Künye   Hakkımızda
7 Eylül 2026, Pazartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Sebahat Tuncel’den mahkeme heyetine: Sizden daha özgürüz

Kobanê Davası’nda konuşan DBP eski Eş Başkanı Sebahat Tuncel, mahkeme heyetine, “Beni yargılıyorsunuz ama ben sizden daha özgürüm. Ceza tehdidi altındayım ama biz sizden düşünsel olarak daha özgürüz” dedi.

6 Ekim 2022
Sebahat Tuncel’den mahkeme heyetine: Sizden daha özgürüz
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

DAİŞ’in Kobanê’ye yönelik saldırıları üzerine 6-8 Ekim 2014’te gerçekleşen protesto eylemleri gerekçe gösterilerek aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski eş genel başkanları, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de bulunduğu 20’si tutuklu 108 ismin yargılandığı Kobanê Davası’nın 17’nci duruşma periyodu, 7’incı oturumuyla Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görüldü.

Sincan Cezaevi’nde tutulan siyasetçiler duruşma salonunda hazır bulunurken, farklı cezaevlerinde bulunan siyasetçiler ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya bağlandı.

“SİYASETÇİLERDEN ŞİKAYETÇİ DEĞİLİM”

Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen duruşma, 6-8 Ekim olaylarında Adana’da kendine ait işyerinin camlarının kırılmasından kaynaklı davaya müşteki olarak eklenen Hamza Dağ’ın dinlenmesiyle başlandı. Dükkanın camlarının kimler tarafından kırıldığını bilmediğini belirten Dap, kimseyi görmediklerini kaydetti. Dağ, tutuklu siyasetçilerden şikayetçi olmadığını ve davaya katılma talebinin olmadığını ifade etti.

Mahkeme heyetinin iddia makamının mütalaasını okuduğu sırada, tutuklu siyasetçiler, mahkeme heyetine, “Hiçbirimize mütalaa verilmedi” diyerek, mütalaanın kendilerine verilip öyle okunmasını istedi.

Mütalaanın ardından HDP eski MYK üyesi Alp Altınörs söz aldı. Figen Yüksekdağ’ın “Yıkılacak Duvarlar” isimli şiir kitabının imha edilmesine tepki gösterdi. Şiirlerin yakılamaz olduğunu söyledi. Rus atasözünden, “kalemle yazılanı balta ile kesemezsiniz” cümlesini anımsatan Altınörs, kalemle yakılanı ateşle yakılmayacağını ve Yüksekdağ’ın şiirlerinin de yok edilmeyeceğini dile getirdi.

“CİNAYET DAVASI DEĞİL”

Kobanê davasından sonra HDP’ye yönelik iktidarın yaklaşımını, Kobanê davası dosyasında yaşanılan usulsüzlüklere dikkati çeken Altınörs, “Kumpasa karşı hakikat mücadelesi verdik. Gerçekte ne olduğunu anlatmak için bu davayı bir imkan saydık. İddia sahipleri hiçbir iddialarını doğrulamazken biz bu iddiaları çürüttük. HDP MYK çağrısının uluslararası bakımında meşruluğunu tartışmasız bir şekilde ortaya koyduk. IŞİD’e karşı yapılan bir sosyal medya çağrısı suç kabul edilerek, en ağır ceza almamız isteniliyor. Bu iki yıl boyunca buzdan duvarları nefesimizle eritmeye çalıştık. Bu bir cinayet davası değildir, bu bir ifade özgürlüğü ve siyaset yapma hakkıdır. Tüm dostlarımıza çağrımızdır; bu davanın etrafından örülen koru duvarları yıkmak için birleşelim. IŞİD’e karşı mücadele ettiğimiz için bizlere bedel ödettirilmek istenilmektedir. Bütün demokratik güçlerinin HDP’lilerin ağır cezaları ile cezalandırılmasına sessiz kalamayacaklarını düşünüyorum” dedi.

“BU FİKRE MÜDAHALE EDEMEZSİNİZ”

HDP’nin 10’uncu yaşına basacağını hatırlatan Altınörs, HDP 12 Eylül darbesinin ezilenlere karşı getirilen barajı aşarak ezilenlerin sesi olduğunu belirtti. Altınörs, “Bugün yine Kobane kumpas davası, parti kapatma davası ile egemenlerin yoğun kuşatması altındadır. HDP bu 10 yılda Türkiye siyasetinde kalıcılığını kanıtlamıştır. HDP birleşik özgürlük fikridir ve bu fikre müdahale edemezsiniz ki Emek ve Özgürlük ittifakı bunun en büyük örneğidir” diyen Altınörs, 10 Ekim Ankara Gar katliamının 7’nci yıldönümünde yaşamını yitirenleri de andı.10 Ekim İŞİD’in barış severlerinin üstüne salındığına dikkat çeken Altınörs, “10 Ekim’den sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. 10 Ekim davası ile yapılan yargılamada, katliamın arkasındaki siyasi bağlantılar karanlıkta bırakılmıştır” diye belirtti.

Kobanê Davasının, kurgulanmış bir dava haline geldiğini, İddia makamının mütalaası çürütmelerine rağmen, mahkeme heyetinin ön yargılı yaklaştığını dile getiren Altınörs, “Bizler halkın vicdanında zaten suçsuz” dedi. Altınörs, iki yıldır devam eden haksızlığa son verilmesini talep etti.

“ADALET BEKLEMİYORUZ”

Ardından Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel beyanlarda bulundu. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması gibi bir dert olmadığını dile getiren Tuncel, “Savunma hakkının sadece gelip burada savunma yapmak değil. Hukuku destek almak noktasında bir koşul yokken adil ve bağımsız bir yargılama devam ediyormuş gibi gösteriliyor. Defalarca sizi reddettik ama bizim ret gerekçelerimiz sizin reddimize ret ile cevap vermeniz bu sorunları ortadan kalkmıyor. İktidarın toplumsal muhalefeti baskı altına almasında yargı sistemi araç haline getirilmiş durumda. İktidar bize baskı yapamaz ama size yapıyor verdiği demeçler ortada. Hukuk sistemini öyle bir hale geldi ki kimse adalet beklemiyor zaten. Ankara’da bir sanatçı ‘ölürüm Türkiyem’ şarkısını söylemediği için katlediliyor. Bu politik bir cinayettir, yine Kürtçe şarkı dinlediği için insanlar katledildi. Hala sorumlular açığa çıkarılmış değil. Toplumdaki kutuplaştırma, düşmanlaştıran, kendisinin her şeyin sahibi, ama karşısındaki itiraz ettiği için ‘terörist’ ilan ediliyor” sözlerini kullandı.

“GERÇEKLERİ GİZLEMEK İSTİYORSUNUZ”

Tuncel şöyle devam etti: “2015’ten bugüne sistematik olarak Kürt kurumlarına dönük baskılar bugünü ördü. Yargının verdiği kararlara bakın, Türkiye’yi mafya düzenine dönüştürdüler. Bu bütün Türkiye halklarının sorunu, halkı açlığa mahkum ediyorlar, önümüzdeki seçim dönemi bu değişecek. Bu düzen değişmediği sürece ne buradan adalet çıkar, ne demokrasi olur ne barış. Hak ve özgürlüklerin olmadığı, demokrasinin işlemediği bir yerde adaletten söz edebilir misiniz? KHK’larla yönetiliyoruz hala, bir KHK rejimi devam ediyor. Herşey siyasaldır bu davada olduğu gibi. Bu dava sürecine de yansıyor. İddianamenin hazırlanmasından sonraki süreçte, gelen evraklar, dosya ilerledikçe eklenen evraklarda net görüyoruz. Kürt meselesini mahkeme salonlarında çözemezsiniz. Erdoğan ne diyor, ‘Biz o sorunu çözdük’ diyor. Ne yapmış kabinesine iki Kürt koymuş. Bunlar Kürt sorunu savunmuş mu, anayasal hakları savunmuş mu? O iki Kürt bakan hakikatin açığa çıkarmak için ne yapmışlar? Musa Anter davasını düşürdüler, bunun peşine düştüler mi? 40 milyon Kürdü nasıl görmeyeceksiniz? Biz her zaman haklının, devletin yok saydığı insanların yanında olduk o yüzden bu kürsülerde yargılanıyoruz. Elbet bir gün gerçek sorumlular açığa çıkarılacak, Apê Musa’nın da sorumluları açığa çıkarılacak. Bu dosyada bu kadar insanın yaşam hakkı elinden alınmış, kim aldı bunları? gerçek failler henüz ortada yok. Bu davayla siz gerçekleri gizlemek istiyorsunuz. Eğer yargıda adil olsaydınız dönemin AKP’lileri de getirecektiniz. Gelen belgelerin hepsi siyasi amaca hizmet ediyor. Savcı Altun tam tamamlayamamış sizde buradan eksiklikleri tamamlayıp ceza vermek istiyorsunuz.”

“KÜRDİSTAN BÖLGESİNE GİTMEK NEDEN SUÇ OLSUN?”

Tanıklardan Hicran Ayverdi’nin ifadelerine değinen Tuncel, Hicran Ayverdi’nin kendilerine dair hiçbir beyanı olmadığını ama 2018 tarihinde beyanlarda bulunduğuna vurgu yaptı. Tuncel, “Belli ki Diyarbakır’a getirilip ifadesi alınmış. Verdiği ifadeler kurgu olduğu çok net. Hicran Ayverdi benim için ‘herkes onu gerilla Sebahat’ diye tanır demiş. Cezaevinden çıkmak için kendisine bazı şeyler söylettirildiği çok açık. Cezalandırılma üzerinden bir yaklaşım olduğu çok net. Bunu devlet yapıyor, bazı kişileri siyaset dışına atmak için yaptıkları şey. Siz bunu delil olarak dosyaya koymuşsunuz ama bunu tutuklanma gerekçesi de yapıyorsunuz. Siz nasıl ki suçlu olduğumuzu kanıtlamaya çalışıyorsunuz, onlarda aynı şeyi yapıyor ama değiliz. Hicran Ayverdi, kadro olduğumu İmralı’da yapılan görüşme notlarında öğrendiğini söylemiş o zaman getirin görüşme notlarını bende okuyayım. Ama notları istememe rağmen talebimi karara bile almadınız. Suçum olmayan şeyler için kendimi neden kanıtlamaya çalışayım. Yurt dışına çıkmam kadar normal bir şey yok. O zaman pasaportu olan herkesi suçlu ilan edin. Neden Kürdistan bölgesine gitmek suç olsun ama siz bunu önden suç olarak çiziyorsunuz. Seyahat özgürlüğümüzü ortadan kaldırıyorsunuz, örgütlenme, düşünce ve ifade özgürlüğümüzü ortadan kaldırıyorsunuz. Biz bu ülkenin yurttaşları değil miyiz? Daha önce bir partinin eş genel başkanı oldum, temsilyette bulundum şimdi neden ‘terörist’ ilan ediliyorum. Ben bu ülkenin anayasasını beğenmiyorum, bu ülkenin Kürt inkarını beğenmiyorum, Kürtler kendi kendini yönetme dahil haklarını kullanabilir bu sözleri sözle söylüyorum ama benim sözlerimi silah olarak değerlendiriyorsunuz” şeklinde konuştu.

“KADINLARIN DİRENİŞİNİ SELAMLIYORUM”

DAİŞ’e karşı Kobanê halkı ile dayanışma içerisinde olmaları kadar normal bir şey olmadığını ifade eden Tuncel, “Yine söylüyorum Kobanê halkını, kadınların direnişlerini selamlıyorum. Ben politik bilinci edindiğimden beri erkek egemen düzenin değişmesini istiyorum. Ben bunun için örgütlenme yapıyorum ama örgütlenme yaptığım için ‘terörist’ ilan ediliyorum bunu kabul etmiyorum. Biz şiddet ortadan kalksın diye çabaladık ama şimdi onlarca insan sokakta öldürülüyor. Her gün suçlu üretiliyor. Şiddeti toplumsallaştırdılar, ben siyaset yaptığım için, mitingde konuştuğum için suçlu ilan ediliyorum. Ayıp ya gerçekten savcı beye ayıp. Sesim olsa şarkı da söylerdim her yerde ama bu ülkede sanatçılarda özgür değil. Böyle bir süreçte insan doğal olarak öfkeleniyor. Böylesi bir Türkiye’nin kimseye faydası yok. Siz beni yargılıyorsunuz ama ben sizden daha özgürüm. Ceza tehdidi altındayım ama biz sizden düşünsel olarak daha özgürüz. En azından biz itiraz ediyoruz, bu kürsüyü özgürlükler için kullanmaya çalışıyoruz. Bu haksızlığa ve zulme neden ortak oluyorsunuz. Sizde benim kadar biliyorsunuz ki; bir tweetle bu iş olmadı, hiçbirimizin azmettirme ile alakası olmadığını biliyorsunuz. Ama bu hukuksuzluğa nasıl ortak oldunuz onu anlamaya çalışıyorum. Hala zaman var, dosyadan çekilin, bu dosyası hazırlayan çete çıktı” ifadelerini kullandı.

“NAGİHAN’A SIKILAN KURŞUN…”

Tuncel’in ardından siyasetçilerden Ayşe Yağcı beyanlarda bulundu. Nagihan Akarsel’in Süleymaniye’de katledildiğini yeni duyduklarını belirten Yağcı, “Nagihan, bütün ömrünü Kürt kadın aydınlanmasına emek veren bir arkadaşımızdır. Bu kurşun Kürt kadın aydınlanmasına ve Kürt kadınlarına sıkılan bir kurşundur. İran’da Jîna Mahsa Amini’nin katledilmesiyle denk getirilmesi aklımızda soru işareti bırakıyor” ifadelerini kullandı.

Ardından Kürtçe beyanlarda bulunan Zeynep Ölbeci, iddia makamının mütalaasına katılmadığını, daha öncede tahliye taleplerinde savcının hakkında kopyala yapıştır iddiaların olduğunu kaydetti.

Beyanların ardından duruşmaya, 14.20’ye kadar ara verildi.

MA

Previous Post

Metin Feyzioğlu, Lefkoşa Büyükelçisi olarak atandı

Next Post

Somalili Omar’ın şüpheli ölümü

İlgili Haberler

Davutoğlu Erdoğan’a hakaret iddiasıyla adliyede
Gündem

Davutoğlu Erdoğan’a hakaret iddiasıyla adliyede

7 Eylül 2026
ODTÜ öğrencilerinden ABB’ye ‘rant yolu’ tepkisi
Gündem

ODTÜ öğrencilerinden ABB’ye ‘rant yolu’ tepkisi

7 Eylül 2026
Muğla Menteşe’deki yangın Ula’ya sıçradı
Gündem

Muğla Menteşe’deki yangın Ula’ya sıçradı

7 Eylül 2026
Faşiste değil, onu yaratana bakmak
Gündem

Faşiste değil, onu yaratana bakmak

7 Eylül 2026
Rusya’dan Almanya’ya Goethe Enstitüsü misillemesi
Gündem

Rusya’dan Almanya’ya Goethe Enstitüsü misillemesi

7 Eylül 2026
Tekirdağ’da Kürt dil derneğine silahlı saldırı
Gündem

Tekirdağ’da Kürt dil derneğine silahlı saldırı

7 Eylül 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Çerçeve Yasa Mücadelenin Çerçevesi Değildir
Politika'dan Yorum

Çerçeve Yasa Mücadelenin Çerçevesi Değildir

Politika Haber
9 Ağustos 2026
Politika'dan Söyleşi
Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor
Politika'dan Söyleşi

Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor

Politika Haber
12 Ağustos 2026

EN SON HABERLER

Davutoğlu Erdoğan’a hakaret iddiasıyla adliyede

Davutoğlu Erdoğan’a hakaret iddiasıyla adliyede

7 Eylül 2026
ODTÜ öğrencilerinden ABB’ye ‘rant yolu’ tepkisi

ODTÜ öğrencilerinden ABB’ye ‘rant yolu’ tepkisi

7 Eylül 2026
Muğla Menteşe’deki yangın Ula’ya sıçradı

Muğla Menteşe’deki yangın Ula’ya sıçradı

7 Eylül 2026
Faşiste değil, onu yaratana bakmak

Faşiste değil, onu yaratana bakmak

7 Eylül 2026
Rusya’dan Almanya’ya Goethe Enstitüsü misillemesi

Rusya’dan Almanya’ya Goethe Enstitüsü misillemesi

7 Eylül 2026
Tekirdağ’da Kürt dil derneğine silahlı saldırı

Tekirdağ’da Kürt dil derneğine silahlı saldırı

7 Eylül 2026
Nubar Terziyan’ın gözünden 6-7 Eylül

Nubar Terziyan’ın gözünden 6-7 Eylül

7 Eylül 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!