Köprülerin ve otoyolların işletme hakları 30 yıllığına devredilmek üzere özelleştirme kapsamına alındı. Danışmanlığı Ernst & Young yapacak; sözleşmenin kapsamını ve bedelini bilmiyoruz.
Aylar önce hükümet ve yandaşları bu hazırlığı yalanlamıştı. OVP’nin ardından yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı’yla hazırlık resmî hâle getirildi. İş yine yandaşlara düştü: “Tapusu bizde olan bir mülk satılmış sayılır mı?”
Trabzon Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Nahide Cihan da “Bu bir satış değil” diyerek karşı çıkanları vizyonsuzlukla suçluyor. Madem topa girmiş, şu vizyonsuzluğumuzu anlatalım.
Köprülerin tapusu elbette şirketlere verilmeyecek. Ancak işletme hakkı ve gişe geliri 30 yıllığına özel sermayeye bırakılacak. Önemli olan tapunun nerede saklandığı değil, ödediğimiz paranın kimin kasasına girdiğidir.
Devredilmek istenen iki Boğaz köprüsü ile Edirne-İstanbul-Ankara, İzmir-Aydın ve diğer otoyollar şirketlerin parasıyla yapılmadı. Kamu kaynaklarıyla inşa edildi; maliyetlerini halk vergileri ve geçiş ücretleriyle karşıladı. İhaleyi alan şirket yeni yol yapmayacak, geliri hazır bir sistemi devralacak.
KGM verilerine göre 2025’te bu köprü ve otoyollardan 586 milyon araç geçti, 26,7 milyar liraya yakın gelir elde edildi. Bakanlık bunun tamamının kâr olmadığını, bakım ve personel giderleri bulunduğunu söylüyor. Elbette gider var. Şirket devralınca da asfalt kendini onarmayacak, personel ücretsiz çalışmayacak. Şirket aynı gelirden devlete ödeyeceği bedeli ve kârını çıkaracak. Devlet yapınca maliyet sayılan iş, şirket kâr koyunca nasıl verimlilik oluyor?
Cihan, “Devlet işine, şirket işine bakacak” diyor. Anlaşılan devletin işi halktan vergi toplayıp yolu yapmak, şirketin işi hazır yatırımdan para kazanmak. Üstelik bu köprüler AKP’den önce yapıldı. Bunları bugünkü iktidarın eseri gibi sunmak tarihle bağdaşmıyor.
Bütçe açığı ve faiz giderleri büyürken iktidarın toplu paraya ihtiyacı var. Gelecek 30 yılın kamu geliri bugünden paraya çevrilmek isteniyor. İhale bedeli, geçiş ücretleri ve şirketlere verilecek güvenceler ise açıklanmadı.
Ortada hasetlik yok. Devletin işlettiği ve gelir elde ettiği yolların neden şirketlere devredildiğini soruyoruz.
Köprü yerinde, tapusu devlette kalabilir. Gişenin geliri şirkete gidiyorsa bunun adı özelleştirmedir. “İşletme hakkı devri” yalnızca kullanılan yöntemi anlatır.
Bizim vizyonumuz halkın yaptırdığı yollardan halkın yararlanmasıdır. Sizin vizyonunuz maliyeti kamuya, geliri şirkete bırakıyor.














