Karacadağ’ın volkanik bazalt taşları arasında yetişen ve coğrafi işaretle tescillenen Karacadağ pirincinin hasat dönemi başladı.
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre Diyarbakır’ın (Amed) Çınar (Xana Axpar) ilçesine bağlı Misêrîk Mahallesi’nde üretim yapan çiftçiler, bu yıl erken başlayan yağışların pirincin biçimi ve kurutulmasını zorlaştırdığını söyledi.
Üreticiler, mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artışa karşın pirincin satış fiyatının yeterince yükselmediğini belirtirken, Diyarbakır’da (Amed) ürünü işleyecek fabrika ve kurutma tesisi sayısının yetersizliğine de dikkat çekti.
Çiftçiler, bölgeye özgü Karacadağ pirincinin daha fazla tanıtılmasını, üreticinin desteklenmesini ve ürünün pazara ulaşmasını kolaylaştıracak düzenlemeler yapılmasını istedi.
Mezopotamya Ajansı’nda yayımlanan haberin tamamı şu şekilde:
Karacadağ pirincinde hasat zamanı
Volkanik bazalt taşlarının arasında yetişen mineralli, coğrafi tescilli Karacadağ pirincinin hasat zamanı başladı. Pirincin hak ettiği değeri görmediğini söyleyen çiftçiler, yağışlar nedeniyle hem biçim hem kurutma döneminde zorluklar yaşadıklarını belirtti.
Diyarbakır (Amed) ve Şanlıurfa (Riha) arasında yer alan Karacadağ’ın volkanik topraklarında yetişen tescilli endemik Karacadağ pirincinde üreticiler, hem artan maliyetler hem de iklim koşulları nedeniyle zor günler geçiriyor.
Nisan ayı ortalarından itibaren toprakla buluşturulan ve yaklaşık 6 aylık zorlu bir emeğin ardından Ekim-Kasım aylarında hasadı yapılan Karacadağ pirinci, suya son derece fazla ihtiyaç duyan yapısıyla biliniyor.
Toprağı yorma özelliği nedeniyle ekildiği bir alana 5 yıl boyunca tekrar ekilemeyen bu özel ürün, geçmişte oraklarla elle toplanırken günümüzde biçerdöverlerle biçiliyor.
Düşük şeker oranıyla sağlık açısından önem taşıyan, tescillenen ürün, bu sezon zamansız yağışların yarattığı zorluklar ve yüksek girdi maliyetleriyle gündemde.
Diyarbakır’ın (Amed) Çınar (Xana Axpar) ilçesine bağlı Misêrîk Mahallesi’nde üretimi yapılan pirincin hasadına başlandı. Bu yıl yağışların erken başlaması nedeniyle çiftçiler hasat ve pirincin kurutulması sürecinde büyük sıkıntılar yaşıyor.
Artan mazot, gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri karşısında zorluk yaşayan Misêrîkli çiftçiler, bölgenin bu kadim mirasına ve emeğine sahip çıkılmasını, pirincin hak ettiği değeri görmesini istiyor.
ŞEKER ORANI DÜŞÜK PİRİNÇ
Karacadağ pirincinin bölgede uzun yıllardır üretildiğini belirten Hogir Eken, pirinci ekim döneminden yaklaşık altı ay sonra hasat ettiklerini söyledi.
Pirinç hasadının zorlu bir süreçten geçtiğini ifade eden Eken, “Önce hasadı biçiyoruz daha sonra hasadı kurutmak için oluşturduğumuz sahalarda kurutmaya bırakıyoruz. Ardından fabrikaya götürüp işliyoruz; üzerindeki kabuk kaldırılıp satışa hazır hale getiriliyor. Karacadağ pirincini diğer pirinçlerden ayıran temel özellik şeker oranının düşük olmasıdır. Şeker hastalığı olanlar için az tüketiminde ciddi bir sağlık sorunu yaratmıyor” dedi.
TANINIRLILIĞI BELLİ ÖLÇÜDE
Eken, pirinci volkanik taşların arasında yetiştirdiklerini, farklı topraklarda yetiştirildiğinde ise aynı tadı vermediğini kaydetti.
Karacadağ’ın kaynak suları ile sulandığını, sulamanın tadını etkilediğine dikkat çeken Eken, “Karacadağ pirinci bölgeye daha çok hitap ediyor. Mardin (Mêrdin), Şanlıurfa (Riha), Diyarbakır (Amed), Van (Wan) gibi yerlerde tüketiliyor. Karacadağ pirincinin yapılması da diğer pirinçlerden farklı oluyor. Karacadağ pirinci tescillendi bu da belli alanlara yayılmasına katkıda bulundu. Şu an belli bir ölçüde tanınıyor” diye belirtti.
YAĞIŞLAR VE HASAT
Ebrar Temel ise ekim ayında gerçekleşen yağışlardan kaynaklı hasadı geç gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Temel, yağışlardan kaynaklı pirinçlerin yan yatmasının üretimi olumsuz etkilediğini belirterek, “Biçerdöverlerle biçimini yapıyoruz. Arta kalanları da orakla biçiyoruz. Hasadını yaptığımız pirinci, kuruması için serdiğimiz tarlalarda 3 gün boyunca kurutup fabrikalara götürüyoruz” şeklinde konuştu.
DİYARBAKIR’DA (AMED) PİRİNCİ İŞLEYECEK FABRİKA AZ
Dedelerinden bu yana Karacadağ pirinci ektiklerini, ekonomik kriz sebebiyle maliyetlerin arttığını ifade eden Temel, Diyarbakır’da (Amed) pirinci işleyecek iki tane fabrika bulunmasının üreticiyi zorladığını ifade etti.
Fiyatların düşürüldüğünü ve üreticilere psikolojik baskı uygulandığını ifade eden Temel, üretimi borçlanarak yaptıkları için bir an önce satmak durumunda kaldıklarını belirtti.
Temel, “Biz de pirinci buğday, arpa, mercimek gibi ofislere satmak istiyoruz. Fabrikalarda kurutma makineleri yok, kimi zaman pirinci kurutmak onlarca günü alıyor. Bu nedenle küflenebiliyor. Karacadağ pirinç üreticileri için kurutma makineleri fabrikalara getirilebilir” dedi.
İŞÇİLİK MALİYETLERİNDE ARTIŞ
Pirincin çok su isteyen bir ürün olduğunu belirten Mehmet Eken, “Daha önce oraklar ile topluyorduk. Biçerdöverlerin gelişmesi ile beraber daha çok biçerler ile topluyoruz. İşçilik maliyetleri arttığı için bu yöntemi tercih ediyoruz. Mazot ve gübre fiyatlarının artmasına rağmen şu anda neredeyse geçen sene ile aynı fiyatlardan pirinç satmak durumundayız” şeklinde konuştu.
‘MALİYETLERİMİZİ KARŞILAMIYOR’
Yaşanan sorunlara dair devletin planlama ve düzenleme yapması gerektiğinin altını çizen Eken, “Kimi yıllarda az ekiliyor kimi yıllarda ise çok ekiliyor. Geçen sene mazot ve gübre fiyatları neredeyse yarı oranında arttı. Ancak pirinç aynı fiyatta kalıyor. Bu da bizim maliyetlerimizi karşılamıyor. Daha çok zorlanıyoruz. Çiftçiler için daha iyi planlamaların yapılması lazım. Diğer ülkeler çiftçiler için belli düzenlemeler, yardımlar sağlıyor ama burada böyle bir şey yok” ifadelerini kullandı.
‘HERKESE ULAŞMADIĞI İÇİN BÖLGESEL KALIYOR’
Fabrikanın üreticiden ürünü alırken düşük fiyatla aldığını, tüketiciye de çok pahalı verdiğini söyleyen Eken, gübre ve mazot fiyatlarında bir düzenleme yapılması halinde ucuza ürettiklerini ucuza satabileceklerini kaydetti.
Eken, “Biz de daha düzenli ve sürekli halde üretim sağlayabiliriz. Karacadağ pirinci binlerce yıldır ekiliyor ama diğer pirinçler gibi dünyaya yayılmadı. Herkese ulaşamadığı için bölgesel kalıyor. Bu pirincin daha çok tanıtılması ve yayılması gerekiyor” dedi.
Kaynak: Mezopotamya Ajansı
HABER MERKEZİ


















