Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde; üzerinden geçen zamana rağmen devlet tarafından henüz somut bir adım atılmadı. İktidarın tepkilere neden olan tavrı kamuoyunda tartışılırken, Colemêrg Barış Anneleri Meclisi üyeleri devlete çağrıda bulunarak, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve hukuki statüsünün sağlanmasını talep etti.
‘İRADEYE GÜVENİYORUZ’
Sürecin amacına ulaşması için devletin bir an önce somut adım atması gerektiğini belirten Barış Annesi Rukiye Temel, “Önderlik bir buçuk yıl önce bir süreç başlattı. Savaşın olmasını istemeyen herkes bu adımı bekliyordu. Ancak devlet tarafından herhangi bir adım atılmadı. Geçmişte de ne zaman bir süreç başladıysa devlet tarafından bozuldu. Biz kanın dökülmesini istemiyoruz, barıştan yanayız. Araplar, Farslar ve Türkler gibi bizim de bir dilimiz, kültürümüz, onurumuz ve yaşam biçimimiz var. Bunlara sahip çıkmalıyız. Bu bizim en doğal hakkımızdır. Biz sadece hak, hukuk, adalet ve onurlu bir yaşam istiyoruz. Biz Önderliğin attığı adıma ve Kürt tarafının ortaya koyduğu iradeye güveniyoruz” dedi.
‘DEVLETE GÜVENMİYORUZ’
Halen ağır hasta tutsakların cezaevinde tutuluyor olmasının kabul edilir olmadığını ifade eden Barış Annesi Halime Aslan da, “Bir buçuk yıldır bir barış süreci yürütülüyor. Ancak devlet herhangi bir adım atmadı. Kürt tarafı ise sürecin ilerlemesi için üzerine düşeni yaptı. Buna rağmen devlet tarafından bir adım dahi atılmadı. Bu nedenle devlete güvenmiyoruz. Biz anneler olarak kan dökülmesini istemiyoruz. Hasta tutsaklar serbest bırakılmalıdır. Cezaevlerindeki hasta tutsakların durumu ağır ve bir an önce tahliye edilmeleri gerekiyor. Eğer süreç böyle yürütülecekse bu halkı kandırmaktan başka bir şey değildir. Daha önce de benzer süreçlerde aynı şeyleri yaşadık. Ne gerilla anneleri ne de asker anneleri artık ağlasın. Yeter artık. Hiçbir annenin gözyaşı dökmesini istemiyoruz” dedi.
‘ÖNDERİMİZ ÖZGÜR OLMADAN BİZ ÖZGÜR DEĞİLİZ’
Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün bir an önce sağlanması gerektiğini kaydeden Barış Annesi Remziye Akboğa da, ancak bu şekilde sürece inanabileceklerini söyledi. Remziye Akboğa, “Cezaevlerinde hasta ve siyasi tutsaklarımız var. Ancak serbest bırakılmıyorlar. Asker annelerinin de gerilla annelerinin de gözyaşları akmasın. Önderliğimiz özgür olmadan biz de özgür olamayız. İlk olarak Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması gerekiyor. Devlet zaman zaman Önderliğe özgürlüğünü vaat ediyor. Ancak Önderlik de halkın hakları sağlanmadan kendi özgürlüğünün bir anlamı olmayacağını söylüyor. Kimliğimizin, dilimizin ve haklarımızın tanınması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
‘SABRIMIZ TÜKENDİ’
Devletin üstüne düşen sorumluluğu yerine getirerek, hasta tutsakları bırakması gerektiğini dile getiren Barış Annesi Songül Şahin ise, “Biz barış istiyoruz. Kimsenin ölmesini istemiyoruz. Cezaevindeki tutsaklar özgür kalmadan hiçbir şeye inanmıyoruz. Sürekli bir barış sürecinden söz ediliyor. Ancak sabrımız tükenmiş durumda. Biz de barış ve haklarımızı istiyoruz. Cezaevlerinde hasta ve siyasi tutsaklar tutulmaya devam ediyor. Bu insanlar serbest bırakılmadığı sürece inancımız oluşmayacaktır. Biz de öncülerimizin yanımızda görmek istiyoruz” diye konuştu.
MA

















