7 Mart 1999’da gözaltında gördüğü işkence sonucunda yaşamını yitiren Liman ve Tersane İşçileri Sendikası (Limter-İş) örgütlenme uzmanı Süleyman Yeter, katledilmesinin 22. yıldönümünde anılacak. Alibeyköy Mezarlığı’ndaki mezarı başında Limter-İş tarafından düzenlenecek olan anma etkinliği, 6 Mart Cumartesi günü saat 11:00’de başlayacak.
KENDİSİNE İŞKENCE YAPANLARI TEŞHİS EDECEKTİ
1997 yılındaki bir operasyonda gözaltına alınan Süleyman Yeter, gözaltında ağır işkencelere maruz kalmıştı. Kendisine işkence yapan polisler hakkında suç duyurusunda bulunan Yeter, açılan işkence davası sürerken 5 Mart 1999’da yeniden gözaltına alındı. Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Yeter’in 7 Mart 1999’da yaşamını yitirdiği açıklandı. Yeter, gözaltına alınmasaydı 8 Mart 1999’daki duruşmada, kendisine işkence yapan polisleri teşhis edecekti.
FAİLLER KORUNDU
Yeter’in gözaltında yaşamını yitirmesinden sonra açıklama yapan zamanın İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir, Yeter’in kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiğini iddia etti. Özdemir, sonraki yıllarda 23. dönem (2007-2011) MHP Gaziantep milletvekili olarak TBMM’de yer aldı. Özdemir, günümüzde Okan Üniversitesi Danışma Kurulu üyesi olarak görev yapıyor.
Dönemin İstanbul Valisi Erol Çakır da, Yeter için işkencede ölüm raporu veren İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Şebnem Korur Fincancı hakkında suç duyurusunda bulundu. Çakır, ileriki yıllarda Doğu Perinçek’in Genel Başkanlığını yaptığı Vatan Partisi’nde Genel Başkan Yardımcılığı yaptı.
Dönemin Fatih Cumhuriyet Savcısı İrfan Özleyen ile birlikte Yeter’in otopsisine katılan avukatları ise, Yeter’in yüzünde darp ve yara izleri olduğunu, müvekkillerinin işkence gördüğüne dair bariz kanıtlar bulunduğunu söylediler.
Yeter’in katledilmesiyle ilgili olarak komiser yardımcısı Ahmet Okuducu ile polis memurları Erol Erşan ve Mehmet Yutar hakkında dava açıldı. Erşan ve Yutar, 2000 yılında teslim olurlarken, Okuducu ise uzun yıllar boyunca kaçtı.
1 Nisan 2003’te sonuçlanan davada polis memurları Erşan ve Yutar, 4’er yıl 2’şer ay hapse mahkum edilirken, firari sanık Ahmet Okuducu hakkında kırmızı bülten çıkarıldı.
Uzun yıllar boyunca yakalanmayan, İskender Arıcı adına 8 Temmuz 2002’de çıkardığı sahte kimlik ve pasaport ile kaçak yaşayan Okuducu ise 2004 yılında İstanbul’da gözaltına alındı. Okuducu, firari olmasına rağmen kısa bir süre sonra serbest bırakıldı. Arıcı’nın 2010 yılında Bişkek Başkonsolosluğu’ndan İskender Arıcı adına sahte pasaport temin ettiği, 2012 yılında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden bu pasaportu yenilediği de sonraki yıllarda ortaya çıktı.
Davanın firari sanığı Ahmet Okuducu, 12 Haziran 2013’te Samsun’da bir evde yakalanarak tutuklandı. Hakkında işkence ile adam öldürmek ve sahte pasaport düzenlemek suçlarından dava açılan Okuducu, toplamda 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.
Okuducu, 14 yıl boyunca gördüğü himayeyi “İskender Arıcı adına düzenlenmiş sahte kimliği bana Terör Şube’deki rütbeliler verdi” sözleriyle anlattı. Bu rütbelilerin kim olduğunu ise açıklamadı.
HABER MERKEZİ


















