Hak ihlalleri, keyfi ve hukuk dışı uygulamaların bitmek bilmediği cezaevlerindeki tutsaklar, her türlü haktan yoksun bırakılıyor. Yeni tahliye olan eko-sosyalist Cemre Nayir de, tutuklu bulunduğu süre içinde çıplak arama dayatması, vegan beslenme hakkının engellenmesi, keyfi ve hukuksuz disiplin cezalarıyla karşı karşıya kaldı.
“Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla Şubat ayında tutuklanan Cemre Nayir, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2 Haziran’da görülen duruşmasında adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Cezaevinde kaldığı sürede yaşanan hak ihlallerini anlatan Nayir, “Amaç yargılama değil, yaşam savunucularını yıldırmak” dedi. Yaşam savunucularına yönelik baskıların mücadeleyi durduramayacağını söyleyen Nayir, yıllardır ekoloji mücadelesi yürüttüğünü, doğa talanına karşı yükselen itirazların kriminalize edilmeye çalışıldığını ifade etti.
‘MÜCADELEMİZİ KRİMİNALİZE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR’
Yaşam savunucularının ortak bir mücadele yürüttüğünü dile getiren Nayir, “Bu gezegen hepimize ait. Paylaşabileceğimiz tek yaşam alanı burası. Biz yaşamı savunuyoruz, daha eşit bir dünya için mücadele ediyoruz. Şirketlerin ve sermaye çevrelerinin hoşuna gitmeyen de tam olarak bu. Yaşam için yükseltilen haklı taleplerin toplumda karşılık bulmasını istemiyorlar. Bu nedenle mücadeleyi kriminalize etmeye, terörle ilişkilendirmeye çalışıyorlar” diye kaydetti. Hakkında hazırlanan iddianamede de bunu gördüğünü ifade eden Nayir, günlük konuşmalarının bile suç hazırlığı gibi gösterilmeye çalışıldığına dikkat çekti. Tutuklamanın bir tedbir olmaktan çıkarılarak cezalandırma yöntemine dönüştürüldüğünü kaydeden Nayir, gözaltı, ev baskınları ve tutuklamaların yaşam savunucularını yıldırma amacı taşıdığını söyledi.
“Kapitalizm, Besta’da bütün Kürdistan’da, Türkiye’de Akbelen’de doğa katliamını örgütlüyor” diyen Nayir, gözaltı ve cezaevi sürecinde çok sayıda hak ihlali yaşadıklarını dile getirdi. Nayir, özellikle sağlık kontrolleri sırasında yaşanan uygulamalara dikkat çekti. Doktor muayenesinde gardiyan ve jandarmaların bulunduğu ortamda üstlerinin çıkarılmasının istendiğini belirten Nayir, bunu kabul etmediklerini söyledi.
‘YAŞANILABİLİR BİR DÜNYA İSTİYORUZ’
Nayir, şunlara dikkat çekti: “Birden fazla kişiye aynı anda kıyafetlerini çıkarmaları söylendi. Kameralar ve güvenlik görevlileri eşliğinde böyle bir uygulama dayatıldı. Bu kabul edilemezdi. Açık biçimde çıplak arama dayatmasıyla karşı karşıya kaldık. Bir vegan olarak bitkisel beslenmeye de erişmekte inanılmaz zorlandım. Elbette cezaevinde bizden önce tutulan tutsak arkadaşlarımızın mücadeleleri sayesinde yemeklere erişimde engeller aşılmıştı. Karşılaştığım durum ise hasta mahpuslara hazırlanan yemeklerin üzerine vegan etiketi yapıştırılarak bana gönderildiği oldu. Haşlanmış tavuk ya da yumurtalı yemekler geldi. Defalarca dilekçe yazmak zorunda kaldım. Bu süreçte bitkisel beslenmeye erişemediğim için sağlık sorunları yaşadım; kas ağrıları ve yorgunluk nedeniyle sık sık rahatsızlandım.”
Tutuklamalar, gözaltılar ve baskılarla yaşam mücadelesinin sona erdirilemeyeceğini vurgulayan Nayir, “Şunu bilmek güçlü hissettiriyor insanı, ben burada tamamen haksız gerekçelerle tutukluyum ama dışarıda benim gibi mücadele eden, benimle aynı yolu yürüyen ve bu dünya için, yaşam için mücadele eden birçok insan var. Birbirimizle bir aradayız ve bir arada mücadeleyi büyütüyoruz. Bunu bilmek oradaki zamanı daha dayanabilir kılıyor, direnci yükseltiyor. Bunu aynı zamanda seni tutuklayanlar da biliyor ve bunu engellemeye çalışıyorlar sürekli. Ama ona rağmen hep bu engeller bir şekilde aşılıyor. Baskılar bizi yıldıramaz” diye konuştu.
MA

















