Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Halk TV’de katıldığı Gündem Özel programında Bilge Yurtdagülen ve Bahadır Özgür’ün sorularıyla çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tülay Hatimoğulları yeni dönemin eski siyasi kalıplarla kurulmayacağını vurguladı.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci boyunca cenaze gelmediğini ve bunun devam etmesini istediklerini dile getiren Tülay Hatimoğulları, “Süreç boyunca hiçbir cenaze olmadı. Bunun devam etmesini istiyoruz. Çatışmanın tamamen bitmesini istiyoruz. Sürecin daha başındayız. Türkiye’de siyasetin bazı ezberleri var. Onları geride bırakmış değiliz. Biz ‘Evet’ dediğimizde aynı parti olmadık. Ret oy verenler de bunları düşünmeli. Kürt sorununun hukuki, iktisadi alanında çözüp siyasi ve hukuki bir alana taşımak istiyoruz. Yasaya dair eleştirilerimiz var. İlk çözüm sürecinde akil insanlar heyetleri vardı. Biz yerellerde esnaflardan insan hakları derneklerine herkes ile tartıştık. MHP halk toplantıları yaptı. Kendi tabanına anlatmaya çalıştı. Ama AKP bunu yapmadı. Herkes barış istiyor kimsenin kuşkusu olmaz. Bu savaşın bu ülkeye neler kaybettirdiğini biliyoruz. Türkiye bölgede hem dostluk konusunda hem barış konusunda daha aktif olamaz mıydı? Birçok açılımında elinde bu mesele kaldı. Ticari, kültürel, diplomatik ilişkilerle düşünün. 3 trilyon dolar bu çatışmalara harcandı. Emekliye, işçiye, çiftçiye harcanabilirdi” dedi.
‘TOPLUMSAL DİNAMİKLER CESUR DAVRANMALI’
“Yeni Parti’nin içindeki ret oylarının bir kısmı bazı iktidara güvensizliklerden de olabilir. Bazıları da 100 yıllık zihniyeti devam ettirdikleri için de oy vermediler” diye Tülay Hatimoğulları, “Tamamından oy beklerdik ancak buradan bazı tartışmaları derinleştirmek de istemem. Süreç yeni başladı. Şayet her şey yolunda giderse bütün toplumsal dinamiklerin cesur davranması ve ezberlerini bozması gerekiyor. Bugün bir yandan iktidarla süreç devam ederken muhalefet ile gösterdiğimiz ortak çaba bir ezber bozmak değil midir? Yeni Parti’nin yaşadığı mağduriyeti biz her yerde dile getirdik. Sayın Ekrem İmamoğlu ile başlayan operasyonlar, hepsi üst üste geldi. Farkındayız. Bu mağduriyet için bile evet oyu verilmeliydi. Bu yasa AKP’nin değil. 100 yıllık ezberlerle yeni bir dönem kurulamaz. Sayın Özgür Özel’in desteğini biliyoruz. Hem kendisi hem 35 milletvekili oyunu kullandı. Teşekkürlerimizi sunuyorum” diye konuştu.
Yasanın Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ı kapsadığını vurgulayan Tülay Hatimoğulları, “Süreç tuzakları olur mu? Seçim hesabı için mi yapılıyor? Olabilir. Biz barış sürecinin herhangi bir siyasi partinin, biz dahil, dar talebi olarak ele almıyoruz. Yorganı sürekli kendine çekmeye çalışan er ya da geç başarısız olur. Bu yasayı hakkaniyete uygulamak gerekiyor. Handikapları var. Meclis’te siyasi bir komisyon olacak. Diğeri devletin güvenlik bürokrasisinden oluşacak. Bu kurulun süreci takibi ve teyidi yapabilmek amacıyla oluşacak. Her şey bu kurula bağlı. En büyük handikap. Güvence verdikçe güven oluşur, güven oluştukça güvenceler verilir. Usta bir duvar ustasının tuğlaları dizmesi gerekir” ifadelerinde bulundu.
Yürütülen sürecin bir seçim anlaşması olmadığının altını çizen Tülay Hatimoğulları, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Seçimde bir koza dönüştürülür mü? Bu toplumsal bir kaygı. Bu bir seçim anlaşması değildir. Bu Kürt sorununun barışçıl yöntemle çözülmesi sürecidir. Bu bir demokrasi meselesidir. Eşit yurttaşlık hakkı ve hukuku ile çözülür. İtirafçılık dayatan bir yasa değil. Dün ret oyunu hararetle savunan vekiller ‘Silah bırakıp Meclis’e gelmek istiyorlar’ dediler. Bunun nesi kötü? Silah bırakması iyi değil mi?”
KAYGILARLA YAŞAMAYALIM
Türkiye bölünmez, halkların çok daha güçlü kenetlendiği bir dönemi zorluyoruz. 72 milletten 86 milyon vatandaşımız eşit yaşasın. Hepimiz asli yurttaşlarıyız. Ana dil bölmez, müsterih olalım. Türk kardeşlerim bu kaygılarla daha fazla yaşamayalım.”
ANAYASA TARTIŞMALARI
“Mevcut iktidar var olan Anayasa’yı da uygulamıyor. Kobane davasındaki bütün arkadaşlarımızın AYM kararı çerçevesinde bırakılmalı. AİHM kararını uygulamıyor. Figen Yüksekdağ’ın, Demirtaş’ın ve arkadaşlarımızın tutuklu olması yasadışı. Demokratik bir anayasa olmaz. Şahsa uygun anayasa olmaz. Demokratik anayasaya ihtiyaç vardır. Ama gökten zembille inmez. Yol temizliği yapılmalı. Gezi tutukluları gibi AYM’den faydalanması gerekir. Kayyum anayasaya aykırı. Cumhur İttifakının kabul ettiği ve anayasaya aykırı bir yasa. Seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldırır. Bu atmosferde yeni bir anayasa fiilen imkansız.”
MA


















