Deniz Göktaş’ın “cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlamalarıyla yargılandığı davanın ilk duruşması İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Salonun yetersiz olması nedeniyle duruşma İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapıldı.
Göktaş, yaklaşık 90 dakikalık “Ölü Deniz” gösterisinden dört ayrı bölümün suçlamaya konu edildiğini belirterek, 3 Temmuz’dan bu yana 88 gündür yüksek güvenlikli cezaevinde tutulduğunu söyledi. Gösteriyi Türkiye’nin farklı kentlerinde yüz bini aşkın kişiye oynadığını, söz konusu bölümlerin sahnede suçlama konusu olmadığını savundu. Sosyal medyada gösteriden kesitlerin dolaşıma sokulmasının ardından hakkında hedef gösterme ve CİMER’e şikâyet kampanyası başladığını anlattı.
“GÜNDEMİ ARTIK TROLLER BELİRLİYOR”
Göktaş, gösterisinin internette yayımlanmasının ardından kısa sürede milyonlarca kez izlendiğini, kendisinin o sırada Hollanda’da bulunduğunu söyledi. Gösterinin ilgi görmesini beklediğini ancak daha sonra bazı sosyal medya hesaplarının kesitleri paylaşarak hakkında kampanya başlattığını ifade etti.
Göktaş’a göre soruşturma, gösterinin yayımlanmasının hemen ardından değil, sosyal medyadaki hedef göstermelerin ve CİMER çağrılarının ardından başladı. Dosyadaki şikâyetleri incelediğini söyleyen Göktaş, bazı başvuruların gösterinin içeriğiyle dahi doğrudan ilgisi bulunmadığını savundu.
Savunmasında 185 CİMER başvurusunu okuduğunu söyleyen Göktaş, bunlardan bazılarında kendisi hakkında ölüm cezası talep edildiğini de aktardı. “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla karşı karşıya olduğunu hatırlatan Göktaş, kendisine yönelik bu ifadelerin dosyaya şikâyet olarak girmesinin çelişkili olduğunu söyledi.
TÜRKİYE’YE KENDİ İSTEĞİYLE DÖNDÜĞÜNÜ ANLATTI
Göktaş savunmasının önemli bölümünü kaçma şüphesi bulunmadığını anlatmaya ayırdı.
Soruşturma haberini yurt dışındayken öğrendiğini, avukatını arayarak Türkiye’ye dönmek istediğini söylediğini aktardı. Avukatının resmi bir yakalama kararı bulunmadığını ancak isterse dönebileceğini söylemesi üzerine tatilini yarıda kesip Türkiye’ye geldiğini belirtti.
Havalimanında pasaport kontrolü sırasında hakkında yakalama kararı bulunduğunu kendisinin söylediğini anlatan Göktaş, daha sonra polislerle birlikte karakola gittiğini ifade etti.
Göktaş, havalimanındaki polislerin kendisine, “Sen salak mısın, neden Türkiye’ye döndün?” dediklerini anlattı ve “Üzüldüm buna” dedi.
Yurt dışında yaşayan arkadaşlarını yıllardır Türkiye’ye dönmeye ikna etmeye çalıştığını söyleyen Göktaş, kendisi hakkında “kaçtı” haberleri yapılmasını bu nedenle “trajikomik” bulduğunu belirtti.
TERS KELEPÇE VE GÖZALTI SÜRECİNİ ANLATTI
Göktaş, gözaltına alındığında telefonunun dahi alınmadığını, buna rağmen kelepçelenmek istendiğini anlattı. Kendi isteğiyle Türkiye’ye döndüğünü söyleyerek buna itiraz ettiğini, daha sonra yeniden kelepçe takıldığını ve ters kelepçeli görüntülerinin kayda alındığını söyledi.
Vatan Emniyet’te tutulduğu sırada da polislerin kendisine neden Türkiye’ye döndüğünü sorduklarını aktardı. Göktaş, gözaltındayken uyuşturucu testi de yapıldığını ancak savunmasını yaptığı tarihe kadar bu teste ilişkin bir sonuç görmediğini söyledi.
KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞMESİNİ DE ANLATTI
Göktaş, gözaltı sürecinde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istemediğini belirtmesine rağmen bu görüşmenin gerçekleştiğini söyledi. Kendisinin üzerinden siyasi bir görünürlük yaratılmasını istemediğini belirten Göktaş, görüşmenin neden ısrarla yaptırıldığını anlayamadığını ifade etti.
“TAHLİYE” KARARINDAN SONRA YENİDEN TUTUKLANDIĞINI HATIRLATTI
Göktaş, daha önce hakkında tahliye kararı verildiğini ancak cezaevinden çıkamadan “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla yeniden tutuklandığını da savunmasında anlattı.
Gösterisindeki “Daltonlar” bölümünün bir suç örgütünü övmek amacı taşımadığını savunan Göktaş, söz konusu bölümün suç ekonomisini ve tetikçilik piyasasını hicveden bir şaka olduğunu söyledi. Tahliye kararını öğrendikten kısa süre sonra SEGBİS üzerinden yeniden tutuklandığını hatırlatarak bu durumu da mizahi ifadelerle anlattı.
ERDOĞAN’A İLİŞKİN SÖZLERİ İÇİN “POLİTİK MİZAH” SAVUNMASI
Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki ifadelerinin de hakaret değil politik mizah ve hiciv kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yaklaşık 90 dakikalık gösterinin yalnızca küçük bir bölümünde Erdoğan’dan söz ettiğini belirten Göktaş, uzun süredir ülkeyi yöneten bir siyasi aktörün politik mizahın dışında bırakılmasının gerçekçi olmayacağını savundu. Türkiye’de daha önce Levent Kırca, Ferhan Şensoy, Gırgır ve Devekuşu Kabare gibi örneklerde çok daha sert siyasi mizah yapıldığını hatırlattı.
Davaya konu edilen eleştirinin dozunu “hafif” bulduğunu söyleyen Göktaş, geçmiş kuşakların politik mizahıyla karşılaştırıldığında kendi kullandığı dilin daha yumuşak kaldığını savundu.
DİNİ DEĞERLERİ AŞAĞILAMA İDDİASINA YANIT
Göktaş, gösteride dini değerlerin aşağılandığı yönündeki suçlamalara da ayrıntılı yanıt verdi.
“Dördüncü kitap” bölümünün dini bir anlatım değil sanatsal ve mizahi bir üretim olduğunu belirten Göktaş, yıllardır şehir şehir gösteri yapan bir komedyenin dini değerlere açıkça hakaret ederek geniş kitleler önünde aynı gösteriyi sürdürebileceği iddiasının hayatın olağan akışına uymadığını savundu.
“Dalgıçlar” üzerinden yaptığı esprinin de iddianamede kastettiğinin tam tersi biçimde yorumlandığını söyledi. Şakanın seküler kesime yönelik bir eleştiri olduğunu savunan Göktaş, ifadesinin savcılık tutanağına farklı yansıtıldığını ileri sürdü.
“KOMEDYENLİK MAHKEMENİN DEĞİL, ELEŞTİRİNİN KONUSUDUR”
Savunmasının sonunda 88 günlük tutukluluğuna dikkat çeken Göktaş, kaçma ihtimali bulunmadığını ve zaten yurt dışından kendi isteğiyle döndüğünü söyledi. Gösterinin internette ve soruşturma dosyasında bulunduğunu belirterek delil karartma ihtimalinin de olmadığını savundu.
Göktaş sözlerini şöyle tamamladı:
“Ömrümden 3 ay çalındı. Sigarayı bıraktım. Ömrümün sonuna o 3 ayı ekleyeceğim. Hayatımda en özgür ve en kalabalık hissettiğim 3 aydı. 300 kitap hediye geldi. Huzurla uyudum. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum.”
Göktaş ayrıca komedyenliğin ve sahne performansının ceza yargılamasının değil, eleştirinin konusu olması gerektiğini savunarak beraatini ve tahliyesini istedi.
SAVCI CEZALANDIRILMASINI VE TAHLİYESİNİ İSTEDİ
Göktaş’ın savunmasının ardından avukatlarının beyanlarına geçildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı davaya katılma talebini ve şikâyetlerinin sürdüğünü bildirdi.
Savcı ise esas hakkındaki görüşünde iddianameye konu edilen şakaları sıralayarak Göktaş’ın cezalandırılmasını istedi. Bununla birlikte savcı, hükümle beraber Göktaş’ın tahliyesine karar verilmesini de talep etti.
Mahkemenin nihai kararına ilişkin teyitli sonuç henüz yayımlanmadığı için duruşmanın karar bölümü netleştiğinde haber güncellenebilir.
HABER MERKEZİ

















