Künye   Hakkımızda
1 Ekim 2026, Perşembe
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result

Söz Bitti, Kürsü Okuyucunun: “Şimdi Ne Yapacağız?”

Saadet METİN

1 Ekim 2026
in Gündem, Yazarlar
Saadet Metin Saadet Metin
9 min read
Saadet Metin Saadet Metin
Söz Bitti, Kürsü Okuyucunun:  “Şimdi Ne Yapacağız?”
ShareTweetSend

Geçen hafta bu köşede, Ankara’da “Para için değil, onurumuz için” diyerek canına kıyan o emekli polis memurunun sessiz çığlığını yazmıştım. Yazı binlerce okura ulaştı, yüzlerce kez paylaşıldı ve altına 500’den fazla yorum bırakıldı.

Bu sayılar benim için birer istatistik değil; bu ülkenin namusuyla, alınteriyle yaşayan insanlarının birikmiş öfkesi ve çığlığıdır. Yorumların hepsini tek tek, okudum. Gördüm ki hiçbirimiz artık yeni bir açıklama, yeni bir kınama mesajı istemiyoruz.

Bugün ben aradan çekiliyorum. Söz verdiğim gibi köşe yazarının kürsüsünü; bizzat meydanlarda bedel ödemiş, evinde mutfak hesabıyla boğuşan, sendikasından darbe yemiş veya özel sektörde yalnız bırakılmış kadınların ve erkeklerin sesine, yani siz okuyucularıma bırakıyorum. Kulak verin, bakın genel sendikal düzene ve bu uyuşukluğa karşı okuyucularımız ne diyor:

• Recep Önder (68 yaşında bir emekli): “Yıllarımı devrimci mücadele ile geçirdim. Mücadelenin ne olduğunu bilen biri olarak; bir koltuğa oturup yıllarca o koltuktan ahkamlar kesen, yüklü miktarda maaşın üzerine yatıp emeği ve emekçiyi unutan kim olursa olsun şiddetle kınıyorum.”

• Meryem Kaya (Özel sektör/Tekstil işçisi kadının çağrısı): “Neyi bekliyoruz daha, çok kişinin ölmesini mi? Bütün kanunlar patronlardan yana. Sokağa çıkın deyin, bütün Türkiye çıkalım, bundan ötesi yok. Ben özel sektörde (TYH) çalışan biri olarak bizim de yanımızda olmanızı bekliyordum. Çalıştığım yerin çoğunluğu kadın. Yetkiniz yok ise söyleyin lütfen, cevap bekliyorum. Zor günde yanımızda olmazsanız ne zaman olacaksınız?”

• 70 Yaşında Bir Emekli Kamu Avukatı (Bir kadının yaşam mücadelesi): “33 yıl hizmet ettim, tek başıma iki çocuk büyüttüm. Emekli maaşım 50 bin TL, kiram 30 bin TL. Gerisiyle yaşamaya çalışıyorum. Tiyatro, sinema, tatil hayal oldu. 70 yaşındayım ve eve kapandım. Bu mu fakülteler bitirmemizin karşılığı? İnsanca yaşamak herkesin hakkı değil mi?”
• Sermin Sabri Çobanoğlu (Bir kadın üyenin/çalışanın isyanı): “Kendi üyelerine, bizim özlük haklarımıza, eylemlerine sahip çıkmayan; çıkmamak için bize masallar anlatan pasif liderler yüzünden mücadele inancımızı yitirdik. Sizi artık bu mücadelenin içinde görmek istemiyoruz.”

• Eski Bir Emekli-Sen Yöneticisi (Sendikal bürokrasinin içeriden şahitliği): “Şubeler kurduk, yüzlerce üyeye ulaştık. Başta genel merkez olmak üzere bizi dinlemediler bile, en çok çalışan 16 şubeye kayyum atandı. ‘Küçük olsun benim olsun’ mantığı hep gündemde. 15-16 Haziran direnişini unuttular. DİSK bugün ‘Haydi genel greve’ diyebiliyor mu?”

• Musa Arslan: “Sendikacılık oynamayı bırakın lütfen. Sayın Çerkezoğlu madencilerin direnişlerinde sesini dahi çıkarmadı, bir gün gelip hatır sormadı. Yazık ki onlar da bu düzenin sarı sendikaları oldu. Biz soramazsak çocuklarımız, torunlarımız soracaktır bunun hesabını.”

• Hasan Yüksel: “Sendikalar emeklilerin güçlü bir örgütlülük içinde olmasını istemiyorlar. Korona döneminde 70 bine yakın işçi kardeşimiz işten atıldı, seslerini duyan olmadı. Maden işçileri Ankara’da günlerce eylem yapıyor, hiçbir sendika başkanını gören olmuyor.”

• Cemal Durgun: “Biz sahip çıktıkça, içimizdeki mücadele eden insanları elleri ile koymuş gibi alıp canına kıymaları sıradanlaştı. Örgütler protestolarla halkın gazını alarak kendilerini maskeliyorlar. Artık biz, kendi yerel örgütlenmemizi yeniden inşa etmeliyiz!”

• Gülhan Aktaş “Aldığımız acı haberler her birimizde derin yaralar bırakıyor. Tencerede kaynayacak malzeme olsa geçim sıkıntısı hafifler; emekçi ve emekli hak ettiği maaşı alsa yüzler güler, çocuklar güler, evlere tarif edilemez bir huzur gelir. Ne yazık ki “Son bir haber olsun” dedikçe gelen her yeni acı haber canımızı sıkmaya, içimizi hüznün en koyusuyla kaplamaya devam ediyor. Bu çaresizlik sadece bizi değil; geride kalan aileleri ve yakınları da perişan ediyor. Sesimizi yükseltmek ve sesimizi duyurmak zorundayız. Zorundayız ki başka aileler yıkılmasın; bizler de her acının ardından tekrar tekrar “Neden, neden?” diye kahrolmayalım.”

• Hatice Ocak “Emekliler birleşmeli.Her biri kendi içinde bölünüp aidat toplama peşinde. Emekliler neden Sendika üyesi olmuyor ve meydanlarda yok.Ben en çok evde oturup hak isteyenlere kızıyorum.Sizler bizim hakkımızı savunun siz kazanırsanız biz de faydalanırız diyen emekliler tatilde gezdiğini, yediğini içtiğini paylaşıyor.Bunları ifade ederken bile sinirlenmemek elde değil. Emek vererek sokaklarda hak arayan tüm üyeleri kutlarım.Çamur atmayı bırakıp birleşerek mücadeleye bakalım.Evde oturan emeklileri meydanlara çağıralım.Çoğunluk olalım.”

• Mehmet Ali Topçu “Arzu hanımın okuması dileğiyle…”

• Refik Bilican “Ben Sayın hanım efendinin acısını paylaşıyorum eşine rahmetler diliyorum. Ancak şunu iyi bilmeli ki insanlar protesto için sokaklara indiğinde hükümet dedimi ki bunlar tomalarla su, bibi biber gazı sıkana kadar içlerine ineyimde dertlerini dinleyeyim nedir derdiniz sormuyor hemen şu biber gazına sarılıyorlar. partiler bar,bar bu acıyı paylaşıyorlar her hangi bir eylim varmı hükümet tarafından tabiki yok.ne var şu ve biber kazı saygılar.”

• Nazlı Şahin “Ülkenin mevcut Yönetimi bu konularda sağır dilsiz gormez. Bütün emekli bütün halk intihar etse iş birraksa grev yapsa ekonomiyi şifira düşürecek eylemlerde yapsa ders çıkarmaz sorgulamaz sorumluluk he sdetmez aman ya ne oluyor bu ülkede .ne is yapiyoruz diyecek kendisini sorgulayaca bir yönetim yok. Tek çare bu yönetimin göndermek için çabalamak çalışmak Hangi cbursey düzelmez bu yönetimle”

• Çağlayan Üçpınar “DİSK içinde Türkiye siyasetinde ağırlığı olan birçok grubun-hizibin- çekişmesi var. Arzu Çerkezoğlu, bu grupların ortak oluru ile başkanlığa gelmiştir, bireysel iradesi ile davranması mümkün değildir. Bu hizipler ortak akılla bir karar alırlarsa DİSK ancak o zaman eylem koyabilir. DİSK’i Başkan iradesi ile yönetilen bir emek örgütü olarak düşünmek yanlışına düşüyoruz. Orada da ciddi bir bilek güreşi var ve bu güç savaşı ne yazık ki örgütü hantallaştırıyor, gündem dışına çıkarıyor.”

• Bahise Pirim “Emekli Sen’in üyesiyim sendika da yöneticilik yaptım 2010 da Balikesir Burhaniye’ye yerleştim 2011 de Burhaniye Şb.nin kuruluş kongresini yaptık. Balıkesir merkez olmak üzere tüm ilçelerde Şubeleri kurduk. En son Burhaniye’nin üye sayısını 700 küsur üyesi vardı. Başta Arzu Çerkezoğlu olmak üzere sendikaya üye yapmadılar. Dört kez Diski Ziyaret ettik bizi dinlemediler bile, en çok çalışan 16 Şb.ye Kayyum atadı Emekli Sen Genel Başkanı Veli Beysülen. 2017 yeni Sendika kurduk çok çalıştık Şube ve Temsilcilikler kurduk. 2021 yine bölündü. Şimdi artık bilmiyorum kaç Emekli Sendikası var. Evet arkadaşlar Küçük olsun benim olsun mantığı hep gündemde. 15-16 Haziran direnişini unuttular.
DİSK bu gün Haydi Genel GREVE diye biliyormu.
Örgütlenme için ne yaptılar?
Örgütlü bir halkı hiç bir kuvvet yenmez.
Sevgi ve saygılarımla.”

• Halis Akar “Benim de anlamadığım bu işçi sendikaları sadece kendi üyeleri için mi çaba sarfediyorlar? Bu ülkede yaşanan olumsuzluklar, yolsuzluklara, adaletsizliklere sessiz kalmaları neyin nesidir? Toplumun üzerindeki anti-demokratik baskılara karşı durmak da sendikaların görevidir. Özellikle kendisine Devrimci Sendikacıyım diyenler daha fazla duyarlı olmalıdır diye düşünüyorum.”

• Nükhet Kılıçay “Bütün duygularımızı düşüncelerimizi beklentilerimizi dile getiren bir yazı… yürekten katılıyorum size… Kendimden örnek vereyim kamu avukatı emeklisiyim 33 yıl hizmet ettim, tek başıma iki çocuk büyüttüm okuttum evlendirdim ancak bunlara yetti çalışırken maaşım, emekliliğimde aldığım maaş 50.000 TL, 3 yıl önce 2000 TL olan kiram bugün 30.000 TL 3000 TL de yakıt bedeli, gerisi ile de yaşamaya çalışıyorum bir çok şeyimi kestim hele tiyatro, sinema herhangi bir etkinlik, dışarıda yemek yemek, tatil yapmak bunlar hayal oldu, 70 yaşındayım ve eve kapandım bu mu emeklerimizin, fakülteleri okuyup bitirmelerimizin karşılığı, insanca yaşamak herkesin hakkı değil mi?”

Sendikaların Asıl Görevi Ne Zaman Hatırlanacak?
Okuyucularımızın bu haklı isyanı, bize sendikal örgütlerin unuttuğu ya da unutturmak istediği o hayati misyonu yeniden hatırlatıyor. Sendikacılık sadece toplu sözleşme masalarında üç beş kuruş pazarlığı yapmak, asgari ücret komisyonlarında göstermelik şerhler düşmek değildir. Sendikaların en temel varlık sebebi; siyasi iktidarın halkı yoksullaştıran ekonomik politikalarına karşı aktif bir siyasi mücadele yürütmektir.
Çok uzaklara bakmaya gerek yok. Daha yeni, Hollanda’da merkezi sendika konfederasyonu FNV öncülüğünde, hükümetin sosyal haklarda yapmak istediği kısıtlamalara karşı bir dizi etkili uyarı grevi örgütlendi. Hayatı durduran bu kararlı duruşa meclisteki muhalefet partileri de destek verince, hükümet o acı reçete planını tamamen geri çekmek zorunda kaldı. Demek ki isteyince, koltuktan kalkıp sokağa ve örgütlü güce güvenince oluyormuş.

“Bu Gidişata Kim Dur Diyecek?” Diyenlere Yanıt
Yorumlarda satır aralarından sızan o soruya gelelim: “Bu gidişatı kim durduracak?” Herkes gözünü siyasi partilere dikmiş bir mucize bekliyor. Oysa çare uzakta değil, elimizin altında.
Siyasi iktidarın halkı açlığa mahkum eden uygulamalarına karşı meşru ve yasal en büyük bariyer sendikalardır. Sendikalar, bu yoksulluk programlarına karşı üretimi durdurma, yani genel greve gitme hakkına sahiptir. Bu hak yasal olarak gasp edilmiş olsa bile. Grev sadece maaş bordrosundaki rakamlar için yapılmaz; grev, bir halkın geleceği, onuru, hak ve adalet arama özgürlüğü için de yapılır. Sendikalar bu gücü kullanmadıkça iktidarlar da bildiğini okumaya devam eder.

Gördüğünüz gibi… Kimse yukarıdan bir mucize, koltuklarında konforla oturan liderlerden lütuf ya da içi boş bir basın açıklaması beklemiyor. Kadınıyla, erkeğiyle, emeklisiyle, tekstil işçisiyle gerçek tanıklıklar, haklı öfke ve çözümün asıl haritası tam olarak burada, okuyucunun kendi kelimelerinde gizli.
Bizler konuşuyoruz, uyarıyoruz, sendikal yapılara aynayı tutuyoruz. Şimdi o koltuklarda oturan herkese tekrar sorma sırası bizde:
Çalışanların ve emeklilerin sesleri, dünyadaki bu canlı mücadele örneklerini duyup gördükten sonra hala hiçbir şey olmamış gibi o koltuklarda oturmaya devam edebilecek misiniz? Yoksa bu haklı sese kulak verip gereğini mi yapacaksınız?

GENEL BAŞKANLARA AÇIK DAVETİMDİR
Burada sadece benim değil, bu ülkenin namusuyla geçinmeye çalışan binlerce okuyucunun sesi var. Ben bir gazeteci ve yazar olarak bu soruların havada kalmasını istemiyorum.
Başta DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu olmak üzere, işçi ve emekli sendikalarının genel başkanlarına açıkça çağrı yapıyorum:
Gelin, yüz yüze konuşalım.
Okuyucularımın bu köşeden haykırdığı gerçekleri, Burhaniye’deki kayyum iddialarını, TYH Tekstil’deki kadın işçilerin çığlığını, madencilerin yalnızlığını ve en önemlisi neden hâlâ “Genel Grev” silahını çekemediğinizi bu halkın gözünün içine bakarak anlatın.
Kürsüm de masam da sizlere açık. Yanıtınızı ve tarihinizi bekliyorum. Bakalım bu sese kulak verecek cesaretiniz var mı?

===============

Konu: Röportaj ve Açık Davet Talebi: “Söz Bitti, Kürsü Okuyucunun” Yazısı Hakkında

DAĞITIM:
• DİSK Genel Başkanı (Sayın Arzu Çerkezoğlu)
• DİSK / Genel-İş Sendikası Genel Başkanı (Sayın Remzi Çalışkan)
• TÜRK-İŞ Genel Başkanı (Sayın Ergün Atalay)
• HAK-İŞ / Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı (Sayın Mahmut Arslan)
• TÜRK-İŞ / Türk Metal Sendikası Genel Başkanı (Sayın Uysal Altundağ)

Sayın Genel Başkanlar,

[Politika Gazetesi / politikahaber.com] bünyesinde kaleme aldığım ve toplumsal olarak çok geniş bir kitleye ulaşan son yazımda, ülkemizdeki emeklilerin, güvencesiz çalışanların, özel sektör işçilerinin ve kamusal/yerel hizmet emekçilerinin sendikal mücadeleye yönelik eleştirilerini, beklentilerini ve bizzat kendi ağızlarından aktardıkları deneyimleri kamuoyuyla paylaştım.
Yazı, kısa sürede binlerce okura ulaşmış, yüzlerce kez paylaşılmış ve doğrudan tabanın sesini yansıtan yüzlerce yorum almıştır. Okurlarımızın ve temsil ettiğiniz milyonlarca üyenin satır aralarında yükselttiği en temel soru şudur: “Siyasi iktidarın halkı açlığa ve yoksulluğa mahkum eden ekonomik politikalarına karşı sendikalar; toplu sözleşme masalarının ötesine geçerek genel grev de dahil olmak üzere üretimden gelen meşru güçlerini ne zaman ve nasıl harekete geçirecektir?”
Bir gazeteci ve yazar olarak sorumluluğum gereği, bu haklı ve somut soruların muhatabı olan sizleri, okuyucularımızın bu gür sesiyle yüz yüze bir araya getirmek arzusundayım. Köşemde yer verdiğim şube örgütlenme deneyimleri, özel sektördeki kadın işçilerin çağrıları, madencilerin sitemleri ve tabanın “Genel Grev” beklentisi dahil olmak üzere tüm bu başlıkları sizinle yüz yüze konuşmak ve halka birinci ağızdan yanıt verme fırsatı sunmak istiyorum.
Bu kapsamda, belirleyeceğiniz bir gün ve saatte sizinle gerçekleştireceğimiz geniş bir röportaj/söyleşi için davetimizi takdirlerinize sunarız. Katılım durumunuzla ilgili geri dönüşünüzü rica eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
Saygılarımla,

Saadet Metin

Saadet Metin

Previous Post

Grevcilere pasta!

Next Post

10 Ekim Ankara Katliamı’nın 11. yılında “anKARA” buluşması

Politika'dan Günün Yorumu
46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine
Politika'dan Yorum

46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine

Melike Korkmaz
12 Eylül 2026
Politika'dan Söyleşi
Özge Yaka: Berlin’deki zafer solun topluma seslenme, toplumsal siyaset yapma kapasitesinin olduğunu gösterdi
Gündem

Özge Yaka: Berlin’deki zafer solun topluma seslenme, toplumsal siyaset yapma kapasitesinin olduğunu gösterdi

Melike Korkmaz
26 Eylül 2026

EN SON HABERLER

“Gerçek anlamda ekolojiyi ve emeği bir arada düşünen bir perspektife kadar varoluşumuzu sorgulatan bir yerde olmamız gerekiyor”

“Gerçek anlamda ekolojiyi ve emeği bir arada düşünen bir perspektife kadar varoluşumuzu sorgulatan bir yerde olmamız gerekiyor”

1 Ekim 2026
10 Ekim Ankara Katliamı’nın 11. yılında “anKARA” buluşması

10 Ekim Ankara Katliamı’nın 11. yılında “anKARA” buluşması

1 Ekim 2026
Söz Bitti, Kürsü Okuyucunun:  “Şimdi Ne Yapacağız?”

Söz Bitti, Kürsü Okuyucunun: “Şimdi Ne Yapacağız?”

1 Ekim 2026
Grevcilere pasta!

Grevcilere pasta!

1 Ekim 2026
Yıldız: İzleme komisyonunun 10 gün içinde kurulacağını umuyorum

Yıldız: İzleme komisyonunun 10 gün içinde kurulacağını umuyorum

1 Ekim 2026
Torbalı’da metal fabrikasında patlama: 3’ü ağır 7 işçi yaralandı

Torbalı’da metal fabrikasında patlama: 3’ü ağır 7 işçi yaralandı

1 Ekim 2026
basın örgütleriden T24’e erişim engeline ortak tepki: Haber alma hakkı engelleniyor

basın örgütleriden T24’e erişim engeline ortak tepki: Haber alma hakkı engelleniyor

1 Ekim 2026
“Gerçek anlamda ekolojiyi ve emeği bir arada düşünen bir perspektife kadar varoluşumuzu sorgulatan bir yerde olmamız gerekiyor”

“Gerçek anlamda ekolojiyi ve emeği bir arada düşünen bir perspektife kadar varoluşumuzu sorgulatan bir yerde olmamız gerekiyor”

Politika Haber
1 Ekim 2026
0

Apaçıkradyoda yer alan Onarım Çağı programında Suda Sim Meriç ve Özdeş Özbay, bu hafta Tez-Koop-İş Sendikası Genel Başkan Danışmanı Prof....

10 Ekim Ankara Katliamı’nın 11. yılında “anKARA” buluşması

10 Ekim Ankara Katliamı’nın 11. yılında “anKARA” buluşması

Melike Korkmaz
1 Ekim 2026
0

“anKARA " başlıklı etkinlik, 11 Ekim Pazar günü saat 17.00’de İstanbul'da Mustafa Suphi Vakfı’nda gerçekleştirilecek. Sergi ve Kısa film Gösterileri:...

Söz Bitti, Kürsü Okuyucunun:  “Şimdi Ne Yapacağız?”

Söz Bitti, Kürsü Okuyucunun: “Şimdi Ne Yapacağız?”

Saadet Metin
1 Ekim 2026
0

Geçen hafta bu köşede, Ankara’da “Para için değil, onurumuz için” diyerek canına kıyan o emekli polis memurunun sessiz çığlığını yazmıştım....

Grevcilere pasta!

Grevcilere pasta!

Politika Haber
1 Ekim 2026
0

“Bu sabah erkenden Hans Spekman’la birlikte Lahey’deki otobüs garajına gittik. Çünkü kutlayacak bir şeyimiz var! Üç hafta önce yine burada,...

Yıldız: İzleme komisyonunun 10 gün içinde kurulacağını umuyorum

Yıldız: İzleme komisyonunun 10 gün içinde kurulacağını umuyorum

Politika Haber
1 Ekim 2026
0

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, çerçeve yasa kapsamında Meclis’te kurulacak takip komisyonuna ilişkin gazetecilere açıklama yaptı. Yıldız, 1 hafta...

Next Post
10 Ekim Ankara Katliamı’nın 11. yılında “anKARA” buluşması

10 Ekim Ankara Katliamı’nın 11. yılında “anKARA” buluşması

Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!