Künye   Hakkımızda
23 Eylül 2026, Çarşamba
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Politika'dan Söyleşi

“İktidar sanatın özne olma gücünden çok rahatsız”

Aynur Doğan, Metin Kemal Kahraman, Niyazi Koyuncu, Apolas Lermi, Mem Ararat, Melek Mosso... Başta Kürt sanatçılara getirilen konser yasakları “toplum ahlakına uymuyor” gerekçesiyle kadın sanatçıların konserlerinin yasaklanmasına kadar genişletildi.

30 Ağustos 2026
“İktidar sanatın özne olma gücünden çok rahatsız”
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Vali ve kaymakamlıklar tarafından sanatçıların konserlerin yasaklanması uygulaması artık rutin işlem haline geldi. Daha önce de Grup Yorum gibi devrimci müzik gruplarının, Kürtçe müzik ve tiyatro yapan gruplarının etkinliklerinin yasaklanması çok sık karşılan bir durumdu. Son yasaklarla bu çemberin oldukça genişlediğini görüyoruz.

Halkların Demokratik Kongresi Kültür Sanat Meclisi’nden Sinan Gökçe ile konser yasaklarının nedenini ve etkilerini konuştuk.

Kürt sanatçılara ve Grup Yorum örneğinde olduğu gibi sol-sosyalist sanatçıların faaliyetlerini engellemek devletin rutin işlerindendi. Ama şimdiki yasaklar çok daha yaygın ve çok farklı kesimleri kapsamına aldı. Aynur Doğan, Metin Kemal Kahraman, Niyazi Koyuncu, Apolas Lermi, Mem Ararat, Melek Mosso. Bu yeni bir durum gibi, ne dersiniz?

İktidarın Kürt kültürü sanatına yönelik diline yönelik yasaklamaları, devrimci kurum ve kuruluşlara grup yorumu, diğer devrimci grup kurum ve kuruluşlara, sanatçılara dönük yasaklamaları yeni değil. Zaten devletin kendisini var etme koşullarından biri, devrimci sanatın toplumsallaşmasının bir şekilde önüne geçmek. Ancak bugünkü yasaklamaları hem bu şekilde değerlendirmek hem de birkaç farklı temelde değerlendirmek daha doğru olacaktır. Yani öncelikle iktidar ciddi bir yönetebilme krizi yaşıyor. Uzun zamandır bu yönetememe krizini yaşıyor. Yoksulluk çok derinleşti. Savaş politikalarından istedikleri gibi sonuçları alamıyorlar. Bu atmosferde de seçime girmeyi bir şekilde çok arzu etmiyorlar. Bir şekilde toplumsal olarak kendilerinin yaratmak istedikleri kaotik bir süreç, toplumsal bir kamplaşmayı yönetebilecek bir toplumsal kamplaşmayı kendilerince planlıyorlar. Kültür sanata dönük yaklaşımları da bu temelde değerlendirebilir.

Yasaklamaların bazılarına gerekçe bazı faşist, dinci derneklerin “ahlakı bozuyor” açıklamaları oldu. Bunu “mahalle baskısı” olarak mı değerlendirmek lazım yoksa bir derin organizasyon mu?

Bu yasaklamaları doğrudan “mahalle baskısı” gibi değerlendirmek çok doğru değil. Yani geçmişte “mahalle baskısı” niteliğinde kimi yönelimler oldu. Devrimci sanata, sanatçıya. Yani bunlar olmadı değil. Ancak bugün itibariyle yaşanan durum bundan daha farklı. Derin bir organizasyon var burada. İktidar kendince yaşadığı bütün sorunları bir şekilde toplumu kutuplaştırarak, kendi dinci gerici kitlesini konsolide etmek amacıyla sanatın, ilerici sanatın, devrimci sanatın bir şekilde toplumla buluşmasını istemiyor. Sanatın etki alanından çok büyük rahatsızlık duyuyor. Öncesinde de bahsettiğiniz gibi iktidar bir seçim hazırlığında ve kendince kontrollü bir gerginlik, kendisini kontrol edeceği bir gerginlikten seçimde kendi kitlesini konsolide edebileceğini düşünüyor.

22 yıllık iktidarına rağmen AKP-MHP’nin temsil ettiği İslamcı faşist çizgi kültürel hegemonya kurmamaktan şikayet ediyor. Bu yasakları bu bağlamda nasıl yorumlamak lazım?

22 yıl çok uzun bir süre. 22 yılda neredeyse devletin temas edip de dönüştürmediği hiç bir kurumu kalmadı. Her şey dönüştü ve çok büyük bir tahribat yarattı. Zaten gelinen süreçte de yarattıkları tahribatın çok ağır bedelini bütün ülkenin halkları ödüyor. Bütün yoksullar, işçiler, emekçiler, bütün halklar.

Ama kültür, sanat alanını tabii ki istediği gibi dizayn edemedi. Bundan da çok rahatsız. Zaten kültür sanat alanını dizayn edememesi çok doğal. Yani öyle bir altyapısı, öyle bir gerçekliği de yok. Geçmişten günümüze kadar belediye aracılığıyla bakanlıklar aracığıyla çok fazla şeye yöneldiler. Kendilerince çok detaylı çalışmalar yaptılar ama çok istedikleri sonucu alamadılar. Ama bugün bunun yoğunlaşması artık iktidarın gelinen süreçte yönetimi ve krizini çok derinleşmesinden ayrı ele alınamaz. Bugün artık kendince kendi kitlesini toparlama, bir araya getirme, konsolide etme refleksiyle tekrar gerici damarı kaşıyor. Onların bu gerici eğilimlerinin tekrar kaşınıp, derleyip toparlayarak böyle bir seçim atmosferine harekete geçirmek istiyorlar.

Pandemi, ekonomik kriz bir çok sanatçı intiharına neden oldu. Moda Sahnesinin elektriği kesilmesindeki gibi zaten zar zor ayakta kalan kültür kurumları, sanatçılara bir de yasaklar ile engelleniyor. Mesele kültür sanat çevrelerinde nasıl ele alınıyor?

Evet, uzun bir pandemi süreci yaşandı ve pandemi de gerçekten herkes çok sorun ve problemler yaşadı. Ama sanat alanı gerçekten ağır bedeller ödedi. Yani sanat çevreleri konserlerin ve etkinliklerin yasaklanmasından kaynaklı olarak yaşama olanaklarını hepten kaybetti. Çok fazla arkadaşımız intihar etti. Sanat çevrelerinde bu yasaklara tepkiler gösterdiler, kimi sanatçı dostlarımız sosyal medya hesaplarından dayanışma mesajları paylaştılar, onbinlerce insan ulaştırdılar tepkilerini. Ama bu tepkiler tek başına yeterli değil, sanat yönelik bu saldırıları savuşturmaya. Bu açıkçası bizler için de yani kültür sanat faaliyet sürdüren kurum ve kuruluşlar için de bir özeleştiri sürecidir aslında. Bir şekilde temas edip dayanışmayı arttırmak gerekirdi. İktidar bu süreci de yine kendi istediği gibi değerlendirdi. Hala müzik yasağı var. Yani pandemi dahil hiç bir önlem kalmamasına rağmen hala müzik yasağının olması bile aslında iktidarın bu meseleyi nasıl ele aldığını çok net gösteriyor. Ama buna rağmen gerçekten kimi sanatçıların, sanat çevrelerinin de alternatif refleksler gösterdiğini görüyoruz. Moda Sahnesi özellikle bunun için çok net bir örnek. Kendileri çok sağlıklı bir tavır ve tutum gösterdiler ve ısrarla da kamusal özerk tiyatro söylemini dile getiriyorlar. Çok haklı ve doğru bir tanım ve talep aslında. İktidar tabii ki sanatın bu gücünden ve özne olma gücünden çok rahatsız ve böyle bir şeyin kesinlikle oluşmasını istemiyor. Her halükarda da devrimci sanatın, ilerici sanatın ve sanatın nerdeyse tüm disiplinlerinin etki alanını zayıflatmak istiyor.

Bunun için de bu yasakları çok pervasızca kaymakamlar, valilikler bile bu yasak gerçekleştirebiliyor. Yani biz Halkların Demokratik Kongresi, Kültür Sanat Meclisi olarak ve devrimci kültür sanat kurumları olarak, bütün bu süreçlerden sanatçıların, sanatçı arkadaşların gerçekten yani iyi dersler çıkartıp bir araya gelmelerinin gerekliliğini net bir şekilde ortaya koymaları gerektiğini düşünüyoruz. Yani bizim bir arada durmaktan birbirimizle dayanışmak, tam ve birbirimizi örgütlemek den başka bir seçeneğimiz yok. Çok yani yaşanan süreçlerden çok ağır bedeller ödedik. Yarın ne şekilde olacaksa, nasıl yapacaksak bir araya gelmeliyiz. Bunun forumunun nasıl olacağını da oturup konuşup tartışmalıyız. Büyük bir sanatçı meclisini, sanat örgütlerini yaratmalıyız. İktidar bütün bu yönelimleri şüphesiz ki sanata zarar veriyor. Ama bizim toplumsallaşmamızın, bizim halkla olmamızın, bizim üretimlerimizin önüne geçemeyecek. Hiç bir zaman bunu istediği gibi başaramadı, bundan sonra da başaramayacak. Ancak bu durum da bize net bir şekilde şunu gösterdi ki örgütlü bir kuvvet o örgütlü bir güç olmalıyız.

Cemil Aksu / POLİTİKA HABER

 

Previous Post

Türkiye Bankalar Birliği Başkanlığı’na Alpaslan Çakar seçildi

Next Post

Yeni konut modelinde arsalar kura ile verilecek

İlgili Haberler

Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor
Politika'dan Söyleşi

Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor

12 Ağustos 2026
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

24 Ocak 2026
Sendikacı Nebile Irmak: Asgari ücret yoksulluk ücretidir, yoksulluk da kadınlaşıyor
Politika'dan Söyleşi

Sendikacı Nebile Irmak: Asgari ücret yoksulluk ücretidir, yoksulluk da kadınlaşıyor

18 Aralık 2025
Sosyalist cumhurbaşkanı adayı Osman Zorba:  Burjuva güçler için çözümsüzlük en iyi çözümdür.
Politika'dan Söyleşi

Sosyalist cumhurbaşkanı adayı Osman Zorba: Burjuva güçler için çözümsüzlük en iyi çözümdür.

26 Ekim 2025
sinan dervişoğlu
Politika'dan Söyleşi

Sinan Dervişoğlu: Yeni olgular ve bilgiler Marksizm açısından yeni problemler ve yeni fırsatlar yaratıyor.

28 Eylül 2025
Ömer Ağın: Öcalan’ın çağrısı ile yeni bir mücadele dönemi başlamıştır
Politika'dan Söyleşi

Ömer Ağın: Öcalan’ın çağrısı ile yeni bir mücadele dönemi başlamıştır

14 Mart 2025
Politika'dan Günün Yorumu
46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine
Politika'dan Yorum

46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine

Melike Korkmaz
14 Eylül 2026
Politika'dan Söyleşi
Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor
Politika'dan Söyleşi

Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor

Politika Haber
12 Ağustos 2026

EN SON HABERLER

Vahşi Madenciliğe Karşı Konferans’ın sonuç bildirgesi yayınlandı.

Vahşi Madenciliğe Karşı Konferans’ın sonuç bildirgesi yayınlandı.

23 Eylül 2026
CHP’den istifalar: 5 belediye başkanı istifa etti

CHP’den istifalar: 5 belediye başkanı istifa etti

23 Eylül 2026
Mansur Yavaş, CHP’den istifa etti: Siyasi yoluna bağımsız devam edecek

Mansur Yavaş, CHP’den istifa etti: Siyasi yoluna bağımsız devam edecek

23 Eylül 2026
Polis baskısını protesto ettiler

Polis baskısını protesto ettiler

23 Eylül 2026
Adalar Belediyesi AKP’ye geçti: Yeni başkanvekili Kemal Türkyılmaz oldu

Adalar Belediyesi AKP’ye geçti: Yeni başkanvekili Kemal Türkyılmaz oldu

23 Eylül 2026
Güvenlik protokolünden bir gün sonra okul saldırısı: Öğretmenlerden Yusuf Tekin’e istifa çağrısı

Güvenlik protokolünden bir gün sonra okul saldırısı: Öğretmenlerden Yusuf Tekin’e istifa çağrısı

23 Eylül 2026
Adalar’da başkanvekilliği seçimi ikinci turda: Taş Mektep önünde protesto

Adalar’da başkanvekilliği seçimi ikinci turda: Taş Mektep önünde protesto

23 Eylül 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!