Künye   Hakkımızda
25 Ağustos 2026, Salı
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü: Devlet hukuku içselleştirmeli

“Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü”nü mücadeleyle karşıladıklarını belirten Nazım Babaoğlu’nun ağabeyi Cemal Babaoğlu, karanlıkta kalan olayların aydınlatılması, devletin hukuku içselleştirmesi taleplerinin karşılık bulmadığını söyledi.

30 Ağustos 2024
Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü: Devlet hukuku içselleştirmeli
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Birleşmiş Milletler (BM) 2011 yılında 30 Ağustos’u “Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü” olarak kabul etti. Dünyanın dört bir yanında siyasi kimlikleri sebebiyle kaybettirilen ve birçoğunun cenazesi dahi bulunmayan kayıpların yakınları ise, aralıksız yakınlarının akıbetini soruyor.

Türkiye ve Kürdistan’da 1980 ve 1990’lı yıllarda Kürtler başta olmak üzere sosyalist ve demokratlara yönelik gerçekleştirilen “fail meçhul” cinayetler ve gözaltında kaybetme politikası uygulandı. Hafıza Merkezi’nin ulaştığı ve zorla kaybettirildiğini doğruladığı 500 kaybın 28’inin (en küçüğü 3 yaşında olmak üzere) 18 yaşının altında olduğu, bu kayıplardan 482’sinin erkek 18’inin ise kadın olduğu tespit edilirken, kayıplardan 282’sinin hala bedenine ulaşılamadığı kaydedildi. Direkt devlet güçleri ya da devlet tarafından yıllarca kabul edilmeyen JİTEM tarafından gerçekleştirilen bu saldırılara dair cezasızlık politikası etkin oldu.

İLK YARGILAMALAR

Meclis araştırması sonucu 1999 yılında hazırlanan Susurluk raporundan sonra JİTEM ile ilgili ilk iddianame kabul edildi. Ancak günümüze kadar süren davaların çoğu ya zaman aşımı ya beraat ya da seçilen birkaç ismin birkaç yıl hapis cezası almasıyla sonuçlandı. Cezasızlık politikalarının yanı sıra kayıp yakınları, gittikleri mahkemelerde pek çok kez başka hak ihlallerine ve hukuksuzluklara maruz kaldı. Ancak ailelerin hiçbiri mücadeleden vazgeçmedi. Bu mücadelenin en bilinen sembolleri Cumartesi Anneleri ilk eylemlerine 27 Mayıs 1995 tarihinde Cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda başladı. Kayıp yakınlarının mücadelesi daha sonra birçok kente yayıldı.

NAZIM BABAOĞLU

Hala zorla kaybettirilen yakınlarından izler aramaya devam edenler arasında 12 Mart 1994’te kendisine gelen “acil haber var” telefonuyla gittiği Riha’nın Sewreg (Siverek) ilçesinden bir daha dönemeyen Özgür Gündem gazetesi muhabiri Nazım Babaoğlu’nun ailesi de yer alıyor. Gazeteci Babaoğlu’nun kaybedilmesinin ardından ailesi ve Özgür Gündem gazetesinde birlikte çalıştığı meslektaşları, yıllarca hukuksal mücadele verdi. Bu süreçte ailesi ve meslektaşları, yürütülmeyen soruşturma sebebiyle olayın tanıklarına dahi kendi imkanlarıyla ulaştı. Ancak yargılama, kayıtlara geçen beyanlar ve delillere rağmen ailenin suç duyurusunda bulunduğu Urfa Savcılığı tarafından “delil yetersizliği” gerekçesiyle başlatılmadı.

Aile, 10 yıl süren soruşturma sürecinin ardından verilen kararı Danıştay’a taşıdı. Burada da 10 yıl bekletilen karar, 2018 yılında Danıştay’ın olumsuz kararıyla son buldu. Aile aynı yıl “yaşam hakkı ihlali” kapsamında Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuruda bulundu. Ancak AYM de yapılan başvuruyu, soruşturmanın devam etmesi ve başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle “kabul edilemez” buldu. Aileye tebliğ edilen AYM’nin gerekçeli kararında, aile bireyleri hakkında “Dönem dönem terör örgütü üyesi veya propagandasından sabıka kayıtları olduğu ve mahkemelerde yargılandığı”, bunun yanı sıra nüfus kayıtlarında inceleme yapıldığı ve “Nazım’ın hala yaşıyor olduğu” beyanları yer aldı.

KAYIP NAZIM HAKKINDA SORUŞTURMA

Son olarak aile avukatlarının yaptıkları UYAP sorgulamalarında, Nazım Babaoğlu’na ilişkin yürütülen soruşturma dosyasının esas numarasının 2015 yılında değiştirildiği ve Babaoğlu’nun “maktul” olarak gösterildiği dosyaya aranan bir şüphelinin eklendiği, 2021 yılında ise gazeteci Babaoğlu hakkında “örgüt üyeliği” iddiasıyla soruşturma başlatıldığı ortaya çıktı. Her iki soruşturma dosyası için alınan kısıtlılık kararı nedeniyle avukatlar ve aile, dosyanın ayrıntılarına ilişkin bilgi edinemedi.

Nazım’ın kaybedilmesinden günümüze kadar pek çok hukuksuzlukla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden ağabeyi Cemal Babaoğlu, 1990’lı yıllarda JİTEM, Hizbullah gibi yapılanmalar eliyle gerçekleşen kaçırma ve katletme politikasına dikkati çekti.

Babaoğlu, “Diyorlardı ki işte ‘Hizbullah yapıyor, JİTEM yapıyor’ ya da TİT yani Türk İntikam Tugayı dedikleri oluşumların bu cinayetleri işlediklerini söylüyorlardı. Bunlardan İçişleri Bakanlığı’nın ve Genel Kurmay Bakanlığı’nın haberinin olmadığı iddia edildi ama sonra ki itiraflarda görüldü ki bunlar devletin memuruydular. Hatta maaş bordroları vardı” dedi.

NAZIM’IN KAYBEDİLME SÜRECİ

1990’larda insan kaybetmelerin sıradanlaştırılmaya çalışıldığını belirten Babaoğlu, özellikle “ana akım” medyanın bu tür olaylardan hiçbir şekilde bahsetmediğini ifade etti. Babaoğlu, Nazım’ın kaybedilmesi ardından kendilerinin de bu gerçeklikle tanıştıklarını dile getirerek, şunları belirtti: “Nazım Gündem gazetesinde muhabirken Siverek’e gitti ve bir daha kendisinden haber alamadık. Gerek valilik, gerek Siverek Kaymakamlığı hem yazılı hem sözlü beyanlarında kimseyi gözaltına almadıklarını söylediler. Görgü tanıklarına rağmen savcılık hiçbir şekilde harekete geçmedi. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller, İçişleri Bakanı da Mehmet Ağar’dı. Bunlar da hep ‘terör bitecek’ maskesiyle Kürt halkı üzerinde terör estirdiler. Yani daha sonra anlaşıldı ki Çiller hükümeti, bir terör hükümetiydi. O dönem evladını, eşini, kardeşini kaybeden soluğu adliyede alıyordu. Sonra vali ile görüşülürdü. Bunların hiçbirinden ses çıkmayınca aileler İHD’ye başvurmaya başladı. Orada tutanaklar tutuldu, görgü tanıklarının hepsi kayıt altına alınmaya başlandı. Sonra aileler ‘Kayıplar bulunsun failler yargılansın’ diyerek eylemlere başladı.”

YÜZLEŞME ÇAĞRISI

Kayıplarla yüzleşmeme gerçeğinin eski iktidarlar gibi AKP tarafından da sürdürüldüğüne işaret eden Babaoğlu, iktidarın Cumartesi Anneleri başta olmak üzere kayıp yakınlarına yönelik engellemeleri hatırlattı. Kayıp ailelerinin çoğunun cenazelerine dahi kavuşamadıklarını ve bu ailelerden biri olduklarını belirten Babaoğlu, bu 30 Ağustos’ta gidecekleri bir mezarlarının olmadığını belirtti.

Annesinin “Madem öldürdünüz bari cenazemi verin, hiç olmazsa üzerinde dua edecek bir mezarımız olsun” dediğini söyleyen Babaoğlu, yıllarca İHD ile birlikte hukuk mücadelesi verdiklerini belirterek, “Bu toplumsal bir mücadeleydi. Karanlıkta kalan olayların aydınlatılması, devletin hukuku içselleştirmesi, evrensel yasalara yönelmesi gibi taleplerimiz oldu. Bu taleplere karşılık devlet hep ‘biz terörle mücadele ediyoruz’ cevabı verdi. Bu yüzyıllık ırkçı ve tekçi anlayışının, bu ülkeye neler kaybettirdiğinin muhasebesini yapmaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Ceylan Şahinli / MA

Previous Post

DEM Parti Eylül’de ‘Örgütlenme seferberliği’ başlatıyor

Next Post

Dilruba Kayserilioğlu tahliye edildi

İlgili Haberler

Iraklı yetkililerden İran’da bir dizi ziyaret
Gündem

Iraklı yetkililerden İran’da bir dizi ziyaret

25 Ağustos 2026
Ermenistan eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan gözaltına alındı
Gündem

Ermenistan eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan gözaltına alındı

25 Ağustos 2026
AİHM Büyük Dairesi’ndan Kavala kararı: Derhal bırakın
Gündem

AİHM Büyük Dairesi’ndan Kavala kararı: Derhal bırakın

25 Ağustos 2026
Endonezya’daki Anak Krakatau yanardağında peş peşe patlamalar
Gündem

Endonezya’daki Anak Krakatau yanardağında peş peşe patlamalar

25 Ağustos 2026
JD Vance’ten Kanada’ya ticaret mesajı: ‘İstediğimiz tek şey adalet’
Gündem

JD Vance’ten Kanada’ya ticaret mesajı: ‘İstediğimiz tek şey adalet’

25 Ağustos 2026
Avrupa’da sıcak hava dalgaları 35 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu
Gündem

Avrupa’da sıcak hava dalgaları 35 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu

25 Ağustos 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Çerçeve Yasa Mücadelenin Çerçevesi Değildir
Politika'dan Yorum

Çerçeve Yasa Mücadelenin Çerçevesi Değildir

Politika Haber
9 Ağustos 2026
Politika'dan Söyleşi
Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor
Politika'dan Söyleşi

Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor

Politika Haber
12 Ağustos 2026

EN SON HABERLER

Iraklı yetkililerden İran’da bir dizi ziyaret

Iraklı yetkililerden İran’da bir dizi ziyaret

25 Ağustos 2026
Ermenistan eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan gözaltına alındı

Ermenistan eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan gözaltına alındı

25 Ağustos 2026
AİHM Büyük Dairesi’ndan Kavala kararı: Derhal bırakın

AİHM Büyük Dairesi’ndan Kavala kararı: Derhal bırakın

25 Ağustos 2026
Endonezya’daki Anak Krakatau yanardağında peş peşe patlamalar

Endonezya’daki Anak Krakatau yanardağında peş peşe patlamalar

25 Ağustos 2026
JD Vance’ten Kanada’ya ticaret mesajı: ‘İstediğimiz tek şey adalet’

JD Vance’ten Kanada’ya ticaret mesajı: ‘İstediğimiz tek şey adalet’

25 Ağustos 2026
Avrupa’da sıcak hava dalgaları 35 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu

Avrupa’da sıcak hava dalgaları 35 binden fazla kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu

25 Ağustos 2026
Kütahya’da bir kadını katletme girişimi

Kütahya’da bir kadını katletme girişimi

25 Ağustos 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!