Künye   Hakkımızda
8 Kasım 2026, Pazar
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Tarihçi Ulugana: Çözüm Lozan’ı lağvetmek değil, demokratik bir anayasanın teşkilidir

Lozan Antlaşması tartışmalarını değerlendiren tarihçi Sedat Ulugana, "Kürt sorununu çözecek olan Lozan’ın lağvedilmesi değildir. Çözüm demokratik ve çoğulcu bir anayasanın teşkilidir" dedi.

23 Mayıs 2025
Tarihçi Ulugana: Çözüm Lozan’ı lağvetmek değil, demokratik bir anayasanın teşkilidir
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” sonrası PKK 12’nci Kongresi’ni gerçekleştirdi. Fesih kararı alan PKK, yaptığı açıklamada, “PKK, kaynağını Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasası’ndan alan Kürt inkâr ve imha siyasetine karşı halkımızın özgürlük hareketi olarak tarih sahnesine çıktı” ifadelerini kullandı. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülmesine süregelen karşıtlıklarıyla bilinen ulusalcı ve milliyetçi kimi kesimler, bu söylemler üzerinden yürütülen süreci hedef aldı. Bu kesimin güncel siyasi propaganda olarak tartışmaya açtığı Lozan Antlaşması’nın tarihsel sürecini, Kürt sorununun çözümsüzlüğüne etkisini Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendiren tarihçi Sedat Ulugana, Kemalistlerin Lozan’ı Antlaşması’nı “Türkiye’nin tapusunun alındığı antlaşma” olarak okuduğunu söyledi.

Neo-Osmanlıcı kesimlerin ise “antlaşmayla Türkiye’nin kısıtlandığı” şeklinde yoruma sahip olduğunu belirten Ulugana, Lozan’da Türkiye için iki önemli husus olduğuna dikkati çeken Ulugana, “Birincisi kapitülasyonların kaldırılması. İkincisi ise daha önce Mustafa Kemal’in de çerçevesini çizmiş olduğu sınırlardan ödün verilmemesi. Ve bu sınırların içine Musul ve Halep vilayetleri, özellikle de Musul’u eğer mümkünse sınırlara dahil etmek. Türkiye heyeti, 20 kişiden oluşuyor. Heyetin baş müzakerecisi İsmet İnönü’dür” dedi.

Lozan’ın imzalanmasından önce Türkiye lehine bir konsensüs oluştuğunu vurgulayan Ulugana, “Lozan’dan önce 1921’de Fransızlarla bir Ankara Antlaşması imzalanmış. Daha sonra Mudanya Mütarekesi ile de İngilizlerle bir konsensüs oluşmuş. Bir konsensüs dahilinde Lozan’a gidildi. Lozan öyle bilindiği gibi sıfırdan başlayan diplomatik bir müzakere süreci değildir. Resmi tarihte anlattığı şekilde değildir. Orada Kürt’ün esamesi okunmadı. Lozan’da Fransızlar da İngilizler de bununla ilgilenmiyordu. Türk tarafında o dönem için güçlü argüman şuydu: ‘Biz burada Kürtler ve Türkler adına buradayız.’ Bunu İsmet Paşa’nın kendisi söylüyor. Böyle bir giriş konuşması var. Bu uluslararası konsensüs dahilinde Kürtler statüsüz bırakıldı. Tarihi önemi budur” ifadelerini kullandı.

LOZAN’IN TÜRKİYE İÇİN İKİ ÖNEMLİ KONUSU

Lozan’ın Türkiye için iki önemli konunun olduğunu söyleyen Ulugana, “Birincisi kapitülasyonların kaldırılmasıydı. Bunu Fransızlarla müzakere ettiler. Çünkü Fransızların Türkiye’de çok fazla yatırımı vardı. O dönem Osmanlı’nın bütün altyapısı Fransızların elindeydi. Tütün Rejisi idaresinden tutun, büyük şehirlerdeki elektrik şebekesi, tren yolları, tramvaylar, Osmanlı Bankası, Kredilyon İzmir Bankası gibi bankalar Fransız sermayesidir. Fransızların konsolosluklarının da ekonomik ve siyasi avantajları vardı. Fransızlar bunlardan vazgeçmek istemiyorlardı. Fransızlar Türkiye’ye ‘Bizim sermayemiz ne olacak? Osmanlı’nın bize çok fazla borcu var. Siz bu borcu ödemeyi taahhüt ediyor musunuz?’ diye sorar. Türk tarafı da bunu makul bir şekilde kabul eder. Osmanlı bölündükten sonra birden fazla devlet oluşmuştur. Bu devletler Fransa’nın borçlarını kendi aralarında bölüştürürler. Fransızlarla olan diğer bir husus Suriye sınırının çizilmesi meselesidir. İsmet Paşa bunun 1921’de Ankara Antlaşması’nda görüştüklerini söyler. Fransa’dan bir teminat ister. Fransa’da bunu kabul eder. Fransa başka bir şeye de çok itiraz etmez” diye konuştu.

LORD CURZON VE İNÖNÜ ARASINDA GEÇEN TARTIŞMA

Lozan Konferansı’na başkanlığını yapan kişinin İngiltere temsilcisi de olan Lord Curzon olduğunu hatırlatan Ulugana, “Kendisi kurt bir siyasetçidir. İsmet Paşa’yı en çok zorlayanlardan birisidir. Türkiye’nin İngilizlerle Irak sınırının çizilmesi meselesi vardır. Türk tarafının çok ilginç bir şekilde iddiası şudur: ‘Musul vilayeti bize aittir. Orada Kürt, Türkmen nüfusu fazladır. Onun için Musul vilayetinin Türkiye’ye katılmasını istiyoruz.’ İsmet İnönü orada Kürtlerin Turani bir halk olduğu söyler. Lord Curzon buna karşı çıkar ve Kürtlerin İranî bir halk olduğunu söyler. İsmet İnönü de ‘Kürtler Türklerle mi yoksa İngilizlerle mi yaşamak isterler’ şeklinde referandum önerisinde bulunur. Lord Curzon Kürtlerin bundan anlamayacağını ve referandum sandığının ne olduğunu bilmediklerini belirtir. İsmet Paşa da ‘Siz benim Kürt kardeşlerime bu şekilde hakaret edemezsiniz’ der. Dolayısıyla böyle ikiyüzlüce bir diyaloğun üretildiği bir süreç. Aslında Kürtler ne İngilizlerin ne de Türkiye heyetinin umurunda değildir. Ve nihayetinde Lozan Antlaşması imzalanır. Daha sonraki süreçte Musul’dan vazgeçilir ve Musul İngilizlere bırakılır. Bu şekilde Kürdistan’ın parçalanması da artık kesinleşir” şeklinde konuştu.

LOZAN’A KÜRTLERİN TEPKİSİ

Lozan’da Kürtlerin sorun ettiği şeyin Kürdistan’ın bölünmüş olması olduğunu vurgulayan Ulugana, Kuzey Kürdistanlıların, Güney Kürdistan’ın İngiltere’ye bırakılmasını istemediğini söyleyerek şöyle devam etti: “Meclis’te yer alan Kürt vekilleri Hasan Hayri Bey, Yusuf Ziya Bey Meclis konuşmalarında İsmet Paşa’yı topa tutarlar. Bunun ihanet olduğunu söylerler. O dönem Hasan Hayri Bey, Yusuf Ziya Bey, Hasan Sıddık Haydari gibi vekiller, o dönem için devletin Kürtlerin ve Türklerin devleti olacağına inanmışlar. Lozan’dan kısa bir dönem sonra 1924’te ki Cumhuriyet’in pratikleri 1925’e varmadan devletin Türklük üzerine inşa edilen bir devlet olduğu ve Kürt kimliğine dair inkâr siyasetinin yavaş yavaş belirginleştiğini görürler. Ondan sonra birinci Meclis lağvedilir. Yeni bir meclis kurulur. İlk mecliste yer alan ve ‘Kürdistan vekilleri’ dedikleri vekiller, o mecliste yer bulmazlar. Bir kısmı kendi köşesine çekilir bir kısmı da siyasi arayışlar içine girer. En büyük şey de ordunun içinde Kürt subayları gizli bir örgütlemeye gitmiş olmaları ki daha sonra biz bunu Azadi Komitesi olarak göreceğiz. Şark Ordusu’nda Albay olan Cibranlı Halit Bey var. İhsan Nuri Paşa, Vanlı Ahmet Rasim, Mardinli Celal Bey, Tevfik Bey gibi ordunun içindeki Kürt subayları örgütlenmeye giderler. İddiaya göre, askeri kalkışma 1924 Eylül’ünde yanlış anlaşılma üzerinden erkene çekilir. Askeri kalkışma yaşanır, ama başaramazlar. Birçoğu idam edilir, birçoğu da firar eder. Dolayısıyla Lozan’dan sonraki süreç bir tasfiye dönemidir.”

‘MESELE LOZAN DEĞİL DEMOKRATİK BİR ANAYASA’DIR’

Kürt halkını kısıtlayan şeyin Lozan’ın kendisi olmadığını vurgulayan Ulugana, şunları dile getirdi: “Kürtleri kısıtlayan devletin iç işleyişidir. Birincisi meclisin lağvedilmesidir. 1924’te yapılan anayasanın demokratik olmamasıdır. Yapılması gereken Lozan öncesi anayasadır. O da eksiktir. Kürt halkının bugün sorun ettiği Lozan’a giden Türk heyetinin Kürtlerin hakkını savunma beklentisidir. Bugüne de bakıldığında devletle, yani aynı süreci aslında yaşıyoruz. Hakikaten yine Ortadoğu özelinde işte bu kadar karman çorman bir siyasi ve askeri harita söz konusuyken Amerika, İsrail ya da başka herhangi Avrupalı bir devlet mi Kürt’ün hukukunu savunacak? Ki bu aynı zamanda halklar arasındaki çelişkiyi de daha da derinleştiren bir şey. Yoksa Türk devleti, cumhuriyeti beraber kurduğu Kürtlerle yeni demokratik bir anayasa hazırlayıp kardeşlik hukukunu yazıya döküp gerçek bir kardeşlik mi tesis edecek? Kürt sorununu çözecek olan Lozan’ın lağvedilmesi değildir. Kürt sorununu çözecek olan demokratik, çoğulcu bir anayasanın teşkilidir.”

MA / Melik Çelik

Previous Post

Altun’un cezaevi arkadaşı: Hiçbir koşulda taviz vermezdi

Next Post

Yayınevi sahibi ve çalışanına ‘kitap’ davası

İlgili Haberler

Ekim Devrimi’nin 109. yılında Sovyetlerin toplumsal mirası
Gündem

Ekim Devrimi’nin 109. yılında Sovyetlerin toplumsal mirası

8 Kasım 2026
Antalya’da 14 Kasım iklim yürüyüşüne geniş katılım bekleniyor
Gündem

Antalya’da 14 Kasım iklim yürüyüşüne geniş katılım bekleniyor

8 Kasım 2026
Neye Niyet, Kime Kısmet…
Gündem

Neye Niyet, Kime Kısmet…

8 Kasım 2026
Aynı Kentte İki Yürüyüş, Ortak Bir Gelecek?
Gündem

Aynı Kentte İki Yürüyüş, Ortak Bir Gelecek?

8 Kasım 2026
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali: Sendikal krizin içinde bir mücadeleci sendika deneyimi
Gündem

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali: Sendikal krizin içinde bir mücadeleci sendika deneyimi

8 Kasım 2026
109. Yıldönümünde Ekim Devrimi’nden öğrenmek
Gündem

109. Yıldönümünde Ekim Devrimi’nden öğrenmek

8 Kasım 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Burjuva siyaset, ahlak ve biz
Gündem

Burjuva siyaset, ahlak ve biz

Melike Korkmaz
8 Ekim 2026
Politika'dan Söyleşi
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali: Sendikal krizin içinde bir mücadeleci sendika deneyimi
Gündem

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali: Sendikal krizin içinde bir mücadeleci sendika deneyimi

Politika Haber
8 Kasım 2026

EN SON HABERLER

Ekim Devrimi’nin 109. yılında Sovyetlerin toplumsal mirası

Ekim Devrimi’nin 109. yılında Sovyetlerin toplumsal mirası

8 Kasım 2026
Antalya’da 14 Kasım iklim yürüyüşüne geniş katılım bekleniyor

Antalya’da 14 Kasım iklim yürüyüşüne geniş katılım bekleniyor

8 Kasım 2026
Neye Niyet, Kime Kısmet…

Neye Niyet, Kime Kısmet…

8 Kasım 2026
Somut Koşulların Soyut Bir Tahlili

Somut Koşulların Soyut Bir Tahlili

8 Kasım 2026
Aynı Kentte İki Yürüyüş, Ortak Bir Gelecek?

Aynı Kentte İki Yürüyüş, Ortak Bir Gelecek?

8 Kasım 2026
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali: Sendikal krizin içinde bir mücadeleci sendika deneyimi

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali: Sendikal krizin içinde bir mücadeleci sendika deneyimi

8 Kasım 2026
109. Yıldönümünde Ekim Devrimi’nden öğrenmek

109. Yıldönümünde Ekim Devrimi’nden öğrenmek

8 Kasım 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!