Künye   Hakkımızda
7 Eylül 2026, Pazartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Tuncel: Türkiye’nin savaş ve çözümsüzlük politikasının merkez üssü İmralı’dır

DEM Parti ve TJA'nın düzenlediği söyleşide konuşan Sebahat Tuncel, İmralı'da özel bir rejimin uygulandığını belirterek, "Türkiye'nin savaş ve çözümsüzlük politikasının merkez üssü İmralı Cezaevi’dir" dedi.

17 Ağustos 2024
Tuncel: Türkiye’nin savaş ve çözümsüzlük politikasının merkez üssü İmralı’dır
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) Parti İzmir Kadın Meclisi ve Özgür Kadın Hareketi (TJA), siyasetçi Sebahat Tuncel ve Dersim Milletvekili Ayten Kordu’nun katılımıyla “Tecride karşı özgürlük mücadelesinin, irade gaspına karşı yeniden inşanın öncüsüyüz” şiarıyla söyleşi düzenledi.

Jîn Art Sanat Evi’nin konferans salonunda düzenlenen söyleşiye, çok sayıda kadın dinleyici olarak katıldı. Söyleşi özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kadınların anısına yapılan saygı duruşu ile başladı.

İlk olarak konuşan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dikkat çekerek, buna karşı mücadelenin sürdüğünü söyledi. Kendilerine güç veren ve büyütenin PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın paradigması ve kadın kurtuluş ideolojisi olduğunu söyleyen Kordu, “Bütün antidemokratik uygulamalar tecrit ile başladı. İmralı’dan başlayan tecrit, tüm toplumsal kesimlere uygulanarak devam ediyor. İnkar ve imha sürecinin ilerleyemeyeceğini söylüyoruz. İkinci yüzyılda tecrit politikası kaldırılmalı, kaldırılmadığı sürece Türkiye’nin demokratikleşmesi mümkün olmayacaktır. Tecrit duvarlarını mutlaka yıkmamız gerekiyor. Tecridin kaldırılmasıyla ekolojik kadın özgürlükçü bir felsefeyi inşa edebiliriz. Mücadelenin öncü gücüyüz. Temel öncü rolü ve misyonumuzu oynayarak, mücadeleye katılmalıyız. Örgütlülüğü büyütmeliyiz” dedi.

Daha sonra konuşan Sabahat Tuncel, 2015’ten bugüne sistematik bir devlet şiddeti ile karşı karşıya olduklarını belirterek, “İçeride, dışarıda, sokakta, her yerde bir korku rejimi yaratıp, Türkiye’yi bir mafya düzenine dönüştürdüler. Bunun yarattığı siyasi, ekonomik ve sosyal koşullar var. Bu süreçte devlet istediği sonucu elde edemedi. Kürtlere karşı soykırım planını ortaya koyan devlet, sonuç elde edemedi. Gözaltı ve tutuklamalarla zayıflatsa da bunu başaramadı. Cezaevinden çıktık, yine buradayız ve mücadele ediyoruz” diye belirtti.

“ABDULLAH ÖCALAN ÖZGÜR OLMADAN, ÖZGÜR OLAMAYIZ”

Tahliye olduklarını ancak hala özgür olmadıklarını söyleyen Tuncel, “Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan İmralı Cezaevi’nde olduğu sürece özgür olmayacağız. Bu sistemi yıkmadığımız sürece Türkiye’de demokrasi, barış mümkün değil. Çünkü Türkiye’nin savaş ve çözümsüzlük politikasının merkez üssü İmralı Ada Cezaevi’dir. 2013-2015 sürecinde devlet bir yandan İmralı’da müzakere yürütürken, bir yandan da Kürtlere karşı bir soykırım planı yaptı. Bu gizli planlar başka bir ülkede ortaya çıksa yer yerinden oynardı. Kürtlere karşı uygulanan gizli planların altında Türkleştirme var. Türkiye ciddi bir rejimi yaşıyor. Sistemin krizine ne yazık ki sol sosyalistler çözüm olamadı. Sistem kendisini kriz üzerinden yeniden organize ediyor” ifadelerini kullandı.

“İMRALI DA ÖZEL REJİM UYGULANIYOR”

Tuncel, İmralı’da özel bir rejimin uygulandığını ifade ederek, “Bu rejim artık tüm cezaevlerine yayılmış durumda. Cezaevlerindeki tecrit öyle bir duruma geldi ki tutsaklar nefes dahi alamıyor. İmralı tecridi o yüzden sadece Kürtlerin meselesi değil. İnsan hakları savunucularının, Türkiye’de demokrasi ve barış isteyen herkesin meselesi. Barış, kardeşlik ve birlikte yaşam istiyorsak, Türkler, Kürtlerin hakkını daha fazla savunmalı. Bunu beceremediğimiz için AKP baskı politikasını yaygınlaştırdı” diye ekledi.

“KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEYEN KRİZ YAŞIYOR”

Türkiye’nin 100 yıl önceki kuruluş ilkelerinden saptığını aktaran Tuncel, “Cumhuriyet kurulurken Kürtlerle birlikte kurdular. Ama ilk inkar ettikleri yine Kürtler oldu. Kürtleri yok edemedikleri için her 10 yılda bir krize giren ve darbeler olan bir sistem yaşandı. En son yaşanan 15 Temmuz darbe süreci de Kürt sorununu sürekli çatışma zemininde tutma, inkar ve asimilasyon politikasıyla alakalıydı” dedi.

“BİR HALKIN VARLIĞINI YOK SAYMAK İNSANLIK SUÇUDUR”

Tüm saldırılara rağmen demokratik siyasette ısrar ettiklerini dile getiren Tuncel, “Devlet demokratik siyasetin yollarını kapatmak istiyor. Bu yol kapatılırsa şiddete yol açılır. Kürtler şiddet istemiyor, devlet şiddet istiyor. Kürtler ‘demokrasi, barış, özgürlük’ dedikçe, devlet ‘Sen teröristsin, bunları talep edemezsin’ diyor. Asıl terörizm Kürtlerin dil, kimlik ve kültür haklarının gasp edilmesidir. Dünyanın neresinde olursa olsun, bir insanın varlığını yok saymak en büyük insanlık suçudur. Nasıl diğer milletlerin hakları varsa Kürtlerin de hakkı var. Asıl meselemiz bu. Buna itiraz ettiğimiz için baskı rejimi ile karşı karşıya kalıyoruz” ifadelerini kullandı.

“POLİTİKASI OLMAYAN ŞİDDETE BAŞVURUR”

21’inci yüzyılda Kürt halkının halaylarının engellendiğini dile getiren Tuncel, “Bugün yaşananların 1990’lardan ne farkı var. 90’larda kaba şiddet vardı, şimdi psikolojik. Bu baskılara karşı itiraz etmek, direnmek önemlidir” diye kaydetti.

Tuncel, dün Meclis’te AKP’lilerin saldırılarına işaret ederek, şunları söyledi: “AKP yolun sonuna geldi. Elinde kalan tek şey baskı ve zor. Sözü, politikası olmayan şiddete başvurur. Türkiye’de hiç bir yer güvende değiliz. AKP toplumsal bir çürümeyi inşa etti. AKP’nin yarattığı şiddet ve baskı politikalarına karşı birlikte direneceğiz, mücadele edeceğiz.”

“ÖRGÜTLENİP, SİYASETİMİZİ TOPLUMSALLAŞTIRMALIYIZ”

Tüm bu yaşananlara karşı toplumsal barışı inşa etmenin temel sorumluluk olduğunu ifade eden Tuncel, “Barışı talep etmiyoruz. Toplumla birlikte yeni yaşamı inşa edeceğimizi söylüyoruz. Örgütlü kadınlar olarak önce kendimizi özgürleştireceğiz, sonra da toplumu özgürleştireceğiz. Evet bunun sonucunda korku, baskı tutuklama vardır. Ama nihayetinde onurlu bir yaşam da vardır. Onurlu yaşam için kendimizi özgürleştirmeliyiz. Onurlu bir yaşamı seçenler olarak, örgütlenerek kendimizi var edebilmeliyiz. Yeterince bedel ödedik. Yeni yaşamı var etmeliyiz. Yeni bir dönemi başlatmak zorundayız. Buradan çıkışın yolu örgütlü mücadeleyi yükseltmektir. Kendi siyasetimizi toplumsallaştırmaktır” diye konuştu.

Söyleşi soru-cevap bölümünün ardından “Jin jiyan azadî” sloganlarıyla son buldu.

MA

Previous Post

Çiftçilerden eylem: Ürünlerini yola döktüler

Next Post

Kürt dil kurumları hamle başlattı: Her alanda mücadele

İlgili Haberler

Davutoğlu Erdoğan’a hakaret iddiasıyla adliyede
Gündem

Davutoğlu Erdoğan’a hakaret iddiasıyla adliyede

7 Eylül 2026
ODTÜ öğrencilerinden ABB’ye ‘rant yolu’ tepkisi
Gündem

ODTÜ öğrencilerinden ABB’ye ‘rant yolu’ tepkisi

7 Eylül 2026
Muğla Menteşe’deki yangın Ula’ya sıçradı
Gündem

Muğla Menteşe’deki yangın Ula’ya sıçradı

7 Eylül 2026
Faşiste değil, onu yaratana bakmak
Gündem

Faşiste değil, onu yaratana bakmak

7 Eylül 2026
Rusya’dan Almanya’ya Goethe Enstitüsü misillemesi
Gündem

Rusya’dan Almanya’ya Goethe Enstitüsü misillemesi

7 Eylül 2026
Tekirdağ’da Kürt dil derneğine silahlı saldırı
Gündem

Tekirdağ’da Kürt dil derneğine silahlı saldırı

7 Eylül 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Çerçeve Yasa Mücadelenin Çerçevesi Değildir
Politika'dan Yorum

Çerçeve Yasa Mücadelenin Çerçevesi Değildir

Politika Haber
9 Ağustos 2026
Politika'dan Söyleşi
Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor
Politika'dan Söyleşi

Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor

Politika Haber
12 Ağustos 2026

EN SON HABERLER

Davutoğlu Erdoğan’a hakaret iddiasıyla adliyede

Davutoğlu Erdoğan’a hakaret iddiasıyla adliyede

7 Eylül 2026
ODTÜ öğrencilerinden ABB’ye ‘rant yolu’ tepkisi

ODTÜ öğrencilerinden ABB’ye ‘rant yolu’ tepkisi

7 Eylül 2026
Muğla Menteşe’deki yangın Ula’ya sıçradı

Muğla Menteşe’deki yangın Ula’ya sıçradı

7 Eylül 2026
Faşiste değil, onu yaratana bakmak

Faşiste değil, onu yaratana bakmak

7 Eylül 2026
Rusya’dan Almanya’ya Goethe Enstitüsü misillemesi

Rusya’dan Almanya’ya Goethe Enstitüsü misillemesi

7 Eylül 2026
Tekirdağ’da Kürt dil derneğine silahlı saldırı

Tekirdağ’da Kürt dil derneğine silahlı saldırı

7 Eylül 2026
Nubar Terziyan’ın gözünden 6-7 Eylül

Nubar Terziyan’ın gözünden 6-7 Eylül

7 Eylül 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!