Künye   Hakkımızda
24 Ekim 2026, Cumartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Doğa

‘Paris Anlaşması iklim krizine çözüm değil’

Paris Anlaşması'nın iklim krizine çözüm olacağını düşünmenin hayal olduğunu dile getiren Gazeteci Yusuf Gürsucu, "Ekolojik krizle birlikte ortaya çıkan yok oluş sürecinin durdurulmasının tek yolu kapitalizmden çıkmaktır” dedi.

2 Ocak 2021
‘Paris Anlaşması iklim krizine çözüm değil’
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Dünyada yaşanan iklim krizine çözüm bulmak amacıyla aralarında Türkiye’nin de olduğu 175 ülke, 22 Nisan 2016’da New York’ta düzenlenen Yüksek Düzeyli İmza Töreni’nde Paris Anlaşması’na imza attı. İmza atan ülkelerin anlaşmaya taraf olabilmesi için kendi parlamentolarında da kabul etmesi gerekiyor. Ancak Türkiye bu şartı yerine getirmiş değil. Yapılan anlaşmaya göre, 2020 sonrasında iklim değişikliği tehlikesine karşı küresel sosyo-ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesini hedeflemekte. Uzun dönemli hedefi ise endüstrileşme öncesi döneme kıyasen küresel sıcaklık artışının 2 santigrat derecenin altında tutulması. Ekolojistler ise, bu anlaşmanın çözüm olmayacağını sadece halkı daha da yoksullaştıracağı konusunda hem fikir. Gazeteci Yusuf Gürsucu, Paris Anlaşması’nı ve bu anlaşmanın iklim krizine dair etkilerini değerlendirdi.

EKOLOJİK KRİZ

Küresel ısınmanın, kapitalizmin zorunluluğu olan aşırı üretim ve tüketim politikalarıyla ortaya çıkan ekolojik krizin bir sonucu ve parçası olduğunu ifade eden Gürsucu, dünyada yapılan iklim zirvelerinde sadece küresel ısınmanın gündeme alındığını söyledi. İklim zirvelerinde alınan kararların kapitalist üretim ilişkileri içindeki “odak nokta”larının enerji üretim biçimine yönelik olduğunu belirten Gürsucu, “Enerjide dönüşüm olması halinde küresel ısınmanın ortadan kalkacağı iddia edilmektedir, ancak bu doğru değil” diye belirtti.

TEMİZ HAVA TİCARİ META OLDU

Paris Anlaşması’ndan önce Kyoto’da yapılan zirveye bakıp orada alınan somut kararların önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan Gürsucu, Kyoto Sözleşmesi’yle birlikte karbon ticaretinin başlatıldığını ifade etti. Gürsucu, “Bu ticaret ile parası olanın havayı özgürce kirletmesi sağlanırken, soluduğumuz temiz hava da ticari bir meta haline getirilmiş oldu” dedi.

YURTTAŞ YOKSULLAŞTIRILIYOR

Paris Anlaşması’nda alınan kararlarda temiz hava vergisi olan “karbon vergisi”nin ülke gündemlerine alınarak yasallaştırılmaya başlandığının altını çizen Gürsucu, karbon vergisinin ilk olarak akaryakıta uygulanarak halkın soyulmaya başlandığını söyledi.

Gürsucu, “Vergilerin amacı ‘alternatif enerji’ üretimine geçişte finansman kaynağı olarak ele alındı. Ancak bu durum sorunu çözmeye yönelik olmadığı görülüyor. Bu adımla birlikte yurttaşlar daha da yoksullaşacak ve halktan toplanan vergilerle sermayenin büyümesini kesintisiz sürdürecek. Termik santrallerin belli bir süre içinde kapatılması anlaşmanın bir parçası olması ve yeni karbon salımı kotaları getiriliyor olması Türkiye gibi diğer 6 ülke için çekici gelmemektedir” diye belirtti.

KURAKLIĞIN NEDENLERİ MASKELENİYOR

Dünyada kuraklığın genişlemesinin küresel ısınma, sanayi havzalarında sınırsız su kullanımı, enerjide kullanılan yoğun su ve madenlerde kullanılan yüksek su miktarları ile su havzalarının yok edilmesi gibi nedenlerin olduğuna dikkat çeken Gürsucu, su kıtlığına tek sebebinin iklim değişikliğine bağlanarak, kapitalist işletmelerin su havzalarını yok eden süreçlerin maskelendiğini ifade etti. Gürsucu, “Tarımsal sulamalarda kullanılan salma su yöntemi nedeniyle aşırı su çekiminin de su kıtlığında önemli bir etken iken kısa dönem içinde tarımsal alanlarda su bulma tehlikesi ortaya çıkacak” dedi.

SU META HALİNE GETİRİLİYOR

Susuzluk ve kuraklığın kapitalizm koşullarında durdurulamayacak boyutlara ulaştığını ifade eden Gürsucu, STÖ’lerinin de desteklediği ve iktidarın yakın bir zamanda Meclis’e getireceği “Su Kanun Tasarısı”nın hazırlandığını söyledi. Gürsucu, “STÖ’leri, Avrupa Birliği’nin (AB) ‘Su Çerçeve Direktifi’ni baz alınarak Su Kanunu hazırlanmasını talep ederken, iktidar da buna göre bir tasarı hazırladı. Tasarıda suyun ‘Sürdürülebilir’ biçimde korunması yaklaşımında, suyun doğal varlığını tüm ekosistem için değil, kapitalizmin ihtiyaçları için ele alındığını görebiliyoruz. AB Su Çerçeve Direktifi’nin en önemli yaklaşımı ‘kirleten öder’ ile ‘kullanan öder’ yaklaşımıdır. Bu perspektif ile suyun tamamen ticari bir meta olarak değerlendirildiği görülürken suyun ancak parası olanların ulaşabileceği çok pahalı bir meta haline getirilmek isteniyor. Bu durum ise asla kabul edilemez” diye belirtti.

‘YENİ BARAJLAR ÖNLENMELİ, ESKİLERİ YIKILMALI’

Yerelde kuraklığa çözüm barajların, madenlerin, enerji üretim merkezlerinin önlenmesi ve yapılmış olan büyük barajların yıkılmasıyla mümkün olabileceğine vurgu yapan Gürsucu, “Doğu Karadeniz’de ortaya çıkan kuraklığın ve özellikle kış kuraklığının tek nedeni Çoruh Vadisi’nde kurulmuş olan büyük barajlardır. Büyük barajlar bulundukları bölgede iklimi yumuşatır ve yağış rejimini değiştirir. Bölgede kışlar kurak geçmeye başlamış, yazlar ise kısa süreli ancak çok yoğun yağışlar sel halinde yeryüzüne ulaşıyor. Barajlardaki sular son baharla birlikte kış aylarını içine alan dönem içinde azalmaya başladığı ise raporlarda yer almaktadır” dedi.

PARİS ANLAŞMASI ÇÖZÜM DEĞİL

Küresel ısınmanın, susuzluğun ve kuraklığın Paris Anlaşması’yla durdurulmasının mümkün olamayacağını anlatan Gürsucu, kapitalizmde önceliğin sermayeye verildiğini belirterek, “Madenler, JES’ler, kaya gazı sondajları vd. kapitalist işletmelerle doğal yaşamın dolayısıyla ekosistemin yok edilmesinin sonuçları olan susuzluğu ya da kuraklığı alternatif enerji üretimleri ile önlenebileceğini söylemek ham bir hayaldir. Kapitalizm sermaye birikimini sağlarken emek ve doğa at başı sömürülmektedir ve bu durum kapitalizmin olmazsa olmazıdır. Ekolojik krizle birlikte ortaya çıkan yok oluş sürecinin durdurulmasının tek yolu kapitalizmden çıkmaktır. Ekolojik ve sosyalist bir yönelimi dünya üzerinde hakim kılmaktan başkaca hiç bir çözüm yolu yoktur” şeklinde konuştu.

Kadir Güney / MA

Previous Post

‘Toplumsal tepkiyi yükseltelim’

Next Post

Kışlada işkence: Vücudunda sigara söndürüldü

İlgili Haberler

TTB’den Halkların İklim Zirvesi’ne çağrı: “İklim krizinin çözümü ertelenemez”
Doğa

TTB’den Halkların İklim Zirvesi’ne çağrı: “İklim krizinin çözümü ertelenemez”

3 Ekim 2026
Gediz’de toplu balık ölümleri: Çiftçiler sulamayı bıraktı
Doğa

Gediz’de toplu balık ölümleri: Çiftçiler sulamayı bıraktı

29 Eylül 2026
Maden ruhsatları genişliyor: Yaşam alanları şirketlere açılıyor
Doğa

Maden ruhsatları genişliyor: Yaşam alanları şirketlere açılıyor

29 Eylül 2026
Kuzey Demiryolu Projesine karşı Çekmeköy Meydanı’nda Eylem
Doğa

Kuzey Demiryolu Projesine karşı Çekmeköy Meydanı’nda Eylem

27 Eylül 2026
Vahşi Madenciliğe Karşı Konferans’ın sonuç bildirgesi yayınlandı.
Doğa

Vahşi Madenciliğe Karşı Konferans’ın sonuç bildirgesi yayınlandı.

23 Eylül 2026
Vahşi madenciliğe karşı yaşam savunucuları İstanbul’da buluşacak
Doğa

Vahşi madenciliğe karşı yaşam savunucuları İstanbul’da buluşacak

16 Eylül 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Burjuva siyaset, ahlak ve biz
Gündem

Burjuva siyaset, ahlak ve biz

Melike Korkmaz
8 Ekim 2026
Politika'dan Söyleşi
Ali Ergin Demirhan ile Direniş Fraksiyonunun Güncel Durumu
Gündem

Ali Ergin Demirhan ile Direniş Fraksiyonunun Güncel Durumu

Politika Haber
18 Ekim 2026

EN SON HABERLER

Burjuva medyasının lağım kokan nefesi…

Burjuva medyasının lağım kokan nefesi…

23 Ekim 2026
Antalya’da büyük iklim yürüyüşü: COP31’e karşı yaşamı savunuyoruz!

Antalya’da büyük iklim yürüyüşü: COP31’e karşı yaşamı savunuyoruz!

23 Ekim 2026
Elektrik akımına kapılarak ölen 19 yaşındaki işçinin patronuna ilk duruşmada tahliye

Elektrik akımına kapılarak ölen 19 yaşındaki işçinin patronuna ilk duruşmada tahliye

23 Ekim 2026
Kervanpınar’da GES’e karşı çadır nöbeti sürüyor

Kervanpınar’da GES’e karşı çadır nöbeti sürüyor

23 Ekim 2026
Zonguldak’ta maden faciası: 3 madenci yaşamını yitirdi, 5 işçi yaralandı

Zonguldak’ta maden faciası: 3 madenci yaşamını yitirdi, 5 işçi yaralandı

23 Ekim 2026
Demokratik Cumhuriyet ve Halkların Eşitliği: Komünistlerin Tarihsel Sorumluluğu…

Demokratik Cumhuriyet ve Halkların Eşitliği: Komünistlerin Tarihsel Sorumluluğu…

23 Ekim 2026
Ablukayı savunacak kimse kalmadı

Ablukayı savunacak kimse kalmadı

23 Ekim 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!