Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), 2026 yılına ilişkin Küresel Haklar Endeksi raporunu yayımladı. İşçilerin örgütlenme ve ifade haklarını kapsayan raporda, Türkiye işçiler için en kötü 10 ülke arasındaki yerini korudu. Küreselde de işçilere yönelik şiddet, baskı ve tutuklamalar dikkat çekti.
Verilerde ülkelerin yüzde 50’sinde ifade özgürlüğü ve protesto hakkına yönelik saldırıların raporlandığı bildirilirken, bunun ise rekor bir seviye olduğu kaydedildi. 2026 yılında 75 farklı ülkedeki işçilerin tutuklandığı ve gözaltına alındığı belirtilen raporda, 2025 yılında bu rakamın 71 ülke olduğu hatırlatıldı. Sendikaların yasal tescil edilme haklarının da mercek altına alındığı raporda, ülkelerin yüzde 75’inde bu hakkın engellendiği ve bu oranın kaydedilen en yüksek seviye olduğu bildirildi.
ŞİDDET ORANLARI ARTTI
İşçilerin, ülkelerin yüzde 32’sinde şiddete maruz kaldığı da kaydedilen raporda, bu oranın 2025 yılında bildirilen yüzde 26 seviyesine göre artış gösterdiğine dikkat çekildi. Greve gitme hakkının da ülkelerin yüzde 87’sinde ihlal edildiği belirtilen raporda, Suudi Arabistan’ın Mekke kentindeki Masar Projesi’nde çalışan göçmen inşaat işçilerin, ödenmeyen ücretlerini talep eden eylemleri sonucunda gözaltına alındığı anımsatıldı. Raporda, Avrupa ve Güney Amerika’daki hükümetlerin de protestolar sırasındaki trafik akışının aksaması gerekçe gösterilerek, suç sayıldığı ve grev hakkını kısıtlamaya çalıştığı aktarıldı. Raporda, ülkelerin yüzde 72’sinde işçilerin adalete hiç erişiminin olmadığı veya kısıtlı olduğu bilgisi paylaşıldı.
İŞÇİLER ÖRGÜTLENEMİYOR
Her dört ülkeden üçünde ise işçilerin örgütlenme özgürlüğü, sendika kurma veya sendikaya üye olma haklarının engellendiğine dikkat çekilen raporda, İran rejiminin sendikal faaliyet yürüten Kürt öğretmenlere yönelik baskı ve tutuklamaları arttırması buna örnek olarak gösterildi. Haiti’de ise Brana-Heineken yönetimi sendika liderlerini tehdit ve tacizlerle sendikal özgürlüklerini hedef aldığı aktarıldı. Angola, Kolombiya, Endonezya ve Meksika’da ise sendikacıların ve işçilerin katledildiğine vurgu yapıldı.
EN KÖTÜ ON ÜLKE
ITUC, 2026 yılı verilerine göre işçiler için en kötü 10 ülkeyi de açıkladı. Listede, Arjantin, Belarus, Ekvador, Mısır, Esvatini, Myanmar, Nijerya, Panama, Tunus ve Türkiye yer aldı. Verilerde bölgelere ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın, 2025 yılına göre değişmeyen 4,68 puanıyla işçi hakları açısından en kötü bölge olmadaki konumunu sürdürdüğü ifade edildi. Bölgede bulunan 19 ülkenin de tamamında toplu pazarlık hakkı ve sendika haklarının ihlal edildiği aktarıldı.
Asya-Pasifik bölgesinin ise ortalama puanı 4,08 olarak kaydedildi. Bölgedeki 23 ülkenin neredeyse yarısında işçilerin şiddete maruz kaldığı, sendikacıları keyfi gerekçelerle gözaltına alan ülke sayısında ise artış görüldüğü bildirildi. Afrika’nın ise puanının 3,91’den 3,95’e yükseldiği kaydedildi. Bölgedeki 43 ülkenin neredeyse tamamının grev, toplu pazarlık ve sendikal hakların ihlal ettiği bilgisi paylaşıldı. Amerika bölgesinin ise, puanı 3,72 olarak yayımlandı. Avrupa’da ise gerilemenin devam ettiği ve 2,80 seviyesine ulaştığı aktarıldı. Bölgedeki 41 ülkenin yaklaşık dörtte üçünde işçilerin grev haklarının engellendiği veya kısıtlandığı yazıldı.
TÜRKİYE’DE İŞÇİ HAKLARI
Türkiye’nin işçi hakları konusunda en kötü ülkeler listesindeki ilk 10’da olan yerini uzun süredir koruduğu belirtilen verilerde, “Otoriter Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümetin, temel işçi haklarını ihlal etme konusunda uzun bir geçmişi bulunuyor. Örneğin sendikasızlaştırma ve örgütlenme özgürlüğü hakkının ihlali, devlet ve işverenler tarafından düzenli olarak misilleme amacıyla kullanılıyor” ifadelerine yer verildi. Sendikasızlaştırma girişimleri arasında İzmir’de Ocak 2025 tarihinde Türkiye Tekstil, Örme, Giyim ve Deri Sanayii İşçileri Sendikası’na (TEKSİF) üye olmalarının ardından işten çıkarılmaları; Sakarya’da ise Birleşik Metal-iş’e üye oldukları için işten çıkarılan SAG Hidrolik işçilerine yer verildi.
Paylaşılan verilerin devamında tutuklamalara ve devlet düzeyindeki baskılara da değinildi. Eti Maden’de Türkiye Maden İşçileri Sendikası tarafından alınan grev kararının Cumhurbaşkanlığı kararı ile “milli güvenlik” gerekçe gösterilerek 60 gün ertelenmesi örnek gösterildi. Aynı zamanda Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) üyelerine 19 Mart eylemleri kapsamında yapılan öğrenci boykotlarına destek verdikleri gerekçesiyle ev hapsi verilmesi de hatırlatıldı.
Ayrıca Türkiye’deki sendika başkanlarının, sendikal faaliyetleri nedeniyle yargısal takibat ve “terör” suçlamalarıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi.
MA


















