Türkiye’nin Çin’den ithal edilen elektrikli ve bazı hibrit otomobillere yönelik uygulamaları Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) gündemine taşındı. Çin’in 2024 yılında yaptığı başvuru üzerine kurulan panel, 28 Temmuz 2026’da raporunu yayımladı.
DTÖ’nün resmi raporuna göre Türkiye’nin Çin menşeli elektrikli otomobillere uyguladığı ilave vergiler, Türkiye’nin DTÖ kapsamında taahhüt ettiği gümrük vergisi sınırlarını aştı. Panel, bu uygulamanın GATT hükümleriyle uyumlu olmadığı sonucuna vardı. Bazı hibrit otomobillere yönelik ilave vergilerde de benzer ihlaller tespit edildi.
İTHALAT İZİN SİSTEMİ DE KURALLARA AYKIRI BULUNDU
Uyuşmazlığın bir diğer başlığını Çin’den gelen elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobiller için getirilen ithalat koşulları oluşturdu.
Türkiye, belirli ülkelerden ithal edilen araçlar için yetkili servis ağı, çağrı merkezi, yerleşik temsilci ve batarya sistemlerine ilişkin birtakım şartlar getirmişti.
DTÖ paneli, Çin’den gelen araçlara uygulanan bu şartların Türkiye’de üretilen benzer araçlara kıyasla daha olumsuz muamele yarattığını belirterek uygulamanın GATT’ın “ulusal muamele” ilkesine aykırı olduğuna hükmetti. Türkiye’nin söz konusu koşulların tüketiciyi korumak amacıyla getirildiğine ilişkin savunması da panel tarafından ihlali gerekçelendirmek için yeterli bulunmadı.
TÜRKİYE’NİN BAZI SAVUNMALARI KABUL EDİLDİ
Panel kararının tamamı ise Türkiye aleyhine sonuçlanmadı.
Çin’in içten yanmalı motorlu araçlara ilişkin bazı ek vergi itirazlarında yeterli hukuki dayanak ortaya koyamadığı belirtildi. Bazı hibrit araç kategorilerinde de Çin’in iddiaları kabul edilmedi.
Türkiye’nin serbest veya bölgesel ticaret anlaşması yaptığı ülkelerden ithal edilen araçlara sağladığı vergi avantajlarının büyük bölümü DTÖ kuralları kapsamında gerekçelendirilebilir bulundu. Venezuela’ya sağlanan muafiyet ise bu değerlendirmeden ayrı tutuldu.
YAVUZYILMAZ: YILLIK MALİYETİ EN AZ 100 MİLYON DOLAR
Karar, YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın sosyal medya paylaşımıyla yeniden gündeme geldi.
Yavuzyılmaz, Türkiye’nin uyuşmazlığın önemli başlıklarında haksız bulunduğunu belirterek kararın ekonomik maliyetinin yıllık en az 100 milyon dolar olabileceğini öne sürdü.
Yavuzyılmaz, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a da çağrıda bulunarak DTÖ sürecinde hukuki itiraz yollarının kullanılmasını istedi.
Ancak Yavuzyılmaz’ın açıkladığı 100 milyon dolarlık tutar, DTÖ tarafından Türkiye’ye kesilmiş bir ceza ya da belirlenmiş bir tazminat değil. Söz konusu rakam Yavuzyılmaz’ın ekonomik sonuçlara ilişkin kendi hesaplamasına dayanıyor.
BAKANLIK: TAZMİNAT VEYA BORÇ DOĞMADI
Ticaret Bakanlığı ise Yavuzyılmaz’ın açıklamalarının ardından 15 Eylül’de yazılı bir açıklama yayımladı.
Bakanlık, panel raporunun henüz kesinleşmiş nihai bir karar olmadığını belirterek Türkiye’nin hukuki gözden geçirme ve temyiz hakkının bulunduğunu bildirdi.
Açıklamada, panel raporunun Türkiye açısından şu aşamada herhangi bir “tazminat ödeme yükümlülüğü veya mali borç” doğurmadığı vurgulandı. Bakanlık ayrıca panelin bazı başlıklarda Türkiye lehine değerlendirmelere de yer verdiğine dikkat çekti.
ÇİN: UYGULAMALAR DÜZELTİLSİN
Çin Ticaret Bakanlığı ise panel kararını memnuniyetle karşıladı.
Çin yönetimi, Türkiye’nin 2023 yılından itibaren Çin menşeli elektrikli ve hibrit otomobillere yönelik ek vergiler ve ithalat şartları uyguladığını belirterek bunların iki ülke arasındaki ticareti olumsuz etkilediğini savundu.
Bakanlık, Türkiye’ye DTÖ panelinin tespitleri doğrultusunda ilgili uygulamaları değiştirme çağrısında bulundu.
DTÖ sürecinde bundan sonraki aşamayı Türkiye’nin rapora karşı izleyeceği hukuki yol belirleyecek. Panel raporu mevcut haliyle doğrudan 100 milyon dolarlık bir ödeme yükümlülüğü getirmiyor; ancak ihlal tespitlerinin kesinleşmesi halinde Türkiye’nin ilgili düzenlemelerini DTÖ yükümlülükleriyle uyumlu hale getirmesi gündeme gelecek.
HABER MERKEZİ


















