Künye   Hakkımızda
1 Kasım 2026, Pazar
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result

İkilem nedir, ikilemden nasıl çıkılır

Veysi SARISÖZEN

1 Kasım 2026
in Gündem, Yazarlar
Veysi Sarısözen Veysi Sarısözen
5 min read
Veysi Sarısözen Veysi Sarısözen
İkilem nedir, ikilemden nasıl çıkılır
ShareTweetSend

“Cumhuriyeti çaldılar” lafının geçtiği bir açıklamayı okuyunca, kendi kendime “evet Cumhuriyet’i çalmışlardı” diye mırıldandım.
Biliyorsunuz vaktiyle Kemal Türkler’in başında bulunduğu sendikal örgütlerin gazetesi “Politika”nın yönetmeni yakın zamanda kaybettiğimiz TKP üyesi Aydın Engin’di. Yıllar sonra yine Aydın Engin, Can Dündar’ın yurtdışına gitmek zorunda kalmasıyla birlikte Cumhuriyet Gazetesinin başına geçmişti.

İşte TKP’li Aydın Engin’in yönettiği Cumhuriyet Alev Coşkun’un devlete yazdığı bir mektubun sonucunda “çalınmıştı.” Hırsız bir de Aydın Engin ve arkadaşlarını hapse atmıştı.

Söz konusu metinde “Cumhuriyet çalındı” lafını okuyunca bu hırsızlığın hatırlatıldığını sanmıştım, meğer “Türkiye Cumhuriyeti’nin çalındığından” bahsediliyormuş.

Neyse, yazımın konusu bu lafı edenler değil. Konum obskürantizm. Yani “karartmacılık.”
Cumhuriyet nedir? Devletin mutlak ya da meşruti bir sülale tarafından değil, doğrudan ya da dolaylı, demokratik ya da hileli, çok partili ya da tek partili seçimlerle seçilenler tarafından yönetilmesidir.

Hepsi bu kadar. Bu kadarı Cumhuriyettir ve fakat cumhuriyetin “niteliğini” bize anlatmaz. Hatta diyelim ki Birleşik Krallığa, Belçika’daki meşrutiyetçi monarşiye göre Türkiye Cumhuriyeti’nin daha demokratik olduğu anlamına bile gelmez. Cumhuriyet demokratik de olabilir, diktatörlük de. Laik de olabilir klerikal de. Sosyalist de olur faşist de. Yani bin bir suratlıdır ve her kılığa girebilir.
Esas olan nedir?

Cumhuriyet rejimli devletin hangi sınıf tarafından yönetildiğidir.

Şu andaki rejimin adı nedir? Elbette cumhuriyettir. Saltanat yok. Padişah yok. Erdoğan rejimi cumhuriyet olmaktan çıkarmadı. Osmanlı sülalesinin varisini padişah yapmadı. Resmen olmasa da Kemalist yerine Erdoğanist tek parti rejimine benzetti. Tepeden inme laiklik yerine tepeden inme dincilik getirdi. Cumhuriyet yerli yerinde duruyor yani.

Cumhuriyet yok olmadı. Yok olan ne? Yarım yamalak parlamenter sistem yok oldu, o yok olunca elde avuçta demokrasiden geriye bir tek “seçim” kalmışken o da artık “seçim” olmaktan çıktı.

O halde Cumhuriyeti çalan filan yok, halkın elinden demokratik kırıntılardan bir kısmı daha çalındı.

Ve şu anda konuşan ulusalcının, ulusolcunun, sözde sosyalist, gerçekte sosyal milliyetçinin ağzında demokrasi değil, cumhuriyet lafı var. Artık mızrak çuvala sığmıyor:

Topunuzun yazılarınızı okuyorum, konuşmalarınızı dinliyorum: Hem Butlancı Kemal’e, hem Erdoğan’a, hem Bahçeli’ye, hem Özgür Özel’e, hem de Dem Parti’ye karşısınız. Hepiniz Yılmaz Özdilsiniz. Var olan bütün partilere karşı çıkıyorsunuz da siz kimsiniz? Halka hangi partiyi alternatif olarak gösteriyorsunuz? Şu iki eski MHP’li partiden bile, hallerindeki perişanlık yüzünden, alaya alınacağınızı bildiğiniz için söz edemiyorsunuz? Kimden söz ediyorsunuz?
Ölülerden söz ediyorsunuz. Atatürk diyorsunuz, İnönü diyorsunuz, Deniz Baykal diyorsunuz. Öteki dünyada mı yaşıyorsunuz?
Siz görevli olduğunuz ya da gönüllü olarak hizmet ettiğiniz ve “Cumhuriyet” diyerek adını gizlediğiniz “devlet” adına yazıyor ve konuşuyorsunuz. Ne Cumhuriyeti? “Cumhuriyet” değil, “devletiniz” tehlikede çünkü. Korkuyla dünyaya, bölgeye ve Türkiye’ye bakıyorsunuz ve “ne olacak bu devletin hali” diye kafa patlatıyorsunuz. Patlayacası kafanızda tüm partilere küfrede küfrede geriye partisiz, seçimsiz “diktatörlük” şekilleniyor değil mi? 1950’den beri kaybettiğiniz her seçimi “karşı devrim” ilan ediyorsunuz. Ne karşı-devrimi? Türkiye Cumhuriyeti işçi-köylü devleti olarak mı kuruldu? Türkiye’yi devlet tekelci kapitalizmden bugünkü bölgesel emperyalist kapitalizme Mustafa Suphi mi, Şeyh Said mi, Öcalan mı getirdi? Türk finans kapitalinin temelini ilk özel banka olan İş Bankasını babam kurmadı, Atatürk kurdu.

Ya hu, İstiklal Savaşı’na katılan “Yeşil Ordu”yu yok eden sizinkiler değil mi? Mustafa Suphi’leri kim katletti? Kurtuluş savaşını halkın elinden kim çaldı? Kuvay-ı seyyareyi yok edip, Çerkezleri vuran kim? Antep’te, Urfa’da “vurun Kürt uşağı namus günüdür” diye emperyalistere karşı vuruşan Kürt halkına ettiğini bırakmayan kim? “Zilan deresinden kan akıyor” manşeti “cumhuriyetçi” Cumhuriyet’in manşeti değil miydi?

Nazilerle işbirliği yapan kim, Cumhuriyet’te “Hitler Hazretleri” diye manşet atan kim, Nazi ordusuna krom-pamuk satan kim? Sıkıyı görünce NATO’ya ilk başvuran İsmet Paşanız değil mi? Yok devrimmiş, yok karşı-devrimmiş. Devrim sözcüğü geçen tek bir cümle kuracak bir tarihe sahip değilsiniz.
Ve şimdi ne yapıyorsunuz? İstanbul Barosu seçiminde müzakere sürecine karşı savaş açtınız.

Dedim ya, devlet tehlikede. Ya müzakere sürecinin sonucunda barış ve demokrasiyle kurtulacak ya da kriz diktatörlük ve İran savaşıyla aşılabilirse aşılacak. Ara dönemdeyiz ve bir üçüncü çıkış yok. İşte siz İstanbul Baro seçiminde kürsüdeki Kürt düşmanının konuşmasında “darbenin, diktatörlüğün ve savaşın” ayak seslerini duydunuz. Zeybek oynamanız, maç işaretiyle kurt işareti arası parmak oynatmalarınız ondandır. Baroyu ele geçiren kliğin başı “müzakere süreci darbedir” diye bağırdı: Bu nedir? Madem darbedir, bir karşı darbeyle, tıpkı 15 Temmuz’da olduğu gibi bastırılmalıdır demektir.

Biz komünistler müzakere sürecini destekliyoruz, bu sürecin içindeyiz. Türk ulusu ile Kürt ulusunun devlet hukuku içinde her bakımdan eşitlenmesi ve gerek sınıf mücadelesinin, gerekse Kürt sorununda çözümün önündeki en büyük engel olan “oligarşik, bürokratik merkeziyetçi” devlet biçimine son verilmesi, yerellerin (etnik temelde değil, idari temelde, yalnız Kürdistan’da değil, tüm Türkiye’de) “merkezden özerk olması” düşüncesinde birleşiyoruz.

Siz işte bu programa düşmansınız. İttihatçıların ilk döneminden bile gerilerdesiniz, onlar Fransız devriminin sloganına “adaleti” eklemiş, “müsavat, hürriyet, uhuvvet, adalet” demişlerdi. Siz Hitlerin “tek devlet, tek millet, tek diktatör” çizgisindesiniz. İçine düştüğünüz komik duruma bir bakın: Yerelin merkezden özerkliğini, devletin “üniter yapısını” yıkmak diye lanetlerken şu anda yerellere karşı merkezin yürüttüğü darbeyi alkışladığınızın bile ya farkında değilsiniz ya da darbeyi destekliyorsunuz.

Kiriz derin. Diktaya gidiş ve savaşa sürükleniş süreci kesin. Biz tartışıyoruz: Acaba bu gidişi ve sürüklenişi nasıl önleriz? Ne yapmalı? 60’lı, 70’li yılları hasretle hatırlıyoruz. O güçte olsak “faşizme geçit yok” diyerek genel grevleri örgütleyerek, alanları zapt ederek devrime yürümekte tereddüt etmezdik. Yine de yürünebilir olduğunu biliyoruz. Mesele bu yürüyüşün “ilk adımını” atmakta. Devrime devrimle gidilmez. Devrime henüz devrime hazır olmayan milyonları birleştirecek bir dizi “kampanyayla” yürünür. Sonunda ya devrim olur ya da devrimin yan ürünü olarak demokratik reformlar gerçekleşir; yani “demokratik cumhuriyet.”

Tartıştığımız konu şudur: Kimin haksız, kimin haklı olduğundan bağımsız olarak söylersek iktidar partisiyle ana muhalefet arasındaki kavga ikisinin de boyunu aştı, kontrolden çıktı ve ülkeyi kaosa sürükledi. Bu durumda her iki partiyi aralarındaki kavgayı demokrasi günleri gelene kadar ertelemeye ve iç barış demek olan “genel af” ilan etmeye zorlamak mümkün mü? Kitleleri böyle bir “eylem programında” birleştirmeyi ve bu iki partiye karşı “iç barış” adına “genel af” için alanlara çıkarmayı başarabilir miyiz?

Başarırsak, Cumhuriyet demokratikleşmeye, ülke barışa ve halk krizin ölümcül yükünden kurtulmaya yürür.

“Ya barış ve demokrasi ya da savaş ve diktatörlük” ikileminden devrimci çıkış yolu, tartışıyoruz ya, belki böyle açılabilir.
Başarılamazsa, Türk devleti, tıpkı Osmanlı gibi, dünya savaşının sonunda, yine yaşar yaşamasına da, bir kere daha “küçülerek” yaşar.

Veysi Sarısözen

Veysi Sarısözen

Previous Post

Gazeteci Aykan Sever: Lula ve PT yeni bir krize kadar beşik sallama modunda

Next Post

DEM Parti Eş Genel Başkanları’ndan ‘Kobanê Günü’ açıklaması

Politika'dan Günün Yorumu
Burjuva siyaset, ahlak ve biz
Gündem

Burjuva siyaset, ahlak ve biz

Melike Korkmaz
8 Ekim 2026
Politika'dan Söyleşi
Gazeteci Aykan Sever: Lula ve PT yeni bir krize kadar beşik sallama modunda
Gündem

Gazeteci Aykan Sever: Lula ve PT yeni bir krize kadar beşik sallama modunda

Politika Haber
1 Kasım 2026

EN SON HABERLER

Umut Güner fon soruşturması kapsamında gözaltına alındı

Umut Güner fon soruşturması kapsamında gözaltına alındı

1 Kasım 2026
DEM Parti Eş Genel Başkanları’ndan ‘Kobanê Günü’ açıklaması

DEM Parti Eş Genel Başkanları’ndan ‘Kobanê Günü’ açıklaması

1 Kasım 2026
İkilem nedir, ikilemden nasıl çıkılır

İkilem nedir, ikilemden nasıl çıkılır

1 Kasım 2026
Gazeteci Aykan Sever: Lula ve PT yeni bir krize kadar beşik sallama modunda

Gazeteci Aykan Sever: Lula ve PT yeni bir krize kadar beşik sallama modunda

1 Kasım 2026
Ömer Ağın: Türkiye’nin demokratikleşmesi için ortak mücadele hattı oluşturulmalı

Ömer Ağın: Türkiye’nin demokratikleşmesi için ortak mücadele hattı oluşturulmalı

1 Kasım 2026
Direniş Fraksiyonu ve Parti-olarak-Hareket

Direniş Fraksiyonu ve Parti-olarak-Hareket

1 Kasım 2026
Kızıltepe’de (Qoser) Barış Annesi Elif Aslan son yolculuğuna uğurlandı

Kızıltepe’de (Qoser) Barış Annesi Elif Aslan son yolculuğuna uğurlandı

31 Ekim 2026
Umut Güner fon soruşturması kapsamında gözaltına alındı

Umut Güner fon soruşturması kapsamında gözaltına alındı

Politika Haber
1 Kasım 2026
0

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında Dünya Gazetesi’nin sahibi Umut Güner’in gözaltına alındığı bildirildi. Güner’in gözaltına alınma gerekçesine...

DEM Parti Eş Genel Başkanları’ndan ‘Kobanê Günü’ açıklaması

DEM Parti Eş Genel Başkanları’ndan ‘Kobanê Günü’ açıklaması

Politika Haber
1 Kasım 2026
0

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, 1 Kasım Dünya Kobanê Günü'ne...

İkilem nedir, ikilemden nasıl çıkılır

İkilem nedir, ikilemden nasıl çıkılır

Veysi Sarısözen
1 Kasım 2026
0

“Cumhuriyeti çaldılar” lafının geçtiği bir açıklamayı okuyunca, kendi kendime “evet Cumhuriyet’i çalmışlardı” diye mırıldandım. Biliyorsunuz vaktiyle Kemal Türkler’in başında bulunduğu...

Gazeteci Aykan Sever: Lula ve PT yeni bir krize kadar beşik sallama modunda

Gazeteci Aykan Sever: Lula ve PT yeni bir krize kadar beşik sallama modunda

Politika Haber
1 Kasım 2026
0

Venezüella devlet başkanı Maduro ve eşi Cilia Flores'i açık bir korsanlıkla esir alıp tutuklayan, ambargo altında olan Küba’yı açıkça işgalle...

Ömer Ağın: Türkiye’nin demokratikleşmesi için ortak mücadele hattı oluşturulmalı

Ömer Ağın: Türkiye’nin demokratikleşmesi için ortak mücadele hattı oluşturulmalı

Politika Haber
1 Kasım 2026
0

Ömer Ağın, Türkiye’nin demokratikleşmesi sorununun AKP ile YP arasındaki iktidar mücadelesine kilitlendiğine işaret ederek, sosyalist ve demokratik güçlerin uzun vadeli...

Next Post
DEM Parti Eş Genel Başkanları’ndan ‘Kobanê Günü’ açıklaması

DEM Parti Eş Genel Başkanları’ndan ‘Kobanê Günü’ açıklaması

Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!