Kürt dili ve kültürü üzerine çalışmalar yürüten üniversite öğrencilerinin oluşturduğu Kurdî topluluklar, Kürt Dili, Kültürü ve Sanatı Üniversite Toplulukları Koordinasyonu (Tevgera Komaleyên Xwendekaran a Çand û Zimanê Kurdî-TEV-KOM) çatısı altında bir araya geldiklerini duyurdu. TEV-KOM kuruluşunu İstanbul Maltepe’de bulunan Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde düzenledikleri deklarasyonla açıkladı. Deklarasyonun yapıldığı salona, “Em derikî ji xwebuna xwe re vekin”, “Cejna zimanê Kurdî pîroz be” pankartları asıldı.
Çok sayıda kişinin katıldığı etkinlikte ilk olarak Özgür Kürsü kuruldu. Katılımcılar yaptıkları konuşmalarda anadilin önemine dikkat çekti. Ardından, “Anadil Mücadelesinde Öğrencilerin Rolü” başlıklı panel düzenlenirken, öğrenciler anadilde konuşmaya özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Panelin ardından deklarasyonun Kurmancisini Zeynep Taş, Kirmançkisini ise Ömer Bayraktar okudu.
Deklarasyonun tamamı şöyle: “Bizler; Türkiye ve Kürdistan’ın farklı üniversitelerinde bir araya gelen öğrenciler ve gençler olarak; Kürt halkının dilinin ve kültürünün korunması ve geliştirilmesini tarihsel ve toplumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bu amaçla Kürt Dili, Kültürü ve Sanatı Üniversite Toplulukları Koordinasyonu’nu (TEV-KOM) kurduğumuzu ilan ediyoruz. Bu deklarasyon, yalnızca bir birliktelik ilanı değil; hafızamıza, dilimize ve kimliğimize yönelik sistematik asimilasyon politikalarına karşı ortak bir duruşun ifadesidir.
DİL TOPLUMSAL VAR OLUŞ ZEMİNİDİR
Dil, bir halkın yalnızca iletişim aracı değil; o halkın hafızası, tarihsel ve toplumsal varoluş zeminidir. Mevcut düzenin Kürt kimliğine ve diline yönelik ürettiği dışlayıcı pratikler istisnai değil, kurumsallaşmış bir işleyişe işaret etmektedir. Kürtçe üzerindeki her türlü baskı, doğrudan bir halkın kolektif varlığına yöneliktir. Bizler, üniversitelerden başlayarak bütün kamusal alanlarda Kürt dilinin varlığını güçlendirmeyi, bütün inkâr ve asimilasyon politikalarına karşı özgür bir yaşamı hep beraber inşa etmeyi hedefliyoruz.
İZLEYİCİSİ OLMAYI REDDEDİYORUZ
Üniversiteler, özgür düşüncenin merkezi olması gerekirken; bugün kayyım politikaları, merkezileşme ve baskı pratikleriyle demokratik niteliğinden uzaklaştırılmıştır. Kürt dilinde üretim yapmak, Kürt dili veya Kürt halkı üzerine çalışmalar yürütmek kampüslerde marjinalize edilmekte, sistematik olarak sınırlandırılmaktadır. Bizler bu koşulların izleyicisi olmayı reddediyoruz. Üniversiteleri yalnızca eğitim kurumları olarak değil, toplumsal dönüşümün öncü alanları olarak görüyoruz. Bilginin tek tipleşmesine ve akademik yabancılaşmaya karşı, üniversitelerin çoğulcu ve eşitlikçi bir yapıya kavuşması için mücadele etmeyi esas alıyoruz.
ANADİLDE EĞİTİM VURGUSU
Anadilde eğitim talebi, pedagojik bir tercihin ötesinde; temel bir insan hakkı, eşitlik ve demokrasi meselesidir. Anadilin kamusal ve akademik alanda yer bulamadığı bir yerde gerçek bir eşitlikten söz edilemez. Bu doğrultuda: Kürtçenin üniversitelerde seçmeli bir ders değil, güçlü ve kalıcı bir akademik alan haline getirilmesini, Anadilde eğitimin tüm eğitim kademelerinde ve akademik üretim süreçlerinde hayata geçirilmesini, Kürtçenin anayasal güvenceye kavuşturularak kamusal alanda özgürce kullanılmasını ve bütün kamu hizmetlerinde esas olmasını talep ediyoruz.
HEDEF
TEV-KOM, parçalı yapıyı aşarak ortak bir politik ve kültürel hat oluşturma iradesidir. Biz bu ortak dayanışma ağında üniversiteler arası eşgüdümü sağlayarak, Kürt dili ve sanatı üzerindeki çalışmaları daha görünür kılmayı, fakültelerde, yurtlarda ve kampüslerde kurulacak dayanışma ağları ile, farklılıkların eşit ve özgür biçimde birlikte var olduğu demokratik bir modeli hayata geçirmeyi hedefliyoruz.
Öğrenci gençlik, baskılara karşı en dinamik karşı koyuşu geliştiren öznedir. TEV-KOM olarak cesur, bilinçli ve örgütlü bir hatla, yalnızlaştırma politikalarına karşı dayanışmayı büyüteceğiz. Anadilde eğitim mücadelesini; barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Tüm baskı ve engellemelere karşı, üniversite içinde ve dışında kolektif üretimi sürdüreceğimizi ilan ediyoruz.
ÇAĞRI
Bugün mesele yalnızca bir dilin korunması değil, aynı zamanda nasıl bir yaşamın kurulacağıdır. Ya dilimiz ve kimliğimizle özgür bir gelecek ve özgür bir yaşam kuracağız ya da asimilasyon ve baskı düzeninfe kaybolacağız. . Bizler, öğrenciler ve gençler olarak, kendi geleceğimizin inşasında asıl söz ve eylem sahipleriyiz! Tüm üniversite topluluklarını, akademisyenleri ve öğrencileri kurduğumuz ortak zeminde buluşmaya; dilimize, kültürümüze ve onurumuza sahip çıkmaya çağırıyoruz.”
MA


















