Mücadele arkadaşları, 10 yıl önce katledilen Sêvê Demir, Pakize Nayır ve Fatma Uyar’ın bıraktığı mücadele mirasına bağlılık mesajını verdi. Pakize Nayır’ın annesi Behiye Nayır, “Süreçten umutluyuz. Çocuklarımızın katillerinin açıklanmasını istiyoruz” dedi.
Şirnex’in Silopiya (Silopi) ilçesinde 14 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının devam ettiği 4 Ocak 2016’da Karşıyaka Mahallesi’nden Ofis Mahallesi’ne geçtiği esnada katledilen Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Parti Meclisi (PM) Üyesi Sêvê Demir, Özgür Kadın Kongresi (KJA) üyesi Fatma Uyar ve Silopiya Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır’ın ölümünün üzerinden 10 yıl geçti. Aradan geçen süre zarfında soruşturma dosyası rafa kaldırıldı. Hiçbir ilerleme kaydedilmeyen dosya ilk olarak Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatıldı. Daha sonra yetkisizlik kararı verilerek dosya, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma dosyasında ise katledilen Sêvê Demir, Pakize Nayır ve Fatma Uyar, şüpheli olarak yer aldı. İlerleme kaydedilmemesi üzerine avukatların soruşturmanın akıbetine dair taleplerde bulunduğu başvuru üzerine dosyaya 2018’de gizlilik kararı getirildi. Gizlilik kararı tebliğ edilmeyen avukatların, kararın kaldırılmasına yönelik yaptıkları başvuru da yanıtsız bırakıldı.
Aradan geçen 10 yılda unutulmayan üç kadın, her yıl olduğu gibi bu yılda katledildikleri yerde anılacak.
PAKİZE NAYIR
1990 yılında Silopiya’nın Ziristan köyünde doğan Pakize Nayır, yıllarca farklı kentlerde tarım işçisi olarak çalıştı, tekrar döndüğü memleketinde kuaför dükkanı açtı. DAİŞ’in Kobanê’ye yönelik saldırıları esnasında birçok Kürt gibi aktif olarak çalışmalara dahil oldu. Bir süre siyasi parti çalışmalarında yer aldıktan sonra Silopiya Halk Meclisi Eşbaşkanı seçildi. Sêvê Demir ve Fatma Uyar gibi halkın yanında yer aldı ve direnişe öncülük etti.
Pakize Nayır’ın mücadelesini sürdüren baba Fetah Nayır (68) 4 Nisan 2025 tarihinde kansere yenik düşerek yaşamını yitirdi. “Yoldaşımdı” dediği kızının mücadelesini devralan anne Behiye Nayır, 10 yıldır biran olsun dinlenmeden barış mücadelesinde. İlerleyen yaşına rağmen gerek Silopiya ve Şirnex’ta gerekse farklı kentlerde demokratik kitle örgütlerinin yaptığı tüm eylem ve etkinliklerde yerini alan Behiye Nayır, bu enerjiyi kızından devraldığı direnişten alıyor. Kızının uğruna yaşamını yitirdiği değerlere sonuna kadar sahip çıkacağını belirten Behiye Nayır, “Çocuklarımız kimsenin malına mülküne göz dikmedi, kendi toprakları üzerinde mücadele ettiler. Kendilerini tanıdı ve Kürt oldukları için katledildiler. Bugüne kadar Kürtler kimseye zarar vermedi ama herkes Kürtlere zarar vermek istiyor. Kürtler ise sadece haklarını istiyor. O benim yoldaşımdı. Her açıdan yoldaştık. Hem mücadelede hem de evde yoldaşım oldu. Genç yaşına rağmen kendini hızlı geliştirdi ve halkın sorunlarına çözüm olmak için çabaladı. Vahşice katledildiler. Katledildikleri son ana kadar çabaladı. Kimsenin dışarı çıkmaya cesaret etmediği bir süreçte halkın yanında oldular” diye belirtti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni hatırlatan Behiye Nayır, şöyle devam etti: “Bu süreçten umutluyuz. Çocuklarımızın katillerinin açıklanmasını istiyoruz. Neden çocuklarımız katledildi? Devlet istese hemen bu katilleri bulur. Binlerce insan katledildi, çocuklar ölen annelerinin sütünü emdi. Kimse savaştan bir fayda görmedi. Biz intikam değil sadece barış istiyoruz. Bu süreç bozulmasın, herkes elini taşın altına koysun” çağrısında bulundu.
FATMA UYAR
Şirnex’in Dihok köyünde 28 Ağustos 1988’de dünyaya gelen Fatma Uyar, ilkokul 5’inci sınıfta okulu bıraktı. 12 yaşında mücadeleye katıldı ve 2000’li yılların başında gençlik meclislerinde yer aldı. 2009 yılında tutuklanan Fatma Uyar, cezaevinde 5 yıl 3 ay süren tutsaklıktan sonra tahliye oldu. Daha çok Serhat ve Botan bölgelerinde çalışmalar yürüttü, katledildiğinde KJA’nın çalışmalarında aktif olarak yer alıyordu.
Fatma Uyar ile 2015 yılında Mardin Cezaevi’nde tanışan Barış Annesi Asya Tay, “Devrimci arkadaşlarımız halka yardım ulaştırdıkları için katledildiler. Hepsi de emekçiydi. 2015 yılında KCK davaları kapsamında tutuklandığımda Mardin Cezaevi’nde Fatma arkadaşla tanıştım. Tutulduğumuz cezaevinde sorumluydu. Kendini geliştiren, bilgili bir kadındı. Her açıdan bize yardımcı oluyordu. Hastaneye giderken dilekçelerimizi yazardı. Yemek konusunda bir eksiğimizin olmasına izin vermezdi. Çok başarılı bir sorumluydu. O dönem 60 gün açlık grevinde kaldı. 60 gün sonra yemek yediğinde midesi kanamıştı. Aynı yıl babası Reşit arkadaş da cezaevindeydi. Haftada bir gün babasıyla görüşüyordu. Onu hiçbir zaman unutmayacağız. Hem içerde hem de dışarıda çok emektardı. Katilerini bulana kadar bir an olsun durmayacağız” diye belirtti.
SÊVÊ DEMİR
Genç yaşlarda mücadelede yer almaya başlayan Sêvê Demir, uluslararası komployla 15 Şubat 1999 tarihinde Türkiye’ye teslim edilen Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için birçok eyleme katıldı. HADEP’ten başlayarak birçok siyasi partinin çalışmalarında yer aldı. Demokratik Özgür Kadın Hareketi’nin (DÖKH) kuruluşuyla kadın özgürlük mücadelesinde yer almaya başladı. İmralı tecridine karşı cezaevlerinde 2012’de gerçekleştirilen süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine katılan kadınlardan biri oldu. Cezaevinden çıktıktan sonra mücadelesine kaldığı yerden devam etti. Sokağa çıkma yasakları döneminde Botan bölgesine geçtiği ve yaşamını yitirdiği ana kadar mücadelede aktif yer aldı.
‘ÖZGÜRLÜK TOHUMLARINI EKTİLER’
Sêvê Demir, Fatma Uyar ve Pakize Nayır’ın katledildiği dönem Halkların Demokratik Partisi (HDP) Silopiya İlçe Eşbaşkanı olan Aycan Azman, üç kadının ardından unutulmaz mücadele mirasının kaldığını söyledi. Aycan Azman, “3 arkadaşın ruhunda kadın özgürlüğü hep en öndeydi. Kadınların binlerce yıldır yok sayılması ve katledilemesine karşı mücadele içindeydiler. Kadınların her alanda özgür olması için mücadele ediyorlardı. Onların bu ruhu yanlarında yürüyen herkese yansıyordu. Pakize arkadaş gençti ama yüzünde yaşanmışların izleri vardı. Hep saldırılara, yok saymaya cevap olmak istiyordu. 10 yıl geçti ama katiller hala meçhul. Katiller bu süreçte açığa çıkarılmalı. Katilleri korunması sistemin bir uygulamasıdır. Kadınları katledenlerin peşini bırakmayacağız. Sêvê, Fatma ve Pakize arkadaş bu ilçede özgürlük tohumlarını ektiler. O tohumu büyüteceğiz. Onlara sözümüz olsun” dedi.
Üç kadının mücadele arkadaşı Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Silopiya İlçe Eşbaşkanı Bese Ceviz, her üçüyle de çalışmalarda yer aldığını söyleyerek, ekledi: “Son güne kadar 3 arkadaş sokakta, halkın içindeydi. Onların bir amacı kadınların hep ileriye gitmesi ve öncü olmasıydı. Kadınların yaşamın her alanında yer almasını istiyorlardı. Sokağa çıkma yasaklarında da bu amaçlarını gerçekleştirdiler ve halkın içinde yer aldılar. Sokakları terk etmediler ve vahşice katledildiler. Katillerinde bir amacı vardı; kadınların öncü ve sokakta olmasını istemiyorlardı. Üç arkadaşta halk tarafından çok seviliyordu. Onları sevmeyen bir kişi bile bulamazsınız. Bunun için 10 yıldır unutulmadılar. Sonuna kadar onların bize bıraktığı mücadeleyi takip edeceğiz. Kanımızın son damlasına kadar onların peşinden gideceğiz. Yaşadığımız sürece onları anmaya devam edeceğiz. Bunun için 5 Ocak’ta onların katledildiği yerde olacağız.”
MA / Emrullah Acar

















