Künye   Hakkımızda
26 Temmuz 2026, Pazar
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Kültür

Rojava Devrimi’nin ayak sesleri: İklim Kahverengi

Yazar Sadık Aslan, "İklim Kahverengi" kitabıyla 2000'li yılların başında Suriye'de Kürtlerin özgürlük mücadelesini ele alıyor. Kentlerin ve kültürlerin anlatıldığı romandan, bugünün Rojava Devrimi'nin ayak sesleri geliyor. 

23 Temmuz 2021
Rojava Devrimi’nin ayak sesleri: İklim Kahverengi
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Suriye’de iç savaşın başlaması ardından Kürtler, ne rejimden ne de “muhaliflerden” yana tavır almayarak bölgede Rojava Devrimi’ne öncülük etti. 19 Temmuz 2011’de Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobanê kentinde başlayan süreç büyük bir kesim tarafından şaşkınlık yaratsa da Kürtlerin buradaki özgürlük mücadelesi çok uzun yıllara dayanıyor.

Tutuklu yazar Sadık Aslan, Kor Kitap’tan çıkan “İklim Kahverengi” romanıyla Suriye’de Qamişlo Katliamı üzerinden Kürtlerin bölgedeki “kimliksiz” yaşantısı ve buna mücadelesine ışık tutuyor. Yazar, Araf, Enes, Alan, Ronî ve Sterâ’nın hayatları etrafından Kürtlerin Suriye’deki yaşamları ve mücadelelerini anlatıyor.

QAMIŞLO KATLİAMI

Halep’te üniversite öğrencisi olan Kürt gençler Araf ve Enes’in buluşmasıyla başlayan öykü, 12 Mart 2004’te Qamişlo Stadyumu’nda Kürtlere yönelik katliam ardından başlayan eylemlerle sürükleyici bir hale evriliyor. Gençler, rejimin sert saldırılarına rağmen gözlerini kırpmadan eylemlere öncülük ediyor.

HALEP SOKAKLARI

Roman, mücadele tarihinden bir kesit sunmanın yanı sıra Suriye’nin kentlerine ve kültürüne dair de birçok bilgiyi sunuyor. Halep’te başlayan bu yolculukta yazar okuyucuyu kenttin sokaklarında gezdiriyor; sokakların rengini ve kokusunu hissettiriyor. Sarı sıcak bir Temmuz’da sokakları gezdiren yazar, Araf ve Enes aracılığıyla Ömer Hayyam üzerinden başlayan bir edebiyat tartışmasının içine alıyor okuyucuyu.

ZİHİNSEL KOPUŞ

Yazar Sadık Aslan, iki gencin tartışmaları üzerinden edebiyatı ve hayata etkisini şöyle anlatıyor: “Edebiyat kendisini asıl gerçek olarak sunmaz. Esnek oluşundandır ki herkesin içine girebileceği engin bir dünyadır o. Zamanın ve mekanın ötesine taşar. Bu açıdan başka alanlara nazaran daha sağlam durur, dayanıklıdır. Doğmalar ise kapalı kutulara benzerler. Kapalı kalan şeyler bir müddet sonra kokuşur. Doğru şu yanlış şu, gerçeklik şöyle; o yüzden şunu yap, bunu yapma, şöyle davran, çerçevenin dışına çıkma diyenler insanın ruhun, düş dünyasını çoraklaştırır. Ruhsal bir kıyımdır bu. Kaldı ki durmadan değişen gerçeklikler içinde bir şeyi değişmezlik çerçevesinde açıklamak ve onu dayatmak çelişki, bu yüzden de nafile bir çaba. Edebiyat buna karşı düşüncede yetkin, düşüncede zengin insanlar yaratır. Edebiyatseverler sürekli düş kuran insanlardır. Bu sayede toplumun, otoritelerin hoyrat kollarından sıyrılırlar. Zihinsel bir kopuştur bu. Ulaşamasalar da cennetlerini zihinlerde canlandırır.”

Edebiyatın yanı sıra Suriye’nin yemek ve müzik kültürüyle de tanıştırıyor yazar bizleri. Halep’in meşhur sofralarına konuk oluyoruz Araf ve Enes ile birlikte. Güne kahveyle başlanan bu kentte Falafel ve Humus’un sofra kültüründeki yerine dair bilgiler sunuyor.

Bölgenin Kürt sanatçılarını, dengbêjlerini ve onların bölge halkına etkisini anlatan yazar Aslan, bir yandan da Ortadoğu müziğinin mihenk taşları olmuş isimleri de romana bir nakış gibi işliyor. Sayfaları çevirdikçe kulağınıza bir taraftan Feiruz’un bülbül gibi şakıyan sesi çalınıyor sanki.

EFRÎN’DE YAŞAM

Araf’ın Qamişlo Katliamı protestoları ardından arkadaşlarının gözaltına alınması, kendisinin de üniversiteden uzaklaştırılmasıyla birlikte yazar okuyucuyu Efrîn’e konuk ediyor. Şimdilerde Türkiye destekli grupların elinde bulunan, yağma, talan, işkence, kaçırma vakalarıyla hatırlanan kenttin yeşiline konuk olunuyor. Araf geldiği Efrîn’de Kürt halkının özgürlük mücadelesinin farklı bir halini Ronî üzerinden tanıyor. 2011’de Rojava Devrimi’nin inşasının o günlerden hatta çok daha eskilerden başladığını anlatıyor.

ZEYTİNİN YEŞİLİNE SERENAT

Şimdilerde talan edilen zeytinlerin kent halkı için ne kadar önemli olduğunu yazarın kaleminden aktaralım: “Sonbahar bu sene hüzün getirmedi. Ortalık capcanlı. Her yerde şenlikli bir koşturma var. Zeytinlikler ara kovanı gibi. Keyifli naralar, incecik ağlama sesleri, yükselip alçalan kahkahalar, yapmacık azarlar, gönül okşar gibi sarf edilen zararsız küfürler. Sabahtan başlayıp akşama kadar süren yumuşak ve sürekli bir uğultu… Birçok zeytinliğin ürün verme senesi. Geçen yıl ağaçlar dinlenmedeydi her sene tane verseler ne iyi olurdu, diye iç geçirmeler eksilmese de zeytin ağaçları bildiklerinden şaşmıyor. Bir sene yüklenip diğer sene kısırlığa yatıyor. Zeytinlik sahipleri ilk senenin sefasını sürdükten sonra, ay sonunu zor getiren memurlar gibi ikinci seneyi borçlanarak, oradan buradan kısarak çıkarma telaşına giriyor. Ta ki uzun süren hicranın ardından çıkıp gelen canlarla buluşurcasına dallara pıtrak gibi yeniden zeytin taneleri doluşana kadar. Ayine dönen vuslatta nice yürek kendinden geçer. Herkesin cananı olup da kimsenin sevdasını karşılıksız bırakmayan o cilalı yeşil, gümüşi duvağını kaldırdığında ovalar koca bir düğün yerine döner. Canan gelmiş, ölü geçen nice zamanın ardından herkes can bulmuş.”

Özgürlük mücadelesinin parçası olan Araf’ın bu yolculuğuna bir de Sterâ’ya duyduğu aşk eşlik ediyor.

İŞKENCE HÜCRELERİ

Romanda, genç, korkusuz ve halkının özgürlüğüne sevdalı gençlerin yaşamını okurken, tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi ihanet de öyküye dahil oluyor. Bu ihanetle birlikte Araf, ailesi ve Ronî, Suriye rejiminin işkencehanesiyle tanışıyor. Suriye’nin kimliksiz halkı Kürtlerin hangi saldırılara karşı direndiklerine ışık tutuyor yazar. Rojava Devrimi ile özürlüğe yürüyen, halkların ittifakını kuran Kürtlerin mücadelesini nasıl bedeller eşliğinde yürüttüğünü anlatıyor. Ayları bulan, gündüz ile gecenin birbirine karıştığı hücrelerde direnen bir halkın iradesine yer veriliyor.

MECBUR DEĞİLİZ…

“İklim Kahverengi” ancak böyle özetlenir: “Bir kapı açılır karanlıktan; sonu karanlık mı, aydınlık mı bilinmez… Mecbur ediliriz kirli kahverengiye, o kirden arınmak bizim elimizde. Ve diğerleri… Bir tarih yazıyor bu kitapta, bir tarih yazılıyor. Mevsimi kahverengiye çevirmek isteyenlere karşı direnmenin, vazgeçmemenin, dostluğun, aşkın, kültürün ve dilin tarihi. Tüm yaralar sarılacak elbet bir gün. Gözlerim elli kişiyi örten kahverengi battaniyelere takılı kalıyor. Kirine, kokusuna rağmen sarınmaya mecbur edildiğimiz dikensi battaniyeler. Koyu ve katı bir zamanın hükmü altında sürdüğümüz sancılı hayat gibi. Kahverengi sancılar…”

Dicle Müftüoğlu / MA

Previous Post

Lozan Antlaşması’nın 98. yılı | Öcalan: Misak-ı Milli Kürtler açısından eksik kalmıştır

Next Post

Tarihçi Bayrak: Kürtler Lozan’daki ihanetten ders almalı

İlgili Haberler

Kazım Koyuncu’nun hayatı film oluyor
Kültür

Kazım Koyuncu’nun hayatı film oluyor

20 Temmuz 2026
Yönetmen Gül Göker: Barış ile güzellikleri anlatma fırsatı bulacağız
Kültür

Yönetmen Gül Göker: Barış ile güzellikleri anlatma fırsatı bulacağız

12 Haziran 2026
Kürtçe Çalıştayı tamamlandı: Kürtçe’ye statü için mücadele vurgusu
Kültür

Kürtçe Çalıştayı tamamlandı: Kürtçe’ye statü için mücadele vurgusu

7 Haziran 2026
“Moskova’da Yaz” festivali 30 Mayıs’ta başlıyor
Kültür

“Moskova’da Yaz” festivali 30 Mayıs’ta başlıyor

29 Mayıs 2026
Haymana’da Hıdırellez kutlandı
Kültür

Haymana’da Hıdırellez kutlandı

29 Mayıs 2026
Bismil’de Rojda’nın konserine yoğun ilgi
Kültür

Bismil’de Rojda’nın konserine yoğun ilgi

17 Mayıs 2026
Politika'dan Günün Yorumu
İç Politikayı Nasıl Değerlendiriyoruz?
Politika'dan Yorum

İç Politikayı Nasıl Değerlendiriyoruz?

Politika Haber
14 Haziran 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

İran: 11 ABD savaş uçağını ve 17 İHA’yı imha ettik

İran: 11 ABD savaş uçağını ve 17 İHA’yı imha ettik

25 Temmuz 2026
Gülistan Doku soruşturması: 12 kişi serbest bırakıldı

Gülistan Doku soruşturması: 12 kişi serbest bırakıldı

25 Temmuz 2026
TÜRK-İŞ’ten bölgesel asgari ücret taleplerine tepki

TÜRK-İŞ’ten bölgesel asgari ücret taleplerine tepki

25 Temmuz 2026
Guterres’ten Golan Tepeleri açıklaması: Suriye toprağıdır

Guterres’ten Golan Tepeleri açıklaması: Suriye toprağıdır

25 Temmuz 2026
Rusya Savunma Bakanlığı: Rus güçler, Ukrayna ordusunun lojistik merkezlerini vurdu

Rusya Savunma Bakanlığı: Rus güçler, Ukrayna ordusunun lojistik merkezlerini vurdu

25 Temmuz 2026
ABD basını: Kongre’de Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlar çıkmaza girdi

ABD basını: Kongre’de Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlar çıkmaza girdi

25 Temmuz 2026
İran’dan AB’ye “ikiyüzlülük” suçlaması

İran’dan AB’ye “ikiyüzlülük” suçlaması

25 Temmuz 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!