Künye   Hakkımızda
18 Eylül 2026, Cuma
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Abdullah Öcalan: Kürtlerin entegrasyonu, Cumhuriyet’in en temel ayaklarından biri olacak

İmralı Heyeti, yaptıkları görüşmede Abdullah Öcalan’ın, “Kürtlerin entegrasyonu, Cumhuriyet’in en temel ayaklarından biri olacaktır. İki yüz yıldır baş aşağı giden kardeşliği, ayakları üzerine kaldırıyor ve kardeşlik hukukunun gereğini yapıyoruz. Bu, yeni yüzyılın, hatta yeni bin yılın inşasıdır” dediğini belirtti.

19 Şubat 2026
Abdullah Öcalan: Kürtlerin entegrasyonu, Cumhuriyet’in en temel ayaklarından biri olacak
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol, 16 Şubat’ta İmralı Adası’na giderek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile görüşme gerçekleştirdi. 3 saat süren görüşmeye ilişkin DEM Parti İmralı Heyeti yazılı bir açıklama yaptı.

Heyetin açıklamasının tamamı şöyle: “16 Şubat 2026 tarihinde İmralı’da Sayın Öcalan ile yaklaşık üç buçuk saat süren bir görüşme gerçekleştirdik. Sayın Öcalan görüşmede aşağıda özetleyebileceğimiz önemli değerlendirmelerde bulundu.

Yaşamım, ailedeki ilk isyanımdan bu yana hep büyük bir tempoda geçti. Halen buna devam ediyorum. Geride bıraktığımız süreç, öz itibariyle şiddet ve ayrışma siyasetinden demokratik siyaset ve entegrasyona geçişi sağlayacak müzakere yeteneğini ve gücümüzü kanıtlamıştır.

TBMM Komisyon raporunun temel toplumsal gerçeklerle uyumlu olması gerekir. Sürecin bundan sonraki ilerleyişinde komisyon raporunun bu niteliği son derece önemli olacaktır. ‘Terörü tasfiye’ mantığıyla yaklaşan bir siyaset çözümü değil, çözümsüzlüğü ifade eder.

‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci, kendini sürekli yeniden değerlendiren, strateji ve taktiğini belirleyen bir süreçtir. Ben, bu toplantımızı Demokratik Entegrasyona bir giriş toplantısı olarak değerlendiriyorum. Bu vesileyle Sırrı Süreyya arkadaşımızı büyük bir saygı ile anıyorum. Bana göre bir müjde ve çok değerli bir arkadaşımızdı.

Cumhuriyetin kuruluşuna giden süreç, Türk ve Kürt birlikteliği üzerine inşa edildi. Sonradan değiştirilmiş olsa da bütün belgelerde bunun izleri görülebilir. Kurtuluş Savaşında, kongrelerde, cumhuriyetin ilanında bu husus kabul gördü. Mustafa Kemal’in kendisi 17 Ocak 1921 İzmit basın toplantısında Kürtlere dair tespitlerde bulunuyordu. Bu cumhuriyet kesinlikle Kürtsüz inşa edilmedi. Bunu inkâr edenler, her gün sivri ve tahripkar bir dille her sözü söylüyorlar. Cumhuriyetin mayasında, temelinde Kürtler de vardır. Sonrasındaki hukuksal metinlerin Kürtleri dışlaması, Kürtlüğü ve Kürtçeyi yasaklaması inkârı ve isyanı üretmiştir. İçinde bulunduğumuz süreç, inkârı ve isyanı sona erdirme sürecidir. Biz artık nasıl bir araya geleceğimizi ve barış içinde bir arada yaşayacağımızı tartışmak istiyoruz.

Orta Çağ’da dinsel birliktelik üzerine kurulu bir ilişki vardı ve mirlikler düzeni böyle inşa edilmişti. Günümüzde ise uygun çağdaşlık ölçüleri temelinde ve rasyonalitesi olan bir şekilde cumhuriyetle bütünleşeceğiz. Bunun bir mimarisinin olması gerek. Kürt varlığının inkâr edilmemesi, mimarinin kurulması anlamına gelmez. Mimari, yasasız ve ilkesiz olmaz. Meseleyi birkaç ceza hukuku maddesi değişikliğine indirgemek de doğru olmaz. Bu mimarinin ana unsurları, yani entegrasyonun temel ilkeleri 27 Şubat bildirgesinde var. Bu bir siyasi programdır.

Bir vatandaşlık tanımı meselesi var. Vatandaşlık, devletle kurulan bağı ifade eder. Vatandaşlık; etnisiteye, dile, inanca, düşünce sistemine bakılmaksızın devletle bağlılığı anlatır. Mesela sosyalist mi, kapitalist mi, Müslüman mı, Hıristiyan mı, Kürt mü, Arap mı fark etmez. Hepsi devlete vatandaş olabilir.

Ben özgür yurttaş demeyi tercih ediyorum. Anayasal vatandaşlık da denebilir ama özgür yurttaşlık, bundan daha geniştir. Dininde özgür olacak, milliyetinde özgür olacak, düşüncesinde özgür olacak. Türkiye’deki vatandaşlık tanımı bunu karşılıyor mu? Biraz muğlaktır. Dinsel, ideolojik ve milliyetsel, ulusal anlamda varlığını özgürce ifade edecek ve örgütleyecek. Bu da demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü esas alan bir şekilde yapılacak.

Özgür yurttaş dinini, mezhebini, düşüncesini ifade ederken ne kadar özgürse ulusal aidiyetini ifade ederken de o kadar özgür olmalıdır. Başkasına dinini ve dilini empoze edemiyorsan, milliyetini de etmemelisin. Herkes kendi milliyetini, kimliğini özgürce ifade edebilmeli.

Biz Demokratik Toplum olarak yaşamak istediğimizi söyledik ve başına da ‘Barış’ı koyduk. Demokratik toplum, toplumsal hüviyetini özgürce inşa edebilmeyi ifade eder. Toplumun kültürel unsurları vardır; sağlık kurumları, eğitim ve spor kurumları, hastaneleri, ekonomi kurumları olur. Toplum bunları özgürce inşa edebiliyorsa demokratik bir nitelik kazanır. Güçlü devlet bunun esnekliğini gösteren devlettir.

Bunlar entegrasyonumuzun ana ilkeleri ve örgütlenme modelidir. Burada üniter devlet de dahil milliyetçilik, dincilik anlamına gelecek bir şey yoktur. Demokratik toplumun kurumlarından ve inşasından söz ediyoruz. Şüphesiz burada şiddete hiçbir şekilde yer yoktur. Demokratik Cumhuriyete entegrasyon Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli. Bütün çalışmalarımızı Demokratik Cumhuriyet esprisi ile yürütüyoruz. Kürtlerin entegrasyonu, Cumhuriyet’in en temel ayaklarından biri olacaktır. İki yüz yıldır baş aşağı giden kardeşliği, ayakları üzerine kaldırıyor ve kardeşlik hukukunun gereğini yapıyoruz. Bu, yeni yüzyılın, hatta yeni bin yılın inşasıdır.

Demokratik bütünleşmenin ruhuna uygun olan, bir yerel demokrasinin varlığı ve kurumsallaşmasıdır. Suriye için de önerdiğimiz de budur. Yerel demokrasi dediğim şu: Bir kent ya da köy olabilir, bunların kendilerini özgürce ifade etme ve kendilerini yönetme hakkı olmalıdır. Yerel yönetimin şartları belli. Ayrı devlet, bölge demiyorum. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın toplumsal gerçekliğimizle uyumlu ve genişletilmiş bir hali de buna güçlü bir dayanak olur.

Bu öneriler, bulundukları yerlerde sadece Kürtlerin de bütün diğer halkların ve inanç topluluklarının da varlığını ve hukukunu gözetir. Tarih, Kürtleri bir kenara bırakarak yapılmadı. Kürdistan’ı ilk ilan eden Sultan Sencer’di. Kanuni sırtını oraya yasladığını söylüyordu. Kürt korkusuna dayalı bir siyasetten, Kürtleri bir fobi ve korku halinde görme siyasetinden çıkmak gerekir.

Bizim meselemizin bir güvenlik boyutu vardır, fakat ondan daha geniş kapsamda siyasi bir boyutu vardır. Çünkü biz siyaset yapacağız. Silah ve şiddet terk edilmiştir. Müthiş bir demokratik siyaset yürüteceğiz. Toplumumuzun ekmek ve su kadar buna ihtiyacı var. Her şey güvenliğe boğulmamalıdır. Güvenlik siyaseti, siyaset de güvenliği esas almalı. Biz siyasi bir topluluk olacağız: Demokratik siyaset topluluğu.

Kürtlerin birliği meselesinde gerek Kürtlerin kendi içinde gerek parçalı Kürtlerin kendi aralarındaki ilişki biçimine benim önerim ‘Demokratik Birlik’tir. Bu, ayrı bir devlet değil, kapsamlı bir demokratik yönetim ilkesidir.”

Saygılarımızla,

DEM Parti İmralı Heyeti”

MA

Previous Post

Pezeşkiyan’dan ABD açıklaması

Next Post

Lavrov: Ukrayna’daki çatışma bittiğinde Rusya ve ABD ortak projelere dönebilir

İlgili Haberler

Basın örgütlerinden Tuğba Tekerek ve erişim engelleri için çağrı
Gündem

Basın örgütlerinden Tuğba Tekerek ve erişim engelleri için çağrı

18 Eylül 2026
ABD, BM İnsan Hakları Konseyi’nden çekildi
Gündem

ABD, BM İnsan Hakları Konseyi’nden çekildi

18 Eylül 2026
Gürlek’ten 2028 mesajı: Erdoğan’ı yeniden seçtirmemiz gerekiyor
Gündem

Gürlek’ten 2028 mesajı: Erdoğan’ı yeniden seçtirmemiz gerekiyor

18 Eylül 2026
Bayık: İmralı’ya gitmemiz gerekiyor
Gündem

Bayık: İmralı’ya gitmemiz gerekiyor

18 Eylül 2026
Gündem

18 Eylül 2026
Antalya Narkotik’te rüşvet iddiası: “Önünü açtık, kilolarca sattı”
Gündem

Antalya Narkotik’te rüşvet iddiası: “Önünü açtık, kilolarca sattı”

17 Eylül 2026
Politika'dan Günün Yorumu
46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine
Politika'dan Yorum

46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine

Melike Korkmaz
14 Eylül 2026
Politika'dan Söyleşi
Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor
Politika'dan Söyleşi

Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor

Politika Haber
12 Ağustos 2026

EN SON HABERLER

Basın örgütlerinden Tuğba Tekerek ve erişim engelleri için çağrı

Basın örgütlerinden Tuğba Tekerek ve erişim engelleri için çağrı

18 Eylül 2026
ABD, BM İnsan Hakları Konseyi’nden çekildi

ABD, BM İnsan Hakları Konseyi’nden çekildi

18 Eylül 2026
Gürlek’ten 2028 mesajı: Erdoğan’ı yeniden seçtirmemiz gerekiyor

Gürlek’ten 2028 mesajı: Erdoğan’ı yeniden seçtirmemiz gerekiyor

18 Eylül 2026
Bayık: İmralı’ya gitmemiz gerekiyor

Bayık: İmralı’ya gitmemiz gerekiyor

18 Eylül 2026

18 Eylül 2026
Husiler’den Suudi Arabistan’ın iddialarına cevap

Husiler’den Suudi Arabistan’ın iddialarına cevap

18 Eylül 2026
Çin otomobilleri DTÖ’ye takıldı: Türkiye’nin ek vergileri kurallara aykırı bulundu

Çin otomobilleri DTÖ’ye takıldı: Türkiye’nin ek vergileri kurallara aykırı bulundu

18 Eylül 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!