Toplumsal birçok sorunun kaynağı olan çetecilik faaliyetlerinin artışında cezasızlık politikası temel etken olarak gösteriliyor. İş yeri kurşunlayan, yağma, yaralama ve tehdit gibi birçok suça bulaşan çetelere yönelik etkin bir soruşturma yürütülmüyor. Tutuklanan çete üyeleri de birçok kez “yetersiz delil” gerekçesiyle tahliye ediliyor.
Amed’de bulunan Hewş Kafe ve Karga Butik Otel’e yönelik 2024 yılında gerçekleşen saldırısı da bu olaylardan birisi. Tutuklu kişilerin tahliye edildiği dosyanın bir süre önce kapatıldığı öğrenildi.
AYNI SALDIRGANLARDAN BİRÇOK SALDIRI
Tarihi Sur ilçesinin Cami Kebir Mahallesi’nde bulunan Hewş Kafe, son yıllarda birçok kez selefi çetelerin hedefi oldu. Yaklaşık 3 yıl önce 10-15 kişilik bir grup, yüksek sesli müziği bahane ederek kafeyi bastı ve işletme sahiplerini tehdit etti.
Ömer Damlayıcı’nın işlettiği ve aynı sokakta bulunan kurutulmuş çiçek atölyesi de 2024’ün Mayıs ayında aynı grubun içinde yer aldığı kişiler tarafından saldırıya uğradı. Söz konusu grup, aynı sokakta bulunan Karga Butik Otel’i de aynı şekilde hedef aldı.
11 Temmuz 2024 tarihinde her iki işletme de yüzleri kapalı 3 kişinin saldırısına uğradı. Olay yeri inceleme raporunda, Karga Butik Otel’in giriş kapısında 7 adet silahlı saldırının tespit edildiği, Hewş Kafe’nin duvarına 4 adet isabet olduğu belirlendi. Ayrıca iki işyerinin ön tarafındaki yol kısmında 9 boş kovan bulundu.
3 şahıstan 2’sinin işyerlerine yönelik saldırıda bulunduğu, diğer şahsın da ses bombası attığı görüntülere de yansıdı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, olaya dair beyanlar alınarak, canlı teşhis işlemi yapıldı.
Olay sonrası Garip Çiçek, Veysel Gür ve Umut Yıldırım gözaltına alınarak tutuklandı. Dosyadaki beyan, teşhis ve kamera görüntülerine rağmen 14 Ağustos 2024’de aylık tutuk incelemesinde 3 kişi de tahliye edildi.
Diyarbakır 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılan itiraz reddedildi. İşyerlerine dönük sözlü ve fiziki taciz daha sonra da devam etti. 25 Ağustos 2024’de aynı kişiler Veysel Gür ve Umut Yıldırım, işletmecilere saldırıda bulundu.
Veysel Gür 3 kez polisin silahını almaya yeltenirken, üzerinde bulunan bıçakla saldırı teşebbüsünde bulundu. Kafe işletmecilerinden Ömer Damlayıcı sağ elinden, Yusuf Damlayıcı da vücudunun çeşitli yerlerinden darp edildi. Saldırganlar 1 günlük gözaltı sonrası imza ve yurtdışı çıkış yasağı ile serbest bırakıldı.
TAKİPSİZLİK VE DAİMİ ARAMA KARARI
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyada “takipsizlik” kararı verdi. Diyarbakır 4. Sulh Ceza Hakimliği de karara itirazı reddetti.
Savcı, 14 Mart 2025 tarihli kararla “suç yerinde ve sorasında da şüphelilerin yakalanamadığı başsavcılığımızca yapılan işlemlerin sonuçsuz kaldığı, yapılan tüm soruşturma işlemlerine rağmen şüpheli veya şüphelilerin temin edilemediği anlaşılmıştır” gerekçesiyle daimi arama kararı verdi.
AYM’YE BAŞVURU
Avukat Mehdi Özdemir, bunun üzerine Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuruda bulundu.
Olay örgüsünün tüm ayrıntılarıyla yer aldığı başvuruda, “(…) olayın aydınlatılmasında önemli olan tanık ifadelerinin alınmadığı, soruşturmada hakların korunmasına yönelik özen gösterilmediği, olay öncesi ve sonrasında meydana gelen sözlü ve fiziki saldırılar, Hewş kafemülk sahibinin ifadesi, Karga ve Hewş kafelere gelen kişilerin giyim tarzının motivasyon kaynağı olarak saldırılara sebebiyet vermesine ilişkin yeterli bir araştırmanın yapılmadığı ve olayın tüm yönleri ile ortaya konularak deliller ile ilişkilendirmek suretiyle bir sonuca ulaşılmadığı görülmektedir” denildi.
Başvuruda, dosyada etkin bir soruşturma yürütülmediğine işaret edilerek, saldırıların 1990’lı yıllardaki Hizbulkontra saldırılarıyla benzerlik gösterdiği belirtildi.
Başvuruda, “1990’lı yıllarda olduğu gibi saldırıda bulunanların profillerinin, kullandıkları dilin ve saldırı biçimlerinin Hizbullah Terör Örgütü ile aynı mahiyette olduğu görülmektedir. Bu kişiler/gruplara karşı gerekli araştırmalar yapılmaması, saldırıların cezasız bırakılması ve tedbirler alınmaması, idari ve yargısal faaliyette gereğince hareket edilmediğini göstermektedir” ifadelerine yer verildi.
Azad Altay / MA


















