Başaran Aksu, savunmasında işçilerin hakları için yürüttükleri direnişe ve ailelerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekti.
“Bir direniş süreci yönetiyoruz” diyen Aksu, Sabahatin Yıldız’ın üç bakanlığın huzurunda verdiği sözü tutmadığını söyledi.
Savunmanın tamamı şu şekilde:
“Bir direniş süreci yönetiyoruz.
Sabahatin Yıldız üç bakanlık huzurunda verdiği sözü tutmadı.
İşçilerin sorunu bir an önce çözülsün. Aileler geliyor çoluk çocuk Ankara’dalar. Bu paralara muhtaçlar.
Ben işçilerden yana devletin tutumunu, işçilerden yana bakanlıkların tutumunu, holdinglerin zenginleşmesini, halkın yoksullaşmasını işlemek zorundayım. Eğer bu suçsa ben bunu seri bir şekilde işledim.
Bizim bu irademiz cezalandırılmak isteniyor. Böyle bir şey için seve seve yatarım. Ömrümün 35 yılını gece gündüz işçi mücadelesine verdim. Eşim akademisyendir. Ailem hopada çaycıdır. Annem kanser hastasıdır. Ben bu hakikatın içerisinde kalktım buraya geldim. Şu an yaptığım işlerden onur duyarım.
Gökay Çakır’ın yargı dışı bırakılması lazım.
Cezalandırılması gerekecek birisi varsa benim. Halkı birleştiren, halkı bilinçlendiren bir davranış biçiminde oldum ömrüm boyunca. Asgari ücretin 28 bin lira olmasına, emekli ücretine ses çıkarmayan sarı sendikalar alkışlanacak, yatlarda katlarda ağırlanacak, işçilerle emekçilerle oturup kalkanlar cezalandırılacak…
Ben böyle bir seyin parçası olduğum için onur duyarım.”

















