Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, Kolombiya’da 10 Ağustos’ta meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki depremin ardından ülkeye yardım teklif ettiklerini ancak Meksika ordusuna bağlı arama kurtarma ekibinin Kolombiya’ya girişine izin verilmediğini belirtti:
“Dün kurtarma ekiplerinin orduya bağlı kurtarma tugayının Kolombiya’ya gittiğini söylemiştim ancak hayır, gitmediler.”
“Dayanışma amacıyla insanları kurtarmak ve onlara yardımcı olmak için 98 ülkeye gittiler. Son derece deneyimliler ve gerekli sertifikalara da sahipler.”
“Bundan sonrası onlara kalmış; Kolombiya’ya kurtarma tugayını göndermemizi isteyip istemediklerine ve buna izin verip vermeyeceklerine onlar karar verecekler.”
Petro: Bunun bedelini tüm Kolombiya halkının üzerine düşecek kamu borcuyla ödemek
Eski Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro yaptığı paylaşımda, durumu eleştirdi:
UNGRD Direktörü’nün görevimin son döneminde ve dün geceye kadar acil durum müdahale çalışmalarının başında bulunduğum süreçte bana gönderdiği mesaj şu:
“Başkan, günaydın. Salı gecesi, ulusal PMU toplantısı sırasında UNGRD’nin yeni direktörü göreve getirildi. Deprem müdahalesinin ilk saatlerinde, hayat kurtarmaya yönelik acil operasyonel çalışmaların yürütülmesi için ADE ve ekibiyle birlikte çalışmak zorunda kaldım. Ancak müdahale modelinin, önceliklerin, ortakların ve finansman sisteminin belirlenmesi gerekiyor. Onlarla çalışmak imkânsız çünkü aramızdaki farklılıklar uçurum gibi; siyasi çıkarları, köktendincilikleri ve yeni faşizmleri ön planda.İsrail, El Salvador, Peru, Ekvador ve ABD’den gelen uluslararası yardımlara öncelik verdiler; bunu bölgelerin somut ihtiyaçlarının önüne koyarak ittifaklarını güçlendirmeyi amaçladılar.Ülkede afetler konusunda kasıtlı olarak oluşturulmuş kültürel ortamdan yararlanarak, insani yardımların yönetiminde ilk hanımefendi figürünü yeniden devreye sokuyorlar. Üstelik söz konusu yardımlar devletten değil, piyasanın içindeki müttefiklerinden geliyor. Ayrıca askeri güçleri kendi hizmetlerine sokmak için araçsallaştırıyorlar.Afet kararnamesinin ardından koşullu krediyi devreye soktular ve şimdi finansman kaynaklarını değiştirmek amacıyla ekonomik acil durum kararnamesi çıkaracaklar. Bu da ülkeyi daha fazla borçlandıracak ve tüm Kolombiyalıları bu harcamaların yükünü üstlenmeye zorlayacak; bunun da ağır ekonomik sonuçları olacak.”
İnsanlığın sunduğu yardımı kabul etmemek ve görünüşe göre bunun bedelini tüm Kolombiya halkının üzerine düşecek kamu borcuyla ödemek.
Borç sürdürülemez hale yaklaşırken, Merkez Bankası faiz oranını düşürmezse borçlanma maliyeti daha da artacak. Kolombiya’nın zenginleri de çalışan halkın kendilerine sübvansiyon olarak aktardığı kaynakları geri vermek için ellerini ceplerine atmalı.
Şimdi çalışan halkın acı çektiğini görünce başka tarafa bakıyorlar. Vatansız ve vicdansız zenginler… Şimdiden Trump’ın, Kolombiya devletini “temerrütten” kurtarmak için IMF’den büyük bir kredi hazırladığını görüyorum.”
Kolombiya Ulusal Afet Risk Yönetimi Birimi (UNGRD) Direktörü David Tamayo ise depremin ardından ABD, El Salvador, Ekvador ve İsrail’den arama kurtarma ekipleri için destek taleplerinin resmileştirilmesi sürecinin başlatıldığını söyledi.
SPUTNIK

















