Künye   Hakkımızda
4 Eylül 2026, Cuma
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result

Mustafa Durmuş: Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Mustafa DURMUŞ

3 Eylül 2026
in Gündem, Yazarlar
Mustafa Durmuş Mustafa Durmuş
8 min read
Mustafa Durmuş Mustafa Durmuş
Mustafa Durmuş: Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler
ShareTweetSend

ÇOKLU KRİZLER GERÇEĞİ

Bu yüzyıl, çoklu krizler yüzyılı yani iktisadi krizler kadar, iklim değişikliği başta olmak üzere ekolojik krizlerin, Covid-19 salgını gibi ciddi sağlık krizlerinin, gıda krizlerinin, sosyal krizlerin, otoriter rejimlerin ortaya çıktığı, liberal burjuva demokrasilerinin giderek ortadan kalktığı bir yüzyıl. Bu ayrıca, emperyalist savaşların yanı sıra, dünya halklarına karşı yürütülen sömürgeci savaşların da yaşandığı bir yüzyıl.

Bu dönemde iklim değişikliği gibi çevresel faktörler yüzünden ortaya çıkan yangınlar, su taşkınları ve seller kapitalizmin fiziki altyapısının ne kadar çürük olduğunu, Covid-19 salgını ise, sağlık alanında yapılan özelleştirmeler yüzünden sağlık altyapısının nasıl çökertildiğini ortaya koydu. Fransa ve İspanya’daki yangınlar adeta baş edilemez bir boyuta erişirken, ülkemizde ortaya çıkan yangınlar başta ormanlar olmak üzere ekosistemin temel unsurlarını yok ediyor.

Çoklu krizler sınıfsal eşitsizlikleri de derinleştiriyor. Yani çoklu krizlerin (kaybedenleri kadar çok olmasa da), kazananları da mevcut. Öyle ki çok zenginler önemli ölçüde daha zengin hale gelirken, büyük teknoloji ve petrol şirketlerinin kârları rekor seviyelere ulaşarak bir eşitsizlik patlamasına neden oldu. Yani çoklu kriz eşitsizliklerin daha da artmasıyla sonuçlanıyor. Bu yüzden de kapitalizmin krizlerinden emek ve doğadan yana çıkış stratejileri, sosyal ve ekonomik kalkınma, doğa ile uyumlu büyüme gibi hedeflerin artık bambaşka bir perspektiften ele alınması gerekiyor.

Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere, birçok uluslararası kuruluş çoklu krizler kavramını kullanmaktadır. Örneğin, 2023 yılının başlarında Dünya Ekonomik Forumu da yıllık ‘Küresel Riskler Raporu’nda, “gıda, su, metal ve mineraller gibi doğal kaynaklardaki kıtlık” ile ilgili olarak dünyanın bir çoklu kriz eşiğinde olduğu uyarısında bulunmuştu. Bu birbirinden ayrı krizlerin doğasını ve birbirleriyle nasıl bağlantılı olduklarını anlamak, insanların, örneğin gıda sistemlerinin çökmesini engellemek için ne yapılması gerektiğini anlamalarına yardımcı olabilir.

Dünya Bankası’nın, yayımladığı son emtia görünümü raporu, ABD/ İsrail-İran savaşı sonrasında dünya ekonomisi, özellikle de en yoksul ülkeler ve bu ülkelerin halkları için endişe verici bir tablo çiziyor. Çünkü enerji fiyatlarının bu yıl %24 artarak 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaşacağı tahmin ediliyor. Enerji ve gübre fiyatlarındaki hızlı artış ile bazı önemli metallerin rekor seviyedeki fiyatlarının etkisiyle, 2026 yılında emtia fiyatlarının genel olarak %16 artacağı öngörülüyor. Yani, dünya ekonomisi için şu anda asıl sorun, sadece petrol değil, uçak yakıtı gibi petrol ürünleri ve bu yıl boyunca tarımsal ve endüstriyel üretimi sürdürmek için gerekli olan çok çeşitli hammaddelerdeki (gübre gibi) kaçınılmaz küresel kıtlıktır.

Bu durum dünya ekonomisindeki en kırılgan alanlardan birini oluşturuyor. Çünkü aşağıdaki tablodan da görülebileceği üzere dünya ekonomisinin savaş içindeki Orta Doğu Bölgesi enerji kaynaklarına olan bağımlılık düzeyi oldukça yüksek. Bu durum aralarında Türkiye’nin de bulunduğu çok sayıda ülkeyi enerji şoklarına karşı oldukça hassas bir konuma sokuyor.

(https://adamtooze.substack.com/p/economic-vulnerabilities-this-el (19 Temmuz 2026)

Dünya Bankası’na göre, jeopolitik bir arz şokunun tetiklediği %10’luk bir petrol fiyatı artışı, doğal gaz fiyatlarında yaklaşık %7’lik, gübre fiyatlarında ise %5’in üzerinde bir artışa yol açıyor. Bu durum, dünya çapında mağazalardaki fiyatlara ve hane halkı faturalarına yansıyacaktır. Gübre şoku şimdiden başladı. Mahsul verimindeki düşüş son-baharda gerçekleşecektir. Gübre fiyatları ton başına yaklaşık 300-350 dolardan 900-1.000 dolara yükselir ve bu yüksek seviyede kalırsa, küresel gıda fiyatları %60-100 artabilir ve 100 milyon kişiyi daha yetersiz beslenme durumuna itebilir (bu, sadece tahıl ticaretindeki aksaklıkların yol açacağı etkiden çok daha büyük bir etki olacaktır). Yani bir diğer ekonomik ve sosyal kırılganlık alanı gıda ve yeterli beslenmedi. Aşağıdaki grafikten de görülebileceği gibi, savaş ile birlikte gıda güvensizliği artmıştır.

Enflasyon konusunda ise ihracatçı ve ithalatçı ülkeler benzer maliyet artışlarıyla karşı karşıya kalacaktır. Enflasyonun her yerde artması beklenirken, G20 ülkeleri grubunda manşet enflasyonun 1,2 puan artarak ortalama %4’e çıkacağı tahmin ediliyor. Avrupa Merkez Bankası da (ECB), büyüme ve enflasyon konusunda benzer tahminlerde bulunuyor. Enflasyon yükseldikçe, ABD Merkez Bankası (Fed) öncülüğündeki merkez bankaları faiz oranlarını artırmaya devam edecek (en azından faiz indirmeyecek) ve bu da ABD ve diğer ekonomiler üzerinde olumsuz bir etki yaratacaktır. Bu ekonomilerin çoğu zaten halihazırda durgunluk içindedir veya resesyona girmeye adaydır. En ağır darbeyi Türkiye, Avrupa, Körfez ülkeleri ve Japonya ve Güney Kore gibi Doğu Asya’daki enerjiye bağımlı ülkeler alacaktır.

Bir başka olumsuz etki ise küresel sermaye akışları üzerinde hissedilecek ve hem reel yatırımlar hem de finansal portföy varlık piyasaları (hisse senetleri, tahviller, döviz, türev ürünler vb.) bu durumdan olumsuz etkilenecektir.

Enerji ile emtia fiyatlarındaki artışın daha da şiddetlendirdiği stagflasyonist ortam söz konusu olabilecektir. Nitekim, Euro Bölgesi’nde stagflasyon şimdiden teyit ediliyor. Euro Bölgesi’nin reel GSYH’si 2026 yılının ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yalnızca %0,1 arttı; böylece yıllık bazda reel GSYH büyümesi %0,8’e geriledi ve bu, 2022’den bu yana kaydedilen en düşük büyüme oranıdır. Bununla birlikte, Euro Bölgesi’nde yıllık enflasyon, Nisan 2026’da %3’e yükseldi. Bu, Eylül 2023’ten bu yana en yüksek seviyedir. Enerji maliyetleri %10,9 artarak Şubat 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

Keza, mevcut savaş, küresel ekonomiyi art arda gelen dalgalar halinde vurdu. Önce enerji fiyatlarındaki artış, ardından gıda fiyatlarındaki artış ve son olarak da faiz oranlarını yukarı çekecek ve borçlanmayı daha da pahalı hale getirecek bir enflasyon artışı söz konusu. Gelirlerinin en büyük kısmını gıda ve yakıt harcamalarına ayıran en yoksul kesim, halihazırda ağır borç yükü altında ezilen gelişmekte olan ekonomiler gibi en ağır darbeyi alacak ve savaş bu ülkelerin kalkınma çabalarını engelleyecektir.

Kısaca, fosil yakıtlardaki (ham petrol, dizel, uçak yakıtı, benzin, sıvılaştırılmış doğal gaz, gübre ve gıdada) kıtlık ve fiyatların hızla yükselmesi gerçeğiyle karşı karşıyayız. Diğer yandan dünya bu yakıtlara bağımlıdır. Çünkü bunların hepsi küresel ekonominin üretimini ayakta tutan girdiler ve/veya temel geçim maddeleridir. Örneğin, sadece Afrika, Hindistan ve Latin Amerika’daki düşük ve orta gelirli ülkeler¬ deki milyonlarca insan değil, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu diğer pek çok ülke de yaşamlarını sürdürebilmek için petrole ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden de petrol fiyatlarının hızla yükselmesi, emekçi halkların geçim kaynaklarına büyük zarar verecek, yaşam maliyetlerini daha da artıracak ve onlara acı çektirecektir.

Ayrıca Körfez ülkelerinde bol miktarda bulunan fosil yakıtlar; MR makinelerine güç sağlayan helyumdan, mahsulü artıran gübreye ve tabii ki araçlara güç sağlayan benzine kadar, sayısız ürünün vazgeçilmez bileşenleridir. Fosil yakıtlar, ayrıca tüm modern teknolojinin yapı taşları olan yarı iletkenlerin üretimi için de hayati öneme sahiptir. Bu yüzden de üretimde bir aksama, sadece tüketici ve ticari elektronik ürünlerinin tedarikini zorlamakla kalmayacak, aynı zamanda şirketlerin veri merkezi inşaatına yüz milyarlarca dolar aktardığı bir dönemde, yapay zekâ bilgi işlem kapasitesinin büyümesini ciddi şekilde aksatacaktır.

KÜRESEL EKONOMİK BÜYÜME DURGUNLAŞIRKEN, ENFLASYON HIZLANIYOR

Savaşın sınırlı kalacağı varsayımıyla, küresel büyümenin 2026’da %3,1, 2027’de ise %3,2 olacağı tahmin ediliyor. Bu rakamlar son dönemdeki sonuçların altında ve salgın öncesi ortalamaların oldukça gerisinde. Küresel enflasyonun 2026’da yükselip 2027’de yeniden düşüşe geçmesi bekleniyor. Baskılar, gelişmekte olan piyasalar ve azgelişmiş ekonomilerde, özellikle de önceden var olan kırılganlıkları olan emtia ithalatçılarında yoğunlaşıyor. Riskler belirgin bir şekilde aşağı yönlü. Uzun süren bir çatışma, daha derin jeopolitik parçalanma, (yapay zekâ) kaynaklı verimlilik konusunda hayal kırıklığı veya yeniden tırmanan ticaret gerilimleri büyümeyi zayıflatabilir ve piyasaları tedirgin edebilir. Yüksek kamu borcu ve zayıflamış politika tamponları ise ekonomik kırılganlığı artırıyor.

Savaşın devam ettiği “olumsuz” bir senaryoda ise ekonomik büyüme %2,5’e düşebilir ve enflasyon %5,4’e yükselebilir. IMF’nin “enerji arzındaki aksaklıkların gelecek yıla da uzandığı, enflasyon beklentilerinin belirgin şekilde sarsıldığı ve finansal koşulların keskin bir şekilde sıkılaştığı” biçiminde tanımladığı “ciddi senaryoda” ise, küresel büyüme bu yıl ve gelecek yıl %2’ye gerilerken, enflasyon %6’yı aşacaktır3.

Bu, aslında sadece küresel bir resesyon değil, daha ziyade bir stagflasyon (durgunluk ve enflasyonun bir arada görüldüğü bir kriz biçimi) demektir. Nitekim 1973-74 ve 1979-80 arz yönlü petrol şokları sonrasında stagflasyon ortaya çıkmıştı. Stagflasyon halinde hükümetlerin uygulayabileceği ekonomi politikaları da sınırlı olacak, ancak enflasyonu durdurabilmek için faiz oranlarının yükseltilmesi de kaçınılmaz olacaktır. Bu da ekonomilerin daha da küçülmesi, işsizliğin ve yoksulluğun artmasıyla sonuçlanacaktır. İhracata ve ithalata bağımlı ve/veya yüksek borçlu ülkelerde savaşın etkileri ise çok daha ağır olacaktır.

Şu anda cılız da olsa dünya ekonomisindeki büyümenin iki ana kaynağı var. Bunlardan biri ABD, diğeri ise Çin’deki gelişmelere ait güç etkisini gösteriyor. Yapay zekâ (AI) patlaması, ABD’de K şeklinde bir büyümeyi tetikliyor ve bu etki tüm dünya ekonomisine yayılıyor. Çin’in devam eden arz odaklı büyümesi bolluk sağlarken, aynı zamanda deflasyonist bir baskı da yaratıyor. Bu arada, Çin-ABD ikili ilişkileri şimdilik sakin seyrediyor. “Yapıcı stratejik istikrar”ın gerçekte ne anlama geldiği henüz belli değil, ancak Çin-ABD ticaret ateşkesi devam ediyor. ABD’nin Çin’e karşı ikili ticaret açığı önemli ölçüde azalmış durumda. En azından görünüşte, Amerika’nın korumacılık politikası işe yarıyor görünüyor.

CARRY TRADE İŞLEMLERİNİN ALTIN ÇAĞI YAŞANIYOR

Carry trade işlemleri, günlük 9,5 trilyon dolarlık döviz piyasasında en yaygın olarak kullanılan stratejilerden biri. Şu anda 20 yıldan fazla bir süredir en cazip koşulların mevcut olduğu belirtiliyor. Nispeten düşük getirili bir para biriminden borç alıp (örneğin Japon Yeni) getirilerin daha yüksek olduğu bir para birimine (örneğin TL) yatırım yapmak G10 döviz piyasasında 2000 yılından bu yana neredeyse hiçbir dönemde bu kadar kârlı ve hacimli olmadı.

Birkaç faktör, carry trade’in cazibesini önemli ölçüde artırdı: dünyanın en büyük gelişmiş ekonomilerindeki faiz oranlarının yüksek ve farklı seviyelerde sabitlenmesi, bu durumun yatırımcılar için alışılmadık derecede geniş getiri farkları yaratmasına, buna karşılık döviz kurlarındaki dalgalanmanın ise tarihsel olarak düşük seviyelere gerilemesine yol açıyor. Bloomberg tarafından derlenen verilere göre, bu kombinasyon, G10 ülkeleri döviz carry trade işlemlerinin bu yıl yaklaşık %8 getiri elde etmesine yardımcı oldu. Bu getiri, küresel tahviller, altın ve Bitcoin’i geride bıraktı.

Mustafa Durmuş

Mustafa Durmuş

Previous Post

Diyarbakır’da gözaltılar

Next Post

İBB’de yeni gözaltı dalgası: Belediye yöneticileri gözaltında

Politika'dan Günün Yorumu
Çerçeve Yasa Mücadelenin Çerçevesi Değildir
Politika'dan Yorum

Çerçeve Yasa Mücadelenin Çerçevesi Değildir

Politika Haber
9 Ağustos 2026
Politika'dan Söyleşi
Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor
Politika'dan Söyleşi

Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor

Politika Haber
12 Ağustos 2026

EN SON HABERLER

Mazlum Abdi: Türkiye’deki süreç Suriye’deki Kürt meselesinin çözümünü de etkileyebilir

Mazlum Abdi: Türkiye’deki süreç Suriye’deki Kürt meselesinin çözümünü de etkileyebilir

4 Eylül 2026
Mersin Limanı’nda iş kazası: Sızıntıdan 35 kişi etkilendi

Mersin Limanı’nda iş kazası: Sızıntıdan 35 kişi etkilendi

4 Eylül 2026
Nijerya’da petrol hırsızlığı girişimi: Zehirli gaz solunumundan 43 kişi öldü

Nijerya’da petrol hırsızlığı girişimi: Zehirli gaz solunumundan 43 kişi öldü

4 Eylül 2026
Yemen’de çatışmalar şiddetleniyor: 81 kişi hayatını kaybetti

Yemen’de çatışmalar şiddetleniyor: 81 kişi hayatını kaybetti

4 Eylül 2026
Cemil Bayık: Sürecin başarılı olması demokratikleşme adımlarının atılmasıdır

Cemil Bayık: Sürecin başarılı olması demokratikleşme adımlarının atılmasıdır

4 Eylül 2026
Gülistan Doku soruşturması: 2 kişi daha tutuklandı

Gülistan Doku soruşturması: 2 kişi daha tutuklandı

3 Eylül 2026
Asgari ücrette alım gücü kaybı büyüdü: Sekiz ayda 6 bin 196 TL erime

Asgari ücrette alım gücü kaybı büyüdü: Sekiz ayda 6 bin 196 TL erime

3 Eylül 2026
Mazlum Abdi: Türkiye’deki süreç Suriye’deki Kürt meselesinin çözümünü de etkileyebilir

Mazlum Abdi: Türkiye’deki süreç Suriye’deki Kürt meselesinin çözümünü de etkileyebilir

Politika Haber
4 Eylül 2026
0

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) entegrasyon sürecinin tamamlanmasının ardından Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığı görevine getirilen Mazlum Abdi, Suriye’deki yeni döneme, Kürtlerin statüsüne...

Mersin Limanı’nda iş kazası: Sızıntıdan 35 kişi etkilendi

Mersin Limanı’nda iş kazası: Sızıntıdan 35 kişi etkilendi

admin_ca
4 Eylül 2026
0

Mersin Valiliği, Mersin Uluslararası Limanı’nda meydana gelen gaz sızıntısına ilişkin açıklama yaptı. Valilik açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “04 Eylül...

Nijerya’da petrol hırsızlığı girişimi: Zehirli gaz solunumundan 43 kişi öldü

Nijerya’da petrol hırsızlığı girişimi: Zehirli gaz solunumundan 43 kişi öldü

admin_ca
4 Eylül 2026
0

Nijerya’da, petrol hırsızlığı girişimi sırasında meydana gelen zehirli gaz sızıntısı nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 43’e çıktı. Bazı kişilerin ise zehirlenme...

Yemen’de çatışmalar şiddetleniyor: 81 kişi hayatını kaybetti

Yemen’de çatışmalar şiddetleniyor: 81 kişi hayatını kaybetti

Politika Haber
4 Eylül 2026
0

Yemende çatışmalar şiddetlenmeye devam ediyor. Çatışmaların, Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki bölgelere yönelik kara saldırısı başlatmasının ardından yoğunlaştığı belirtildi. Saldırılarda roket ve...

Cemil Bayık: Sürecin başarılı olması demokratikleşme adımlarının atılmasıdır

Cemil Bayık: Sürecin başarılı olması demokratikleşme adımlarının atılmasıdır

admin_ca
4 Eylül 2026
0

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Fırat Haber Ajansı’na (ANF) sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Röportajın ilk bölümünde özgürlük mücadelesinde yaşamını...

Next Post
İBB’de yeni gözaltı dalgası: Belediye yöneticileri gözaltında

İBB’de yeni gözaltı dalgası: Belediye yöneticileri gözaltında

Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!