Türkiye’nin dört bir yanında yeni alanlar maden arama ve işletme faaliyetlerine açılmaya devam ediyor.
MAPEG’in Temmuz 2026 verilerine göre Türkiye genelinde 9 bin 484 işletme, 3 bin 702 arama ruhsatı bulunuyor. Kurumun yayımladığı toplam sayı ise 13 bin 378 ruhsata ulaşıyor. Bunların 7 bin 668’i işletme izni bulunan ruhsatlardan oluşuyor.
485 MADEN SAHASI TEK İHALE GRUBUNDA
MAPEG, 7 Şubat’ta yayımladığı 317. Grup İhale İlanı’yla 485 maden sahasını ihaleye çıkardı.
İlan kapsamında farklı illerde bulunan sahalar kapalı teklif ve açık artırma yöntemiyle ruhsatlandırmaya açıldı. İhaleyi kazanan şirket veya kişilere, gerekli yükümlülüklerin yerine getirilmesinin ardından maden ruhsatı alma hakkı tanınıyor.
MAPEG, 24 Temmuz’da yayımlanan başka bir ilanla da 115 maden sahasını daha ihaleye açtı. Yıl boyunca farklı ihale gruplarında yeni sahaların ruhsatlandırılması sürdü.
Ocak ayında yayımlanan 308. Grup İhale İlanı’nda da 182 saha için ihale süreci başlatılmıştı.
SADECE RUHSAT ALANI ETKİLENMİYOR
Maden ruhsatı verilmesi, ilgili arazinin tapusunun doğrudan şirkete devredilmesi anlamına gelmiyor. Ruhsat, belirlenen saha içerisinde madencilik faaliyeti yürütülmesine ilişkin bir hak sağlıyor.
Ancak ruhsat alanlarının orman, mera, tarım arazisi, su havzası ve yerleşim alanlarıyla kesişmesi halinde madencilik faaliyetleri için izin, ÇED, arazi kullanımı ve bazı durumlarda kamulaştırma süreçleri gündeme gelebiliyor.
Bu nedenle ruhsatlandırmanın etkisi yalnızca maden ocağının açıldığı noktayla sınırlı kalmıyor; yollar, enerji hatları, atık alanları ve diğer altyapı faaliyetleriyle birlikte çok daha geniş bir coğrafyayı etkileyebiliyor.
1,5 MİLYON HEKTARLIK İHALE ALANI
MAPEG’in ihale ilanlarını inceleyen Polen Ekoloji Enstitüsü araştırmacılarının yaptığı derlemeye göre, son üç yılda yaklaşık 1,5 milyon hektarlık 2 bin 405 ruhsat sahası ihaleye çıkarıldı.
Bu sahalardan 1.031’inin satıldığı, satışı gerçekleşen alanlar içinde 1.000 hektarın üzerinde yüzlerce büyük ruhsat sahasının bulunduğu hesaplandı. Bu rakamlar MAPEG’in farklı dönemlerde yayımladığı ihale listelerinin bir araya getirilmesiyle elde edildi.
2026’daki ihale sonuçları üzerine yapılan aynı çalışmada, 62 ilde toplam 318 bin 604 hektarlık 289 ruhsat sahasının şirketlere verildiği belirtildi.
RUHSATLANDIRMA YAŞAM ALANLARINI KUŞATIYOR
MAPEG’in verileri, madenciliğin yalnızca belli başlı maden kentleriyle sınırlı kalmadığını; ruhsatların ülke genelinde geniş bir coğrafyaya yayıldığını ortaya koyuyor.
Ruhsatlandırmanın bu ölçekte genişlemesi, özellikle kırsal bölgelerde yaşayanların tarım, hayvancılık, su kaynakları ve ormanlarla kurduğu yaşam ilişkisini doğrudan gündeme getiriyor.
Ekoloji örgütleri, ruhsat sahalarının giderek büyümesini yalnızca bir madencilik politikası olarak değil, doğal varlıkların piyasa kullanımına açılmasını hızlandıran bir model olarak değerlendiriyor. Polen Ekoloji Enstitüsü de süreci “ekstraktivizm” kavramıyla ele alarak, maden politikalarının yerel halkların yaşam alanları üzerindeki etkisine dikkat çekiyor.
MAPEG ise 1 Eylül 2026 itibarıyla fiilî madencilik kazı alanlarının Türkiye yüzölçümünün yüzde 0,18’ini oluşturduğunu açıklıyor. Ancak bu oran yalnızca kazı yapılan alanları ifade ediyor; ruhsatlandırılmış sahaların toplam büyüklüğünü göstermiyor.
Maden ruhsatlarının genişlediği mevcut tabloda temel tartışma, yalnızca ne kadar alanın kazıldığı değil; ormanların, tarım alanlarının, su kaynaklarının ve kırsal yerleşimlerin ne ölçüde madencilik baskısı altına girdiği.
HABER MERKEZİ


















