroğlu’na göre Kürtçe çok büyük bir tehlike altında. Söz konusu tehlikeyi Afrikalı Misyonerler’in (Beyaz Babalar olarak da bilinir) yaptıklarına benzeten Eroğlu, “Misyonerlerin elinde İncil vardı, gittikleri yerlerde yaşayanların elinde ise toprak ve ülke vardı. Daha sonra İncil yerli halkın elinde kaldı, toprak da misyonerlerin ya da sömürgecilerin hakimiyetine geçti. Mesele biraz bu” dedi.

“SÖMÜRGECİNİN DİLİNİ EVİMİZE ALDIK”

“Kürtçe kendi toprağında gittikçe kuşatılıyor” diyen Eroğlu, asimilasyonda toplumun rolüne de dikkati çekti.

Erdoğlu, “en büyük tehlike” dediği duruma dair şunları söyledi: “Sömürgecilerin dilini artık yabancı bir dil olarak görmüyoruz, kendi dilimiz olarak görüyoruz. Evimizin içerisine almışız. En büyük tehlike bu. Geçmişte zorla alıyorduk, şimdi buna rızamız var. Türkçe artık pazar dili, eğitim dili, telekomünikasyon dili, her şeyin dili… Bu nedenle artık yadırgamıyoruz. Eğer bir dili bize yabancı gelmiyorsa ve onu günlük dil olarak kullanıyorsan büyük bir tehlike vardır demektir” ifadelerini kullandı.

“KUŞATMA KÖYLERE ULAŞTI”

Kürtçenin kentlerin yanı sıra köylerde de “kuşatıldığını” söyleyen Eroğlu, “Alanı daraltılıyor ve nefes alması engelleniyor. Daha önce dağdaki (kırsal) köyler vardı, şimdi asimilasyonun oralara ulaştığını görüyoruz. AKP hükümeti, 2002 sonrası okulların yapımına hız verdi. En çok neyi hızlandırdı; okul ve cezaevleri. Bunlar birbiriyle bağlı. Asimilasyon için okulları hızlandırdılar. Asimilasyona karşı sesimiz çıkması ve mücadele vermeyelim diye de bizleri, açtıkları cezaevlerine attılar. Politikalarına karşı çıkmayalım diye” diye kaydetti.

“GELECEĞİ KÜRTÇEDE GÖRMÜYORLAR”

Eroğlu, şunları kaydetti: “Toplum da siyaset de öyle; artık geleceğimizi Kürtçede görmüyoruz. Geleceğimizi Türkçede görüyoruz. Birçok anne ve baba, Kürtçenin pazarı olmadığından kaynaklı Kürtçeyi gelecek olarak görmüyor. Evde Kürtçe konuşulmasın, çocuğum kırılması ve geleceği tehlikeye girmesin… Mesele biraz bu. Bir diğeri artık psikolojik olarak kabullenmişiz. Psikolojik olarak kabul ettiğin zaman anadilin artık ikinci ya da üçüncü sıraya geriler. Evet, dil (Kürtçe) halen konuşuluyor ancak çevresi gittikçe daralıyor. Çocuklarımızın mantığı da Türkçe işliyor. Konuşan da ‘Min nan xwarim…(Kürtçede bozuk bir cümle)’ diyor. Konuşulan da yanlış konuşuluyor” dedi.

ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİN ETKİSİ

Kürtlerin özgürlük mücadelesinin belli bir bilinç oluşturduğuna dikkati çeken Eroğlu, “Daha önce de bir bilinç vardı, ancak özgürlük mücadelesiyle bu bilinç daha da arttı. Daha önce dardı, bireyseldi. Ancak özgürlük hareketiyle birlikte kitleselleşti. Birçok kurum oluştu. Bu kutsal bir girişim. Ancak şimdi baktığımızda bu maalesef yetmiyor. Mücadele (dil noktasında) biraz gevşemiş. Bazı politikalar ve projeler de var. Ancak çok gönüllü yürütülmüyor gibi” şeklinde konuştu.

“DİLİ PROPAGANDA ARACI HALİNE GETİRİYORUZ”

Dil çalışmalarının kampanyalar ya da belirli günlerle sınırlandırılmaması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, “Bu alan sadece propaganda alanı değildir. Biz birçok kez bu alanı sadece propagandanın aracı haline getiriyoruz. Yaptık, yapacağız… sonra da sırtımızı dönüyoruz. Kurumlar da siyaset de…. Bu yetmiyor. Dönemsel bir konu olarak değil, esas konu olarak üzerinde durmalıyız. Birçok dil derneği çok samimi çalışmalar yürütüyor, ancak bazı kurum ve kuruluşlar da seminer gibi çalışmalar yaptıktan sonra sırtlarını çeviriyorlar. Sürekli bir konu olarak görülmeli” dedi.

“PAZARDA YÜZDE 20 KÜRTÇE KONUŞULUYOR”

Kürtçenin giderek pazar dili olmaktan da çıktığını dile getiren Eroğlu, “Bu önemli bir konu. Çünkü pazar, ekonomiyle bağlantılı. Ekonomi de her millet için esas bir konu. Ekonomi olmazsa hiçbir şeyin altyapısı da kalmaz. Kürtçenin pazarda da artık daraldığını söyleyebiliriz. 20 yıl öncesine kadar halk pazarlarında yüzde 80 Kürtçe konuşulurdu, şimdi yüzde 80 Türkçe konuşuluyor. Kürtçe ise yüzde 20 konuşuluyor” diye konuştu.

YEREL YÖNETİMLERE DÜŞEN SORUMLULUK

Bu noktada yerel yönetimlere sorumluluk düştüğünü kaydeden Eroğlu, “Pazar insanın boğazıdır. İnsanın nefes aldığı (beslendiği) yerdir. Bu noktada yerel yönetimlere büyük sorumluluk düşüyor. Yerel yönetimler bu işe öncülük edebilir. Örneğin çeşitli yarışmalar düzenleyebilir, ödüller dağıtabilir… Kürtçenin pazarını oluşturabilir. Bir komite, komisyon ya da ortak bir çatı oluşturulabilir. Bu çatı sadece bu işle ilgilenir, buna dair plan ve proje üretir. Evet, bizim için esas olan Kürtçenin statüsüdür. Kürtçenin eğitim dili olmasıdır. Bunun için mücadele verilmeli. Statüsüz olmaz. Ancak statüden sonra bu çalışmalar gelir. Siyasetin buna ağırlık vermesi gerekir. Yanı sıra kurumlarda da konuşma dili artık Türkçe olmuş. Örnek vereyim; Kürtçe bir tiyatro oyunu sonrası arkadaşlarımız Türkçe ‘Bir sigara versene’ diyor. Yani Türkçe konuşuyor. Sahneden hemen sonra dil Türkçeye dönüyor. Kürtçe artık resmi bir dile dönüşmüş durumda. Siyasette de öyle” ifadelerini kullandı.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Eroğlu, asimilasyon ve otoasimilasyona karşı kimi önlemlerin alınması gerektiğinin altını çizde. Eroğlu, şunları söyledi:

“Gerçek neyse ona göre hareket etmeliyiz. Duygusallığı bir kenara bırakmalıyız. Birçok şey elimizden kayıp gitmiş. Ancak örgütlü bir şekilde birçok şeyin önünü de alabiliriz. Dilin eğitim dili olması için ve statü sahibi olması için görkemli bir direniş verilmeli. Hem toplum hem siyaset hem de diğer alanlar (dil, kültür, sanat…). Herkes birlikte mücadele vermeli. Var olan mücadele büyütülmeli.

Yerel yönetimler kendi içinde dile dair ortak bir merkez kurmalı. Bu merkez politikaları belirlemeli, planlamalar çıkarmalı. Bazı girişimler ve çabalar var ancak bunları bir araya getirmek gerekiyor. Çünkü belediyeler kentlerde. Dilin en çok eridiği yer de kentler.

DİLİ SEVDİRTMELİYİZ

Aileler teşvik edilmeli. Esas olarak da dili sevmeli ve sevdirtmeliyiz. 20 yıl öncesine kadar evlerde Kürtçe konuşan gençlerin oranı yüzde 20’ydi. Şimdi belki daha da düşmüştür. Bu nedenle çocuklara odaklanmamız gerekiyor. Çünkü çocuklar bizim geleceğimiz. Devlet en çok kadın ve çocukları asimile etmek için çabalıyor. Biz de bu konu üzerinde durmalıyız.

Kürt basını da tüm bu noktalarda olumlu bir rol oynamalı. Türkçe mantıkla çeviri yapmamalı.”

YAŞAR EROĞLU KİMDİR

Eroğlu, 1960’da Agirî’nin Qazî köyünde dünyaya geldi. Gençlik yıllarında siyasi faaliyetlerde yer almaya başladı. 1981’de tutuklandı ve idam cezasına çarptırıldı. 21 yıllık tutsaklığın ardından tahliye edildi. Daha sonra dil, kültür ve edebiyat çalışmalarında yer aldı. İstanbul Kürt Enstitüsü’nde yöneticilik, Zend Dergisi’nde editörlük yaptı. Birçok Kürtçe kitap ve sözlüğün editöryasında yer aldı. 2007’de Azadiya Welat gazetesinde hem editörlük hem de yazarlık yaptı. 2016’a Agirî Belediyesi’nin Sema Kültür Merkezi’nde kültür ve dil çalışmaları yürüttü. 2022’de Amed Kürt Enstitüsü’nde, daha sonra Yeni Özgür Politika ve Xwebûn’da yazarlık yaptı.

Yazıları birçok site, gazete ve dergide yayımlandı.

Kaleme aldığı kitapları şöyle:

– Nahêlin Em Bigihîjine Bihara Xwe/Hikaye

– Qewdek Sosretî/Mizah

– Hêvî/ Hikaye

– Çerxa Xedar/Roman

– Dayik/Roman

– Berbang 1/Roman

– Kula Faykeyê Spî/Hikaye

Azad Altay / MA

Previous Post

Toprak: Yurttaşlar, yeterli ve sağlıklı gıdaya ulaşamıyor

Next Post

KURDÎGEH Eşbaşkanı Kertiş: Kürtçe Anayasayla korunmalı

İlgili Haberler

Kazım Koyuncu’nun hayatı film oluyor
Kültür

Kazım Koyuncu’nun hayatı film oluyor

20 Temmuz 2026
Yönetmen Gül Göker: Barış ile güzellikleri anlatma fırsatı bulacağız
Kültür

Yönetmen Gül Göker: Barış ile güzellikleri anlatma fırsatı bulacağız

12 Haziran 2026
Kürtçe Çalıştayı tamamlandı: Kürtçe’ye statü için mücadele vurgusu
Kültür

Kürtçe Çalıştayı tamamlandı: Kürtçe’ye statü için mücadele vurgusu

7 Haziran 2026
“Moskova’da Yaz” festivali 30 Mayıs’ta başlıyor
Kültür

“Moskova’da Yaz” festivali 30 Mayıs’ta başlıyor

29 Mayıs 2026
Haymana’da Hıdırellez kutlandı
Kültür

Haymana’da Hıdırellez kutlandı

29 Mayıs 2026
Bismil’de Rojda’nın konserine yoğun ilgi
Kültür

Bismil’de Rojda’nın konserine yoğun ilgi

17 Mayıs 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Çerçeve Yasa Mücadelenin Çerçevesi Değildir
Politika'dan Yorum

Çerçeve Yasa Mücadelenin Çerçevesi Değildir

Politika Haber
9 Ağustos 2026
Politika'dan Söyleşi
Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor
Politika'dan Söyleşi

Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor

Politika Haber
12 Ağustos 2026

EN SON HABERLER

İsveç, Fransa’dan dört fırkateyn almak için siparişi imzaladı

İsveç, Fransa’dan dört fırkateyn almak için siparişi imzaladı

31 Ağustos 2026
Girne’de alabora olan gemide hayatını kaybedenlerin ve arananların isimleri açıklandı

Girne’de alabora olan gemide hayatını kaybedenlerin ve arananların isimleri açıklandı

31 Ağustos 2026
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Ebola vakaları 6 bini aştı

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde Ebola vakaları 6 bini aştı

31 Ağustos 2026

İsviçre’deki silahlı saldırıyla ilgili bir kişi gözaltına alındı

31 Ağustos 2026
İtalya ve İspanya arasında sınır krizi tırmanıyor: Karşılıklı 15 gün uzatma

İtalya ve İspanya arasında sınır krizi tırmanıyor: Karşılıklı 15 gün uzatma

31 Ağustos 2026
Bahçeli’den Leyla Zana’ya başsağlığı

Bahçeli’den Leyla Zana’ya başsağlığı

31 Ağustos 2026
Pezeşkiyan: ABD ile sorunu diyalog yoluyla çözmeye çalışıyoruz

Pezeşkiyan: ABD ile sorunu diyalog yoluyla çözmeye çalışıyoruz

31 Ağustos 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!