Künye   Hakkımızda
27 Temmuz 2026, Pazartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Gazeteci Taştekin: İktidar Rojava’ya saldırmak için fırsat kolluyor

Türkiye’nin Kürt kazanımlarına dönük politikalarında bir tıkanmanın yaşandığına dikkati çeken gazeteci Fehim Taştekin, AKP yönetiminin seçim öncesi Kuzey ve Doğu Suriye'ye saldırı için fırsat kolladığını belirtti.

12 Nisan 2023
Gazeteci Taştekin: İktidar Rojava’ya saldırmak için fırsat kolluyor
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Suriye’de 2011 yılında patlak veren ve milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine neden olan iç savaş 12’inci yılını geride bırakırken, kalıcı çözüm için başlatılan girişimler sonuç vermiyor. Rusya’nın arabuluculuğuyla Türkiye ve Suriye yönetimleri, yıllar sonra bir araya geldi. Görüşmelere en son İran da eklendi. Rusya’nın başkenti Moskova’da Türkiye, Rusya, İran ve Suriye Dışişleri Bakan Yardımcıları arasında gerçekleştirilen 4’lü toplantı sonrası “müzakereleri sürdürme” kararı çıktı. Görüşmelerin hangi noktaya evrileceği noktasında belirsizlik sürüyor. Türkiye, bir yandan masada Kürtlerin kazanımlarını pazarlık konusu yapıyor, diğer yandan Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılarını sürdürüyor. Gazeteci Fehim Taştekin, yakından takip ettiği gelişmelere dair Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirmelerde bulundu.

MOSKOVA GÖRÜŞMELERİ

Taştekin, Suriye’nin görüşmelerde Türkiye’nin askerlerini çekmesi ve silahlı gruplara verdiği desteği sonlandırması şartını koştuğunu, ancak Türkiye’nin masaya bu koşul olmadan oturmakta ısrar ettiğini söyledi. Bu nedenle görüşmelerin sürekli ertelendiğini kaydeden Taştekin, Rusya’nın ise görüşmelerin sürmesini bir “başarı” olarak gösterdiğini kaydetti. Taştekin, “Bu teknik düzeydeki buluşmada Suriye tarafı kendi pozisyonunu yeniden tekrarladı. Bu yüzden Dışişleri Bakanlığı toplantısının önü ne kadar açıldı henüz bilmiyoruz. Yapılan görüşmelerde Kürtlerin yer almaması büyük bir eksiklik ve barışı bekleyen bir yaklaşım değildir. Kürtlerin bulunduğu bölge, Suriye’nin üçte birini oluşturuyor. Bu bölgedeki mevcut fili yapıyı temsil eden insanlar Astana ve Cenevre sürecinde de yer almadılar. Burada Türkiye’nin engelleyici bir pozisyonu oldu. Moskova’daki görüşmeler neyi hedefledi buna bakmak lazım. Her şeyden önce Türkiye’nin amacı buradaki özerk yapıyı tamamen çökertmek. Şam ile yapılan bütün görüşmelerde bu hedef gözetilerek, müzakerelerde ilerleme sağlanmak isteniyor” dedi.

TÜRKİYE’NİN AMACI

Ankara ve Şam arasında 1998 yılında imzalanan Adana Mutabakatı çerçevesinde sınırlarla ilgili ortak düzenlemelere gidilmek istendiğini kaydeden Taştekin, “Ancak sorunlar 1998’den çok farklı ve sahadaki durum çok çetrefilli hale geldi. Son 10 yılda bu duruma yanıt verecek bir yaklaşım sergilenmiyor. Cenevre ve Astana görüşmeleri de bu anlamda eksik. Bu yüzden buna tam olarak Suriye’nin sorunlarına yanıt verecek bir çözüm platformu olarak bakamayız. Türkiye, 2011’de Amerika’nın desteğiyle bölgenin efendisi olmak planı ve hevesiyle girdi. Ama bu olmadı ve çok sayıda plan program güncellendi. Şu an bölgede Kürtlerin liderliğinde oluşturulan fili özerk bir yapı var. Türkiye Suriye’de oluşturulan özerk yapının gelecekte statü kazanmaması için askeri operasyonlar düzenledi. Bu kısmen başarı sağlasa da nihai olarak da bu projeyi çökertemediler. Türkiye’nin askeri olarak Afrin’de yaptığı işgali Tel Rıfat, Minbic, Kobani ve diğer bölgelerde tekrarlamak istiyor. Bu amacına ulaşmak için Şam ile anlaşarak ortak bir siyasi tutum belirlemek istiyor. Temel meselenin Suriye içerisinde Kürtlerin önderlik ettiği herhangi bir yapının Anayasal statüye kavuşmamasıdır” diye konuştu.

“BÜYÜK BİR TIKANMA VAR”

Kendi içerisindeki Kürtlerle barışmadığı sürece Türkiye’nin diğer bölgelerdeki Kürtlerin statü kazanmasını tehdit olarak görmeye devam edeceğini söyleyen Taştekin, “AKP-MHP’nin devletle fikir birliğine vardıkları tek şey Kürtlerin kazanımlarını ulusal tehdit olarak görmeleridir. Eğer içeride bir barış süreci başlamış olsaydı diğer bölgelerdeki gelişmeler birazcık daha yumuşak karşılanırdı. Ama maalesef çatışmacı strateji Türkiye’nin sınırın ötesinde de bu çatışmayı sürdürmesini gerektirdi. Bu mantıklı değil, insani de değil. Bu iktidarın bir tercihiydi. Şimdi bunun tıkandığını söylemek lazım. Türkiye’nin askeri yolla sınırların ötesindeki Kürt varlığını, yok etme konusundaki bütün askeri harekatlar ve ortakları üzerinden yürütülen siyasi baskılar istenilen sonuçları vermedi. Büyük bir tıkanma var. Bu noktadan sonra yeni bir sürecin hem içeride hem dışarda başlaması kaçınılmaz hale geldi. İktidar kapasite olarak böylesi bir manevrayı yapacak durumda değil ve bunun farkında. Ancak Erdoğan’ın şu an koltuğunu borçlu olduğu iktidar bileşenleri buna izin vermiyor. Bu yüzden olayın son derece farkında olmakla birlikte uluslararası toplumda geldiği noktayı şu anda erteliyorlar” şeklinde konuştu.

“İRAN, ŞAM’IN POZİSYONUYLA İLGİLENİYOR”

İran’ın Kürtlere ve Ortadoğu’ya dönük stratejisinin Türkiye ile aynı olmadığına dikkati çeken Taştekin, şunları söyledi: “İran’ın Ortadoğu’daki stratejik kurgusu Türkiye’den farklı hata Türkiye ile çelişen bir boyut içeriyor. İran, temelde Rusya’dan daha sert bir şekilde Suriye’de askeri bir hareket düzenlemesine karşı çıktı. Türkiye’nin askeri varlığını sürdürmesi konusunda da Rusya’dan çok daha kararlı bir şekilde bir itiraz geliştiriyor. İran’ın etkisini biz Şam’ın tutumunda görebiliyoruz. Moskova, Türkiye ile yakınlaşma ve masaya ön koşullar olmadan oturulması için Şam’ı sıkıştırıyor. Bilindiği gibi Türkiye, Suriye ve Rusya arasından bir Savunma Bakanlıkları ve İstihbarat Şefleri görüşmesi yapıldı. Bu görüşme aslında üçlüydü. Daha sonra İran, ‘Ben neredeyim?’ diye itiraz edince İran’ı da eklemlediler. Şimdi İran, Şam’ın elini güçlendirdi. Bunun Kürtlere yansıması şu olur; İran’ın önceliği Suriye’nin eski pozisyonuna dönmesi. Eğer Suriye’nin kendi içerisinde bir çözüm olacaksa ve Amerikalıların gidişini sağlayacaksa İran bunu mesele yapmaz. Ancak eğer Amerika bölgede Kürtlerin sayesinde olacaksa, Tahran’ın Ankara ile aynı dili konuştuğunu ve aynı yaklaşımı sergileyeceğini söyleyebiliriz. Çünkü İran burada Şam’ın pozisyonuyla ilgileniyor. Kürtlerin ne alıp vereceğiyle ilgilenmiyor.”

EFRÎN’DEKİ SUÇLAR

Taştekin, görüşmelerin yanı sıra bölgeyi yakından ilgilendiren diğer gelişmelere de değindi. Taştekin, Efrîn’e bağlı Cindirês ilçesinde Newroz’u kutlamak isteyen 4 kişinin Türkiye’ye bağlı paramiliter güçler tarafından katledilmesine işaret ederek, söz konusu grupların “rant otoritelerini” korumak amacıyla böylesi bir saldırıyı gerçekleştirdiğini ifade etti. Taştekin, “Oradaki otorite aynı zamanda bir rant otoritesi ve kimse bu otoritenin sarsılmasını istemiyor. Afrin çok hassas. Afrin halkı direngen bir halk, örgütlüğü var. Orada herhangi direngen bir gösterinin daha büyük gösterilere yol açacağını düşündükleri için bunu şiddetle bastırmayı tercih ediyorlar. Asıl korktukları şey Afrin’e yerleştirilen grupların orada işledikleri suçlar. Bu gruplar orada insani ve mali suçlar işlediler. Dosyaları çok kabarık. Türkiye maalesef bunlarla çalışıyor. Bu suçlar aynı zamanda Türkiye’nin hanesinde yazılıyor. Türkiye uluslararası konumu gereği şimdilik rahat davranıyor ama koşullar değiştiğinde bunlar uluslararası mahkemelerde konu olabilecek dosyalardır. Burada bir kontrol savaşı var. Deprem sonrası da yaşananalar bunun bir parçasıdır” dedi.

PARAMİLİTER GRUPLARIN RAHATSIZLIĞI

Suriye’deki Tahrir el-Şam ve diğer silahlı grupların Türkiye-Şam görüşmelerinden rahatsız olduğunu belirten Taştekin, “Bu gruplar görüşmeleri tedirginlikle izliyorlar ve tepki gösteriyorlar. Çünkü oradaki statü değişirse bu silahlı grupların varlıkları sonu gelecek. Suriye’nin şartı bu. Ancak Türkiye bu grupları temin edecek bir takım görüşmeler yaparak, masada bu grupların varlığını çözüm parçasına dönüştürmeye devam edeceğine dair güvence verdi. Türkiye, bu gruplara ‘Astana ve Cenevre görüşmelerinde BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararı çerçevesinden siyasi çözümün parçası olması için elimizden geleni yapacağız’ dedi. O yüzden o tepkiler ne oldu birazcık geriledi. Şam ile Ankara arasında nasıl bir yol alınacağı konusunda henüz bir ilerleme yok. Eğer Türkiye ile Suriye normalleşecekse Türkiye’nin bu cihadist gruplara desteğini çekmesi gerekir. Yani Türkiye ‘İdlib’te cihatçıların varlığını koruyalım, diğer bölgeleri de kontrol etmeye devam edelim, böyle devam ederken de Kürtleri bastırmak içinde el sıkışalım’ yaklaşımı Şam’da karşılık bulmaz” dedi.

EYLEMSİZLİK KARARI

Tüm bu gelişmelerin yanı sıra bölgede KCK’nin Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin ardından aldığı ve 14 Mayıs seçimlerine kadar uzattığı “eylemsizlik” kararının da dikkatle izlendiğine söyleyen Taştekin, “Seçim sürecine girilmeden Kandil’den bir çatışmasızlık sürecine girildiğine dair açıklama geldi ve bu ateşkes kararı dışarıdan da dikkatle izleniyor. Şimdi bu pratik bir çözüm zeminine dönüşür mü ya da nasıl dönüştürebilinir bilinmez. Ama şu koşullarda çok sert bir seçim süreci yaşandığı için iktidar kanadı, çatışmacı, provoke edici ve savaştan yana beslenen, taktik ve stratejilerini terk etmek istemiyor. Aksine durumu terörize ederek, sonuç almayı deneyebilir. Yapılan açıklamalara baktığımız zaman barıştan yana herhangi olumlu bir yaklaşım söz konusu değil, tamamen terörizmden yana bir dil hakim. Bu da hükümetin seçim sürecinde izleyeceği strateji gösteriyor” ifadelerini kullandı.

ROJAVA’YA DÖNÜK SALDIRI

İktidarın Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldırmak için fırsat kolladığını dile getiren Taştekin, Amerika ve Rusya’nın onayı olmadığı için bu saldırının bugüne kadar gerçekleşmediğini söyledi. Yaklaşan seçimlerle birlikte AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın nasıl bir strateji izleyeceğinin belli olmadığını kaydeden Taştekin, şöyle devam etti: “Erdoğan, birinci turda kazanamayacağını öngörüyor. Ancak Meclis çokluğunu yakaladıktan sonra ikinci turda çoğunluğu almak için bir savaş mı başlatır ya da tam tersi Meclis çoğunluğunu alıp Kürtlerle ilgili sıra dışı bir şey mi yapar bilinmez. Ancak bu hesaplar içinde Rojava’ya saldırı bir numaralı yerde duruyor. Bu yüzden bu olmaz diyemeyiz. Erdoğan kazanmak için birçok şey yapabilir. Her şeyin olabileceğini düşünmek zorundayız.”

MA / Esra Solin Dal

Previous Post

Hatay’da ‘Askıda Fide’ kampanyası

Next Post

Cezaevinde hak ihlallerine karşı dayanışma çağrısı

İlgili Haberler

TBMM’de bu hafta grup toplantısı takvimi değişti
Gündem

TBMM’de bu hafta grup toplantısı takvimi değişti

27 Temmuz 2026
CHP İskenderun ilçe yönetimi toplu istifa etti
Gündem

CHP İskenderun ilçe yönetimi toplu istifa etti

27 Temmuz 2026
ABD Başkanı Trump: İran görüşmeleri başarısız olursa güçlü askeri harekata hazırım
Gündem

ABD Başkanı Trump: İran görüşmeleri başarısız olursa güçlü askeri harekata hazırım

27 Temmuz 2026
İsrail ordusundan UNRWA eğitim merkezine baskın: Personel alıkonuldu
Gündem

İsrail ordusundan UNRWA eğitim merkezine baskın: Personel alıkonuldu

27 Temmuz 2026
Rusya Dışişleri: ‘Ukrayna’nın sivillere yönelik saldırıları 9 günde 86 can aldı’
Gündem

Rusya Dışişleri: ‘Ukrayna’nın sivillere yönelik saldırıları 9 günde 86 can aldı’

27 Temmuz 2026
AYM’den polis şiddeti başvurusunda ihlal kararı
Gündem

AYM’den polis şiddeti başvurusunda ihlal kararı

27 Temmuz 2026
Politika'dan Günün Yorumu
İç Politikayı Nasıl Değerlendiriyoruz?
Politika'dan Yorum

İç Politikayı Nasıl Değerlendiriyoruz?

Politika Haber
14 Haziran 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

TBMM’de bu hafta grup toplantısı takvimi değişti

TBMM’de bu hafta grup toplantısı takvimi değişti

27 Temmuz 2026
CHP İskenderun ilçe yönetimi toplu istifa etti

CHP İskenderun ilçe yönetimi toplu istifa etti

27 Temmuz 2026
ABD Başkanı Trump: İran görüşmeleri başarısız olursa güçlü askeri harekata hazırım

ABD Başkanı Trump: İran görüşmeleri başarısız olursa güçlü askeri harekata hazırım

27 Temmuz 2026
İsrail ordusundan UNRWA eğitim merkezine baskın: Personel alıkonuldu

İsrail ordusundan UNRWA eğitim merkezine baskın: Personel alıkonuldu

27 Temmuz 2026
Rusya Dışişleri: ‘Ukrayna’nın sivillere yönelik saldırıları 9 günde 86 can aldı’

Rusya Dışişleri: ‘Ukrayna’nın sivillere yönelik saldırıları 9 günde 86 can aldı’

27 Temmuz 2026
AYM’den polis şiddeti başvurusunda ihlal kararı

AYM’den polis şiddeti başvurusunda ihlal kararı

27 Temmuz 2026
Meral Danış Beştaş: Mehmet’in ölümü kader değil

Meral Danış Beştaş: Mehmet’in ölümü kader değil

27 Temmuz 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!