Künye   Hakkımızda
25 Ekim 2026, Pazar
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Heyetin Amed temasları: Enternasyonal dayanışmayı yükseltmeliyiz

Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon, Amed’teki ziyaretleri kapsamında yapılan görüşmelerde yaşanan ihlallere dair aktarımlar yapılarak enternasyonal dayanışmayanın önemine dikkat çekildi.

26 Ocak 2023
Heyetin Amed temasları: Enternasyonal dayanışmayı yükseltmeliyiz
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Tecride karşı hukukçu, gazeteci ve akademisyenlerden oluşan ve 7 farklı ülkeden Türkiye’ye gelen 36 kişilik Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon’un 12 üyesinin Amed’teki ziyaretleri ikinci gününde devam etti. Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Genel Merkezi’ni sabah saatlerinde ziyaret eden heyet üyeleri derneğin Eş Genel Başkanı Bünyamin Şeker ve şube yöneticileri tarafından karşıladı.
Ziyarette, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit, bunun topluma yansıması, kimyasal silah kullanımı, yas ve gömülme hakkına yönelik engellemeler, ekolojik tahribatlar, gösteri ve yürüyüş yasaklamaları, kadın aktivistlere yönelik tutuklamalar, cezaevlerindeki işkenceler ve hasta tutuklular konularındaki yaşanan hukuksuzluklara dair bilgiler paylaşıldı.

“2015’TEN SONRA BASKILAR ARTTI”

Ziyarette ilk konuşan ÖHD Eş Genel Başkanı Şeker, özellikle 2015 yılından sonra Kürt sorununda askeri çözüm mekanizmalarının devreye konulduğuna dikkati çekerek, “Cezaevlerindeki tecrit durumu, dil üzerindeki baskılar, gösteri ve yürüyüş eylemlerindeki baskılar, 2015 yılından bu yana Kürdistan illerinde çok ciddi kendini gösterdi. Süresiz yasaklamalar var. Van’da bin 600 günü aşan yasaklamalar hala devam ediyor. Son dönemlerde özellikle tutuklamalar artarak devam ediyor. Kadına yönelik şiddete karşı mücadele yürüten kadınlar tutuklanıyor. Türkiye’de Kürtlere karşı bu örnekler her gün yaşanıyor. Yine Türkiye’de Kürtçe resmi dil olarak kullanılmıyor, kamusal alanda kullanılması yasaklanıyor, seçmeli ders olarak seçilebiliyor, onda da kadro yetersizliğinden sınıflar açılmıyor. 2019-2020 yılları içerisinde bir dil ağı oluşturuldu ve Kürtçenin anadil olması için imza toplandı” diye belirtti.

“MUHATAP BULAMIYORUZ”

Temel problemlerinin hukuki çevredeki muhatapsızlık olduğunu vurgulayan Şeker, şöyle devam etti: “2011 yılından bu yana avukat görüşü yaptırılmıyor, binlerce avukatın başvuruları, çağrıları oldu. En son Haziran ayında 775 avukat Adalet Bakanlığına başvuru yaptı. Ancak o tarihten bugüne herhangi bir şekilde bu talebe cevap verilmedi. Türkiye yasalarında bir avukatın cezaevindeki bir bireyle görüşme yapabilmesi ya da yapmaması yasalarla açıklanmış. Eğer bir avukatına ‘örgüt’ adı altında soruşturma açılırsa görüşme engellenir. Ancak Sayın Öcalan’ın ve yanında kalan 3 tutuklunun bir avukat yasaklaması söz konusu değil. Hukukun Türkiye’de Kürtlere yönelik nasıl işlediğinin fotoğrafını size aktardık. Birçok ihlale ilişkin başvurularımız olmasına rağmen yetkili kurumlar görevini yerine getirmiyor. Mevcut iktidar hukukun üstünlüğü ilkesini tanımamakta. AİHM tarafından Öcalan, Kavala, Demirtaş hakkında verilen kararları uygulanmıyor. Biz de hukuk örgütleri olarak bu sorunlarla mücadele etmeye devam ediyoruz.”

CEZASIZLIK POLİTİKALARI

Sonrasında söz alan ÖHD Amed Şube Eşbaşkanı Özüm Vurgun, hazırladıkları raporlara göre Amed’te son bir yılda çok sayıda işkence vakası yaşandığına değindi. Vurgun, şu ifadelerde bulundu: “Kapalı alanlarda, gözaltı merkezlerinde çok sayıda şiddet vakası var. Bu vakalarda kaba dayak ve cinsel şiddete varabilecek saldırılar gerçekleştiriliyor. Bunlarla ilgili suç duyuruları ise sürekli cezasızlık politikaları ile kapatılıyor. Şu ana kadar sadece bir tanesi yargılama söz konusu oldu, ona da ‘basit yargılama’ denildi ve kişi beraat ettirildi. Aslında bu yaşananlar da Öcalan üzerindeki tecridin nasıl topluma yayıldığını gösteriyor.”

Son iki seçimde HDP’nin 106 belediyesine kayyım atanmasını da hatırlatan Vurgun, “Bununla beraber seçilmiş belediye eşbaşkanların hepsi tutuklandı. Daha sonrasında 8 Mart, 1 Mayıs, 25 Kasım gibi önemli günlerde oraya katılan kişilere soruşturma dosyaları açılarak o kişiler yargılandı” dedi.

KİMYASAL SİLAH

Nisan 2021’den Kasım 2021’e Türkiye’nin 2 bin 567 kez Irak Federe Kürdistan Bölgesi’nde kimyasal silah kullandığı ve 49 gerillanın yaşamını yitirdiği bilgisinin kamuoyuna yansıdığını hatırlatan Vurgun, Türkiye kimyasal silah kullanımın araştırılmasını isteyen kişiler hakkında soruşturma başlattığını ve bu kapsamda Şebnem Korur Fincancı’nın 2 buçuk ay tutuklu kaldığını dile getirdi.

TÜM TOPLUM TECRİDİ HİSSEDİYOR

Tecrit bağlantılı süren savaşta insanların göçe zorlandığı ve kentsel dönüşüm adı altında insanların evlerine el konulduğu gibi konulara da değinen Vurgun, “Bu durum yoksul kesim üzerine uygulanıyor, insanlar daha da yoksullaştırılıyor ve asimilasyona maruz kalıyor. Türkiye topyekûn bir savaş halinde ekolojiye saldırıyor, Kürdistan’ın dağlarına, nehirlerine saldırıyor. Tecrit dediğimiz şey sadece Öcalan üzerinde değil muhalif olan ve tüm Kürt halkına hissettiriliyor” dedi.

“HASTA TUTUKLULAR ÖLÜME TERK EDİLİYOR”

Cezaevinde yaşanan hak ihlallerine değinen avukat Fırat Taşkın ise, Öcalan üzerindeki tecride dikkati çekti. Öcalan’dan 22 aydır haber alınmadığını, avukatların ve ailelerin iletişim kuramadığı tutukluların karşı karşıya kaldıkları hak ihlallerini tahmin edebildiklerini sözlerine ekleyen Taşkın, “Cezaevlerinde sadece fiziksel baskılar yok, aynı zamanda sosyolojik ve psikolojik baskılar da söz konusu. Hasta tutukluların durumu her geçen gün ağırlaşırken, tahliyeleri olmadığı için ölüm haberleri alıyoruz. Soruşturma dosyalarını takip ettiğimiz zaman taleplerimizin hiçbiri kabul edilmiyor ve takipsizlikle sonuçlanıyor. Hasta tutukluların ölümlerine şüpheli ölüm olarak bakıyoruz. Cezaevlerinde tutsaklar Kürtçe olan hiçbir şeyi alamıyor bu da ırkçılıkta dışa vurumdur. Yine Cumhurbaşkanlığı af yetkisini politik tutsaklara kullanmadığına şahit olduk” diye konuştu.

Yas ve gömülme hakkına ilişkin bilgi paylaşımında bulunan avukat Muhittin Muğuç ise, şunları dile getirdi: “Bu konuda da çok ciddi hukuksuzluklar var. Özellikle gerilla cenazelerinde sorunlar yaşamaktayız. Cenazeyi almak için muhatap bulamıyoruz. Ailelerimiz cenazeleri teslim konusunda gerekeni yapmaktalar fakat ilk gittikleri yerlerde kötü muameleyle karşılaşıyorlar. Bunun failleri kolluk, polis oluyor. Taziyelere ‘leş’ sözleriyle ailenin maneviyatına saldırı gerçekleştiriliyor. Bu konudaki şikayetlerde dikkate alınmıyor. HSK görevini yerine getirmiyor. MEBYA-DER’de bu konuda çalışmalar yürütüyor bu konuda tutuklanan arkadaşlar oldu ve bizde onların avukatı olduğumuz için biz de aynı soruşturmaya tabi tutularak işimiz engellendi. Cenazeler teslim alınamıyor, kimliği belli olmasına rağmen aileye haber verilmeden kimsesizler mezarlığına gömülüyor. Kişinin kimliği belli olmasına rağmen ısrarla ailelerden DNA örneği alınmakta. Yas ve gömülme hakkı konusunda ailelerin de hak ihlali yaşaması üzerine başvurular yapmaktayız.”
Konuşmaların sonrasında tecrit ve avukatların yaşadığı sorunlarla ilgili enternasyonal dayanışmanın büyütülmesi gerektiği üzerine tartışmalar yapıldı.

Heyet sonrasında Rosa Kadın Derneği’ne geçerek, dernek Başkanı Adalet Kaya ve yöneticilerle bilgi alışverişinde bulundu.

“ÖZEL SAVAŞ DA TECRİTTİR”

Kadına yönelik şiddete karşı mücadele yürüttüklerini ifade eden Adalet Kaya, özellikle sıcak savaşla birlikte şiddetin arttığını dile getirerek, “OHAL’in ilan edilmesiyle biz tekrar örgütlendik. 10 yıldır inşa edilen bu tekçi sistemin yansımalarını görüyoruz. Bu yansımaların özellikle kadına ve çocuğa yönelik şiddet boyutu var. Özellikle Kürt kentlerinde kadınlar Kürt oldukları için çoklu şiddet boyutlarına maruz kalıyor. Özel savaş politikaları dediğimiz boyutlara maruz kalıyoruz. Özel savaş dediğimiz politikaları da tecrit olarak tanımlıyoruz. Toplumu politik bilincinden uzaklaştırmak için psikolojik politikalar yürütülüyor. Kürt kadınlarının güçlü olduğu dönemde şiddetin azaldığını gördük fakat şimdiler de devlet kaynaklı şiddet arttı. Psikolojik bir savaş yürütülüyor. Sokaklar da kadınlar fuhuşa çocuklar da uyuşturucu kullanımına zorlaştırılıyor” dedi.

“YARGI TACİZİNE MARUZ KALIYORUZ”

Sonrasında heyetin “Kürt kadınlarının devlet içindeki mekanizmalara erişimi” sorusu üzerine Kaya, şunları dile getirdi: “Kayyumlar ve OHAL dönemi sivil toplum örgütlenmesinin ortadan kaldırıldığı bir dönemdi bu başlı başıma ortadan kaldırma dönemiydi. Kürt kadın hareketi bu süreçte de durmadı, çalışmalarına devam etti. Son 5 yıldır artık resmî olarak da örgütlenmemizi gerçekleştiriyoruz. Çalışmalarımızın başladığı tarihten bu yana da yargı tacizine maruz kalıyoruz. Kayyumlar atanmadan önce mekanizmalar vardı, anlayışımızın hayata geçirildiği mekanlardı. Şu an da Kürt kadınlar kayyum yönetimindeki belediyelerin sığınaklarına gitmek istemiyor.”

Ziyaret soru cevapla son buldu.

Heyetin gün içindeki ziyaretleri devam edecek.

MA

Previous Post

Helikopterden atılan Şiban için hapis talebi

Next Post

12 baro başkanına “Rojava’ya saldırı” fezlekesi

İlgili Haberler

İzmir’de basın özgürlüğü yürüyüşü: ‘Yeter, nefes alamıyoruz’
Emek

İzmir’de basın özgürlüğü yürüyüşü: ‘Yeter, nefes alamıyoruz’

24 Ekim 2026
İHD’den Ali Osman Köse için tahliye çağrısı
Gündem

İHD’den Ali Osman Köse için tahliye çağrısı

24 Ekim 2026
Hakikati bilmeye hakkımız var; Hüseyin Toraman’a ne oldu?
Gündem

Hakikati bilmeye hakkımız var; Hüseyin Toraman’a ne oldu?

24 Ekim 2026
Çervatoğlu’ndan Samsun’daki ‘Demokratik Dönüşüm’ konferansına çağrı
Gündem

Çervatoğlu’ndan Samsun’daki ‘Demokratik Dönüşüm’ konferansına çağrı

24 Ekim 2026
NYT: ABD ve İsrail, İran’a yeni saldırı planları hazırlıyor
Gündem

NYT: ABD ve İsrail, İran’a yeni saldırı planları hazırlıyor

22 Ekim 2026
İstanbul Barosu yönetiminin beraatına istinaftan onay
Gündem

İstanbul Barosu yönetiminin beraatına istinaftan onay

22 Ekim 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Burjuva siyaset, ahlak ve biz
Gündem

Burjuva siyaset, ahlak ve biz

Melike Korkmaz
8 Ekim 2026
Politika'dan Söyleşi
Ali Ergin Demirhan ile Direniş Fraksiyonunun Güncel Durumu
Gündem

Ali Ergin Demirhan ile Direniş Fraksiyonunun Güncel Durumu

Politika Haber
18 Ekim 2026

EN SON HABERLER

İzmir’de basın özgürlüğü yürüyüşü: ‘Yeter, nefes alamıyoruz’

İzmir’de basın özgürlüğü yürüyüşü: ‘Yeter, nefes alamıyoruz’

24 Ekim 2026
İHD’den Ali Osman Köse için tahliye çağrısı

İHD’den Ali Osman Köse için tahliye çağrısı

24 Ekim 2026
Hakikati bilmeye hakkımız var; Hüseyin Toraman’a ne oldu?

Hakikati bilmeye hakkımız var; Hüseyin Toraman’a ne oldu?

24 Ekim 2026
Karacadağ pirincinde hasat başladı: Üretici artan maliyetlerden şikâyetçi

Karacadağ pirincinde hasat başladı: Üretici artan maliyetlerden şikâyetçi

24 Ekim 2026
Gençlere kurulan tuzaklar

Gençlere kurulan tuzaklar

24 Ekim 2026
Gezi ve Kobanê direnişinin ruhu Fransa ve Avrupa’da dolaşıyor…

Gezi ve Kobanê direnişinin ruhu Fransa ve Avrupa’da dolaşıyor…

24 Ekim 2026
Çervatoğlu’ndan Samsun’daki ‘Demokratik Dönüşüm’ konferansına çağrı

Çervatoğlu’ndan Samsun’daki ‘Demokratik Dönüşüm’ konferansına çağrı

24 Ekim 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!