“Milli güvenlik” gerekçesiyle Türkiye’ye girişine izin verilmeyen Kıbrıslı Türklere, akademisyen, araştırmacı-yazar Prof. Dr. Senih Çavuşoğlu da eklendi.
Çavuşoğlu, Antalya Havalimanı’nda Türkiye’ye girişinde “N-82 kodu” gerekçe gösterilerek giriş yasağıyla karşılaştı.
Senih Çavuşoğlu, Kıbrıslı Türk aydınlara yönelik Türkiye’ye giriş yasaklarının 16’ncı kurbanı oldu.
Geçtiğimiz Perşembe yaşanan olayın ardından Antalya Havalimanı’nda alıkonulan ve Cuma günü KKTC’ye geri gönderilen Prof. Dr. Senih Çavuşoğlu’nun maruz kaldığı muamele, Kıbrıslı Türklerin bir kez daha büyük tepkisine ve üzüntüsüne neden oldu.
Yenidüzen gazetesinin haberine göre, “Milli güvenlik” gerekçesiyle uygulanan bu yasakların 2020’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerine dayandığı düşünülüyor.
Çavuşoğlu, bu gazeteye verdiği röportajda, Türkiye’ye giriş yasağının olup olmadığını denemek için Antalya’ya gittiğini belirtti;
“Orada ilgili muhaceret memuruna kimliğimi uzattıktan sonra kontrol yapıldı ve N-82 tahdit koduna tabii tutularak Türkiye’ye giriş yasağımın olduğunu öğrendim. Bu yasağa ilişkin kararın 2020 yılında Kıbrıs’tan geldiği tarafıma iletildi.” dedi.
Çavuşoğlu, muhalif doğduğuna, politize yetiştiğine ve hep aynı çizgide ilerlediğine dikkat çekerek, “Sol görüşlüydük ve Kıbrıs’ta barış istedik. Zaman zaman eleştirilerimizi de yaptık. Fakat kimseyi ne tehdit ne de rencide ettik. Akademisyen ve sanatçı biri başka bir ülke için nasıl bir tehlike oluşturabilir?” diye sordu.
Kıbrıslı Türklerin Türkiye’ye girememesi 2020’de başladı ve bugüne kadar en az 16 Kıbrıslı Türk’ün, N-82 veya G-87 tahdit kodlarıyla Türkiye’ye alınmadığı biliniyor.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, konuyla ilgili açıklamasında, Senih Çavuşoğlu ile yaptığı konuşma sonrasında gerekli girişimleri başlattığını belirterek “Türkiye Cumhuriyeti ile Kıbrıslı Türkler arasındaki ilişkiler son derece özel ve önemlidir. Türkiye’ye giriş yasağı uygulaması ile karşılaşmış yurttaşlarımızın çoğu yükseköğrenimini Türkiye’de tamamlamış, orada dostlukları, anıları olan insanlardır.” dedi.
Bu yurttaşların KKTC yöneticileri olarak kendilerinden, tabi oldukları işlemler ve bunların gerekçeleri ile ilgili bilgi alma, bu gerekçelerle ilgili hatalar, yanlışlıklar varsa bunların düzeltilmesini isteme hakları bulunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erhürman, olaydan duyduğu üzüntüyü ifade etti “Ama Cumhurbaşkanı olarak görevimin üzülmekle yetinmemek olduğunun da bilincindeyim.” diye ekledi.
Göreve geldiğim günden beri, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu konuda yetkili makamlarıyla yaptığı tüm görüşmelerde konuyu gündeme getirdiğini vurgulayan Erhürman, “Buna gerçekleştirdiğim son görüşme de dahildir. Bu konudaki belirsizliklerin ve sorunların giderilmesi için girişimlerimiz devam edecektir.” ifadelerine yer verdi.
HABER MERKEZİ


















