Almanya’da 20 Eylül 2026’da gerçekleştirilen Berlin Eyalet Parlamentosu seçimlerinde, Türkiye’de Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile üniversitedeki görevinden ihraç edilen akademisyen Betül Havva Yılmaz milletvekili seçildi.
Yılmaz, Almanya’daki Sol Parti’nin (Die Linke) Neukölln bölgesi listesinin üçüncü sırasından parlamentoya girdi. Seçimlere TİP Almanya örgütünün de destek verdiği çalışmalarla hazırlanan Yılmaz, göçmenlerin siyasal katılımı, uygun fiyatlı konut ve güvenceli çalışma koşullarını seçim kampanyasının gündemine taşıdı.
BARIŞ BİLDİRİSİNE İMZA ATTIĞI İÇİN İHRAÇ EDİLDİ
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalışan Yılmaz, 2016 yılında yayımlanan ve Kürt illerindeki çatışmalar sırasında yaşanan hak ihlallerine dikkat çeken “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı Barış İçin Akademisyenler bildirisine imza attı.
Yılmaz, 7 Şubat 2017’de yayımlanan 686 sayılı KHK ile üniversitedeki görevinden ihraç edildi.
Almanya’ya yerleşmesinin ardından akademik çalışmalarını Heidelberg’de sürdüren Yılmaz, Tübingen’de Türkiye’deki barış talebine destek amacıyla düzenlenen eylemlerde de yer aldı.
Alman gazetesi Der Freitag’a verdiği röportajda, KHK ile ihraç edilen akademisyenlerin yaşadıklarını anlatan Yılmaz, bu süreçte dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Yılmaz, daha sonra bir mahkemenin görevine iade edilmesine ve tazminat ödenmesine karar verdiğini, ancak yaşamını artık Almanya’da kurduğunu anlattı.
BETÜL HAVVA YILMAZ KİMDİR?
1986 yılında doğan Betül Havva Yılmaz, çocukluğunu İzmir ve Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde geçirdi. Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olduktan sonra Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde karşılaştırmalı edebiyat alanında akademik çalışmalar yürüttü.
KHK ile görevinden ihraç edilmesinin ardından Almanya’da yaşamaya başlayan Yılmaz, mülteci dayanışması, ırkçılıkla mücadele, göçmen hakları ve işçi hareketleri içerisinde faaliyet gösterdi.
Yılmaz, 18 Eylül’de Agos’a verdiği röportajda, Türkiye’den ayrılmasının ardından farklı kentlerde yaşadığını, Berlin’in Neukölln semtini ise yeni evi olarak gördüğünü anlattı.
Göçmenlerin yaşamın her alanında bulunmalarına rağmen siyasi karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğine dikkat çeken Yılmaz, kendi göçmenlik deneyiminin de adaylık sürecinde belirleyici olduğunu ifade etti.
Yılmaz, Almancayı sonradan öğrendiğini, Almanya vatandaşlığı olmadan yaşamanın güçlüklerini deneyimlediğini ve çalışma hayatındaki güvencesizlikle karşılaştığını belirterek bu deneyimlerin göçmenlerin sorunlarını anlamasında etkili olduğunu söyledi.
“NEUKÖLLN BENİM YENİ EVİM”
Agos’a verdiği röportajda, Türkiye’den ayrılmasının ardından yaşadığı aidiyet duygusunu anlatan Yılmaz, Neukölln’ü kendisini özgürce ifade edebildiği bir yer olarak tanımladı.
Almanya’ya ilk geldiğinde yaşamının Türkiye’de bıraktığı mücadele ile Almanya’da kurmaya çalıştığı yeni hayat arasında bölündüğünü belirten Yılmaz, zamanla iki ülkede de emekçilerin ve göçmenlerin benzer sorunlarla karşılaştığını gördüğünü ifade etti.
Yılmaz, göçmenlerin yalnızca temsil edilen değil, yaşadıkları kentlere ilişkin kararları doğrudan alan kişiler olması gerektiğini savunuyor. Bu doğrultuda seçim çalışmalarında vatandaşlığı bulunmayan göçmenlerin siyasal katılımının önündeki engelleri de gündeme taşıdı.
Der Freitag gazetesine verdiği röportajda ise akademiden ihraç edildiği dönemi ve arkadaşlarıyla kurduğu dayanışmayı anlattı.
Yılmaz, Almanya’da yürüttüğü seçim kampanyasında Türkiye’deki deneyimlerinden de yararlandı. Akademik araştırmaları sırasında köy köy dolaşarak insanlarla görüşmesini hatırlatan Yılmaz, Berlin’de yürüttüğü kapı ziyaretlerinde de mahalle sakinlerinin konut, ulaşım ve geçim sorunlarını dinlediğini belirtti.
Yılmaz’ın seçim çalışmalarında üzerinde durduğu başlıklardan biri de konut sorunu oldu. Berlin’deki büyük emlak şirketlerinin konutlarının kamulaştırılmasını savunan Yılmaz, bu konuda seçim öncesinde verilen sözlerin korunması gerektiğini ifade etti.
ENTERNASYONEL MÜCADELE KAZANDI
Betül Havva Yılmaz’ın Berlin Eyalet Parlamentosu’na seçilmesinde, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Almanya örgütü ile Die Linke’nin Neukölln teşkilatı arasında yürütülen ortak seçim çalışmaları da yer aldı.
Yılmaz, 2023 yılında Türkiye’deki 6 Şubat depremlerinin ardından TİP’e katıldı. Der Freitag gazetesine verdiği röportajda, partili gençlerin deprem bölgesinde yürüttüğü dayanışma çalışmalarının üyelik kararında etkili olduğunu anlattı.
Yılmaz’ın Die Linke ile ortak çalışmaları ise 2024 yılında Berlin’e yerleşmesinin ardından başladı. TİP Berlin Örgütü ile Die Linke’nin Neukölln teşkilatı arasında kurulan ilişkiler kapsamında Federal Meclis adayı Ferat Koçak’ın seçim kampanyasına destek verildi.
Yılmaz, bu süreçte TİP Berlin Örgütü ile Koçak’ın seçim ekibi arasındaki iletişim ve koordinasyonu üstlendi. Federal Meclis seçimlerinin ardından Die Linke’nin Neukölln örgütü, Yılmaz’a Berlin Eyalet Parlamentosu seçimleri için adaylık teklifinde bulundu.
TİP ALMANYA’DAN KUTLAMA MESAJI
Yılmaz’ın milletvekili seçilmesinin ardından TİP Almanya Örgütü de bir kutlama mesajı yayımladı.
Açıklamasında Yılmaz’ın Neukölln’deki göçmenlerin ve işçilerin taleplerini Berlin Eyalet Parlamentosu’na taşıyacağını belirten TİP Almanya, şu ifadeleri kullandı:
“Neukölln sokaklarının, göçmenlerin ve grevdeki işçilerin sesini Berlin Eyalet Parlamentosu’na taşıyacak olan yoldaşımız Betül Havva Yılmaz’ı kutluyor, önündeki mücadelede başarılar diliyoruz.”
TİP Almanya, seçim kampanyasına destek vermek amacıyla Almanya ve Avrupa’nın farklı kentlerinden Berlin’e gelen gönüllülere ve aylar boyunca ortak çalışma yürüttükleri Die Linke Neukölln örgütüne de teşekkür etti.
Yılmaz’ın Berlin Eyalet Parlamentosu’na seçilmesiyle birlikte, Türkiye’de başlayan akademik ve siyasi çalışmalarını Almanya’da sürdüren bir TİP üyesi, Die Linke’nin milletvekili olarak parlamentoda görev yapacak.
HABER MERKEZİ


















