İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Baqayi, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtlayan Baqayi, ABD ile İran arasında imzalanan ancak daha sonra rafa kaldırılan İslamabad Mutabakatı’na değinerek, “Mutabakat zaptının metninde hiçbir belirsizlik yoktur, ABD’nin anlaşmayı ihlal etmesinin hiçbir bahanesi yoktur. Mutabakat zaptının farklı bir yorumu, ABD’nin anlaşmayı ihlal etmesi için bir gerekçe teşkil etmez” dedi.
Mutabakat metninde Hürmüz Boğazı’nın durumunun da açık şekilde belirtildiğini ifade eden Baqayi, “Hürmüz Boğazı İran topraklarında yer almaktadır ve bu konu Umman ile istişare edilerek ve bölgesel ülkelerle diyalog yoluyla ele alınacaktır. Metin tamamen açık ve ABD’nin anlaşmayı bozmasının hiçbir bahanesi yok” diye belirtti.
‘ARABULUCULAR ÇALIŞIYOR’
Baqayi, Katar’a yaptıkları ziyarette müzakereleri yeniden canlandırmak için yeni öneriler veya girişimler olup olmadığı yönündeki soruya, “Meselenin ilkesi açıktır; arabulucular çalışıyor ve gerginliğin tırmanmasını önlemeye çalışıyorlar. Öte yandan, İran İslam Cumhuriyeti de ABD’nin suçlarını durdurmak için hiçbir adımdan kaçınmıyor.” Silahlı kuvvetlerimiz güç ve kudretle karşılık verip Amerikan saldırganlığının kaynağını ve kökenini yok ederken, diplomasi de görevlerini iyi biliyor ve hiçbir çabadan kaçınmıyor” yanıtı verdi.
Baqayi, ayrıca “Arabulucular aracılığıyla yapılan öneriler bize iletildi ve biz de bunları aldık, ancak şimdilik ayrıntılarına girmeyeyim” dedi.
HARK ADASI AÇIKLAMASI
ABD Başkanı Donald Trump’ın Hark Adası’nı ele geçirme olasılığı ile ilgili açıklamasına dair ise Baqayi, “Sonuçlarını görecekler. Sanırım aynı bölgelerde, sayıları az olmayan, bu insanları karşılamak için dakikaları sayan insanlar var” dedi.
‘HÜRMÜZ’DE KARARLIYIZ’
“Hürmüz Boğazı’ndaki egemenliğimizi kullanmaya kararlıyız” diyen Baqayi, şöyle devam etti: “Mutabakat Zaptı’nın 5. maddesini dikkate almadan ve bunu hiç dikkate almadığınızı varsayarak, Hürmüz Boğazı’nın kıyı devleti olarak haklarımız var. Amerika Birleşik Devletleri ve Siyonist rejimin askeri saldırganlığından ve ne yazık ki bölgedeki bazı ülkelerin onlarla işbirliğinden dersler aldık. Bu suyolunun İran’ın güvenliğini ve ulusal çıkarlarını tehdit etmek için tekrar kötüye kullanılmasına izin vermeyeceğiz.”
MA

















