Son günlerde “Ailem Güvende” adı altında LGBTİ+ derneklerine, hak savunucularına ve çeşitli işletmelere yönelik saldırılar gerçekleştirildi. Soruşturmalar kapsamında çok sayıda kişi gözaltına alınırken dernekler ve işletmeler hakkında adli işlem başlatıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek ise yapılan işlemleri “çocukların, aile kurumunun ve toplum düzeninin korunması” gerekçesiyle savundu.
LGBTİ+’ların hedef alındığı saldırıların sürdüğü günlerde DİSK Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) yayımladığı Çocuk İşçiliği Raporu ise Türkiye’de çocukların yoksulluk, eğitimden kopuş ve çalışma hayatında karşı karşıya kaldıkları koşulları yeniden gündeme taşıdı.
HER ÜÇ ÇOCUKTAN BİRİ YOKSUL
DİSK-AR’ın verilerine göre Türkiye’de her üç çocuktan biri yoksulluk içinde yaşıyor.
Çalışan çocukların yüzde 59,2’si hane ekonomisine katkı sağlamak amacıyla çalışma hayatına giriyor. Türkiye’de her 100 çocuktan en az 15’inin çalıştığı belirtiliyor.
15-17 yaş grubundaki çocuk istihdamı ise son beş yılda yüzde 69,6 arttı. Bu yaş grubunda çalışan çocukların sayısı 2021’de 520 bin iken 2025’te 882 bine yükseldi. Aynı dönemde çocuk işçiliği oranı yüzde 14’ten yüzde 22,8’e çıktı.
Raporda çocuk işçiliğindeki artışın eğitimden kopuşla birlikte ilerlediğine de dikkat çekiliyor.
9 YILDA 646 ÇOCUK ÇALIŞIRKEN ÖLDÜ
SGK verilerine göre 2017-2025 döneminde 14-17 yaş grubunda en az 93 bin 517 çocuk iş kazası geçirdi.
İSİG Meclisi verilerine göre ise 2017’den Temmuz 2026’ya kadar en az 646 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Yalnızca 2026’nın ilk yedi ayında en az 42 çocuk işçi hayatını kaybetti.
Çocuk işçiliğinin yaygınlaştığı alanlardan biri de Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) oldu. 2025-2026 eğitim döneminde MESEM’e kayıtlı 492 bin 627 öğrencinin 392 bin 887’sini 15-18 yaş grubundaki çocuklar oluşturdu.
DİSK-AR, çocukların işletmelerde üretim süreçlerine katılmalarına rağmen öğrenci statüsünde tutulmasının ücret, sosyal güvenlik, sendikalaşma ve işçi sağlığı açısından ciddi koruma sorunları yarattığına dikkat çekti.
GÜRLEK “AİLEYİ KORUMA” DEDİ, VERİLER ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİ GÖSTERDİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Ailem Güvende” saldırılarını “çocuklarımızı, aile kurumunu ve toplum düzenini koruma” sözleriyle savundu.
Ancak DİSK-AR’ın aynı günlerde açıkladığı veriler, çocukların yoksulluk nedeniyle çalışma hayatına itildiğini, eğitimden koptuğunu ve iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini ortaya koydu.
DİSK-AR, çocuk işçiliğinin azaltılması için ailelere gelir güvencesi sağlanması, yetişkinlerin ücretlerinin yükseltilmesi, güvenceli istihdamın artırılması ve ücretsiz, nitelikli kamusal eğitimin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Böylece “aileyi koruma” söyleminin odağının LGBTİ+ bireyler değil, çocukları çalışmak zorunda bırakan yoksulluk ve güvencesizlik olması gerektiğine ilişkin tartışma da yeniden gündeme geliyor.
HABER MERKEZİ


















