Kadın katliamları ve şüpheli kadın ölümleri devam ederken, koruyucu ve önleyici mekanizmalar işletilmiyor. Kadın örgütü verilerine göre sadece Mayıs ayında 16 kadın erkekler tarafından katledildi, 33 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulundu. Kadın örgütlerine göre bu katliamlar ve şüpheli ölümlerin temel nedenlerinin başında cezasızlık politikası yatıyor.
‘ADALETE GÜVEN YİTİRİLMİŞ’
Özgürlükçü için Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi Kadın Komisyonu’ndan Fatma Hopikoğlu, söz konusu duruma karşı etkin bir mücadele verilmesi gerektiğini kaydetti. Fatma Hopikoğlu, “Erkek egemen anlayışın yıkılması gerektiğini düşünüyoruz. Kadın-erkek eşitliğinin oluşması gerekiyor” dedi.
Kadınların hukuki olarak kendini güvende hissetmediğine dikkati çeken Fatma Hopikoğlu, “Tüm toplum adalete güvenini yitirmiş. Bu güven eksiltilmiş. 2025’te ‘aile yılı’ politikaları adı altında artı yönetmeliklerin benimseneceğinden söz edip durdular. Hukuka yansımaları olacağı söyleniyor. Geldiğimiz noktada hukuki anlamda güvenlik riskinin daha çok açığa çıktığını görüyoruz” diye kaydetti.
‘SİYASİ ALTYAPISI VAR’
Fail erkekler lehine işleyen bir yargı sürecinin olduğunu söyleyen Fatma Hopikoğlu, kadın katliamlarının sadece cezasızlık politikalarıyla açıklanamayacağını vurguladı. Fatma Hopikoğlu, “Siyasi bir altyapısı var. Yargıya, sonra kolluğa, ardından topluma yansıyor. Erkek egemen bakış açısı çok fazla. Her alana yansımış durumda. Toplum nezdinde bu katliamlar normalleştirmeye çalışılıyor. İkinci bir sebep de verilen cezalar caydırıcı bir ceza niteliği taşımıyor. Cezasızlık anlamına gelecek sonuçlarla karşılaşıyoruz. Kadını koruyacak bir zemin olmadığı için doğrudan doğruya cezalandırılacak bir eylem de olmayabiliyor” diye konuştu.
‘KADIN KOLLUKTA GÜVENDE HİSSETMİYOR’
En son çıkan yargı yasası üzerine tahliye edilen bir kişinin benzer bir suç işlediğini anımsatan Fatma Hopikoğlu, “Kadın korunmamış oldu. Son 20 yıldır elde ettiğimiz kadın haklarım da elimizde erimeye başladı. Yaşam hakkımız, ekonomik hakkımız, sosyal haklarımızın elimizden alındığını görüyoruz. Kolluğa giden kadın kendini güvende hissetmiyor. Kadının istediği delil toplanmıyor. Savcılıklar etkin soruşturma yürütmüyor. Koruma, ev önlem tedbirlerinin tam olarak yerine getirilmesi gerekiyor” diye kaydetti.
“Kadının siyasal ve toplumsal olarak yalnız bırakılmaması gerekmektedir” diyen Fatma Hopikoğlu, şunları söyledi: “Adaletli bir sistem için toplumsal bir zemin için çabalamazsanız yasaları da uygulayamazsınız. Gerekli eğitimleri vermiyorsanız, sosyal anlamda insanları bilinçlendirmiyorsanız, günün sonun elinizde sadece iyi bir kanun metni olur ancak kötü uygulayıcılar olur. Toplumun yapısını temelden yeniden dönüştürmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
MA

















