İstanbul’da 13-14 Haziran tarihlerinde “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı” gerçekleştirilecek. Siyaset, sanat, akademi ve sivil toplumdan çok sayıda ismin bir araya geleceği konferansta, Kürt sorununun çözümünden toplumsal barışa ve demokratikleşmeye kadar birçok konu ele alınacak.
Çağrıcı isimler arasında yer alan insan hakları savunucusu Akın Birdal, konferansın önemini Azadiya Welat’a değerlendirdi. (https://azadyawelat.com/dive-her-kes-bi-nasnameya-xwe-biji)
Birdal, 21 Mayıs’ta konferansa dair yapılan açıklamaya işaret ederek, Türkiye’nin geleceğinin demokratikleşmesine katkıda bulunmak istediklerini söyledi. Birdal, demokrasi ve barış mücadelesine güç vermek için böylesi bir konferansı düzenleyeceklerini belirterek, “Bu sürecin (Barış ve Demokratik Toplum Süreci) toplumsallaşması için konferansa katılım çok önemli. Çünkü herkes her şeyden sorumlu. Bu sürecin ilerlemesi ve demokratikleşme için tüm kesimlerin konuşabileceği bir zemini kurmaya çalışacağız. Demokratik değişim ve demokratik bir gelecek için bir araya geleceğiz” dedi.
Cumhuriyetin demokrasiden uzaklaştığını dile getiren Birdal, “Bütün kimlik, dil, kültür ve inançların bir arada yaşayabileceği bir Türkiye’yi kurmak istiyoruz” diye kaydetti. Birdal, Kürt sorununun çözümünün önemine işaret ederek, “Kürt sorununda çözümsüzlük birçok sorunun yaşanmasının önünü açıyor. Kürt sorununda çözümsüzlük siyasi, ekonomik, kültürel ve toplumsal birçok sorununun önünü açıyor. Bundan kaynaklı Kürt sorunu çözülmeden barış ve demokrasi olmaz. Türkiye’nin demokratikleşmesi ve barış için Kürt sorununun çözülmesi gerekiyor” diye konuştu.
Birdal, “Halkların özgürlüğünün güvencesi hukuktur. Bu nedenle insanlığın onurunu esas alan bir anayasal zemin hazırlanmalı. Türkiye böylesi bir yasa ve anayasayla demokratikleşebilir. Türkiye’nin demokratikleşmesi için bütün kimliklerin kendi kimlikleriyle özgür bir şekilde yaşaması gerekiyor” diye kaydetti.
MA

















