Künye   Hakkımızda
15 Ekim 2026, Perşembe
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Tarih

Türk Devleti kriz yönetim örneği: 6-7 Eylül Pogromu

6-7 Eylül 1955’te yaşananlar ne ilktir ne de son olmuştur. Öncesi bir tarafa, Osmanlı Türk egemen sınıfının “İttihatçı” Devlet Aklı’nın 1915 Ermeni Soykırımı’ndan Sivas Maraş Alevi katliamlarına, Eylül 2015’te yurt çapında HDP binalarına yönelik saldırılara, Kürtlere yönelik linç kampanyalarına kadar devam eden klasik bir kriz yönetme tekniğidir.

6 Eylül 2022
Türk Devleti kriz yönetim örneği: 6-7 Eylül Pogromu
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

6-7 Eylül Pogromu, başından sonuna kadar Milli İstihbarat Teşkilatı (o dönemki adıyla Milli Emniyet Hizmet) tarafından organize edilmiştir. Özel Harp Dairesi Başkanı Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu, Gazeteci Fatih Güllapoğlu’nun 1991’de yayımlanan “Tanksız, Topsuz Harekat” kitabındaki söyleşide pogromu şöyle tanımlar: “6-7 Eylül de bir Özel Harp işidir ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amacına da ulaştı.” Operasyondan hükümet de haberdardır, Celal Bayar’ın “Galiba dozu kaçırdık” demesi de saldırının planlı olduğunu gösterir.

Pogrom birden bire gelişen bir şey değildir. CHP Azınlık Bürosu’nun olaylardan önce 1947’de hazırladığı bir raporda, “Anadolu’da hemen hemen hiç Rum kalmadı. Birkaç da Ermeni kaldı. Ama çok çoğalıyor. Onları İstanbul’a göç ettirmemiz gerekiyor. Ne kadar İstanbul’da toplarsak o kadar kontrol altında olurlar. Ama sermayelerini burada bırakmalılar” deniliyor ve “İstanbul’un fethinin 500. yılında İstanbul’da bir tek Rum olmazsa ne iyi olur” diye de temenni de bulunuyor.

Pogrom’un hazırlanmasında Türk Devleti’nin tek başına hareket etmediğini gösteren belgeler var. 1955 olaylarından bir yıl önce Atina’daki İngiliz Konsolosu, “Türklerle Yunanlıların arası çok iyi. Ama Atatürk’ün evinde şöyle bir bomba patlasa, ortalık ne kadar karışır acaba?” diye yazı yazıyor.

Olaylardan önce hükümetin desteğiyle Kıbrıs Türktür Cemiyeti kuruluyor. Cemiyeti kuranlar MAH üyesi. Cemiyet, olaylardan 10 gün önce bir anda İstanbul’da 10-15 şube açıyor. Şube üyeleri çoğunlukla DP’den, sendikadan ve öğrenci birliğinden. MAH, bu cemiyet ve derneklerin kurulmasında özellikle sendika ve öğrenci birliklerinden yararlanıyor.

Hazırlıklar olaydan çok önce başlatılmıştır. Olaylardan sonra Haydarpaşa Garı’nda 6-7 Eylül’de yağmaladıkları mallarla Sivas’tan 145, Trabzon’dan 117, Kastamonu’dan 116, Erzincan’dan 111 kişi yakalanarak haklarında işlem yapılmış olması saldırganların bir kısmının başka şehirlerden getirildiğini göstermektedir.

6 Eylül günü saat 13:00’te devlet radyosu tarafından “Selanik’te Atatürk’ün evi bombalandı” diye anons geçilmeye başlanıyor. Anonsu yaymak için normalde tirajı 20 bin olan İstanbul Ekspres gazetesi “Atamızın evi bomba ile hasara uğradı” manşetiyle 290 bin adet basılır ve dağıtılır. Aynı gün İstanbul’un gayrimüslimlerinin yoğun yaşadığı yerlerde, sadece bilindiği gibi Taksim ve Beyoğlu’nda değil, Boğaz’da, Samatya’da, Yedikule’de, Adalar’da, karşı tarafta, gayrimüslim nüfusun yoğun yerlerde organize gruplar baş gösteriyor. Özellikle Taksim ve Beyoğlu’nda öğrenci derneklerinden görevliler kahvehaneleri, mahalleleri dolaşarak halkı eyleme çağırıyor.

İlk saldırı saat 19.00 sıralarında Şişli’de başlar. Kumkapı, Samatya, Yedikule, Beyoğlu’na geçerek azınlıkların toplu olarak yaşadığı birçok semtte, önce Rumların, sonra Ermeni, Yahudi ve hatta yanlışlıkla bazı Türklerin dükkanlarına saldırılarını sürdürür. Kolluk kuvvetleri bu saldırılara engel olmaz. Ellerinde gayrimüslimlere ait ev ve işyerlerinin listeleri olan yirmi-otuz kişilik birliklerin kent içindeki ulaşımı özel arabalar, taksi ve kamyonların yanı sıra otobüs, vapur gibi araçlar yardımıyla sağlanıyor.

7 Eylül sabahına kadar süren saldırılarda aralarında 4 bin 214 ev, bini aşkın işyeri, 73 kilise, bir sinagog, iki manastır, 26 okul ile aralarında fabrika, otel, bar gibi yerlerin bulunduğu toplam 5 bin 317 taşınmaz tahrip edilir ve sokağa saçılıp yağmalanır.

Mezarlıklar da saldırıdan payını alır. Kiliselerin içindeki kutsal eşyalar tahrip edilir, 73 Rum Ortodoks kilisesinin tamamı ateşe verilir.

Türkiye medyasına göre 11, bazı Yunanistan kaynaklarına göre ise saldırılar nedeniyle 15 kişi hayatını kaybeder. Ölü sayısının az oluşu gruplara “ölü olmasın” emri verilmesi sebebiyledir. Resmi rakamlara göre 30 kişi, resmi olmayan rakamlara göre 300 kişi yaralanır. Resmi rakamlara göre 60 olan tecavüze maruz bırakılan ve korkmasından dolayı şikayette bulunamayan kadın sayısının 400’e yakın olduğu tahmin edilmektedir.

Pogrom, katliam hatta soykırım bir iç savaş tekniği olarak halklara karşı her zaman devletin repertuvarında yer alır. Ekonomik ve(ya) siyasi kriz dönemlerinde toplumun bir kesiminden başka bir kesimine sermaye transferi (çökme) yapmak gibi ekonomik; toplumu milliyetçi, dinci ideoloji etrafında “dış düşman”a karşı birleştirerek örgütlemek gibi ideolojik amaçlarla sürekli kullanılan bir tekniktir. Türk Devleti bakımından “resmi ideoloji”de, Rum, Ermeni ve Yahudi azınlıklarına mensup halkımız hep “dış düşman” olarak işlenmiş, Varlık Vergisi, 6-7 Eylül Pogromu, bu azınlıklara ait vakıfların mallarına el koymalar, Hrant Dink’in katledilmesi gibi “olay”larla gereği yerine getirilmiştir.

Kuşkusuz bu teknik sadece gayri-müslimlere değil, Türk egemenleri için “beka sorunu” yaratan her toplumsal gelişmeye karşı Alevilere, Kürtlere karşı da kullanıldı, kullanılmaya da devam ediyor. Devlet değişik aparatlarla örgütlediği sivil grupları harekete geçirerek “hukuk dışı” operasyonlarla terör uygulayarak toplumu dizayn etmeye çalışır. Bu onun rutin, tabii halidir. Demokrasi ve özgürlük için mücadele edenler, Devletin bu rutin, tabii haline göre örgütlenmek ve hareket etmek zorundadır.

HABER MERKEZİ

Previous Post

Özerk Yönetim: Uluslararası güçler saldırılara karşı görevlerini yerine getirmeli

Next Post

Tanığın tanımadığı, Soylu’nun hedef gösterdiği Tanrıkulu tutuklandı

İlgili Haberler

On beşler ve Maria’ya
Tarih

On beşler ve Maria’ya

15 Ekim 2026
Tayfun Benol mezarı başında anıldı
Gündem

Tayfun Benol mezarı başında anıldı

10 Ekim 2026
10 Ekim Ankara Gar Katliamı 11’inci yılında: ‘Unutmadık, unutturmayacağız’
Tarih

10 Ekim Ankara Gar Katliamı 11’inci yılında: ‘Unutmadık, unutturmayacağız’

10 Ekim 2026
“İşçilerin Haziran’ı”, Mahirler, İbolar
Tarih

“İşçilerin Haziran’ı”, Mahirler, İbolar

4 Ekim 2026
Ne zaman indirileceğini bilmeden tutulduğun Filistin Askısı: Karihomenlilik
Tarih

Ne zaman indirileceğini bilmeden tutulduğun Filistin Askısı: Karihomenlilik

28 Mart 2025
Hans Beimler: Faşizme Karşı Mücadelenin Enternasyonalist Sesi
Tarih

Hans Beimler: Faşizme Karşı Mücadelenin Enternasyonalist Sesi

1 Mart 2025
Politika'dan Günün Yorumu
Burjuva siyaset, ahlak ve biz
Gündem

Burjuva siyaset, ahlak ve biz

Melike Korkmaz
8 Ekim 2026
Politika'dan Söyleşi
Gazeteci Anna Montraveta Riu: Konut sorunu, barınma hakkı için örgütlenen kiracılar ile ücretler ve çalışma koşulları için örgütlenen işçileri birleştirdi
Dünya

Gazeteci Anna Montraveta Riu: Konut sorunu, barınma hakkı için örgütlenen kiracılar ile ücretler ve çalışma koşulları için örgütlenen işçileri birleştirdi

Melike Korkmaz
8 Ekim 2026

EN SON HABERLER

Haber Sen: TRT Ayazağa Binaları Su Altında Kaldı, Çalışanlar Kaderine Terk Edildi: Sorumluluk Yönetimdedir!

Haber Sen: TRT Ayazağa Binaları Su Altında Kaldı, Çalışanlar Kaderine Terk Edildi: Sorumluluk Yönetimdedir!

15 Ekim 2026
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı: Sel ve su baskını riski

İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı: Sel ve su baskını riski

15 Ekim 2026
PYD’den Hesekê’deki saldırıya tepki: Kürt sembolleri hedef alındı

PYD’den Hesekê’deki saldırıya tepki: Kürt sembolleri hedef alındı

15 Ekim 2026
SANA: Mihraç Ural Suriye’de yakalandı

SANA: Mihraç Ural Suriye’de yakalandı

15 Ekim 2026
Bese Hozat: Demokratikleşme olmazsa kimse Türkiye’ye dönmez

Bese Hozat: Demokratikleşme olmazsa kimse Türkiye’ye dönmez

15 Ekim 2026
On beşler ve Maria’ya

On beşler ve Maria’ya

15 Ekim 2026
Otoriter rejimin fon vurgunu

Otoriter rejimin fon vurgunu

15 Ekim 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!