Künye   Hakkımızda
15 Haziran 2026, Pazartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Taş: “15-16 Haziran: Sınıfsal ve Toplumsal Birliği Simgeleyen Tarihi Bir Direniş”

Mehmet Taş, 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi'nde Kürt işçilerin önemli bir yer tuttuğunu belirterek, direnişin etnik değil sınıfsal bir karakter taşıdığını vurguladı. Taş'a göre direniş, işçi sınıfının birliğini ortaya koyarken Kürt sorununun henüz mücadele programına dahil edilememiş olmasının sınırlarını da gösterdi.

15 Haziran 2026
Taş: “15-16 Haziran: Sınıfsal ve Toplumsal Birliği Simgeleyen Tarihi Bir Direniş”
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Mehmet Taş, 15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi’nin yıldönümü dolayısıyla kaleme aldığı yazıda, direnişte Kürt işçilerin önemli bir rol oynadığını ancak mücadelenin esas karakterinin sınıfsal olduğunu ifade etti. Taş, dönemin kayıtlarında işçilerin etnik kimliklerine ilişkin verilerin tutulmadığını belirterek, direnişe katılan Kürt işçilerin sayısına ilişkin kesin rakamlar vermenin mümkün olmadığını söyledi.

1960’ların sonlarında İstanbul, İzmit, Gebze, Kartal, Bakırköy ve Adapazarı gibi sanayi merkezlerinde çalışan işçilerin önemli bölümünün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan göç etmiş Kürt emekçilerden oluştuğunu belirten Taş, metal, lastik, dokuma ve gıda sektörlerinde yoğunlaşan bu işçilerin 15-16 Haziran Direnişi’nin kitlesel gücünün önemli bileşenlerinden biri olduğunu kaydetti.

Yazının tamamı şu şekilde:

15-16 Haziran: Sınıfsal ve Toplumsal Birliği Simgeleyen Tarihi Bir Direniş

15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi’ne Kürt işçiler ve öğrenci gençler yoğun biçimde katılmıştı. Ancak o dönemde katılımcılar etnik kimliklerine göre kaydedilmediği için, “kaç Kürt işçi vardı?” sorusuna kesin bir yanıt vermek mümkün değildir. Bu nedenle sayılardan çok tarihsel bağlama bakmak gerekir.

1970’te Kürt İşçiler Neredeydi?

1960’ların sonlarında İstanbul, İzmit, Gebze, Kartal, Bakırköy ve Adapazarı’ndaki büyük sanayi işletmelerinde çalışan işçilerin önemli bir bölümü Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan göç etmiş Kürt emekçilerdi. Özellikle metal, lastik, dokuma ve gıda sektörlerinde yoğun olarak çalışıyorlardı.

15-16 Haziran’a katılan yüz bini aşkın işçi arasında Kürt işçilerin önemli bir yer tuttuğu kuşkusuzdur. O yıllarda sanayileşme ve iç göç süreci, Kürt emekçileri Türkiye işçi sınıfının ayrılmaz bir parçası haline getirmişti.

Neden “Kürt İşçilerin Direnişi” Olarak Anılmıyor?

Çünkü 15-16 Haziran’ın karakteri etnik değil, sınıfsaldı.

Türk, Kürt, Ermeni ve Arap işçiler; farklı kimlikleriyle değil, sendikal haklarını savunan işçiler olarak omuz omuza mücadele ettiler. DİSK ve Türk-İş’ten gelen işçilerin yürüyüşlerinde öne çıkan talepler sendikal özgürlük, örgütlenme hakkı ve işçi sınıfının birliğiydi.

Bu yönüyle 15-16 Haziran, Türkiye işçi sınıfının tarihindeki en güçlü enternasyonal dayanışma örneklerinden biri olarak hatırlanmalıdır.

Gücü ve Tarihsel Sınırları

Bugünden geriye bakıldığında, 15-16 Haziran’ın en büyük gücü işçi sınıfının birliği ise, en önemli sınırlarından biri Kürt sorununun henüz işçi hareketinin gündemine yeterince girmemiş olmasıdır.

1930’lu yıllardaki devlet şiddetinin yarattığı baskı ve sessizlik ortamı henüz tam olarak aşılmamıştı. Kürt kimliği ve ulusal-demokratik talepler bağımsız bir siyasal ifade kazanamamıştı. Bu süreç esas olarak 1970’lerin ikinci yarısında gelişecek, Kürt gençlik hareketinin yükselişi ve daha sonra Kürt özgürlük hareketinin ortaya çıkışıyla yeni bir aşamaya geçecekti.

Kürt İşçilerin Çifte Konumu

Kürt işçiler uzun yıllar iki yönlü bir baskıyla karşı karşıya kaldılar: İşçi olarak sömürüldüler, Kürt olarak ise inkâr ve ayrımcılığa maruz bırakıldılar.

Bu nedenle onların mücadelesi yalnızca ücretlerin yükseltilmesi veya çalışma koşullarının iyileştirilmesiyle sınırlı kalmadı. Dil, kültür, kimlik ve demokratik haklar da emek mücadelesinin ayrılmaz bir parçası haline geldi.

Bu durum, Kürt işçilerinin deneyimini Türkiye işçi sınıfının diğer kesimlerinden kısmen farklılaştırırken, aynı zamanda sınıf mücadelesine yeni boyutlar kazandırdı.

Emekçi Sınıfların Ortak Tarihi

15-16 Haziran’a katılan işçilerin çocukları ve torunları arasında sendikal harekette yer alanlar, sosyalist örgütlerde mücadele edenler ve Kürt özgürlük hareketine katılanlar oldu.

Bu nedenle 15-16 Haziran yalnızca bir sendikal direniş değil, Türkiye’nin emekçi sınıflarının ortak tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir.

Bizim kuşağımızın deneyimi de bunu doğrulamaktadır. İGD ve TKP çevrelerinde yetişen çok sayıda Kürt genç sınıf mücadelesinin içinde yer aldı. Ancak Türkiye solunun önemli bir bölümü uzun yıllar Kürt sorununu sınıf mücadelesi içinde çözülecek ikincil bir mesele olarak gördü. Daha da önemlisi, kimi zaman onu sınıf birliğini zedeleyen bir unsur olarak değerlendirdi. Sonraki yıllarda yaşanan ayrışmaların nedenlerinden biri de buydu.

Bu nedenle 15-16 Haziran’ın mirası şu cümlede özetlenebilir:

Türkiye işçi sınıfının en büyük kalkışması, Türk ve Kürt işçilerin birlikte yürüdüğü bir mücadeleydi; ancak bu mücadele henüz Kürt sorununun demokratik çözümünü kendi programının parçası haline getirememişti. Bu durum hem onun gücünü hem de tarihsel sınırını göstermektedir.

Marksizm ve İşçi Sınıfının Etnik Gerçeği

Marx başlangıçta Avrupa proletaryasını kapitalizmin yarattığı evrensel bir özne olarak değerlendirmiştir. Ancak daha sonraki çalışmalarında sömürgecilik, kölelik ve ilkel sermaye birikimi süreçlerini incelerken sınıfın etnik ve kültürel boyutlarına da dikkat çekmiştir.

Kapitalizmin gelişimi yalnızca ücretli emek sömürüsüne değil; köleliğe, sömürgeciliğe, şiddete ve ırksal hiyerarşilere de dayanmıştır.

Bu nedenle Marksistler işçi sınıfını yalnızca ekonomik bir kategori olarak değil, aynı zamanda kapitalizm sonrası toplumu kurabilecek tarihsel ve toplumsal bir özne olarak değerlendirirler.

Türkiye’de sosyalist hareketin önündeki görevlerden biri, sınıf içindeki etnik ayrımcılığın sömürüyü nasıl gizlediğini görmek ve buna karşı mücadele etmektir. Kürt emekçilerle kalıcı bir sınıf birliği kurmanın yolu, demokratik eşitliği ve kültürel hakları da içeren bir perspektif geliştirmekten geçmektedir.

Sınıfsal ve Toplumsal Birlik İçin

Bugün sanayi ve hizmet sektörlerinde çalışan milyonlarca Kürt emekçi, Türkiye işçi sınıfının en dinamik bileşenlerinden birini oluşturmaktadır. Buna rağmen ayrımcılık ve eşitsizlik, sermaye sınıfının emek üzerindeki denetimini güçlendiren araçlar olarak kullanılmaya devam etmektedir.

Sosyalist hareketin görevi, işçi sınıfının enternasyonal birliğini ve Türkiye toplumunun çoğulcu yapısını güçlendirecek politikalar geliştirmektir. Kürt hareketinin yarattığı demokrasi, eşitlik ve direniş mirası da bu mücadelenin önemli bir parçası olarak görülmelidir.

Kürt, Alevi ve kadın hareketlerinin ortaya çıkardığı eşitlikçi ve özgürlükçü dinamikler, emek mücadelesinin karşısında değil, onunla birlikte değerlendirildiğinde sosyalist harekete güç katacaktır.

56 Yıl Sonra

15-16 Haziran Direnişi’nin üzerinden 56 yıl geçti.

Bugün Kürt halkının demokratik haklarından söz etmek aynı zamanda sınıftan söz etmektir. Kimlik, kültür ve ayrımcılık sorunları artık sınıf meselesinden ayrı düşünülemez. Cinsiyet, etnisite ve sınıf birbirine rakip değil, birbirini tamamlayan mücadele alanlarıdır.

Aynı zamanda Türkiye’de ve dünyada yükselen aşırı sağ ve otoriter hareketlere karşı mücadele etmek de işçi hareketinin temel görevlerinden biridir. Çünkü bu hareketler emekçileri ortak çıkarları etrafında birleştirmek yerine, kimlikler üzerinden bölmeyi hedeflemektedir.

15-16 Haziran’ın en önemli dersi de budur: Emekçilerin birliği, farklılıkların inkâr edilmesiyle değil, eşitlik temelinde tanınmasıyla kurulabilir.

Bugün Türk ve Kürt emekçilerin ortak geleceği, demokrasi, eşit yurttaşlık ve sosyal adalet temelinde kurulacak yeni bir toplumsal sözleşmeye bağlıdır. Haziran Direnişi’nin mirası da tam olarak bu yönü işaret etmektedir.

HABER MERKEZİ

İlgili Haberler

‘Yarımada’da talanın karşısındayız’
Gündem

‘Yarımada’da talanın karşısındayız’

15 Haziran 2026
Sayfo Katliamı ile yüzleşme çağrısı
Gündem

Sayfo Katliamı ile yüzleşme çağrısı

15 Haziran 2026
İsrailli Bakan: Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz
Gündem

İsrailli Bakan: Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz

15 Haziran 2026
Haziran direnişi 56’ncı yılında: Şimdi niye yapamıyoruz?
Gündem

Haziran direnişi 56’ncı yılında: Şimdi niye yapamıyoruz?

15 Haziran 2026
Zübeyir Aydar: Ulusal Konferans’ı bu yıl içinde toplamayı hedefliyoruz
Gündem

Zübeyir Aydar: Ulusal Konferans’ı bu yıl içinde toplamayı hedefliyoruz

15 Haziran 2026
Sabri Ok: Devlet Kürt sorununa hak ettiği ciddiyetle yaklaşmıyor
Gündem

Sabri Ok: Devlet Kürt sorununa hak ettiği ciddiyetle yaklaşmıyor

15 Haziran 2026
Politika'dan Günün Yorumu
İç Politikayı Nasıl Değerlendiriyoruz?
Politika'dan Yorum

İç Politikayı Nasıl Değerlendiriyoruz?

Politika Haber
14 Haziran 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

‘Yarımada’da talanın karşısındayız’

‘Yarımada’da talanın karşısındayız’

15 Haziran 2026
Sayfo Katliamı ile yüzleşme çağrısı

Sayfo Katliamı ile yüzleşme çağrısı

15 Haziran 2026
İsrailli Bakan: Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz

İsrailli Bakan: Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz

15 Haziran 2026
Haziran direnişi 56’ncı yılında: Şimdi niye yapamıyoruz?

Haziran direnişi 56’ncı yılında: Şimdi niye yapamıyoruz?

15 Haziran 2026
Taş: “15-16 Haziran: Sınıfsal ve Toplumsal Birliği Simgeleyen Tarihi Bir Direniş”

Taş: “15-16 Haziran: Sınıfsal ve Toplumsal Birliği Simgeleyen Tarihi Bir Direniş”

15 Haziran 2026
Zübeyir Aydar: Ulusal Konferans’ı bu yıl içinde toplamayı hedefliyoruz

Zübeyir Aydar: Ulusal Konferans’ı bu yıl içinde toplamayı hedefliyoruz

15 Haziran 2026
Sabri Ok: Devlet Kürt sorununa hak ettiği ciddiyetle yaklaşmıyor

Sabri Ok: Devlet Kürt sorununa hak ettiği ciddiyetle yaklaşmıyor

15 Haziran 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!